Ana içeriğe geç
Sözlük

elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha kötüsü, elinde Sovyet ilerlemesine karşı koyacak birlik bulunmamaktadır.Jeho pozície v otvorenej stepi však nebolo možné voči sovietskej prevahe ubrániť.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Majstrovstvá prebiehali príležitostne a vždy iba v mužskej kategórii.
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.Ako generál sa vyznamenal porážkou Sarmatov.
Kolhoz idaresi ise Gülsarı'yı Tanabay'ın elinden alır.Kotlina je chránenou prírodnou rezerváciou TANAPu.
Savaş bitimi RAF'ın elinde 694 adet uçak kalmıştır.V celom Francúzsku mala Luftwaffe iba 160 letuschopných lietadiel.
WWE Divas Championship kemerini en uzun sürede elinde tutan kişidir.V minulosti bola držiteľkou WWE Divas Championship.
Görünmezlik pelerini Harry Potter'ın elindeki görünmezlik pelerinidir.Medzi jej znamenia patrí neznesiteľný odpor k Harrymu Potterovi.
B plakasındaki tanrı ise her elinde bir deniz atı ya da ejderha tutmaktadır.Figura na plošči b drži v vsaki roki morskega konjička ali zmaja.
1141' de Selçuklular tarafından esir alındı ve bir yıl onların elinde esir kaldı.Leta 1141 so ga ujeli Seldžuki in ga imeli v ujetništvu leto dni.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Opero je tako končal Franco Alfano.
1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu Adriyatik kıyıları Manuil'in elindeydi.Leta 1168 je bila v Manuelovih rokah skoraj cela vzhodna jadranska obala.
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Romanya, Bukovina üzerinde kontrolü elinde tuttu.Po prvi svetovni vojni je Romunija vzpostavila svoj nadzor nad Bukovino.
Sağ elinde beslemeli bir silah bulunur.V desni roki ima orožje".
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.Delitev je bila bolj kot ne nominalna, ker je realna oblast ostala v Gracijanovih rokah.
1962'den 2004'e kadar dünyanın en işlek deniz limanı olma özelliğini elinde bulundurdu.V letih 1962−2002 je bilo najbolj prometno pristanišče na svetu.
O sırada Arda abi gitti topu elinden aldı, bana getirdi.Nato se je obrnila in odšla po žogo ter jo vrnila otrokom.
Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor.Pusti ji iti, reče ji naj počne kar hoče in kjer hoče, če je njegova.
(IHH) şirketi şirket hisselerinin büyük çoğunluğunu elinde bulundurmaktadır.Poleg tega ima v lasti večino delnic nekaterih podjetij.
Grubun tamamının elinde uzun bir asa bulunur.Za celotno ekipo je bil to zelo dolg dan.
Elinde üç çatallı kargısı vardır.Na škržnem poklopcu ima tri bodice.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Poslovila se je od mame in se s smučmi odpravila na pot.
Poitou ve Saintonge kalelerini İngilizlerin elinden aldı.Angležem je odvzel Poitou in Saintoge.
Yönetimi Fiat'ın elindedir.Tekmovanje poteka pod okriljem FIDE.
Batı'da Sicilya adası Arapların elinde idi.Sirakuze so bile prej v arabskih rokah.
Oyuncu, topu elinde en fazla 3 saniye tutabilir ve topla sadece 3 adım atabilir.Igralka sme žogo nositi največ tri korake ali držati v rokah največ tri sekunde.
Çoğu heykelinde ise sol elinde bir su kabı bulunmaktadır.V levici mu leži v kup zviti knjižni zvitek.
Roma'nın elinde sadece Saguntum kenti kalmıştı.Pod rimsko oblastjo je ostal samo delček Tingiške Mavretanije.
Sonra bir anda odaya elinde silahla Asker girer.Vstopil je v stavbo s puško v roki.
Galaksinin kaderi onların elinde.Naša Galaksija je v središču.
Daha sonra özelleştirilen Tekel 1990'lara kadar şarap üretiminin % 40'ını elinde bulundurmaktaydı.Do leta 1900 so po tem postopku proizvedli že 90 % sode.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Toda zaljubljeni Brin vztraja in se na vse mogoče načine trudi pridobiti njeno naklonjenost.
