Ana içeriğe geç
Sözlük

emanet ile cümle

emanet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Avverrà come di un uomo che, partendo per un viaggio, chiamò i suoi servi e consegnò loro i suoi beni
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.For det er likesom en mann som vilde drage utenlands og kalte sine tjenere for sig og overgav dem sin eiendom,
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Gleichwie ein Mensch, der über Land zog, rief seine Knechte und tat ihnen seine Güter aus;
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Il en sera comme d`un homme qui, partant pour un voyage, appela ses serviteurs, et leur remit ses biens.
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Kajti bo kakor človek, odpravljajoč se na pot, ki pokliče hlapce svoje in jim izroči premoženje svoje,
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.또 어떤 사람이 타국에 갈제 그 종들을 불러 자기 소유를 맡김과 같으니
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Porque é assim como um homem que, ausentando-se do país, chamou os seus servos e lhes entregou os seus bens:
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Thi det er ligesom en Mand, der drog udenlands og kaldte på sine Tjenere og overgav dem sin Ejendom;
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Vả , nước thiên_đàng sẽ giống như một người kia , khi đi đường xa , gọi các đầy_tớ mà giao của_cải mình .
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Vả, nước thiên đàng sẽ giống như một người kia, khi đi đường xa, gọi các đầy tớ mà giao của cải mình.
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Бо, як чоловік, від'їжджаючи, прикликав слуги свої, і передав їм достатки свої,
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.Защото е както, когато човек при тръгването си за чужбина, свиква своите слуги, и им предаде имота си.
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.כי כמו איש נסע למרחוק אשר קרא אל עבדיו וימסר להם את רכושו׃
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.وكأنما انسان مسافر دعا عبيده وسلمهم امواله.
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.天 國 又 好 比 一 個 人 要 往 外 國 去 、 就 叫 了 僕 人 來 、 把 他 的 家 業 交 給 他 們
‹‹Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.天國 又 好比 一 個 人 要 往外 國去 、 就 叫 了 僕人 來 、 把 他 的 家業 交給 他們
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Fürwahr sehr viel. Zum ersten: ihnen ist vertraut, was Gott geredet hat.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Grande, sotto ogni aspetto. Anzitutto perché a loro sono state affidate le rivelazioni di Dio.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Ích lớn đủ mọi đàng . Trước_hết là điều nầy : ấy_là lời phán của Ðức_Chúa_Trời đã phó cho dân Giu-đa .
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Ích lớn đủ mọi đàng. Trước hết là điều nầy: ấy là lời phán của Ðức Chúa Trời đã phó cho dân Giu-đa.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Il est grand de toute manière, et tout d`abord en ce que les oracles de Dieu leur ont été confiés.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Jo, ett stort företräde, på allt sätt; först och främst det, att de hava blivit betrodda med Guds löftesord.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.범사에 많으니 첫째는 저희가 하나님의 말씀을 맡았음이니라
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Meget alle Måder; først nemlig dette, at Guds Ord ere blevne dem betroede.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Meget i alle måter; først og fremst det at Guds ord blev dem betrodd.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Minden tekintetben sok. Mindenek elõtt, hogy az Isten reájok bízta az õ beszédeit.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mnogo vsekakor. Najprvo, da so se jim zaupali izreki Božji.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mnohý všelikterak. Přední zajisté ten, že jest jim svěřen Zákon Boží.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mucho, en todo sentido. Primeramente, que las palabras de Dios les han sido confiadas
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Muita, em todo sentido; primeiramente, porque lhe foram confiados os oráculos de Deus.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Oricum, sînt mari. Şi mai întîi de toate, prin faptul că lor le-au fost încredinţate cuvintele lui Dumnezeu.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Paljonkin, kaikin tavoin; ennen kaikkea se, että heille on uskottu, mitä Jumala on puhunut.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Wielki z każdej miary. Albowiem to najpierwsza, iż im zwierzone były wyroki Boże.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Πολλη κατα παντα τροπον. Πρωτον μεν διοτι εις τους Ιουδαιους ενεπιστευθησαν τα λογια του Θεου.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Велика на всякий спосіб: найперше бо, що їм були звірені словеса Божі.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Великое преимущество во всех отношениях, а наипаче в том , что имвверено слово Божие.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.הרבה מכל פנים בראשון כי הפקדו בידם דברי אלהים׃
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.كثير على كل وجه. اما اولا فلانهم استؤمنوا على أقوال الله.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.凡 事 大 有 好 處 . 第 一 是 神 的 聖 言 交 託 他 們
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.凡事 大有 好處 . 第一 是 神 的 聖言 交託 他們
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.A keď im vyvolili starších po sboroch a vše sa pomodlili s pôstom, poručili ich Pánovi, v ktorého uverili.
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.각 교회에서 장로들을 택하여 금식 기도하며 저희를 그 믿은바 주께 부탁하고
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.И като минаха през Писидия, дойдоха в Памфилия;
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.Рукоположивши ж їм пресвитерів по церквах і помолившись з постом, передали їх Господеві, в котрого увірували.
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.ויבחרו להם זקנים בכל קהלה וקהלה ויתפללו ויצומו ויפקידום ביד האדון אשר האמינו בו׃
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.وانتخبا لهم قسوسا في كل كنيسة ثم صلّيا باصوام واستودعاهم للرب الذي كانوا قد آمنوا به‎.
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.二 人 在 各 教 會 中 選 立 了 長 老 、 又 禁 食 禱 告 、 就 把 他 們 交 託 所 信 的 主
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.二 人 在 各 教會 中 選立 了 長老 、 又 禁食 禱告 、 就 把 他 們交託 所 信 的 主
İşte bu yüzden karının ameliyatını BJ dışında kimseye emanet edemeyiz.Nous ne pouvons pas confier l'opération de votre femme a aucun autre médecin.
İşte bu yüzden karının ameliyatını BJ dışında kimseye emanet edemeyiz.Oleh karena itu, kita tidak bisa mempercayai operasi istrimu pada siapapun selain BJ.
İşte, Tanrı'nın bize emanet ettiği gezegenimizi ancak bu şekilde koruyabiliriz.Así es como vamos a preservar nuestro planeta, dado a nuestro cuidado por Dios.
İşte, Tanrı'nın bize emanet ettiği gezegenimizi ancak bu şekilde koruyabiliriz.그것이 바로 우리의 행성을 지키고 주님의 부름으로 응답하는 길입니다.
İşte, Tanrı'nın bize emanet ettiği gezegenimizi ancak bu şekilde koruyabiliriz.それこそが 建国者の誓った信条に 意味を与えるのです
Jim ve Shirley, vefatlarından sonra çiftliklerini devralması için ACR doğa koruyucularına emanet etti.자신들이 떠나고 난 뒤에 ACR 자연 보호 단체가 목장을 인수하도록 지명했습니다.
Jim ve Shirley, vefatlarından sonra çiftliklerini devralması için ACR doğa koruyucularına emanet etti.Jim and Shirley scelsero di affidare alle riserve naturali ACR il ranch dopo la loro morte.
Jim ve Shirley, vefatlarından sonra çiftliklerini devralması için ACR doğa koruyucularına emanet etti.Jim a Shirley vybrali organizaci ACR aby se postarala o jejich ranč, až odejdou.
Jim ve Shirley, vefatlarından sonra çiftliklerini devralması için ACR doğa koruyucularına emanet etti.Jim dan Shirley menunjuk cagar alam ACR untuk mengambil alih peternakan mereka setelah mereka meninggal.
Jim ve Shirley, vefatlarından sonra çiftliklerini devralması için ACR doğa koruyucularına emanet etti.Jim i Shirley zdecydowali przekazać organizacji ACR swoje ranczo po ich śmierci.
Jim ve Shirley, vefatlarından sonra çiftliklerini devralması için ACR doğa koruyucularına emanet etti.Jim și Shirley au decis ca rezervația naturală ACR să preia ferma după moartea lor.
Jim ve Shirley, vefatlarından sonra çiftliklerini devralması için ACR doğa koruyucularına emanet etti.Jim và Shirley đã chọn Cơ quan bảo tồn thiên nhiên ACR để chuyển giao nông trại khi họ qua đời.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod