elverişli ile cümle
elverişli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu teras tipi, yapılacak tarımsal faaliyetlerde mekanizasyon kullanımına elverişli değildir.Такое искусство не отображало никакой механизации работы в сельском хозяйстве.
Köprü her türlü ulaşıma elverişlidir.По мосту проходят маршруты всех видов общественного транспорта.
Tesisin yeri ulaşım açısından elverişlidir.Оттого и происходит на земле потоп.
Topraklarının yalnızca %0.2'si tarıma elverişlidir.Водой занято всего около 0,02 процента территории.
Tarıma elverişli alanların çoğu Nijer nehri kıyısındadır.Большинство пахотных земель находятся вдоль этих рек.
Ülke topraklarının %55'i tarıma elverişlidir.Около 55 % путей проходит над землёй.
İki kaynak da doğaldır ve içmesuyuna elverişlidir.Двое других индейцев и женщина отказались пить.
Bu topraklar onlar için yaşamaya elverişlidir.Эти земли попадают в их владение.
Ön kamera "Selfie"ler için daha elverişli hale getirilmiştir.Иногда задняя камера используется для съёмки «селфи».
İkinci diski normal CD çalarda oynatılmaya elverişli on beş farklı ses parçası içermektedir.Они включают в себя две 30-минутные гонки с обычной для кубков Порше очковой системой на 15 мест.
Tarıma pek elverişli değildir.Она совершенно неприхотлива в быту.
Tarıma elverişli arazinin az olması, ormanların tahribine neden olmuştur.Земли было мало, приходилось корчевать лес.
Bu nedenle, en azından galaksinin bazı alanları diğerlerinden daha fazla yaşama elverişli olmalıydı.Это противоречит концепции, что некоторые зоны галактики более пригодны для образования жизни, чем другие.
Şehirde ulaşım oldukça elverişlidir.Транспортная система города довольно перегружена.
Kişi çalışmaya elverişli ve istekli olmalıdır.Мужчина должен учиться и быть деятельным.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.Из-за жаркого климата и пустынной местности обрабатывается только 3,5 % территории страны.
Coşkuntepe yerleşmesinin yakın çevresinde tarım için elverişli arazi yetersizdir.Денег, чтобы построить настоящую границу, у страны не хватало.
Savaşın başlarında hem zaman yönünden, hem de taşınacak yük miktarı açısından deniz yolu daha elverişliydi.كان طريق البحر يعتبر أكثر ملائمه سواء من حيث الوقت في بدايه الحرب وسواء من حيث البضائع التي يتم نقلها.
2005'in başlarında koruncaklar pratiksel olarak limitsiz olmaya elverişliydi.منذ عام 2005 كانت الحدود غير مرئية بشكل أساسي.
Bir şeyin üst üste katlanmış açılıp kapanmaya elverişli kısmına da körük adı verilmektedir.وعند أهل علم البديع قسم من السرقة ويسمى انتحالا.
Reznik'e göre, Tiberya şehrinin iklimi elverişli değildi.رد مانرز أن نهر التايمز لم يكن ضمن صلاحياته.
Geri kalan arazisi tarıma elverişlidir.أما بقية المساحات من الأراضي فتستخدم مراعٍٍ.
İklimi ve volkanik toprağı bitki yetişimine çok elverişlidir.وساعدت المواطن البيئية والمناخ في كاليفورنيا على توافر الحياة البرية بكثرة.
İlçenin sahip olduğu toprakların büyük bir kısmı tarıma elverişli alanlardır.معظم المناطق التي سقطت تحت سيطرة الثوار هي مناطق سنية.
Tarıma elverişli alanların çoğu Nijer nehri kıyısındadır.ويعيش معظم السكان في مناطق مزدحمة بمحاذاة نهر النيجر.
Bilimsel devrim, eski düşünce ve klasik fizik arasında elverişli bir sınırdır.A Revolução Científica é o limite conveniente entre o pensamento antigo e a física clássica.
Yaşam koşulları elverişli değildir.Não aceita as condições de vida.
Tarıma elverişli toprakların az oluşu halkın başka geçim kaynakları aramasına neden olmaktadır.Por causa da pequenez da nação buscam terras além.
Her şeye rağmen Kalfat topraklarının tamamı tarıma elverişlidir.Toda a Terra está cheia da sua glória.
Tarımın en elverişli olduğu bölgeler, ülkenin güney kesimleriydi.Um dos pontos mais cativos da banda tornou-se a região Sul do pais.
Tamamı koltuklu olan stad olimpik faaliyetler için de elverişlidir.Esta vila é destinada a ser uma casa auto-suficiente para todos os participantes olímpicos.
Engebeli arazilerin düzeltilmesi için çok elverişlidir.É ainda muito bom para a recuperação de áreas degradadas.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.No entanto, a topografia e as condições climáticas limitam as terras cultiváveis a somente 40%.
Yayla turizmi açısından oldukça elverişli bir alana sahiptir.A cidade possui um turismo bastante rico.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.O sítio está localizado em uma colina, com condições naturais que permitem a sua defesa.
Hayvan yetiştiriciliği elverişli otlakların azlığı nedeniyle çok az gelişmişti.Não desenvolveram a pecuária em larga escala, devido à escassez de espécies no continente.
Uzun süre saklanmaya elverişlidir.Não deve manter por muito tempo guardados.
Bu mikroskoplar biyoloji laboratuvarları için elverişlidir.Estes fungos são importantes agentes de contaminação nos laboratórios de microbiologia.
Beldenin toprakları FINDIK tarımı için çok elverişlidir.São muito apreciados pela fauna local.
Köprü her türlü ulaşıma elverişlidir.De brug is toegankelijk voor alle soorten verkeer.
Bu bölgeler yaşamak için en elverişli bölgelerdir.Dit zijn de aangenaamste gebieden om te vertoeven.
Birkaç elverişli durumda, aksilikler, Amerikan denizaltıları ile gövdelerin çarpışmasına delil gösterildi.In meerdere gevallen werden ongelukken van de hand gedaan als een botsing met Amerikaanse onderzeeërs.
Kesime elverişli ağaçlar yetişmiştir.Uit zijn haar groeiden bomen.
Bazalt) bu hususta daha elverişlidir.Dit zal ook weer leiden tot (veel) meer afval.
Tesisin yeri ulaşım açısından elverişlidir.De weg is ingericht als gebiedsontsluitingsweg.
Uzun süre saklanmaya elverişlidir.Hierdoor bleef het voor langere tijd verborgen.
Arazi yapısı tarıma çok elverişli değildir.De ontmijningseenheid is niet alleen actief op land.
Tobol ağızdan 437 km’ye kadar gemilerin işlemesine elverişlidir.De Tobol is bevaarbaar vanaf 437 kilometer van haar estuarium.
Köy dağcılık sporuna oldukça elverişlidir.Indoor klimmen is een relatief veilige sport.
Köyde bulunan toprakların %90'ı sulu tarıma elverişli değildir.Op 90 procent van de walvissen die zwemmen in het zuidpoolgebied mag niet meer gejaagd worden.
Tarıma elverişli alanların çoğu Nijer nehri kıyısındadır.De meeste begroeiing bevindt zich dan ook langs de rivier.
Güneydeki dağlık bölüm dışındaki toprakların çoğu tarıma elverişlidir.De meeste gebieden in het zuiden van de stad vallen buiten deze gebieden.
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.Wydaje się to zachowaniem obronnym.
Göldağı ormandan yoksun, ancak, yaylacılığa çok elverişlidir.Od kory pnia różnią się (najczęściej) ciemniejszym zabarwieniem.
Suyu içmeye elverişlidir.Woda nadaje się do picia.
Yaşam koşulları elverişli değildir.Standardy życia są niezadowalające.
Bu ormandaki ağaçlar kibrit ve kutu imalatına elverişlidir.Bohaterami tej animacji są zapałki i pudełka od zapałek.
Tarıma elverişli toprakların az oluşu halkın başka geçim kaynakları aramasına neden olmaktadır.Słabe gleby uprawne Kociewia powodowały poszukiwania innej możliwości bytowania ludności.
Tarıma elverişli alan çok azdır.Obszar bardzo znikomym stopniu zagospodarowany przez człowieka.
Bu kıyılardaki tatlı su kaynakları tarım yapılması için çok elverişli olanaklar sunmaktadır.Ławice ryb w tych warunkach znajdują korzystne warunki do rozwoju.