Geri çekilmeyen anlatıcı bir süre bekler, ardından elindeki fenerin üzerini açmaya karar verir.Objektni žarek vpade na objekt, kjer se od njega odbija, nato pa odbita svetloba vpade na fotografsko ploščo.
İş adamı (Batur Belirdi) - Telefonunu elinden düşünmeyen genç.Tilen – fant, ki si ničesar ne želi.
Savaş sonrası elinde kalan 4 lejyonla yakındaki dağlara saklandı.Brut je s samo štirimi legijami pobegnil v okoliške hribe.
1 Ocak 1936 tarihinde RKKA elinde 506 adet top bulunuyordu.11. decembra 1356 je bilo v Metzu dodanih še 8 poglavij.
Sol elindeyse üzerinde çeşitli metallerden kakmalar olan ve üzerinde kartal olan bir hükümdar asası vardı.V njegovi levi roki je bilo žezlo z intarzijami iz različnih kovin, ki je podpiralo orla.
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.Ar ją gali turėti mašinos?
Elinde bir lamba tutmaktadır.Juo pripildomos elektros lemputės.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Šią operą užbaigė kurti Frankas Alfano.
Elindeki son pusulayı da yerlilere kaptırmıştır.Jis ir likę sukilę indėnai buvo apkrikštyti.
Çocuğun elinde Kral'a hitaben bir mektup bulunmaktaydı.Per karus su Švedija buvo ištikimas karaliui.
Pentagon, "kara mayını kullanma hakkını elinde bulundurmakta" olduğunu açıklamıştır.Peter Drahos pažymi, kad „Nuosavybės teisės suteikia valdžią naudotis ištekliais.
Galaksinin kaderi onların elinde.Aptinkamos galaktikų centruose.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Įstatymų leidybos galia yra Nacionalinės asamblėjos rankose.
Yürütme yetkisi hükümetin elindedir.Vykdomoji valdžia yra Vyriausybės rankose.
Ali elinde valiziyle karşılarında dikilmektedir.Ali pasitraukė į jį remiančią Kufą.
Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.Turėjo didžiulę sprando klostę, kurios kraštais buvo išsidėstę maži spygliai.
Avustralya'da çok sayıda, insan elinden kaçan yabani olarak yaşamaya başlamış deve sürüleri vardır.Kai kuriose Australijos vietovėse yra sulaukėjusių buivolų, kurie medžiojami.
Bunların dışında şahısların elinde kütüphaneye ait kitaplar mevcuttur, bazıları da satılmıştır.Ir atvirkščiai, kai kurie perskaitytų knygų knygynai prekiauja ir naujomis knygomis.
Ancak Amanda'nın askerleri Lara'yı bayıltıp eldiveni elinden alırlar.Larą griuvėsiuose užtinka Amandos agentai ir pagrobia pirštinę.
Elindeki parayı çabucak harcayan sanatçı yoksul düşmüştür.Tačiau jo palikuonys sukauptas lėšas greit iššvaistė.
26 Ocak 1946’da serbest kalmış, öğretmenliği elinden alınmıştır.1946 m. vasario 27 d. suimtas, kovo 11 d. atleistas iš mokytojo pareigų.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Valstybinė propaganda žemino žydus.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Po perversmo 695 m. jis pabėgo pas chazarus, vėliau pas bulgarus.
Ayrıca surlar o kadar uzundu ki bu surları çevreliyecek kadar sayıda asker Haçlılar elinde bulunmamaktaydı.Šalčiai buvo tokie dideli, kad daugybė kareivių mirė nuo jų.
1998 yılında rekoru Gabriel Batistuta'nın elinden aldı.)2008, 2009 m. LMKL bronzos laimėtoja Profilis www.basketnews.lt;
ÖVP'nin (2008)de belediyesini elinde bulundurmaktadır.Turi Rusijos ir Austrijos (gavo 2006 m) pilietybę.
Şimdi elinde dört tüy vardır.Joje yra keturi varpai.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Ir lygiai taip pat nusiplauti dešinę ranką.
Sally ailenin elinden kaçtığında bir arabaya otostop çekerek uzaklaşır.Dora, nenorėdama palikti šeimos taip pat įsiprašo į traukinį.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod