elinde ile cümle
elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Elleri temas ettiği anda, birbirlerinin elinde bir alev oluşur.両手がふさがるので誰かに火をつけてもらう必要がある。
Hiçbir hayvan ona karşı koyamıyor, kimse onun elinden kurtaramıyordu.いかなる獣もこの雄羊には太刀打ちできず、その手から救い出せる者もいなかった。
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.1843年、イギリスの数学者ジョン・クーチ・アダムズは彼が所持していたデータを使って天王星の軌道の研究を始めた。
Elinde şapkası vardı.帽子を被っていた。
Her bir oyuncunun elinde 20 kart bulunur.各プレイヤーが20個ずつ所持する。
Perdeye elinde bıçak taşıyan bir gölge düşer.黒い刀身の短剣を武器に持つ。
O da, elinden geldiğince bana yardımcı oluyor.そして、私もできる限りの最善を尽くしました。
Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.それでも「おにいちゃん」の助けになるべく懸命にがんばる。
Herkesin elinde bu icattan olabileceği şüphesiyle zırhını teslim etmesini isterler.ありとあらゆる標的を確実に葬り去る凄腕をもって闇の世界に知れ渡るようになる。
Elindeki paşömen Tenten'e verilir.残された足はアトムに移植されている。
Elinde aynası eksik olmaz.一部スーパーからもやしが無くなる。
Polisin elindeki silahın özel bir silah olduğu, depodan izinsiz çıkarıldığı anlaşıldı.別の署員が署内保管庫に拳銃がないことに気付き発覚。
Sevmekten başka bir şey gelmez elinden.愛さずにはいられない
Eğer elinde oynayabilecek hiçbir kartı yoksa pas geçer.出せるカードがあっても出さなくても良い。
Tacını Roma'da İmparator Nero'nun elinden aldı.ローマ皇帝ネロに仕えていた。
Charlie elinden geldiğince Claire’i rahatlatmaya çalışır.クレアのことに興味津々で同性ながらもクレアに好意を抱いている。
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.私と王国のために全力を尽くすようこの勅語を与える。
Dışlanmışlığını değiştirmek için elinden pek bir şey gelmemekte, kendisini güçsüz hissetmektedir.これに伴い属性まで変化させるため攻守に長けており、弱点らしい弱点が存在しない。
Elinde beyaz ve çok uzun bir asa tutar.かなりの長身で白人的な濃い顔をしている。
22 Haziran 1941 tarihinde Kızıl Ordunun elinde toplam 4,708 adet bu toptan bulunuyordu.1941年の大祖国戦争勃発時において、赤軍は4,708門を保有していた。
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.敵幹部のリーツォに初恋をする。
Yakutlar göre Ayzıt'ın elinde bulunur.^ ゼニガメはシゲルが持っていた事が判明。
Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor.葉に想いを込めれば望んだ人に望んだ時にその想いを届けることができる。
Bütün ekip, oturma odasında sıraya dizilmiştir, herkesin elinde bir silah vardır.カプア城内の全ての武器は集められ、全ての城門には衛兵が配置された。
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.彼はウルシャナビの手を取って言った。
Kartlar, kartı elinden çıkaran kişinin sağına, yüzü (hangi kart olduğu)görünmeyecek şekilde koyulur.こちらの理合では相手右ももは(よほど股関節が柔らかくないと)跳ね上げられない。
Thorin'in kılıcı, Orman elfleri tarafından elinden alınmıştı.その剣はアルヴィのために捧げられている。
Elinde meşale taşıyan yaşlı bir adam olarak görünür.モノクルをつけた老人の姿をしている。
13. yüzyıldan itibaren Ceneviz Cumhuriyeti'nin elinde bulunmuştur.14世紀には、ジェノヴァ共和国の支配下に入った。
Bunu gören hizmetçilerinden biri hemen elinden yumurtayı alır ve elleri yanmış biçimde bırakır.侍女が急いで駆け寄り熱い卵をデナーリスの手から取り上げて火傷をする。
