Ana içeriğe geç
Sözlük

elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
22 Aralık 1790 sabahı Suvorov'un elinde 31000 kişilik ordusu vardı.17. ledna 1777 Suvorov dostal pod své velení 20tisícový sbor.
Biraz sonra elinde bir makasla dönmüş.Později vystupoval s holí v ruce.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Osvoboď se od své vlastní síly.
Her bir oyuncunun elinde 20 kart bulunur.Každý soupeř má 20 kamenů.
Elinde eski para olan kişiler paralarını darphaneye getirerek yenisiyle değiştiriyorlardı.Lidé, kteří si potřebovali půjčit peníze, zastavili své věci výměnou za peněžní půjčku.
Soldaki levendin elinde ise bir kılıç vardır.V levé ruce má vztyčený meč.
Yönetimi Fiat'ın elindedir.V hlavní roli Vlasta Fialová.
Hasan Paşa, elindeki kuvvetler ile Fas topraklarına taarruz etti.Julius Caesar rozvinul své jednotky s pahorkem za zády.
Şirkuh'un 1169'daki son seferinde Şirkuh Mısır'ın idaresini Şavar elinden zorla aldı.Roku 1169 dosáhl Šírkúh jmenování egyptským vezírem.
Sonuç olarak ticaret son derece karlıydı ve tüccarların elinde büyük bir servet birikiyordu.Znamenalo to pro ně velmi výnosný obchod, na kterém značně zbohatli.
Ayrıca film dünyada en çok hasılat yapan 4. film unvanını 1.5 milyar $ ile elinde bulundurmaktadır.Vlastní také největší hotovost na světě dosahující 1,5 bilionu dolarů.
Motoru ortaya yerleştirilmiş ilk seri üretim araç sıfatını elinde bulundurmaktadır.Značka představila první sériově vyráběný automobil na světě s přeplňovaným motorem.
9 yıl bu takıma hizmet etti ve 222 karşılaşmada 4 gol ile elinden geleni yaptı.Zde působil dlouhých 9 let a odehrál 223 zápasů.
Siyah 4...Ve7 ile merkezde gücü elinden bırakmamaya çalışabilir ya da 4...Af6 ile karşıakın başlatabilir.Se2 Černý tu může zkusit variantu bez a6 se snahou protihru v centru, nejčastěji se ale 6... a6 vyskytuje.
Zaman geçti hayatının sorumluluğunu kendi ellerine alır ve kontrolün kendi elinde olduğunu fark eder.Přichází čas, kdy vlastní obraz tvůj tě zaškrtí.
Jüri başkanı elindeki zarfı açtı.Vévoda jí posílá šperk.
Aynı dönemde Kenya elindeki tüm fildişi stoğunu yok etmiştir.În același timp, Kenya a distrus toate stocurile de fildeș.
Renkli çizimi Barbarossa Harekatı başladığında Kızıl Ordunun elinde 508 adet KV tankı bulunuyordu.La începutul Operațiunii Barbarossa, Armata Roșie avea 508 tancuri din seria KV.
Elinde bir tabanca sallayıp düzeni sağlamak için kullanmakla tehdit ederken görülmektedir.Este văzut lustruind o armă și amenințând că o va folosi pentru a menține ordinea.
Geri çekilmeyen anlatıcı bir süre bekler, ardından elindeki fenerin üzerini açmaya karar verir.Dar naratorul nu se trage înapoi și, după un timp, decide să-și aprindă felinarul.
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.În 1843, John Couch Adams a început să lucreze asupra orbitei lui Uranus folosind datele pe care le avea.
3. Ordunun elinde 74.057 tüfek, 77 makineli tüfek ve 180 topçu vardı.Soldații aveau la dispoziție 74.057 puști, 77 mitraliere și 180 de piese de artilerie.
Candaroğulları’nın elindeki Sinop’u aldı.Drept-credincioșii își au locul la Sinod!»
Moğolistan 1919 yılından bu yana Çinli cumhuriyetçi güçlerin elinde bulunmaktaydı.Din 1919 Mongolia fusese ocupată Armata republicană chineză.
Avantaj İngilizler'in elindeydi.Șansa a fost de partea britanicilor.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Parlamentul deține în acest caz puterea legislativă.
Madonna'nın elinde albüm için yazılmış bazı şarkılar vardı; Timberlake bunları görünce şaşırdı.Madonna a compus o serie de melodii pentru album, Timberlake declarându-se impresionat de acestea.
Ekim 2007'de, Michel Platini'nin Fransa'nın en golcü oyuncusu olma rekorunu elinden aldı.În octombrie 2007, el l-a surclasat pe Michel Platini în topul all-time al golgheterilor naționalei Franței.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.El are o afecțiune pentru Velma și ar face orice ca să o ajute.
