Ana içeriğe geç
Sözlük

elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu babasının elinden aldığı içki şişesiyle yapar.他说服了他的父亲用瓶装威士忌。
Bu at bir gün sahibinin elinden kaçarak kaybolmuş.有一天,一个意外导致他从他主人的车逃了出来。
18.000 kişilik birlikten sadece 5.000 kişi bu ortak ordunun elinden kaçabildi.人民軍18萬人的部隊當中,有超過10萬人是屬於志願軍。
Ayrıca Donanmanın elinde nükleer başlıklı denizaltı füzesi bulunmaktadır.北方舰队拥有7艘战略导弹核潜艇。
Şimdi elinde dört tüy vardır.現在她有四段的技能。
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.最後莫提出手阻止了他。
Şeyh’in Moğol Hükümdar’larının elinden birçok insanı kurtardığı anlatılagelir.我们对于君主治下的人民是如何组织的一无所知。
O yüzden yer avantajını elinde bulundurabileceği yerlere kurulmalıdırlar.結果是它能留在所需要的相對位置點上。
22 Haziran 1941 tarihinde Kızıl Ordunun elinde toplam 4,708 adet bu toptan bulunuyordu.1941年6月22日战争爆发时,苏军有4,708门该炮。
O sırada Arda abi gitti topu elinden aldı, bana getirdi.那球最後他出局,我也被抬出去了。
Doğarken elinde bir kan pıhtısı vardır.태어날 때 손에 무늬가 있었다.
Sol elinde (ve sağ kalçasında) bulunmaktadır.좌랑을 지낸 권득기(權得己)의 아들.
Durum stratejik olarak umutsuz hale geldi, Ancak kuzey nehri halen Hollanda'nın elinde idi.상황이 전략적으로 낙관적이지 않았음에도 강의 북안은 네덜란드군의 수중에 있었다.
Eski yöneticilerden Nina Bracewell-Smith'de halen 9,893 (%15.9) hisse senedini elinde bulundurmaktadır.전 경영진 이기도 했던 니나 브레이스웰스미스(브레이스웰 스미스 경의 손녀) 역시 9,893 지분으로 15.9%의 점유율을 갖고 있다.
Herkes elinden bir kart çıkarana kadar kartlar açılamaz-alınamaz.누구에게서 엽서를 받는가는 받기 전까지는 알 수 없다.
Tom elinden geleni yapar hatta nakavt düşürme şurubu içirtir.김치전, 감자전 등 부침개도 술안주가 될 수 있다.
1960, halkın elinden devleti alma hareketidir.1960년 - 대한민국의 배우 이휘향.
Parlamento tüm kanunları yapma yetkisini elinde tutar.의회는 모든 법률을 제정할 권한을 갖는다.
Bir elde, herkes elinden aynı anda bir kart çıkarır.모두가 동시에 자신의 카드를 뒤집어 보여준다.
Hizmetçinin elinden aldığı mektubu gösterir.선생의 부인이 받으신 그녀의 편지는 나에게 보낸 것이었습니다.
Oyuncu, topu elinde en fazla 3 saniye tutabilir ve topla sadece 3 adım atabilir.공을 갖고 있는 선수는 3초 동안만 같은 자리에 머무를 수 있으며, 세 걸음만 허용된다.
Ali'nin Başkan'ın elinden kurtulmasında yardım etmiştir.이레가 대장군을 구출하는 것을 돕는다.
Yedi Yıl Savaşı sırasında Fransızların elinden Kanada alındı.캐나다 7개국은 전쟁 중에 프랑스와 동맹을 맺고 있었다.
Tanrının elinde çift yüzlü balta tuttuğu anlaşılmıştır.하나님이 정말 옆에서 제 손을 잡아주는 것 같아요.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.우리의 미래를 당신의 손에 맡깁니다.
Bir bıçak çekip karısını tehdit eder ama Beppe hemen bıçağı elinden alir.카니오는 칼로 네다를 위협하나, 베페가 그를 말린다.
Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF) ise elindeki F-111'leri 2010 yılında hizmet dışına çıkarmıştır.호주 공군(RAAF) 또한 이를 주문하여 F-111C를 1973년부터 운용했다.
Nisan ayında elindeki kırık nedeniyle sezonu erken kapadı.그의 시즌은 4월에 일어난 경미한 부상으로 멈추게 됐다.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.음모를 세워 톰을 처형으로 이끌다.
Herkesin elinde bu icattan olabileceği şüphesiyle zırhını teslim etmesini isterler.이 영근을 가진 사람은 검에서 발하는 모든 공격을 감면 수 있다고한다.
Çünkü insanı hapseder ve onun özgürlüğünü elinden alır.”여자를 가둬놔야 당신들이 자유로울 수 있으니까요"라고 말한다.
Ancak Nevin doğruları söylemez ve kızının cinayetini üstlenmek için elinden geleni yapar.박소저는 이시백을 원망하지 않으며 며느리로서 할 일을 다 한다.
Sahiplerinin elinden de yem yiyebilirler.심지어는 주인 행세를 하기 위해 주인을 잡아먹기도 한다.
Buna karşın tanrıların elinde tuttukları nesneler önemli değildir.다만 모든 신이 봉헌된 신전을 가지고 있었던 것은 아니었다.
Galaksinin kaderi onların elinde.우리 은하의 위성 은하이기도 하다.
Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor.자신의 말이 움직일 수 있는 위치에 상대방의 말이 있는 경우 그 말을 잡을 수 있으며, 잡은 말은 필요할 때 자신이 쓸 수 있다.
Korra'nın yanında savaşırken elinden geleni yapmaya hazırdır.하바라의 선배와는 견원지간으로 얼굴을 맞댈 때마다 싸움을 한다.
Anshan magnezitin dünya rezervlerinin dörtte birini elinde tutmaktadır.유니언 플래그는 국기 왼쪽 상단의 1/4을 차지한다.
Çünkü sizler cehlin elinde cezanızı çekiyorsunuz” diyerek ruhunu teslim eder.폐하께서는 스스로를 보존하십시오.”란 말을 남기고 물 속으로 투신하였다.
De Grieux Manon'u hapishaneden kurtarmak için elinden geldiğini yapar ama bunu başaramaz.한편 앙리 드 로앙은 남 프랑스에서 라 로셸을 구원하기 위해 반란을 주문해 시도했지만 실패했다.
Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları okumakla meşguldür.그러나 그는 부왕이 숨겨둔 책들을 찾아내어 독서를 계속하였다.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.하지만 남자는 왼손으로 여자의 오른손을 잡고 있다.
Neredeyse bütün Yunanistan artık Almanya'nın elindeydi.그것들은 모두 독일 점령하의 폴란드에 있었다.
Elinde üç çatallı kargısı vardır.어깨에는 세 개의 관절이 있다.
Ama elinden gelen herşeye rağmen Yuan Hanedanı uçuruma sürüklendi.그럼에도 불구하고 중궁황자의 사망 후에 준시가 중궁에 책봉되었다.
Eğer elinde oynayabilecek hiçbir kartı yoksa pas geçer.만약 옮길 카드가 없으면 카드를 넘길 수 있다.
Güney elinde 4’lü varsa koyar.화면 하단 바깥쪽으로는 동자상 4위가 배치되어 있다.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.둘은 가발을 쓰고 글록 9mm 권총으로 무장을 했고, 한명은 방탄 조끼를 착용하고 있었다.
On binlerce kutsalıyla birlikte geldi, Sağ elinde halkı için alev alev yanan ateş vardı.시위에는 수만명이 참가했으며, 치안 부대의 발포로 시민 15명이 사망하였다.
Elinde 280.000 asker vardı; Tüm ülkeyi savunmak için yeterli değildi.לרשותו עמדו 280,000 איש; לא מספיק כדי להגן על המדינה כולה.
1677’de elinde tutarlı bir sistem vardı fakat 1684’e kadar yayınlamadı.ב-1677 כבר הייתה ברשותו מערכת קוהרנטית, אך הוא לא פרסם אותה עד 1684.
Adamın elinde bir silah vardı.הוא החזיק אקדח בידו.
Grigorenko 1977 yılında tıbbi tedavi için ABD'ye gitti ve Sovyet vatandaşlığı elinden alındı.בשנת 1977, כשגריגורנקו נסע לטיפולים רפואיים בארצות הברית, נשללה ממנו אזרחותו הסובייטית.
Kemeri en uzun süre elinde tutan güreşçi ise; 2803 gün ile Bruno Sammartino oldu.האלוף שהחזיק בתואר במשך הכי הרבה זמן הוא ברונו סאמארטינו - 2803 ימים.
Şehir savaş sonuna kadar müttefiklerin elinde kalmıştır.העיר נותרה בשליטת בעלות הברית עד לסוף המלחמה.
Ticaret ise rahiplerin elindeydi.הכלכלה הייתה מרוכזת בידי הכוהנים.
Bu durum­da ben kulunun veya başkalarının elinden ne gelir?”אתם על התעלה או התעלה עליכם?".
1962'den 2004'e kadar dünyanın en işlek deniz limanı olma özelliğini elinde bulundurdu.בין השנים 1962 עד 2004 היה הנמל בעל היקף התנועה הגדול בעולם.
Şehir 1282'de Sırpların elinde idi.העיר נכבשה על ידי הסרבים ב-1282.
Bunun için elindeki haritadan faydalanabilir.הוא יכול להשתמש באיזה קלף שנמצא בידו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod