Ana içeriğe geç
Sözlük

elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak, karısı ve çocuğu Nazi’lerin elinde rehine olarak tutuluyordu.В противен случай ще използва дъщеря им като заложник.
Arthur'u elinde tutan II. Filip de Arthur'dan yana tutum aldı.Филип II подкрепя исканията на Артур.
Yargı, inanıyorum ki elinden geleni yapacak.Карл я уверява, че прави всичко възможно.
Artçı elinde silah taşır.Дайте ми в ръката вашият револвер!
Bütün yetki Yüce Sovyet’in elindeydi.Политиката на съюза била изцяло подчинена на Великият цар.
Yüzük parmağı insan elinde sağ el baz alındığında dördüncü parmaktır.Безимен пръст е четвъртият пръст на човешката ръка ако се брои от страната на палеца.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Хорхе страда, но прави всичко възможно, за да помогне на любимата си.
Çünkü Pers Ordusu'nun elinde etkili kuşatma silahları yoktu.През принципата на Тит липсват амбициозни военни начинания.
İkiz fotonlardan diğeri, dünyadaki bilim insanlarının elinde kaldı.По време на мисията си двамата се срещат с нкои от водещите учени в света.
Tüm ailenin kontrolü elindedir.Цялата фамилна система се възползва от това.
Onu tam uzağa fırlatacakken elinde patlar.Той я държи вързана, когато излиза.
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.Така мандатът му се съкращава с почти две години.
Tom'un sağ elinde bir kepçe vardı.В дясната ръка на Том имаше един черпак.
Kul ibadeti de günahı da, elinde olmaksızın işler.Nevjernike se pozivalo na obraćenje, a grešnike ne iskupljenje.
Bavyera daha sonra 1918'e kadar elinde tutacak olan Wittelsbach Hanedanı'na devredildi.Bavarska je zatim prenešena u posjed dinastije Wittelsbach, koja ju je zadržala praktički sve do 1918.
İkincisi ABD'nin ve üçüncüsü de Japon İmparatorluğu'nun elinde idi.Druga je bila Njemačka, a treće Ujedinjeno Kraljevstvo.
Kanada İngiltere'nin elinde kaldı.Engleska leži na Engleskom kanalu.
Galaksinin kaderi onların elinde.U njemu je šest galaktika.
Sağ elinde zafer tanrıçası Nike'ı tutuyordu.U desnoj ruci, oslonjenoj na stup, držala je figuru božice pobjede, Nike.
Elinde şapkası vardı.Sjedište je bilo u Šapcu.
Elinden gelen bir hizmeti, yardımı vermekten, yapmaktan kaçınmamaktır.Nije bilo mogućnosti dovođenja pojačanja, pomoći ni opskrbe.
Her oyuncunun elinde 25 kart bulunur.Sada svaki igrač mora u ruci imati 5 karata.
Marseille, UEFA'nın bir numaralı kupasını kazanan tek Fransız kulübü unvanını elinde bulundurmaktadır.Marseille je jedini francuski klub koji je ikad osvojio neko europsko natjecanje.
Bulgar Kralı Samuil dört yıl içinde elinde bulundurduğu toprakların yarısını kaybetmiş oldu.U Kolumbiji ledenjak Nevado del Ruiz je izgubio pola svog područja u zadnjih 40 godina.
Madonna'nın elinde albüm için yazılmış bazı şarkılar vardı; Timberlake bunları görünce şaşırdı.Madonna je napisala poveći broj pjesama za album, što je impresioniralo Timberlakea.
İzleyiciler televizyon üzerine sorular sorar; o da elinden geldiğince yanıtlamaya çalışır.Gledatelji mogu glasovati, tj. odgovarati na pitanje emisije.
Volkan, elinden geleni yapmış, müthiş kurtarışlara imza atmıştır.Hanoi je iskoristio priliku i pojačao svoju potporu gerilskim borcima.
Elinde Legendarium adlı bir kitap vardır.Ona posjeduje vrlo opasnu knjigu zvanu Legendarium koja legende pretvara u stvarnost.
Szilárd ayrıca Nobel ödülü kazanan Enrico Fermi ile birlikte nükleer reaktör patentini elinde bulunduruyordu.Zajedno s talijanskim fizičarem Enricom Fermijem patentirao je ideju nuklearnog reaktora.
Ama polislerin elinden kaçarak hastaneye arkadaşlarını görmeye gider.Dok pokušava pobjeći ubijaju je pacijenti u bolnici.
Elindeki bir fotoğrafa bakar.Sačuvana je na njegovim fotografijama.
Soth ve şövalyeleri onları ogrelerin elinden kurtarırlar.Ivan i njegovi vitezovi oslobodili su Neopatras.
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.Dakle, auto je opljačkan.
Paolo'nun elinde hikâyeyi okudukları kitap görülmektedir.Čita li Marko knjigu?
Max, aynı anda 3 farklı silah taşıyabiliyor ve iki farklı silahı aynı anda iki elinde kullanabiliyor.Jack također u posebnu torbu stavlja šest pištolja skupa s ključem.
Voldemort'un elinden üç kez kaçmayı başarmıştır.Roditelji su mu se triput suprotstavili Voldemortu i preživjeli.
Efsaneye göre insanların hayatı Üç Tanrıçanın elinde bulunurdu.Prema legendi, postoje tri Dara smrti.
Savaş sonrası elinde kalan 4 lejyonla yakındaki dağlara saklandı.Po porážke ustúpil do neďalekých hôr so 4 zostávajúcimi légiami.
Adamın elinde bir silah vardı.Mal pri sebe zbraň.
Galaksinin kaderi onların elinde.Nachádza sa v hale našej Galaxie.
Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.Pomáhal si, ako mohol .
Elinde bir asa vardır; ayrıca yay, mızrak, ağ ya da yıldırım taşır.Obsahuje (podobne ako granit) kremeň, sľudy a živce.
Kariyer başlangıcından itibaren en uzun süre yarış tamamlayan sürücü rekorunu 27 yarış ile elinde tutuyor.Drží rekord za najviac dokončených pretekov od začiatku kariéry (27).
Elindeki bir fotoğrafa bakar.Sú v ňom fotografie.
Jack'in elinde Davy Jones adına bir kara leke çıkartır.Jack v tom, že má srdce, si začne uťahovať z Davyho Jonesa.
Oradan kaçıp kurtulmak isteyen Manon elinde bulunan mücevherleri Geronte'nin önünde elinden düşürür.Tej pri pokuse o útek vypadnú šperky a spadnú priamo ku Gerontovým nohám.
Soldaki levendin elinde ise bir kılıç vardır.V ľavej ruke má vztýčený meč.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Zbraň je radená medzi samopaly a používa náboje 9 mm Luger.
1999 anayasasına göre, federasyona özel olarak delege edilmemiş tüm güçler kantonların elindedir.Podľa ústavy z roku 1999 kantóny majú moc rozhodovať o všetkom, čo nie je priamo podriadené federácii.
İstasyon düşman elinde.Pôsobí na pozícii útočníka.
Kılıcı olmadan, elinde bir sopa ile köyleri, kentleri dolaşır.Je okrúhla, uprostred s erbom obce a kruhopisom OBEC NECPALY.
Elinde bir lamba tutmaktadır.Má pripevnenú baterku.
Elinde iki film daha vardı; Gül Hasan ve Kardeşim Benim.S Robom má 2 dcéry: Lauru a Sabinku.
Elinde ne varsa satar, bazı geceler aç yatardı.Svoj voľný čas venuje deťom, chodí skoro spať.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Ten sa nechce biť, pretože George ho naučil, aby nikomu neubližoval.
Tiflis’in etrafı Gürcülerin elindeki kalelerle adeta kuşatılmıştı.Ratzeburg je zo všetkých strán obklopený vodou.
Elindeki kartların sayı toplamı 21'i geçerse oyunda kalan oyunculara bahis miktarı kadar ödeme yapılır.Ak krupiér prekročí 21, vyhrávajú všetci hráči, ktorí zostali v hre.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Puccini túto opery nikdy nedokončil a namiesto neho ju dokončil jeho žiak Franco Alfrano.
1949'da, 1500 metre için Türkiye'de o tarihe kadar kaydedilmiş ikinci en iyi dereceyi elinde bulundurmaktaydı.V tomto tuneli, na kilometri 13,295 sa mal nachádzať aj najvyšší bod trate.
Sadece savunma ve dışişlerini kendi elinde tuttu.V rukách Britov tak ostala len obrana a medzinárodné vzťahy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
elinde ile cümle - Sayfa 47 - elinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App