Ana içeriğe geç
Sözlük

emin ile cümle

emin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yangını kimin başlattığını bilmiyorum ama onun Tom olmadığından eminim.I don't know who started the fire, but I'm sure it wasn't Tom.
Bu öğleden sonra pişirdiği kurabiyelerden birini yesen Tom'un umursamıyacağından eminim.I'm sure Tom wouldn't mind if you ate one of the cookies he baked this afternoon.
Boston'a gitmek istediğimden çok emin değilim.I'm not so sure I want to go to Boston.
Yapacağını söylediğin şeyi yaptığından emin olmak için buradayım.I'm here to make sure you do what you said you'd do.
Başka ne yapmam gerektiğinden emin değilim.I'm not sure what else I should do.
Yapman gereken işlerin olduğundan eminim.I'm sure you have things you need to do.
Tom'un gerçekten yapmak istediği şeyin bu olduğundan gerçekten emin değilim.I'm not sure that's what Tom really wanted to do.
Tom'un yapacak başka şeyleri olduğundan eminim.I'm sure Tom has other things to do.
Ne yapacağımı bildiğimden emin değilim.I'm not sure I know what to do.
Ne yapacağımı gerçekten bildiğimden emin değilim.I'm not sure I really know what to do.
Yardım etmek için başka ne yapabileceğimden emin değilim.I'm not sure what else I can do to help.
Yardım edebileceğimden emin değilim.I'm not sure I can be of any help.
Ekim ayında Boston'da olacağımdan oldukça eminim.I'm pretty sure I'll be in Boston in October.
Götüreceğimiz her şeyi aldığımızdan oldukça eminim.I'm pretty sure we got everything we came for.
Aradığınız kişinin ben olmadığıma eminim.I'm sure I'm not the person you're looking for.
Bunu gerçekten anladığımdan emin değilim.I'm not sure I really understand this.
Tom'un bunu kabul edeceğinden emin değilim.I'm not sure Tom is going to agree to this.
Bunun hakkında haklı olduğumdan oldukça eminim.I'm fairly sure I'm right about this.
Bunu nereye koyacağımdan emin değilim.I'm not sure where to put this.
İstediğin şeyin otuz dolardan daha fazlasına mal olmayacağından oldukça emin değilim.I'm pretty sure that what you want won't cost more than thirty dollars.
Tom'un hiç fıstık yemediğinden emin ol.Make sure Tom doesn't eat any peanuts.
Onunla ilgili sana yardım edebileceğimden emin değilim.I'm not sure I'll be able to help you with that.
Onu yapabileceğimizden eminim.I'm sure we'll be able to do that.
Onu yapmanın iyi bir fikir olduğundan emin değilim.I'm not sure it's a good idea for you to do that.
Onu yapmanın mantıklı olduğundan emin değilim.I'm not sure it's wise for you to do that.
Tom'un Mary'ye ondan bahsetmediğinden emin olmak zorundayım.I've got to make sure Tom doesn't tell Mary about that.
Tom'un Park Street'te yaşadığından oldukça eminim.I'm fairly certain Tom lives on Park Street.
Buradaki hiç kimsenin cüzdanını çalmadığına eminim.I'm sure no one here stole your wallet.
Sadece haklı olduğumdan emin olmak istedim.I just wanted to make sure I was right.
Tom'un demek istediğinin o olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that isn't what Tom meant.
Ne hakkında konuştuğunu bildiğimden emin değilim.I'm not sure I know what you're talking about.
Siz arkadaşların hakkında konuşacakları çok şey olduğundan eminim.I'm sure you guys have a lot to talk about.
Hakkında düşünecek çok şeyiniz olduğuna eminim.I'm sure you have a lot to think about.
Seni küstürmek için ne yaptığımdan emin değilim.I'm not sure what I've done to offend you.
Size yardımcı olabileceğimizden oldukça eminim.I'm pretty sure we can help you.
Senin için başka ne yapabileceğimden emin değilim.I'm not sure what else I can do for you.
Tom'un şu anda Boston'da olduğundan oldukça eminim.I'm fairly sure Tom is in Boston now.
Bunun Tom'un gerçekten söylemek istediği şey olduğundan emin değilim.I'm not sure that's what Tom really wanted to say.
Benim kalmamın mantıklı olduğundan emin değilim.I'm not sure it's wise for me to stay.
Sonunda buna alışacağımdan oldukça eminim.I'm pretty sure I'll get used to this eventually.
Erken gidersen Tom'un umursamıyacağından eminim.I'm sure Tom wouldn't mind if you left early.
Bunu doğru şekilde nasıl yapacağımı gerçekten bildiğime emin değilim.I'm not sure I really know how to do it correctly.
Bunun gerekli olduğundan emin değilim.I'm not sure this is necessary.
Kolay olacağından eminim.I'm sure it'll be easy.
Tom'un Mary'nin partisinde olmayı planlamadığından oldukça eminim.I'm fairly certain Tom isn't planning to be at Mary's party.
Az önce gördüğümüz şeyin bir maymun olduğundan emin misin?Are you sure what we just saw was a monkey?
Az önce gördüğümüz şeyin bir maymun olmadığından emin misin?Are you sure what we just saw wasn't a monkey?
Sadece Tom'un iyi olduğundan emin olmak istedim.I just wanted to make sure Tom was OK.
Tom daha önce olduğu kadar kendinden emin değil.Tom isn't as sure of himself as he used to be.
İçmen için bir şey bulabileceğimden eminim.I'm sure I can find something for you to drink.
Senin yapman için bir şey bulabileceğimden eminim.I'm sure I can find something for you to do.
Senin giymen için bir şey bulabileceğimden eminim.I'm sure I can find something for you to wear.
Bunu yapmak için hazır olduğumdan emin değilim.I'm not sure I'm ready to do this.
Yemen için bir şey bulabileceğimden eminim.I'm sure I can find something for you to eat.
Öyle bir şey söyleyeceğinden neredeyse emindim.I was almost certain you'd say something like that.
Bu adama Tom denildiğinden emin misiniz?Are you sure that this man is called Tom?
Kaybolmayacağından emin ol.Make sure you don't get lost.
Tom'un masum olduğuna eminim.I'm convinced Tom is innocent.
Tom'un suçlu olduğuna eminim.I'm convinced Tom is guilty.
Tom'un suçlu olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom is guilty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod