Bu esnada Gelibolu, Bizansli Tekfur Kantakuzen’in elinde bulunuyordu.Av Sparassodonta fanns vid denna tidpunkt bara släktet Thylacosmilus kvar.
Karekteristik özelliği ise elindeki çakısı ve yüzündeki yara izidir.Dessa behandlingar efterlämnade spår i form av ärr på halsen och i ansiktet.
TAV Havalimanları Mayıs 2023’e kadar havalimanının işletme hakkını elinde tutmaktadır.Bolaget har ensamrätt på passagerartrafiken inrikes fram till 2023.
Dal'ın elinde toplatılan kitaptan ancak birkaç nüsha kalmıştı.Tyvärr är endast ett par av rundlarnas bildmotiv bevarade.
Soldaki levendin elinde ise bir kılıç vardır.I vänstra ett svärd i sin slida.
Ayrıca ABD kretek piyasasının yaklaşık %80’ini de elinde bulundurmaktadır.De äger även cirka 80 procent av alla kommersiella lokaler.
Kanada İngiltere'nin elinde kaldı.England fick då kontroll över Engelska kanalen.
Kısa süre sonra Homer'ın işini elinden almaya çalışır.Burns är så imponerad att han anställer Homer på en gång.
Ağır Askerler (Brutes): Elinde balta veya ağır kılıç bulunur.Den är en stor, människo-antilop/kräfta med ett stort svärd.
Sol elinde (ve sağ kalçasında) bulunmaktadır.Шевчиха (права), Стокуча (ліва).
Kemeri en uzun süre elinde tutan güreşçi ise; 2803 gün ile Bruno Sammartino oldu.Найдовше пояс тримав Бруно Саммартіно — 2803 дня.
Elindeki silah Walther PPK'dir.Особистою зброєю Гітлера був пістолет Walther PPK.
Toyota FHI'ın hisselerinin %16.5'ini elinde tutmaktadır.Toyota Motor Corporation володіє 16,5% FHI.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Бери владу в свої руки!
Devrimden sonra topraklar halkın elinden alınmıştı.Ще до революції цю землю наділили людям.
Grigorenko 1977 yılında tıbbi tedavi için ABD'ye gitti ve Sovyet vatandaşlığı elinden alındı.1977 П. Григоренко одержав дозвіл виїхати на лікування до США, після чого його позбавили громадянства СРСР.
Galaksinin kaderi onların elinde.Конфлікти в галактиці тривають.
Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış.На відміну від шаблі, меч не ріже.
Genç yeteneklerin elinden tuttu.Тут плекають молоді таланти.
Elinde bir tabanca sallayıp düzeni sağlamak için kullanmakla tehdit ederken görülmektedir.Під час евакуації погрожує натовпу пістолетом, закликаючи зберігати порядок.
Adamın elinde bir silah vardı.В його руці була гвинтівка.
Milano kenti ise 1513 yılında Fransızların elinden çıkar.Залишався в Мілані і після завоювання міста французами в 1500 році.
Elindeki bir fotoğrafa bakar.Фотографію його дивись на.
Kanada İngiltere'nin elinde kaldı.Згодом вся Канада була захоплена Англією.
Biri diğerinin elinde ölecek.Загинає один за іншим пальці.
Elinde bir lamba tutmaktadır.Тримаючи масляну лампу в руках.
Fakat tüm bu başarıların yanında sağ elinden sakatlanan genç oyuncu 16 maç kaçırdı.Всього на молодіжному рівні зіграв у 16 офіційних матчах.
Birçok Sürmeneli onun elinde dünyaya gözlerini açtı.Нові здібності відкрили перед ним весь світ.
Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı.Фюрер отримав документи з рук Альберта Форстера, нацистського мера Вільного міста.
Yeni kral elinde büyüyen bir imparatorluk vardır.За нею стоїть велика імперія!
Michael, tehditkar bir şekilde elinde baltayla Jin'in yanına gelir ve kelepçelerini kırar.Том і Джон силою роздягають Брендон, щоб зняти штани, подивитись на її геніталії.
Elinde deniz kabuğu gibi bir boru vardır.Він ковзає по поверхні, як морська свинка.
Ayrıca, kadının sol eli sağ elinden kısaydı.Нею можна було керувати великим пальцем правої руки.
O güruhun hiçbiri elinden canını kurtaramadı.Жодному з них не вдалось врятуватись.
Bu antlaşma ile Fransa, sadece birkaç limanı elinde tutma hakkıyla yetinecekti.Разом з тим зумів відняти у французів важливий порт Сен-Мало.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Але скільки б Джеррі не дратував його, Том цього не помічає.
O sıralarda şehrin iktidarı Beyazların elindeydi ve Siyahların çoğunluğu sürgün edilmişti.Білим потрібно було перемагати, а чорним достатньо було нічиєї.
Soldaki levendin elinde ise bir kılıç vardır.Основною зброєю у грі є меч.
Sağ elinde ise çubuğu vardır.У правій руці в неї вінок і пальмова гілка.
Katılmadan önce Charlie uyuşturucu alır, elindeki uyuşturucu azalmaktadır.Перебуваючи в депресії, Чарлі починає приймати наркотики.
Parlamento tüm kanunları yapma yetkisini elinde tutar.Парламент збирається за повним правом.
Elinden hiçbir iş gelmeyen delikanlı kediyle ne yapacağını bilemez.Зовсім незрозуміло, що робити молодим хлопцям, якщо робота не радує.
Yüzük parmağı insan elinde sağ el baz alındığında dördüncü parmaktır.На заручинах перстень надівався на четвертий (безіменний) палець лівої руки.
Dal'ın elinde toplatılan kitaptan ancak birkaç nüsha kalmıştı.Від його правління правління збереглось лише два написи.
Yemi tam vuracakken Eko elinden silahı alır ve yaşlı adamı öldürür.Щоб врятувати Йемі, Еко сам узяв пістолет і застрелив діда.
Anavatan Çağırıyor, elinde kılıçla arkasındakileri düşmana karşı savaşmaya çağıran bir kadın figürüdür.Це — жінка, що тримає в руці меч, яка стоїть в позі заклику до боротьби.
Elinden düşürmediği çakmağı sonunda bir işe yaramıştır.Виникла пожежа, яку відразу загасити не вдалося.
Artık Kilit Autobot'ların elindedir.Нокауту ж заарештовують автоботи.
Yani egemenlik haklarının başkasının elinde olmamasıdır."Суверенітет інших держав для нього нічого не означає.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.Вона цікавиться людьми і намагається дізнатися про них якомога більше.
Fakat Atina ve Kuzey Mora Haçlıların elinde kaldı.Однак Афіни і північний Пелопоннес залишалися в руках хрестоносців.
Bu arada elinde çantayla tamirhanenin kapısında beliren Eşkıya Cumaliyi kurtarır.Цим ключем він завжди замикає у своєму депозитному сейфі банка щось дуже цінне для нього.
Tutuklandığı için elinden alınan avukatlık izni, 1988'de kendisine geri verildi.За цей злочин його було звинувачено й засуджено 1988 року.
Roma'nın elinde sadece Saguntum kenti kalmıştı.У місті Ржев залишились лише загони прикриття.
Bir arabayı bir aydan fazla elinde tutarak kendi rekorunu kırdı!" diyerek tanıttı.І сказав він про пістолет через місяць, коли почалися допити…».
Eğer yere inerse topu derhal elinden çıkarmalıdır, aksi takdirde penaltı verilir.Там він повинен вчасно закинути м'яч в кільце, інакше буде розстріляний.
Bir saat sonra siyahi birinin işlettiği bir benzin istasyonuna sığınır ve elinde bir balkabağı maskesi vardır.Через якийсь час до нього під'їжджає чорношкірий чоловік, в бензобаку машини якого скінчився бензин.
Aynı zamanda Paolo Maldini, Serie A'da en çok forma giyen oyuncu unvanını da elinde bulundurmaktadır.Другий після Паоло Мальдіні в історії футболіст за кількістю проведених ігор у Серії «A».
Solaklık, doğal olarak kişinin sol elini sağ elinden daha iyi kullanabilmesi özelliği.Правша (дéсна) — людина, яка правою рукою володіє краще, ніж лівою.
Universal Müzik Şirketi halen elinde 1 milyondan fazla eserin telif hakkına sahiptir.Музейна колекція налічує більше мільйона предметів.