elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Elinde objeyle ilgili tüm belge ve bilgiler vardır ama ona henüz ulaşamamıştır.Eles encontram uma chave no bolso e não têm a menor ideia onde ela se encaixa.
ÖVP'nin (2008)de belediyesini elinde bulundurmaktadır.Hoje em dia (2008), Kubati permanece na prisão.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.Assim nasceu o primeiro loteamento de Lutece.
MÖ 50'ye gelindiğinde, Galya'nın bütünü Roma'nın elinde bulunmaktaydı.Por 50 a.C., a Gália inteira caiu em mãos romanas.
Tabak elinden kaydı ve yere düştü.O prato escorregou da mão dela e caiu no chão.
Onun elinde bir bıçak ve peynir var.Ele tem a faca e o queijo na mão.
B plakasındaki tanrı ise her elinde bir deniz atı ya da ejderha tutmaktadır.De god op plaat b houdt in elke hand een zeepaard of een draak.
1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu Adriyatik kıyıları Manuil'in elindeydi.Rond 1168 had Manuel bijna de gehele oostelijke Adriatische kust in handen.
Sol elinde (ve sağ kalçasında) bulunmaktadır.Hij hernam zijn activiteiten in (uiterst) rechtse Vlaamse kringen.
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.Van Nes antwoordde: "Ik wou het insgelijks; maar men sterft juist niet wanneer men 't wenst".
Bu durum­da ben kulunun veya başkalarının elinden ne gelir?”Wat maakt het nou uit of ik in Mehabad ben of ergens anders?”
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Hij werd in 695 afgezet en vluchtte eerst naar de Khazaren en daarna naar de Bulgaren.
Surlar ayrıca 1921'den beri İspanyol anıt statüsünü (Bien de Interés Cultural) elinde tutmaktadır.De muur heeft sinds 1921 tevens Spaanse monumentstatus als Bien de Interés Cultural.
Avrupa Şampiyonluğu unvanını bu kez Yagudin elinden aldı.De nationale kampioenschappen liet hij ditmaal aan zich voorbijgaan.
Kişinin bunlardan birisini seçmesi kendi elindedir.Hierin zou een vrouw live uitkiezen aan wie zij haar nier gaat afstaan.
Dinyeper nehrinin sağ kıyısı (batı kıyısı) Lehistan'ın elindeydi.Aan de rechterzijde (langs de Kortegracht) is op het dak een dakkapel aangebracht.
Tam birbiriyle elveda etmeye hazırlanırken Renato gelir ve elindeki kamayı Riccardo'ya saplar.Terwijl zij afscheid nemen van elkaar steekt Renato Riccardo neer.
Sağ elindekini at da, onların yaptıklarını yutsun.Zorg voor een rechte rug; de handen kunnen in namasté gebracht worden.
Doğarken elinde bir kan pıhtısı vardır.Al bij de geboorte heeft een kalf bloedarmoede.
Herkesin elinde bu icattan olabileceği şüphesiyle zırhını teslim etmesini isterler.Iedere soldaat moet zich beijveren het hem toevertrouwde wapen met grote vaardigheid te hanteren.
Ancak esas yetki Attila'nın elindeydi.De organisatie lag in de handen van AV Attila.
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar.Zij leunt met haar rechterarm op een zuil, wat staat voor standvastigheid.
Böylece onların elinden kendini kurtarır.In ruil daarvoor zal hij voor hen zorgen.
Bir elde, herkes elinden aynı anda bir kart çıkarır.Via een wachtwoord kan men van elke kaart één kopie in handen krijgen.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Je begint met een mes en een pistool (Luger 9mm).
Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF) ise elindeki F-111'leri 2010 yılında hizmet dışına çıkarmıştır.De RAAF stelde haar laatste F-111's in december 2010 buiten dienst.
Elinde bulundurduğu bu pozisyon onun pek çok kişiyle ilişki kurmasını sağladı.Zijn reputatie bracht hem in contact met een aantal belangrijke personen uit die tijd.
Halen 3000 metre Avrupa rekorunu elinde tutmaktadır.Ze heeft nog altijd het Europese record op de 3000 m in handen.
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.Hij wil zo de trouw van haar vader afdwingen.
Neredeyse bütün Yunanistan artık Almanya'nın elindeydi.Het grootste deel van Tunesië bevond zich nu in Duitse handen.
Kahraman, uyuyan bir Furi'nin (intikam tanrıçası) üzerine basmakta, elinde bir kılıç tutmaktadır.De heilige staat op een gehelmde krijgsman die in zijn hand een zwaard vasthoudt.
Biri diğerinin elinde ölecek.Hij sterft in het bijzijn van de anderen.
Birden telefonu elinden düşürür.Plotseling gaat zijn telefoon.
Elinde olmadan yanlış anlaşıldığı ya da zor duruma düştüğü durumlar oluyor.Het maakt niet uit hoe of waardoor je benadeeld bent geweest.
Bu kurgu, sanatsal kontrolün sadece Ridley Scott'un elinde olduğu tek kurguydu.Dit is de enige versie waarbij Ridley Scott complete artistieke controle had over het eindproduct.
Artık Kilit Autobot'ların elindedir.Ze zijn de vijanden van de Autobots.
Bunu aşmak için de elinden geleni yapmaktadır.Ze doet er dan ook alles aan om dit tegen te gaan.
Yönetimi Fiat'ın elindedir.Het management zal gevoerd worden door Fiat.
Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.De groep begint te twijfelen aan het leiderschap van Rick.
Radcliffe, kadınlarda halihazırda dünya rekorunu elinde bulundurmaktadır.Momenteel staat Winstanley bij de vrouwen eerste op de wereldranglijst.
Dirac 1932'den 1969'a kadar Cambridge'de Matematik Lucasian Profesörlüğü onursal unvanını elinde tuttu.Dirac was een Lucasiaans Professor in wiskunde van Cambridge van 1932 tot 1969.
Drake oldukça utangaçtı, konser vermekten elinden geldiğince kaçınırdı.Cruijff was echter genadeloos en liet zijn spits zo veel mogelijk spelen.
Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.Iedereen probeert hen zo veel mogelijk te helpen.
Tom elinden geleni yapar hatta nakavt düşürme şurubu içirtir.Ook drinken doet de vleermuis in vlucht.
Ama tüm iktidar gücü kendi elinde idi.Hij behield de volledige macht.
Gene de vali, elinde bulundurduğu gücü korumuştur.Opnieuw herstelde de koning er zijn gezag.
Şehir savaş sonuna kadar müttefiklerin elinde kalmıştır.Het wapen zelf bleef echter tot het einde van de oorlog in gebruik bij de Geallieerden.
Kanada İngiltere'nin elinde kaldı, ama Doğu ve Batı Florida İspanya'ya verildi.De Engelsen verdeelden Florida in Oost- en West-Florida.
Cetlic onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.Sheelal deed wat hij kon om zijn verdriet te vergeten.
Dread Central şunları yazdı: "Bu Hooper'ın elinden gelenin en iyisi.Garrafeira wil zeggen: het beste dat het huis maakt.
Hasan Paşa, elindeki kuvvetler ile Fas topraklarına taarruz etti.Mozes leidt zijn volk naar het beloofde land.
Yüzük parmağı insan elinde sağ el baz alındığında dördüncü parmaktır.De ringvinger is de vierde vinger van de menselijke hand, vanaf de duim geteld.
İnşallah bir sonraki, inananların elinden olur."Hieronder bevonden zich bijvoorbeeld de oudgelovigen.
Babası elinden tutarak amcasına teslim eder.Zij verbergt inderdaad haar oom.
1655'te, İspanyolların elindeki Jamaika'nın alınmasıyla kuruldu.In 1655 werd Jamaica veroverd door de Engelsen.
Kitabın sonunda ise Eragon ve Roran birlikte Katrina'yı Ra'zac'ın elinden kutaracaklarına karar verirler.Op het einde van het boek besluiten Eragon en Roran om samen Katrina te bevrijden.
Görünmezlik pelerini Harry Potter'ın elindeki görünmezlik pelerinidir.Een voorbeeld hiervan is de onzichtbaarheidsmantel uit de Harry Potter-verhalen.
Seidel %49'luk hisseyi elinde tuttu.Melkunie had een aandeel van 40% in de holding.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Op die manier kon ze al spelenderwijs gewend raken aan haar rolstoel.
Toplantıda kurul Sculley’ye destek verdi ve Jobs’ın yönetim yetkileri elinden alındı.Daarom besloot het bestuur van Apple om Jobs te ontslaan en Sculley als leider aan te stellen.

İlgili Sayfalar