Bebeği elinden alınıp, kurban edilmiş.De hond wordt gered en..opgegeten.
Bu heykelde Hygieia, elinde günümüzde de eczacılığın sembolü olan tastan su dökmektedir.Deze schaal van Hygieia is het symbool van de farmacie.
Tüm sıfatları ve toprakları elinden alınır.Alle rangen en standen werden afgebeeld.
Yeniden Romalılar, şehri Dalmaçyalı gemicilerin elinden geri almıştırlar.De Romeinen konden de Spartanen echter terugdrijven in de stad.
Milano kenti ise 1513 yılında Fransızların elinden çıkar.De Franse stad Doornik wordt van 1513 tot 1519 door de Engelsen bezet.
Bonservisi Valencia CF'nin elinde bulunmaktadır.De Copa werd gewonnen door Valencia CF.
Keskin nişancılığıyla askerleri eşkıyaların elinden kurtarır.Door de terugtrekking wordt voorkomen dat de soldaten met hun wapens in handen komen van de separatisten.
Grissom, sevgilisini elinden alan Jack'e onun yüzünden komplo düzenler.Dirk zoekt hulp bij Jack, met wie hij het bijlegt.
Friedrich Wieck, gençleri birbirinden ayırmak için elinden geleni yaptı.Friedrich Wieck wijdde zich geheel aan de opvoeding van zijn kinderen.
1970'ten sonra gerçek iktidar yalnız albay Papadopulos'un elinde bulunuyordu.In 1976 werd de militaire rang van Papadopoulos afgenomen.
Meramın elinden bir şey kurtulmaz.De aanhouder wint.
Elinden geldiğince odanı temiz tut.Hou je kamer zo netjes als je kan.
Tom Mary'yi ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom deed zijn best om Mary te overtuigen.
Cevap vermek için elinden geleni yap.Doe je best om antwoord te geven.
1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu Adriyatik kıyıları Manuil'in elindeydi.W 1168 prawie całe wschodnie wybrzeże Adriatyku było w rękach Manuela.
Sol elinde (ve sağ kalçasında) bulunmaktadır.Na lewo od niej znajduje się wejście podrzędne.
Irvine'in üçü sol elinde olan beş dövmesi vardır.Irvine ma pięć tatuaży, z których trzy ma na lewej ręce.
B plakasındaki tanrı ise her elinde bir deniz atı ya da ejderha tutmaktadır.Bóstwo na elemencie b dzierży w każdej dłoni konika morskiego lub smoka.
Elindeki silah Walther PPK'dir.Nazwa pistoletu ma nawiązywać do pistoletu Walther PPK.
Daha önce Almanya'nın elinde bulunan Pasifik adaları da Japon egemenliğine girmiştir.Podobnie, należące wcześniej do Niemiec wyspy na Pacyfiku zostały oddane pod rządy japońskie.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Został on pozbawiony władzy w roku 695 i znalazł schronienie najpierw u Chazarów, a potem Bułgarów.
Elinde Legendarium adlı bir kitap vardır.Posiada upiorną księgę zwaną Legendarium.
Kardeşi ve sevgilisi olan Jaime de Starkların elinde esirdir.Także to, że jego żona i Danny są zakładnikami Logana.
Tüccarlık daha çok Yahudilerin elindeydi.Handel znajdował się w rękach Żydów.
Galaksinin kaderi onların elinde.Przejmuje władze w galaktyce.
Kemeri en uzun süre elinde tutan, Bruno Sammartino olmuştur.Najdłuższe panowanie mistrzowskie należy do Bruno Sammartino.
Elinde ise yepyeni bir mızrağı sallıyordu.W ręce trzymała długą włócznię.
2003 yılından bu yana yayım hakları Avatar Press'in elindeydi.Są one wydawane w USA od 2003 roku przez wydawnictwo Avatar Press.
Bonservisi Spartak Moskova'nın elindedir.Wychowanek SDJuSzOR Spartak Moskwa.
9 yıl bu takıma hizmet etti ve 222 karşılaşmada 4 gol ile elinden geleni yaptı.W sumie w tym zespole grał przez 9 lat i w 232 spotkaniach strzelił 10 bramek.
Kızın dişlerini elinde tuttuğunu ve evirip çevirerek her yönden incelediğini hayal eder.Wyobraża sobie, że trzyma w ręku zęby i obraca je w dłoni, badając je pod każdym kątem.
Bu durumda ben kulunun veya başkalarının elinden ne gelir?”I właśnie dlatego miałbyś nade mną górować, Kulasie?”
Uluslararası alanda ABD'ye avokado ihracatı ise Meksika'nın elindedir.Ważnym problemem pozostaje nielegalna emigracja Meksykanów do Stanów Zjednoczonych.
Bunları elinden geldiği kadar az kullanarak Franco Alfano bu operayı bitirmiştir.Sztukę po śmierci Pucciniego dokończył Franco Alfano.
Elinde bir kitap var.W rękach trzyma otwartą księgę.
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.Po chwili całuje go w usta.
Tabari'ye göre Bizanslılar elinde kadın erkek 4.362 müslüman esir bulunmaktaydı.Według At-Tabariego wróciło wówczas do domów aż 4362 muzułmanów.
Ve kabine genellikle mecliste çoğunluğu elinde tutan partinin üyelerinden oluşur.Zawsze jest członkiem partii, która posiada aktualnie większość.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Poczuwszy się oszukana skacze z mostu.
Elinde iki film daha vardı; Gül Hasan ve Kardeşim Benim.Miał z nią dwie córki: Rozię i Bronię.
Ancak Koçu, bu sayfanın sadece kopyasının elinde olduğunu söylemektedir.Z drugiej strony tylko Stwórca wie, co zostało zapisane na Tablicy.
Dolaylı yoldan kraliyet sarayını kukla kralla elinde tuttu.Obydwaj po drodze do pałacu królewskiego spokojnie sobie porozmawiali.
Amaç kendi elindeki kartları bitirmektir.Celem zabawy jest pozbycie się posiadanych kart.
Yürütme yetkisi hükümetin elindedir.Władza wykonawcza znajduje się w rękach rządu.
Atıcı kayayı fırlatırken sapı bu iki konumdan saat on iki konumuna çevirerek elinden çıkaracaktır.Podczas wypuszczania kamienia gracz obraca uchwyt z powyższych pozycji na godzinę dwunastą.
İskoç en son Jack'i Aku'nun elinden kurtarır.Ann w ostatniej chwili zostaje uratowana przez Jacka.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Władza ustawodawcza w rękach parlamentu.
Soldaki levendin elinde ise bir kılıç vardır.W lewej ręce bohater trzyma szablę.
Seidel %49'luk hisseyi elinde tuttu.Matthiasowi Seidlowi zostało 49% pozostałych udziałów.
Adamın elinde bir silah vardı.Broń należała do niego.
Ancak Dent, adama yumruk atar ve silahı elinden alıp salondan çıkar.Zaraz po przebudzeniu Dante bierze swoje pistolety, miecz i wychodzi z biura.
Artık mafyababaları polisin elindedir.Pobitego wydaje w ręce policji.
Zafer tanrıçası Nike sağ elinde kanatları açılmış bir şekilde betimlenmiştir.Na prawym udzie konia wyryty został wizerunek bogini Nike z wieńcem w ręku.
Tatlısever biri olduğu için çoğu zaman elinde bisküvi veya şeker poşetleri bulunur.Jednak dziś coraz częściej są to słodycze lub pieniądze.
Birçok Sürmeneli onun elinde dünyaya gözlerini açtı.Liczne okienka zapewniają widok na wszystkie strony świata.
Yugoslavların elinde 32 günden beri esir olan üç Amerikan askeri serbest bırakıldı.W trzy dni później pod Undami uwolniono 150 jeńców sowieckich.
1 Ocak 1936 tarihinde RKKA elinde 506 adet top bulunuyordu.1 listopada 1936 roku RKKA miała 14 takich armat.
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.Przeważyła wtedy przeciwna opinia Sarumana.
Babası ona yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapacağını söyledi.Powiedziała mu, że zrobi wszystko by go zatrzymać.
1955'te bu görevine son verildi ve emeklilik hakları elinden alındı.W 1965 zrezygnował także i z tej funkcji i przeszedł na emeryturę.