Halen 3000 metre Avrupa rekorunu elinde tutmaktadır.Deține recordul mondial la 3.000 m în sală.
Sıklıkla, başında bir yarım ay ve elinde bir meşale ile bir atı veya boğayı sürerken resmedilmiştir.Este de multe ori înfățișată călărind pe un cal sau pe un taur.
Başlangıçta Persler için savaş Romalılar'ın elinde sadece Anadolu kalıncaya kadar iyi gidiyordu.Inițial războiul a mers bine pentru perși, până când numai Anatolia a mai rămas în mâinile romanilor.
Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır.Pentru acest lucru a pus la punct o lampă cu gaz care-i poartă numele.
Bunun dışında sağ elindeki "M" Metallica, sol elindeki "F" karısı Francesca'yı simgeliyor.Și-a tatuat un "M" pe mâna dreaptă de la "Metallica" și un "F" de la mâna stângă de la "Francesca".
Devrinde hazırlanan kanunların ve kurulan kurumların büyük kısmı onun elinden çıkmıştı.Mare parte a legilor și instituțiilor fondate în perioada sa, au fost rezultatul eforturilor sale.
Her ne murad ederse, elinden geliyor.Este așa de obraznic, poate scăpa cu orice.
Sağ elinde ise çubuğu vardır.În mâna dreaptă el are o piatră.
Bu liderliği Danimarka'nın elinden almıştır.Danemarca este cea care continuă să preia aceste responsabilități.
ÖVP'nin (2008)de belediyesini elinde bulundurmaktadır.În prezent (2008), Partidul Naționalist deține puterea.
Grubun tamamının elinde uzun bir asa bulunur.Ea cuprinde absolut întreg ansamblul.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Guvernul Sovietic a încercat din motive politice să minimizeze suferința evreilor.
Macaristan'ın geri kalan bölümü ise Habsburglu Avusturya Arşidüklüğü'nün elindeydi.Vestul Ungariei a fost inclus în Imperiul Habsburgic, al Austriei.
O yüzden yer avantajını elinde bulundurabileceği yerlere kurulmalıdırlar.De aceea, el trebuie să ajungă în acel loc în care să-l făurească.
Kızın dişlerini elinde tuttuğunu ve evirip çevirerek her yönden incelediğini hayal eder.Bărbatul își imaginează că ține dinții în mână și că îi întoarce pe toate părțile pentru a-i examina.
Kuzey Amerika'da on beş hafta boyunca bir numarada kaldı ve bu alanda halen rekoru elinde bulundurmaktadır.A stat în America de Nord pe locul unu pentru 15 săptămâni consecutive, un record pentru orice film.
Savaş sonrası elinde kalan 4 lejyonla yakındaki dağlara saklandı.Brutus și cu ultimele sale patru legiuni s-au refugiat printre dealurile din apropiere.
Seidel %49'luk hisseyi elinde tuttu.Totuși, Matthias Seidel a păstrat 49% din acțiuni.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Banquo este omorât, dar nu și Fleanzio, care izbutește să scape.
Bunun için de elinden geleni yapmaya hazırdır.Pentru a realiza acest lucru, va face tot posibilul.
Galaksinin kaderi onların elinde.Gardienii Galaxiei Vol.
Birçok Sürmeneli onun elinde dünyaya gözlerini açtı.Este atras de multe privitori în întreaga lume.
Elinde üç çatallı kargısı vardır.Pe cap are trei cucuie.
Sorumluluk artık Eorl oğlu Brego'daydı ve o da elinden geleni yaptı.Teodosie era fiul lui Arcadius și fratele Pulcheriei, de care a fost influențat pe mai tot timpul domniei.
Ayrıca Donanmanın elinde nükleer başlıklı denizaltı füzesi bulunmaktadır.Amiralul Nelson are un submarin atomic nou.
Elinde 280.000 asker vardı; Tüm ülkeyi savunmak için yeterli değildi.Erau 1.500 de agenti pentru toata tara ceea ce era absolut insuficient.
1945'e gelindiğinde Japonya'nın elinde günümüzdeki Japonya topraklarından başka bir şey kalmamıştı.În 1945, rezervele de petrol ale Japoniei erau aproape de zero.
Herkes elindeki kâğıtları bitirdikten sonra oyun biter.Mâna se termină când toate cărțile au fost jucate.
Birden telefonu elinden düşürür.Toți au pus mâna instantaneu pe telefon.
Elinden düşürmediği çakmağı sonunda bir işe yaramıştır.Unul dintre gloanțele care l-a lovit nu a putut niciodată să-i fie extras.
Vatandaşlığı elinden alındı ve gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.Acesta a jurat credință și a fost învestit în funcție pe patul de moarte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod