elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.둘은 가발을 쓰고 글록 9mm 권총으로 무장을 했고, 한명은 방탄 조끼를 착용하고 있었다.
On binlerce kutsalıyla birlikte geldi, Sağ elinde halkı için alev alev yanan ateş vardı.시위에는 수만명이 참가했으며, 치안 부대의 발포로 시민 15명이 사망하였다.
Elinde 280.000 asker vardı; Tüm ülkeyi savunmak için yeterli değildi.לרשותו עמדו 280,000 איש; לא מספיק כדי להגן על המדינה כולה.
1677’de elinde tutarlı bir sistem vardı fakat 1684’e kadar yayınlamadı.ב-1677 כבר הייתה ברשותו מערכת קוהרנטית, אך הוא לא פרסם אותה עד 1684.
Adamın elinde bir silah vardı.הוא החזיק אקדח בידו.
Grigorenko 1977 yılında tıbbi tedavi için ABD'ye gitti ve Sovyet vatandaşlığı elinden alındı.בשנת 1977, כשגריגורנקו נסע לטיפולים רפואיים בארצות הברית, נשללה ממנו אזרחותו הסובייטית.
Kemeri en uzun süre elinde tutan güreşçi ise; 2803 gün ile Bruno Sammartino oldu.האלוף שהחזיק בתואר במשך הכי הרבה זמן הוא ברונו סאמארטינו - 2803 ימים.
Şehir savaş sonuna kadar müttefiklerin elinde kalmıştır.העיר נותרה בשליטת בעלות הברית עד לסוף המלחמה.
Ticaret ise rahiplerin elindeydi.הכלכלה הייתה מרוכזת בידי הכוהנים.
Bu durum­da ben kulunun veya başkalarının elinden ne gelir?”אתם על התעלה או התעלה עליכם?".
1962'den 2004'e kadar dünyanın en işlek deniz limanı olma özelliğini elinde bulundurdu.בין השנים 1962 עד 2004 היה הנמל בעל היקף התנועה הגדול בעולם.
Şehir 1282'de Sırpların elinde idi.העיר נכבשה על ידי הסרבים ב-1282.
Bunun için elindeki haritadan faydalanabilir.הוא יכול להשתמש באיזה קלף שנמצא בידו.
Sicilya ve Meksika mafyası ile yakın ilişki içerisindeydi ve Manhattan'da uyuşturucu tekeli onun elindeydi.היו לו קשרים עם המאפיות הסיציליאנית והמקסיקנית, ובבעלותו היה מונופול על שוק ההרואין במנהטן.
Georgios, 25 Kasım'da Yunanistan'a geri döndü ve Kondilis'i başbakan olarak elinde tuttu.גאורגיוס שב ליוון ב-25 בנובמבר, ומיד הסתכסך עם קונדיליס.
Amacı elinden geldiğince fazla oyuncuyu süpürgesinden düşürmektir.תפקיד המרביצן הוא להפיל כמה שיותר שחקנים מהמטאטאים שלהם.
Sonra bir anda odaya elinde silahla Asker girer.לפתע, נכנס לחדר חייל ומאיים ברובה.
Fakat elindeki alet henüz pek ilkel bir vaziyetteydi.עם זאת, המכשירים עדיין היו פרימיטיביים.
Evlilik yüzüğünü sağ elinde taşıyor.טבעת נישואין נהוג לענוד על הקמיצה של יד שמאל.
Bu şekilde elindeki perlerin toplamı 14 olana kadar oyun devam eder.כך חוזרים על התהליך עד שמפיקים את כל 17 המפתחות.
Sağ elinde zafer tanrıçası Nike'ı tutuyordu.חרטום אניה חצויה שבקצהו ניצבת אלת הניצחון Nike.
Seride krallığı elinde bulunduran hanedir.אנו מודעים לבעיות שהממלכה המאוחדת ניצבת בפניהן.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.היא ביקשה את עזרתו של סלאוקוס הראשון.
Albümün kapağında Miller, elinde bir kalem tutarken, etrafı kalemle çizilmiş bir şekilde görülüyor.תמונת האלבום היא תמונה של מילר יושבת ומחזיקה עיפרון של Sharpie עם סימני קשקוש מסביבה.
Bütün yetki Yüce Sovyet’in elindeydi.הפרזידיום היה אחראי על כל הפעילויות של הסובייט העליון.
Elinde siyah bir çanta var.היא כמעט תמיד עם תיק היד השחור שלה.
Artık Kilit Autobot'ların elindedir.בהמשך נמצאת בצד הרובוטריקים.
Dursun'u muhallebiciden attırmak için elinden geleni yapar.הוא רוצה לשמח את אדריאן כמה שהוא יכול.
Kaza sırasında başından kaskı, elinden eldivenleri çıktı.במנוסתו שמט אחריו מניפה וכפפות.
Bunu aşmak için de elinden geleni yapmaktadır.הוא עושה כל דבר אפשרי כדי למנוע את זה.
Genelde ona çok yaklaşır ama hep bir aksilik çıkar, onu elinden kaçırır.הוא לרוב מפחד לדבר איתה וכשהוא כן עושה זאת, התוצאה היא תמיד מבישה מבחינתו.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.דואג לספיר ועושה כל שביכולתו כדי לעזור לה.
Jenny'ye elinden geldiğince yardımcı olur.יני ואחותה טיפלו בהן כמיטב יכולתן.
Ancak kontrol Müttefik kuvvetlerde değil, fiilen sadece SSCB'nin elindeydi.לא היו מגדלי שמירה או מערכת הסגר, אלא רק סיור נייד של משטרת העזר הלטבית.
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.לאחר שוך הפרעות שבו אליו.
Elindeki silah Walther PPK'dir.בונד החליף את אקדחו לוולתר PPK, אקדח גרמני.
Onun danışman iblisi Skip, ona artık elinde başka şansı kalmadığını söyler.המשגיח, הרב אברהם אבא גרוסברד, אמר שכבר אין לו מקום בשבילם.
Kolhoz idaresi ise Gülsarı'yı Tanabay'ın elinden alır.הריינג'רס המוזהב מצליח להיחלץ מידיה של אודיוס הערמומית.
Galaksinin kaderi onların elinde.גלקסיה זו שייכת לצביר הבתולה.
Ancak bir sonuç çıkmadı ve Kudüs, Eyyubiler'in elinde kaldı.מבצע אחרון זה לא עלה יפה, וג'נין נותרה בידי הערבים.
Sol kıyısı ise Rusların elindeydi.הכדור היה כעת בידי הרוסים.
Bu durumda elinde J olan oyuncu ilk kağıdı açar.הוא מגלה את האות הראשונה (ג') לשאר המשתתפים.
Ancak, karısı ve çocuğu Nazi’lerin elinde rehine olarak tutuluyordu.בנוסף נאלץ להשאיר אצלם את אחיו כבן ערובה.
Lisansı halen bu sivil toplum örgütünün elindedir.ספרייה זו עומדת לרשות חברי האגודה.
Ayrıca Corbin'in yetkisi elinden alındı.בנוסף לכך, קורבין איבד את הסמכות הניהולית שלו.
Bu atışla birlikte çekiç atmadaki Olimpiyat rekorunu da elinde bulundurmaktadır.כמו כן היא מחזיקה בשיא האולימפי בריצה זו.
Dünyanın yönetimini tamamen elinde tutmuş, insanlara her türlü korkuyu ve acıyı tattırmıştır.מתנהלת בעולם כפי שרוצה כשבתוכה כאב וצער.
Dinî mevkisi hariç tüm mevkileri elinden alındı.הם הסכימו להשאיר הכל, למעט מגדל השעון.
Artık mafyababaları polisin elindedir.אך שתמשיך להנחות את משטרת האופנה.
Girişim sonucu Papa II. Ioannes Paulus, elinden ve karnından vurulmuştur.ביקורו של האפיפיור יוחנן פאולוס השני ביד ושם.
Bu müdürlüğün elinde az sayıda küçük gemi ve personel bulunuyordu.היה זה הישג גדול לספינה הקטנה וצוותה.
İzlanda'da bir karısı olduğunu reddedince, evliliğini tamamlama yetisi elinden alınarak lanetlenir.Когато той отрича да има жена в Исландия, тя го проклина да не може да консумира брака си.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Той е обвит в тъмнозелено палто и държи в дясната си ръка бастун.
Aynı zamanda, şirketi Almanya'nın elinden kurtarmak için Hollanda Antillerine taşıdılar.Същевременно компанията е преместена формално на Нидерландските Антили, за да бъде далеч от германски ръце.
Kara Kerler yanı başımızda: birinin elinde yaşlılık, öbüründe ölüm.А черните орисници стоят до нас — едната е захванала Конеца на смъртта, А другата – на старостта горчива.
Bir insanın bir elindeki veya bir ayağındaki parmakların sayısı.Числото 5 също играе важна роля, поради същата причина – броят на пръстите на едната ръка или единия крак.
Super Mario, "dünyanın en çok satılan video oyunu serisi" unvanını elinde bulundurmaktadır.Франчайзът „Марио“ е един от най-добре продаваните марки във видеоигрите.
Bunu aşmak için de elinden geleni yapmaktadır.Там работи каквото може, за да се издържа.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Едната жена държи книга и меч, а другата цвете.
Galaksinin kaderi onların elinde.Това е вероятен изглед на нашата галактика.

İlgili Sayfalar