elinde ile cümle
elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Elinde bir kitap var."Anh ta có một quyển sách."
1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu Adriyatik kıyıları Manuil'in elindeydi.Đến năm 1168, gần như toàn bộ vùng duyên hải biển Adriatic đã nằm dưới quyền kiểm soát của Đông La Mã.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Sau trận này, Eduard Folayang đã giảm hẳn việc sử dụng cú đạp này.
Buna karşın tanrıların elinde tuttukları nesneler önemli değildir.Lời giáo huấn của thần thánh không có giá trị gì với họ.
Causses ve Cévennes, kır kültürünün evriminin sayısız ifadesini elinde tutmaktadır.Causses và Cevennes là nơi giữ lại nhiều bằng chứng của sự tiến hóa hoạt động nông mục theo thời gian.
Ancak, karısı ve çocuğu Nazi’lerin elinde rehine olarak tutuluyordu.Con trai của ông bị giữ làm con tin.
Elindeki bir fotoğrafa bakar.Mọi người xem ảnh tại đây.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.Một kẻ cứng đầu và không bao giờ chịu khuất phục.
Ancak esas yetki Attila'nın elindeydi.Quyền lực trong triều đình thực sự nằm trong tay Sofia.
Evlilik yüzüğünü sağ elinde taşıyor.Cô cũng đeo một chiếc nhẫn bên bàn tay trái.
Ayrıca Çin Komünist Partisi'nin elinde tuttuğu siyasal ve toplumsal yetkiler hakkında endişe duyuyorlardı.Nó liên quan chặt chẽ tới quyền lực Ban chính trị và Luật pháp của Đảng Cộng sản Trung Quốc.
Sevmekten başka bir şey gelmez elinden.Tôi không thể làm gì khác hơn là căm ghét nó.
Tom elindeki baltayla Jerry'in kuyruğunu bastırır.Sau đó, Tom giữ đuôi Jerry vào một cái bàn ủi.
Toplantı olmadığı sürede 150 UHM üyesinden oluşan daimi komite, devletin yüksek yetkilerini elinde tutar.Giữa các phiên họp này, Ủy ban thường vụ với khoảng 150 thành viên, thực hiện quyền lực.
Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları okumakla meşguldür.Trong lán có ông cụ ngồi đọc sách.
Bal Tutan Balın elinden kayıp gitmesini istemez çünkü.Vì Trương Nhiệm không chịu hàng nên Lưu Bị sai mang chém.
Sevdiğini bundan kurtarmak için elinden geleni yapmaya kararlıdır.Sẵn sàng làm bất cứ việc gì để cứu những người mà ông quan tâm.
Büyüklük rekorunu Airbus A380'in hizmete girdiği 2006 yılına kadar elinde tutmuştur.Các đường băng được mở rộng để chứa Airbus A380 đi vào hoạt động năm 2007.
Buna karşın yakıtlarını istenilen miktarda elde etmek insanoğlunun elindedir.Một yếu tố quan trọng khác ảnh hưởng đến nhu cầu xăng dầu là sự gia tăng dân số của con người.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.Lossow là người đầu tiên lẻn đi.
Ama elinden gelen herşeye rağmen Yuan Hanedanı uçuruma sürüklendi.Sau khi thất bại, bị Đường Thái Tông mang đi lưu đày.
Ancak emek zenginliği üretme kapasitesini elinde bulundurur ve gücü buradadır.Sức mạnh đến từ việc chuyển đổi tài nguyên thành năng lực và hướng đến việc thực thi mục tiêu.
Genelde Buzölüm Drizzt'in sağ elinde yer alır.Bùa hộ mệnh thường được mang ở phía trên cánh tay phải của chủ nhân.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Thủ phủ huyện đóng ở Most.
Bunu babasının elinden aldığı içki şişesiyle yapar.Có một chiếc còi cảnh sát mà bố cậu tặng cho.
Yönetimi Fiat'ın elindedir.Tchad trên trang chủ của FIFA.
De Grieux Manon'u hapishaneden kurtarmak için elinden geldiğini yapar ama bunu başaramaz.Faust tìm cách cứu Gretsen thoát khỏi lao tù nhưng không được do nàng cự tuyệt bỏ trốn.
Sol elinde (ve sağ kalçasında) bulunmaktadır.中尊の左側(向かって右側)。
Dördüncü günde kolunu kemikten kesmesi gerektiğini fakat elindeki aletlerin buna yetmeyeceğini fark etti.4日目の時点で腕を引き離すには腕の骨を折らなければいけないことに気がついたが、彼が持っていた道具では骨を折るのに不十分であった。
Kişinin bunlardan birisini seçmesi kendi elindedir.自身の保身の為なら手段を選ばない腹黒い人物。
Elindeki silah Walther PPK'dir.モデルとなった銃はWalther PPK。
Sağ elindekini at da, onların yaptıklarını yutsun.馬超の右腕を務める女性で檎拿術の使い手。
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.ジェリーがこれのマネをして、トムを恐怖に陥れる。
İş adamı (Batur Belirdi) - Telefonunu elinden düşünmeyen genç.そばかすの少年(そばかすのしょうねん) 素性の知れない子供。
Galaksinin kaderi onların elinde.銀河系の彼方。
Tüm gücü elinde tutan Bakanlar Kurulu, Amiral Aleksandr Kolçak'a bu güç ile beraber bağlandı.閣僚評議会は、その手に持つ全ての権力を私アレクサンドル・コルチャークに明け渡した。
Fakat birdenbire Musa deniz kıyısına gelir ve elindeki asa ile deniz sularına dokunur.草々が清海に恋したのも清海に「とおやん」とダブらせたため。
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar.右手に風雲、左手に念珠を持つ。
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.カルのことが大好きで、彼女をかわいがるために全力を注ぐ。
Geçerli oranlar, İddaa oynadıktan sonra elindeki bilette bulunan oranlardır.里見 由貴緒(さとみ ゆきお) いつも強気でケンカっ早いが案外小心者。
Bu topraklar Bury ve diğerlerine göre Suriye, Treadgold'e göre ise Arapların elinde bulunan Ermenistan'dır.この攻撃対象はベリーや他の学者によればシリア、トレッドゴールドによればアラブ人の支配下にあったアルメニアの地方であった。
Her ne murad ederse, elinden geliyor.とりつかれると何事でも承諾してしまう。
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.ケイトはソーヤーから銃を受け取る。
Altınları elinde olmadığı zaman gücü azalır.持ち金がマイナスの場合は発生しない。
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.ただ、私は貴方がご自身の左手でご自身の右手を切り落としたことは知っています。
B plakasındaki tanrı ise her elinde bir deniz atı ya da ejderha tutmaktadır.プレート b に描かれた神は両手にタツノオトシゴかドラゴンと思われるものを掴んでいる。
Yargı, inanıyorum ki elinden geleni yapacak.信条は「全力を尽くす。
Halen 3000 metre Avrupa rekorunu elinde tutmaktadır.男子3000m・5000mのヨーロッパ記録保持者である。
Bir elinde cehennemin kapılarını açan bir değnek ve bir dilek taşı (Cintamani) tutar.辞世は 「世の中を 廻(めぐ)りも果てぬ 小車は 火宅(かたく)の門を 出づるなりけり」 である。
Bu reformlar Champlain'ın ölümünün ardından gücü elinde tutan Quebec Piskoposu'nun zayıflamasına yol açtı.これらの改革で、シャンプランの死後巨大な権力を握ってきたケベック主教の権限を制限した。
Kanada İngiltere'nin elinde kaldı.カナダは英連邦に加盟している。
Bu eller, bir kişi elinde aynı karttan dört adet biriktirene kadar tekrarlanır.4枚使い → 手の内に同じ牌が4枚とも集まっている状態。
Elindeki yayıyla yavaşça Kuru Kadı'nın arkasına dokundu. — Ahmak, dedi, neye gördüğünü halka söyledin?勝手に簾に触り天帝の顔を拝もうとした悟空を突き飛ばして凄むが、逆に悟空には「なんだ、すだれの番人か」と愚弄された。
Rehineler Suriye hükümetinin elindeki esir muhaliflerle değişim sağlanarak serbest kalmıştır.主の日に帰還した捕囚の民が占領するカナン人の境界である。
9 yıl bu takıma hizmet etti ve 222 karşılaşmada 4 gol ile elinden geleni yaptı.現役19年で7球団を渡り歩き、通算270勝を挙げた。
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.全ては父の寵愛を得るためである。
Böyle bir yarma hareketi için gerekli olan akaryakıt artık 6. Ordu elinde yoktur.軍を便利屋の如く軽軽しく呼ぶため、今では6番隊しか要請に応じてくれなくなってしまっている。
Üstelik 6. Ordu'nun zırhlı desteği de elinden alınmış oldu.第14軍からは武器も供給された。
Bir elde, herkes elinden aynı anda bir kart çıkarır.1巡ごとに全員がカードを1枚ずつ引く。
Elinde de bebeği vardır.己子有小児。