Ana içeriğe geç
Sözlük

elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Roma Cumhuriyeti ise elindeki savaş esirlerinin iadesi için oldukça ağır fidye talep etmektedir.României i s-a impus plata unor despăgubiri de război înrobitoare.
Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.Tom a făcut tot posibilul pentru a-și păstra cumpătul.
Lütfen buraya zamanında gelmek için elinden geleni yapmaya çalış.Te ros să încerci să faci tot posibilul să ajungi aici la timp.
Tom sağ elinde bir kalem tutuyordu.Tom ținea un stilou în mâna dreaptă.
Tom Mary'yi görmezden gelmek için elinden geleni yaptı.Tom a făcut tot posibilul să o ignore Maria.
Gaga kontrolü elinde tutmanın tek yolu olarak mastürbasyona sığınıyor." dedi.Gaga a maszturbációba menekül, hogy egyedüli módként megőrizze az irányítást.”
1 Temmuz 1941 tarihinde Kızıl Ordu (RKKA) elinde 2,844 adet F-22 bulunuyordu.1941 június 1-jén a Vörös Hadsereg 2844 darab F–22 löveggel rendelkezett.
Galaksinin kaderi onların elinde.A háború maga alá gyűrte a galaxist.
22 Haziran 1941 tarihinde Kızıl Ordunun elinde toplam 4,708 adet bu toptan bulunuyordu.1941 június 22-én a Vörös Hadsereg 4708 darabbal rendelkezett.
Billie hala Blue'yu kullanıyor ama elinde gitarın birçok kopyası var.Billie Joe még mindig használja ezt a gitárt és több másolata is van róla.
Elinde bir kitap var.A nő egy könyvet tart a kezében.
Bunu babasının elinden aldığı içki şişesiyle yapar.Ezzel telt be apjánál a pohár.
Moğolistan 1919 yılından bu yana Çinli cumhuriyetçi güçlerin elinde bulunmaktaydı.Mongólia 1919 óta a Kínai Köztársaság megszállása alatt állt.
Dirac 1932'den 1969'a kadar Cambridge'de Matematik Lucasian Profesörlüğü onursal unvanını elinde tuttu.Dirac 1932-től 1969-ig a matematika Lucasian professzora volt a Cambridge-i Egyetemen.
Yargı, inanıyorum ki elinden geleni yapacak.Mindent megteszünk, és bízom benne, hogy sikerülni fog.
Ama elindeki defter sahtedir.A végrendelet tehát hamis.
Mance, Jon tarafından Ramsay Bolton’un elindeki kızkardeşi Arya Stark’ı kurtarması için gönderdi.Mance-et elküldi lándzsaasszonyaival, hogy mentse meg Ramsay Bolton karmaiból Jon húgát, Aryát.
Evlilik yüzüğünü sağ elinde taşıyor.Viszont a csukópántját a jobb kezén hordja.
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.Kihasználva a helyzetet, Kate elveszi Sawyertől a fegyvert, és Sayid utasításai szerint szétszedi.
Daha sonra Britanyalıların elinde esirken zatürreden öldü.Ő később a brit hadifogságban hunyt el tüdőgyulladás következtében.
Elinde bir lamba tutmaktadır.Talál egy lámpást, amit magával visz.
Birden telefonu elinden düşürür.Egyszercsak megszólal a telefonja.
Elleri temas ettiği anda, birbirlerinin elinde bir alev oluşur.Fogják egymás kezét, miközben elolvadnak a tűzben.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Puccini halálakor az opera befejezetlenül maradt, a művet Franco Alfano egészítette ki.
Elinden yapacak bir şey gelmez.Nem várhat tovább, valamit tennie kell.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.Ez volt a Lotus első F2-es győzelme.
Orbaius'un elinden gelen her şeyi yaptığı anlaşılmaktadır.Isten tudja, miért jár ide Orbán annyit.
Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır.Kezében egy tűzzel világító világítótestet tart.
Bu atışla birlikte çekiç atmadaki Olimpiyat rekorunu da elinde bulundurmaktadır.Ez a lista az olimpiai rekordokat tartalmazza gyorskorcsolyában.
Tosca sevgilisinin bağırmalarını duymaktadır ama elinde bir şey yapabilecek hiç gücü yoktur.Malloy hallja a telefonban a barátnője sikolyait, de képtelen bármit is tenni.
Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor.Azonban egyszer találni fog egy kiskaput, és akkor megteszi, amit akar.
Elinde kocaman bir stadyumla kalakalan John Houlding de Liverpool FC'yi kurdu.John Houlding politikus és üzletember nagy szerepet játszott a Liverpool FC megszületésében.
Toplantıda kurul Sculley’ye destek verdi ve Jobs’ın yönetim yetkileri elinden alındı.A fő befektetőkből álló igazgatótanács támogatta Sculley döntését és Jobs időt kért az átállásra.
Müşterinin otelden memnun kalması resepsiyon memurunun elindedir.Csomagszállítás: a vendég kívánságára a szálloda munkatársa által.
Bonservisi Milan'ın elindedir.Milánó a Liga kezére került.
Bonservisi Valencia CF'nin elinde bulunmaktadır.A győztes a Valencia CF lett.
Hükümet bu hareketliliği dağıtmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu.Az állami hatóságok mindent megtettek eltávolítása érdekében.
Parlamento tüm kanunları yapma yetkisini elinde tutar.Hatályba helyezi a parlament elfogadta törvényeket.
O sırada Arda abi gitti topu elinden aldı, bana getirdi.Ezt követően a labdához sétál, és magához veszi azt.
Fakat tüm bu başarıların yanında sağ elinden sakatlanan genç oyuncu 16 maç kaçırdı.Rövid játékvezetői pályafutása alatt 16 válogatott mérkőzést vezetett.
Elinde bir tabanca sallayıp düzeni sağlamak için kullanmakla tehdit ederken görülmektedir.Pisztollyal fenyegeti az utasokat, hogy rendet tartson.
Genelde her türlü ganimeti askerin elinde bırakmak cömertlik sayılırdı.Általában mindent elkövetett, hogy a katonák bizalmát biztosítsa magának.
Thomas Edison sinema dalındaki birçok patent haklarını elinde bulunduruyordu.William Hodkinson rendelkezett a legtöbb mozidarab vetítési jogával.
Melek figürü bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kâğıt "Hürriyet Beyannamesi"ni sembolize etmektedir.Az angyal a szabadság szentségét, a papiros a Függetlenségi Nyilatkozatot szimbolizálja.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Az eredeti változat 9 mm Luger lőszert használt.
Belediye şehrin tüm karar yetkisini elinde bulundurmaktadır.Az Önkormányzati Tanács határozata mindenkire nézve kötelező.
Alex'i Ozzie Leprikon'un elinden kurtarır.Meg kell menteni Pierot, Sokolovot.
Danişmend Gazi, elinde esir bulunan Boemondo’yu 1103 yazında 100bin altın fidye karşılığı serbest bıraktı.A fejedelmet 1103 tavaszán hatalmas, 110 000 bizánci arany váltságdíj fejében engedték el.
Sağ elindekini at da, onların yaptıklarını yutsun.Jobb kezed három ujjával egyél!
Kanada İngiltere'nin elinde kaldı.Kanada angol birtok marad.
İflas: Elindeki tüm parayı kaybetmektir.Daloskönyv: Hogyha nékem sok pénzem lesz.
Yedi Yıl Savaşı sırasında Fransızların elinden Kanada alındı.A kínai polgárháború négy éve alatt elfoglalták az egészet.
Tayland kuvvetleri; Fransızlar'ın elindeki Laos ve Kamboçya'ya bir saldırı başlattı.Az amerikai elnök engedélyezte Laosz és Kambodzsa bombázását.
Charlie elinden geldiğince Claire’i rahatlatmaya çalışır.Charlie mindent megtesz azért, hogy Claire megbocsásson neki.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Ha kellett, a jobb kezét is felszögezte volna a képre.
1943 yılında vaizlik yetkisi elinden alındı.1943-ban nyilvánították védetté.
Danielle elindeki tüfekle kamp ateşine doğru yürür.Danielle fegyvert ragad, hogy kimenjen.
ÖVP'nin (2008)de belediyesini elinde bulundurmaktadır.Francia Köztársaság Nemzeti Érdemrendje (2008) OLY Home.
Koma kadının cadı olduğunu anlasa da elinden artık bir şey gelmez.Attól, hogy valaki boszorkánynak nevezi magát, még nem az!
Kilise okullarını kapattı ve mallarını elinden aldı.Feloszlatta a vallási egyesületeket, vagyonukat lefoglalta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod