Sicilya ve Meksika mafyası ile yakın ilişki içerisindeydi ve Manhattan'da uyuşturucu tekeli onun elindeydi.היו לו קשרים עם המאפיות הסיציליאנית והמקסיקנית, ובבעלותו היה מונופול על שוק ההרואין במנהטן.
Georgios, 25 Kasım'da Yunanistan'a geri döndü ve Kondilis'i başbakan olarak elinde tuttu.גאורגיוס שב ליוון ב-25 בנובמבר, ומיד הסתכסך עם קונדיליס.
Amacı elinden geldiğince fazla oyuncuyu süpürgesinden düşürmektir.תפקיד המרביצן הוא להפיל כמה שיותר שחקנים מהמטאטאים שלהם.
Sonra bir anda odaya elinde silahla Asker girer.לפתע, נכנס לחדר חייל ומאיים ברובה.
Fakat elindeki alet henüz pek ilkel bir vaziyetteydi.עם זאת, המכשירים עדיין היו פרימיטיביים.
Evlilik yüzüğünü sağ elinde taşıyor.טבעת נישואין נהוג לענוד על הקמיצה של יד שמאל.
Bu şekilde elindeki perlerin toplamı 14 olana kadar oyun devam eder.כך חוזרים על התהליך עד שמפיקים את כל 17 המפתחות.
Sağ elinde zafer tanrıçası Nike'ı tutuyordu.חרטום אניה חצויה שבקצהו ניצבת אלת הניצחון Nike.
Seride krallığı elinde bulunduran hanedir.אנו מודעים לבעיות שהממלכה המאוחדת ניצבת בפניהן.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.היא ביקשה את עזרתו של סלאוקוס הראשון.
Albümün kapağında Miller, elinde bir kalem tutarken, etrafı kalemle çizilmiş bir şekilde görülüyor.תמונת האלבום היא תמונה של מילר יושבת ומחזיקה עיפרון של Sharpie עם סימני קשקוש מסביבה.
Bütün yetki Yüce Sovyet’in elindeydi.הפרזידיום היה אחראי על כל הפעילויות של הסובייט העליון.
Elinde siyah bir çanta var.היא כמעט תמיד עם תיק היד השחור שלה.
Artık Kilit Autobot'ların elindedir.בהמשך נמצאת בצד הרובוטריקים.
Dursun'u muhallebiciden attırmak için elinden geleni yapar.הוא רוצה לשמח את אדריאן כמה שהוא יכול.
Kaza sırasında başından kaskı, elinden eldivenleri çıktı.במנוסתו שמט אחריו מניפה וכפפות.
Bunu aşmak için de elinden geleni yapmaktadır.הוא עושה כל דבר אפשרי כדי למנוע את זה.
Genelde ona çok yaklaşır ama hep bir aksilik çıkar, onu elinden kaçırır.הוא לרוב מפחד לדבר איתה וכשהוא כן עושה זאת, התוצאה היא תמיד מבישה מבחינתו.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.דואג לספיר ועושה כל שביכולתו כדי לעזור לה.
Jenny'ye elinden geldiğince yardımcı olur.יני ואחותה טיפלו בהן כמיטב יכולתן.
Ancak kontrol Müttefik kuvvetlerde değil, fiilen sadece SSCB'nin elindeydi.לא היו מגדלי שמירה או מערכת הסגר, אלא רק סיור נייד של משטרת העזר הלטבית.
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.לאחר שוך הפרעות שבו אליו.
Elindeki silah Walther PPK'dir.בונד החליף את אקדחו לוולתר PPK, אקדח גרמני.
Onun danışman iblisi Skip, ona artık elinde başka şansı kalmadığını söyler.המשגיח, הרב אברהם אבא גרוסברד, אמר שכבר אין לו מקום בשבילם.
Kolhoz idaresi ise Gülsarı'yı Tanabay'ın elinden alır.הריינג'רס המוזהב מצליח להיחלץ מידיה של אודיוס הערמומית.
Galaksinin kaderi onların elinde.גלקסיה זו שייכת לצביר הבתולה.
Ancak bir sonuç çıkmadı ve Kudüs, Eyyubiler'in elinde kaldı.מבצע אחרון זה לא עלה יפה, וג'נין נותרה בידי הערבים.
Sol kıyısı ise Rusların elindeydi.הכדור היה כעת בידי הרוסים.
Bu durumda elinde J olan oyuncu ilk kağıdı açar.הוא מגלה את האות הראשונה (ג') לשאר המשתתפים.