Elindeki pençesi çok kuvvetli vuruşlar yapma özelliğine sahiptir.中でも特筆すべきは、彼の強力なフォアハンドである。
Tony'nin elinden silahı düşer fakat kendisi hala ayaktadır.後に激怒したトニーに銃口を向けるが、すぐに武装解除される。
İktidar, yönetme gücünü elinde bulunduran kişi ya da kişiler.天下の富や権勢をもつ者は私である。
Sorumluluk artık Eorl oğlu Brego'daydı ve o da elinden geleni yaptı.立花の息子の弁護をしていたが、力が及ばなかった。
M.Ö. 1200’lü yıllarda bütün Hitit toprakları gibi Bolu da Friglerin elindeydi.12世紀頃から海岸線に沿った堤防の建設が進められ、1200年頃にはフリースラント全体が堤防で囲まれるようになった。
Göklerin egemenliğini elinde bulundurduğu söylenir.彼はそこで予言の力を得たと言われている。
Çünkü ipler perde arkasında başkalarının elinde diye düşünülürdü.このとき、モップルは階級闘争の後衛であると位置づけられた。
Şimdi NASA'nın elinde harcanması gereken üç adam vardır.そのうち4つはNASAが資金提供するものだった。
Seidel %49'luk hisseyi elinde tuttu.サカイモールに49%出資していた。
Elinde mikrofonla zıplarken duran görselde şarkı sözleri de yazıyor.歌うときにマイクを持つ手は必ず左手である。
Askerlerin bir elinde miğfer, diğer elinde ise silah yer alır.彼は片手にカウボーイハットを持ち、もう一方はシャベルに寄り掛かっている。
İstasyon düşman elinde.STATION 敵基地の中を行く。
Soldaki levendin elinde ise bir kılıç vardır.左手に剣を持っている。
Sahanın diğer kıyısına kadar topu elinde tutup rakibine kaptırmayan takım oyunu kazanır.コート上の他のプレーヤーが触るまで、コート上でボールに触れてはならない。
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.2年の在任で有能で知られた。
Sağ elindeki pençesi ve yüzündeki demir maskesi ile esrarengiz bir dövüşçü karakterindedir.顔は鉄仮面で見えるのは左目のみ。
Önemli olan elinden geleni yapıp yapmadığındır.大事なのは全力を尽くすか否かだ。
1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu Adriyatik kıyıları Manuil'in elindeydi.1168年,几乎整个亚得里亚海东岸都落入了曼努埃尔的手中。
Daha sonra Britanyalıların elinde esirken zatürreden öldü.他后来在英国囚禁期间死于肺炎。
Sağ elinde zafer tanrıçası Nike'ı tutuyordu.右手持有胜利女神耐克(Nike)。
Adamın elinde bir silah vardı.那家伙口袋里有个枪。
1962'den 2004'e kadar dünyanın en işlek deniz limanı olma özelliğini elinde bulundurdu.1962年到2004年是世界上最繁忙的港口。
Galaksinin kaderi onların elinde.是昴與銀河的父親。
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.完颜文不愿意,按都瓜苦劝说:“上云别有所行,是欲杀汝也,奈何以一妇杀身乎。
Hiçbir hayvan ona karşı koyamıyor, kimse onun elinden kurtaramıyordu.但沒有人能承受這種手術,她救不活任何人。
Ancak tasarı, 22 Haziran 2005'te muhalif Halk Partisi'nin çoğunluğu elinde bulundurduğu Senato'da reddedildi.然而,法案於2005年6月22日被參議院否決,當時參議院由獲得大多數議席的反法黨人民黨控制。
2. Sahne: Prens Gremin'nin Misafir odasi Tatyana'nın elinde Onegin'in mektubu vardır.第二場景:格列明親王府第的會客室 塔提亞娜收到奥涅金的來信。
İngilizlerin elinde 50 uçak, beş kruvazör ve sekiz destroyer mevcuttu.加拿大政府的目标是拥有五艘巡洋舰和六艘驱逐舰。
Elindeki silah Walther PPK'dir.配槍為瓦爾特PPK自動手槍。
Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF) ise elindeki F-111'leri 2010 yılında hizmet dışına çıkarmıştır.澳大利亚皇家空军剩余的F-111C已于2010年12月全部退役。