elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Avustralya'da çok sayıda, insan elinden kaçan yabani olarak yaşamaya başlamış deve sürüleri vardır.Kai kuriose Australijos vietovėse yra sulaukėjusių buivolų, kurie medžiojami.
Bunların dışında şahısların elinde kütüphaneye ait kitaplar mevcuttur, bazıları da satılmıştır.Ir atvirkščiai, kai kurie perskaitytų knygų knygynai prekiauja ir naujomis knygomis.
Ancak Amanda'nın askerleri Lara'yı bayıltıp eldiveni elinden alırlar.Larą griuvėsiuose užtinka Amandos agentai ir pagrobia pirštinę.
Elindeki parayı çabucak harcayan sanatçı yoksul düşmüştür.Tačiau jo palikuonys sukauptas lėšas greit iššvaistė.
26 Ocak 1946’da serbest kalmış, öğretmenliği elinden alınmıştır.1946 m. vasario 27 d. suimtas, kovo 11 d. atleistas iš mokytojo pareigų.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Valstybinė propaganda žemino žydus.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Po perversmo 695 m. jis pabėgo pas chazarus, vėliau pas bulgarus.
Ayrıca surlar o kadar uzundu ki bu surları çevreliyecek kadar sayıda asker Haçlılar elinde bulunmamaktaydı.Šalčiai buvo tokie dideli, kad daugybė kareivių mirė nuo jų.
1998 yılında rekoru Gabriel Batistuta'nın elinden aldı.)2008, 2009 m. LMKL bronzos laimėtoja Profilis www.basketnews.lt;
ÖVP'nin (2008)de belediyesini elinde bulundurmaktadır.Turi Rusijos ir Austrijos (gavo 2006 m) pilietybę.
Şimdi elinde dört tüy vardır.Joje yra keturi varpai.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Ir lygiai taip pat nusiplauti dešinę ranką.
Sally ailenin elinden kaçtığında bir arabaya otostop çekerek uzaklaşır.Dora, nenorėdama palikti šeimos taip pat įsiprašo į traukinį.
Kara Kerler yanı başımızda: birinin elinde yaşlılık, öbüründe ölüm.Vienas senas, kitas jaunas, vienas susietas su gyvenimu, kitas – su mirtimi.
O Allah'ın elinde.Jis Dievo rankose.
O Allah'ın elinde.Ji Dievo rankose.
Elinde bir kitap var.Tal oli raamat käes.
Serbest dalışta Türkiye rekorunu elinde bulundurmaktadır.Kaubandus Venemaaga elavdus rekordiliselt.
Bu reformlar Champlain'ın ölümünün ardından gücü elinde tutan Quebec Piskoposu'nun zayıflamasına yol açtı.Need reformid piirasid Québeci piiskopi võimu, kelle käes oli olnud suurim võim pärast Champlaini surma.
Montreal Canadiens Stanley Kupası'nı 24 kez kazanarak en çok şampiyon olma unvanını elinde tutmaktadır.Montreal Canadiens on võitnud Stanley karika 24 korda.
1951-60 yılları arasında Uganda ağır sıklet boks şampiyonluğunu elinde tuttu.Aastatel 1951–1960 oli ta Uganda raskekaalu poksitšempion.
Adamın elinde bir silah vardı.Tal oli väidetavalt sõidukis veel relvi.
Georgios, 25 Kasım'da Yunanistan'a geri döndü ve Kondilis'i başbakan olarak elinde tuttu.25. novembril naasis Georgios Kreekasse ja kuulutati kuningaks.
Buna göre 1086 yılı itibarıyla İngiliz topraklarının sadece %5'i İngiliz derebeylerinin elinde kalmıştır.Hinnanguliselt oli aastaks 1087 ainult umbes 8% maast anglosakside kontrolli all.
1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu Adriyatik kıyıları Manuil'in elindeydi.Tänu sellele võidule sai Bütsants 1168. aastaks peaaegu kogu Aadria mere idaranniku oma kontrolli alla.
Diğer oyuncu da atılan karta karşı kendi elinden bir kart atar.Partner annab talle ühe kaardi omal valikul vastu.
Genelde ona çok yaklaşır ama hep bir aksilik çıkar, onu elinden kaçırır.Tema saab olema Sinuga igal ajal, kui Sa oled õige ja hoidud ülekohtust.
Devrimden sonra topraklar halkın elinden alınmıştı.Revolutsiooni järel villa võõrandati.
Bu müdürlüğün elinde az sayıda küçük gemi ve personel bulunuyordu.Merekaitseliitlaste käsutuses on olnud mitu väiksemat laeva ja paati.
Başlangıçta Persler için savaş Romalılar'ın elinde sadece Anadolu kalıncaya kadar iyi gidiyordu.Sõja algul elasid roomlased üle raske lüüasaamise.
Kemer Miz'in elindeydi.Kantselei asus Malla mõisas.
Kadınlar 800 metre olimpiyat rekorunu hâlen elinde tutmaktadır.Uuesti võeti olümpiakavva naiste 800 m jooks.
Sağ elinde zafer tanrıçası Nike'ı tutuyordu.Vasakut kätt hoidis armastusjumalanna üleval.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.Ta saab alguse Lozère'i departemangust.
Ancak, karısı ve çocuğu Nazi’lerin elinde rehine olarak tutuluyordu.Nad vabastati, kuid pidid saatma oma pojad pantvangidena Napolisse.
Her bir oyuncunun elinde 20 kart bulunur.Igal konsoolil on 20 mängu.
Avantaj İngilizler'in elindeydi.Jõudude tasakaal kaldus järjekindlalt inglaste kasuks.
Senato evvelce halk meclislerinin elinde olan tüm yasama gücünü ve hukukî yetkileri kendisinde toplamıştı.Egiptuse Relvajõudude Ülemnõukogu võttis endale laialdased täidesaatvad ja seadusandlikud volitused.
Gün sonunda şehir Almanların elindeydi.Ülejärgmisel päeval olid linnas sakslased.
Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.Jumal soovib armastada nii palju kui võimalik.
Burundi rekorunu elinde bulundurmaktadır.Siin on loetletud Burundi linnu.
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.1843. aastal asus Uraani orbiidi kallal olemasolevaid andmeid kasutades tööle John Couch Adams.
Şehir savaş sonuna kadar müttefiklerin elinde kalmıştır.Liitlasvägede okupatsioon kestis sõja lõpuni.
9 yıl bu takıma hizmet etti ve 222 karşılaşmada 4 gol ile elinden geleni yaptı.Ta osales harrastajana üldse 269 kohtumisel, millest võitis 242 ning neist 87 nokaudiga.
Jenner'ın elinde otomatik bir tüfek vardır.Negev on automaatne tulirelv.
Börilerin elinden Şam'ı aldı.Usundilt on nad šamanistid.
I. Henry 1135'te ölünce İngiltere Krallığı sanki kapanin elinde kaldi.1135. aastal jättis Henry I surm Inglismaa troonipärijata.
Medea biraz sonra tapınaktan çıkar ve elinde iki çocuğunu öldürdüğü kanlı hançer bulunmaktadır.Vendela Skytte suri Stralsundis katku koos vastsündinud lapsega, temast jäi maha kaks tütart.
Eğer elinde istenen karttan birden fazla varsa, sadece bir tanesini verebilir veya hepsini de verebilir.Ta on valmis töötama ainult ühe ülesande kallal korraga, andes siis kõik, mida tal anda on.
Ama Temeşvar Avusturyalıların elinde kaldı.Dalmaatsia jäi austerlaste kätte.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.Armastus on alati võimalus viibida maailma sünni juures.
- 10. günde elinde ne var?10日目には彼は何を持っているでしょうか? 彼は、160ドルを持っています。(※間違い)
- 10. günde elinde ne var?Co tedy má v den 10.
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --제가 약 14-15살 됐었을때 하루는 제형이 어디서 났는지는 모르는데
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --6本組のビールを 持って帰ってきて -どこで手に入れたのか知りませんが-
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Als ich so 14 oder 15 war, kam eines Tages mein Bruder nach Hause und brachte dieses Sixpack Bier mit.
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Đến khi tôi 14, 15 tuổi một ngày kia, anh tôi về nhà và mang về 6 chai bia
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Když mi bylo asi 14 nebo 15, přinesl brácha domů šest piv
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Kiedy miałem ok.
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Quand j'avais environ 14 ou 15 ans, un jour, mon frère est venu à la maison et il avait ce pack de bière -

İlgili Sayfalar