Ancak, karısı ve çocuğu Nazi’lerin elinde rehine olarak tutuluyordu.בנוסף נאלץ להשאיר אצלם את אחיו כבן ערובה.
Lisansı halen bu sivil toplum örgütünün elindedir.ספרייה זו עומדת לרשות חברי האגודה.
Ayrıca Corbin'in yetkisi elinden alındı.בנוסף לכך, קורבין איבד את הסמכות הניהולית שלו.
Bu atışla birlikte çekiç atmadaki Olimpiyat rekorunu da elinde bulundurmaktadır.כמו כן היא מחזיקה בשיא האולימפי בריצה זו.
Dünyanın yönetimini tamamen elinde tutmuş, insanlara her türlü korkuyu ve acıyı tattırmıştır.מתנהלת בעולם כפי שרוצה כשבתוכה כאב וצער.
Dinî mevkisi hariç tüm mevkileri elinden alındı.הם הסכימו להשאיר הכל, למעט מגדל השעון.
Artık mafyababaları polisin elindedir.אך שתמשיך להנחות את משטרת האופנה.
Girişim sonucu Papa II. Ioannes Paulus, elinden ve karnından vurulmuştur.ביקורו של האפיפיור יוחנן פאולוס השני ביד ושם.
Bu müdürlüğün elinde az sayıda küçük gemi ve personel bulunuyordu.היה זה הישג גדול לספינה הקטנה וצוותה.
İzlanda'da bir karısı olduğunu reddedince, evliliğini tamamlama yetisi elinden alınarak lanetlenir.Когато той отрича да има жена в Исландия, тя го проклина да не може да консумира брака си.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Той е обвит в тъмнозелено палто и държи в дясната си ръка бастун.
Aynı zamanda, şirketi Almanya'nın elinden kurtarmak için Hollanda Antillerine taşıdılar.Същевременно компанията е преместена формално на Нидерландските Антили, за да бъде далеч от германски ръце.
Kara Kerler yanı başımızda: birinin elinde yaşlılık, öbüründe ölüm.А черните орисници стоят до нас — едната е захванала Конеца на смъртта, А другата – на старостта горчива.
Bir insanın bir elindeki veya bir ayağındaki parmakların sayısı.Числото 5 също играе важна роля, поради същата причина – броят на пръстите на едната ръка или единия крак.
Super Mario, "dünyanın en çok satılan video oyunu serisi" unvanını elinde bulundurmaktadır.Франчайзът „Марио“ е един от най-добре продаваните марки във видеоигрите.
Bunu aşmak için de elinden geleni yapmaktadır.Там работи каквото може, за да се издържа.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Едната жена държи книга и меч, а другата цвете.
Galaksinin kaderi onların elinde.Това е вероятен изглед на нашата галактика.
14 ay boyunca kemeri elinde tutmuş, Ağustos 2012’de Davey Richards’a kaybetmiştir.Носител е на титлата за 14 месеца, преди да я загуби от Дейви Ричардс на #61.
Köy uzun süre Bizans'ın elinde kalmıştır.Замъкът остава в ръцете на рода Дуби дълго време.
Jenny'ye elinden geldiğince yardımcı olur.Жорж трябва да направи всичко, за да помогне на жена си.
Biraz sonra elinde bir makasla dönmüş.По-късно се появява с истински чук.
Avantaj İngilizler'in elindeydi.Князете поддържали интересите на англичаните.
Kanada İngiltere'nin elinde kaldı, ama Doğu ve Batı Florida İspanya'ya verildi.След Американската революция през 1784 г. Великобритания прехвърля източна и западна Флорида на Испания.
Bazı temel demokratik haklar hızlı bir şekilde insanların elinden alındı.Повечето кралски змии обаче относително бързо свикват да бъдат държани от хора.
Yerde yatmakta olan bir cesedin elinde mikrokaset kayıt cihazı ve bir Altıpatlar tabanca tutmaktadır.Между тях лежи труп, който държи револвер и малък аудиорекордер.
İlk sezonda tamamen kontrol kendi elindeydi.През целия първи сезон той търси това оръжие.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Преди смъртта си пожелава това да направи Франко Алфано.
Elinde bulundurduğu bu pozisyon onun pek çok kişiyle ilişki kurmasını sağladı.Благодарение на този негов подход той има достъп до толкова известни личности.
Shakira ise elinde soğan torbasıyla evine doğru yolda yürüyordur.Междувременно Тезей се прибира с венец на главата.
O da, elinden geldiğince bana yardımcı oluyor.В него всеки помага с каквото може.