elverişli ile cümle

elverişli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu yol daha asfaltsızdı ama kullanıma elverişlidir.一見便利のようであるが使い捨てである。
Elverişli olduğunda 24:00 gösterimi geceyarısını ifade etmesi için bazı tarihlerin sonunda kullanılabilir.期間の終わりを時刻で表す場合に24:00の表記が用いられることがある。
Bazalt) bu hususta daha elverişlidir.漢訳では瞿曇悉達多(くどんしっだった)である。
Ancak ülkede tarıma elverişli arazi hemen hemen yoktur.このワールドにフィールドはほとんど存在しない。
Yağış orman bitkilerinin yetişmesine elverişlidir.雨季の雨は植物の育成に重要である。
2005'in başlarında koruncaklar pratiksel olarak limitsiz olmaya elverişliydi.2005年以来、国境は本質的に見えなくなっている。
Tarıma elverişli toprakları azdır.平地の少ない険しい地形。
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.これを防衛公平という。
Topraklarının yalnızca %0.2'si tarıma elverişlidir.総面積の0.02%は水地域となっている。
Arazilerin, önceleri başka bir tarıma elverişli olmadığı sanılıyordu.これから言うことは、別に俺が何処かの教会を燃やしたというわけじゃない。
Kıyıları nakliyat ve gemilerin yaklaşması için elverişlidir.海運の要所とされ、貨物船や客船が行き交う。
Ülkenin üç büyük nehrinden yalnızca Karun ulaşıma elverişlidir.三河線で本系列が営業運転されたのはこれが唯一の事例である。
Elverişli kıyı sularında büyük sürüler oluştururlar.水辺に大きな株を作る。
Kaçanik bölgesi, kış ve yaz turizmi açısından çok elverişlidir.この地域の経済は主として冬と夏の観光で成り立っている。
Kesin anılar, daha az kesin olanlara göre bellek uydumculuğuna daha az elverişlidirler.經常被小櫻抱怨不能乖乖聽主人的話。
Guadalquivir ırmağı İspanya'daki ulaşıma elverişli tek uzun nehirdir.瓜达尔基维尔河是西班牙境内唯一可以通航的大河。
Göldağı ormandan yoksun, ancak, yaylacılığa çok elverişlidir.白蛇(白蛇(しろへび)) 僅在番外篇《浮世繪中奇談》登場。
Bazalt) bu hususta daha elverişlidir.是更加糟糕的,某種東西(依賴)。
Kısmi gölgeli Güneş ışığı ve ılıman iklimde yetişmeye elverişlidir.光陰易逝,日月如梭,催人歲月易蹉跎。
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.可是,受地形和氣候影響,該國的可耕地僅佔全部土地的4%。
Uzun süre saklanmaya elverişlidir.不空如來藏。
Tepe olan yerler ziraate elverişli değildir.而平原廣澤在何處,更是不能考證。
Bölge ulaşıma elverişlidir.該地區有交通優勢。
Denizin Kuzey Batısı doğal güzellikleri ve elverişli iklimi ile bilinir.其北部海滨因优美的风景和宜人的气候而著称。
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.换句话说,这是一个自支持的假定。
Tesisin yeri ulaşım açısından elverişlidir.댐형식은 흙댐(필댐)이다.
Bazalt) bu hususta daha elverişlidir.그러나 그런 그의 모습이 우정 이상의(?)
Kesin anılar, daha az kesin olanlara göre bellek uydumculuğuna daha az elverişlidirler.줄여서는 심불상응행(心不相應行)ㆍ불상응행법(不相應行法).
Birbirlerine yakın olan yaylalar, doğa yürüyüşü (trekking) yapmaya elverişlidir.실제 아일랜드어에서 Éire는 /ˈeːrʲə/로 발음되므로 실제로는 에려로 발음하는 것이 원음에 가까운 표기가 된다.
Ünye, deniz turizmi için de çok elverişlidir.동오는 또한 해상 무역에도 적극적이었다.
2005'in başlarında koruncaklar pratiksel olarak limitsiz olmaya elverişliydi.2005년 무어의 발표 후 현재는 사실상 무어의 법칙이 의미가 없다.
Güneydeki dağlık bölüm dışındaki toprakların çoğu tarıma elverişlidir.남쪽을 제외한 대부분의 지역은 주로 충적평야로 구성되어 있다.
Sıcaklık yıl boyunca tarım yapılmasına elverişlidir.농장에 끌려온 켈피는 1년 동안 부려먹혔다.
Uzun süre saklanmaya elverişlidir.הימנעות מעומס רב מדי לאורך זמן.
Uygun ağırlığı ve uygun boyu ile kullanıma elverişli bir cihaz oldu.יש חשיבות לשימוש במצע איכותי ומנוקז כהלכה.
Köprü her türlü ulaşıma elverişlidir.גשרים נמתחו מעל כל נתיבי המים.
İki kaynak da doğaldır ve içmesuyuna elverişlidir.שני הבורות הגדולים נועדו למי שתיה.
İnsan gücü (Manpower) bir ülkenin askere elverişli insan sayısını göstermektedir.מודל צבא העם הוא סוג מסוים של גיוס כוח אדם לצבא.
Köpüklü şarap yapımına da elverişlidir.כמו כן מקובל לשתות ליקר ביצים.
Genellikle, çok yararlı işler için kullanılmaya elverişlidir.בדרך כלל היא ממלאת אותן למטרות רעות.
Geri kalan arazisi tarıma elverişlidir.השטח הנותר מצוי בבעלותה של המנהלת.
Faraday diski pratik bir jeneratör oluşturmak için elverişli değildi.Дълго след това оригиналният Фарадеев диск е изоставен като практически генератор.
Topraklarının yalnızca %0.2'si tarıma elverişlidir.Едва 0,2% от общата площ на държавата са водни басейни.
Arazi yapısı ise tarıma elverişli olmayıp çok engebelidir.Животът на Земята е немислим без растенията.
Sığlıkları tirol balıkçılığı için çok elverişlidir.Самата селдова акула е обект на спортен риболов.
Zeytin ticareti çok elverişlidir.Търговията с Византия е много активна.
Köprü her türlü ulaşıma elverişlidir.Мостът преживява всички следващи наводнения.
RTCP portu ise o oturuma ait RTP portundan sonraki elverişli olan ilk tek port numarasıdır.Като правило RTP използва четен UDP порт, a следващият поред нечетен порт е за RTCP.
Şehirde ulaşım oldukça elverişlidir.Но пътя към столицата се оказва доста трънлив.
Gerçekte doğal koşullar da tarıma pek elverişli değildir.В естествени природни условия човек почти не се сблъсква с подобни ситуации.
Büyük orandaki hümik asitler ise elverişli demir kaynağıdırlar.Сред известните индустриалци са: Добри Желязков.
Ayrıca köy tarıma elverişlidir.На него е кръстено и селото.
Kesin anılar, daha az kesin olanlara göre bellek uydumculuğuna daha az elverişlidirler.Zbog malih zazora osjetljivi su na nečistoću (trošenje).
Köy, tarıma elverişlidir.Selo je sravnjeno sa zemljom.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.No, topografski i klimatski uvjeti ograničavaju usjeve na samo 4% teritorija zemlje.
Arazi yapısı tarıma çok elverişli değildir.Zemljana kuća ne mora nužno biti izgrađena pod zemljom.
Tarıma elverişli arazi alanı çok yoktur.Nema velike zahtjeve prema tlu.
Tobol ağızdan 437 km’ye kadar gemilerin işlemesine elverişlidir.Tobol je plovna rijeka od 437. kilometra od njenog ušća.
Köpüklü şarap yapımına da elverişlidir.Kuha se i bijela i crna vina.
Köpüklü şarap yapımına da elverişlidir.Vychýrené bolo aj aquileiské víno.

İlgili Sayfalar