Ana içeriğe geç
Sözlük

elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Elinde sarı bir kitap tutuyor."له كتاب في الإمامة».
Bu heykelde şairin elinde bir kitap, hemen arkasında ise bir martı durmaktadır.ونُحت في هذا التمثال كتاباً في يد الشاعر ويقف خلفه طائر النورس.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.أجاب الملك بأنه سيوف يقوم بكل ما يستطيعه لتلبية تلك الطلبات.
Başkanlığı elinde bulunduran ülke, grubun gündemini belirler ve o yılki toplantı için ev sahipliği yapar.تضع الدولة الحائزة على الرئاسة الأجندة السنوية للمجموعة وتستضيف القمة لتلك السنة.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.وهكذا فإن السلطة التشريعية هي فقط في يد البرلمان.
Vincenzo Montella, derbide "bir maçta en fazla gol atan oyuncu" unvanını elinde bulunduruyor.فينشينسو مونتيلا صاحب أكبر عد من الأهداف المسجلة في مباراة واحدة.
Diğer bölgeler Lehistan'ın elinde kaldı.نفس الشيء جرى لباقي مدن كاتالونيا.
Birden telefonu elinden düşürür.فجأة ، يرن الهاتف له .
İstasyon düşman elinde.المركز مهاجم.
Ordunun amcasının elinde olduğunu gören Sultan Ali kaçmaya çalıştı ama yakalanarak hapsedildi.وعندما رأي السلطان على أن الجيش في صالح عمه حاول الهرب ولكن تم الإمساك به ووضع في الحبس.
Elinde olmadan yanlış anlaşıldığı ya da zor duruma düştüğü durumlar oluyor.تكون مواقف يساء فهمها دون ادراكها، أو تقع في مأزق صعب.
Yedi Yıl Savaşı sırasında Fransızların elinden Kanada alındı.(بعضها خسرته فرنسا خلال حرب السنوات السبع).
774 yılına kadar İtalya'nın kuzeyi bir Cermen halkı olan Lombardların elinde kaldı.حتى عام 774 ظلت زمام الامور بأيدى اللولمبارديون القاطن بشمال إيطاليا.
14 yıl hüküm yedi ve İngiliz vatandaşlığı elinden alındı.حكمت عليه محكمة بريطانية بالسجن لمدة أربعة عشر عاماً وجردته من جنسيته البريطانية.
(IHH) şirketi şirket hisselerinin büyük çoğunluğunu elinde bulundurmaktadır.وتمتلك الشركة القابضة عادة أغلبية الأسهم في الشركة التابعة.
Bir insanın bir elindeki veya bir ayağındaki parmakların sayısı.والبعض عندهم أصابع إضافية بالقدم أو باليد.
Çünkü iktidar daima tek partinin elinde bulunmaktadır.التوقيت: تكون الحفلة دائما بعد العصر.
İlk Lotus'un elinden kaçan da odur.والتي انتصر فيها بطليموس الأول.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.وتكون أنت المسؤول بين يديه عنا.
Efsaneye göre insanların hayatı Üç Tanrıçanın elinde bulunurdu.وإن لم تجد صعوبة ما في وجود ثلاثة أقانيم في الله.
Seidel %49'luk hisseyi elinde tuttu.بينما احتفظ زايدل بالـ 49% الأخرى من الأسهم.
Devlet elindeki yurtiçi medyanın haber yorumlarındaki çekingenliği eleştirildi.قام الإعلام بتغطية خبر اختفائها على مستوى الدولة.
Düşünceli görünen kadın elinde bir mektup tutmaktadır ve takıları haricinde çıplaktır.تصور اللوحة امرأة شبه عارية مستلقية على سرير ويبدو عضوها الجنسي وجذعها.
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.وقال "كعب الأحبار":"من أراد منكم أن يجمع له دينه ودنياه فعليه بصور".
Adamın elinde bir silah vardı.امتلك أيضًا القوة بواسطة المسدس الذي كان بحوزته.
İş adamı (Batur Belirdi) - Telefonunu elinden düşünmeyen genç.أميستاد (فيلم) "شاب لم يتم التعرف عليه".
Suriye Ordusu Ocak ayının ortalarından itibaren muhaliflerin elindeki Darayya'ya büyük bir saldırı başlattı.يشن الجيش هجوما كبيرا على داريا الواقعة تحت سيطرة المتمردين في منتصف شهر يناير.
Bir elinde cehennemin kapılarını açan bir değnek ve bir dilek taşı (Cintamani) tutar.أبواب جهنم مغلقة على أهلها كما قال تعالى: عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ (سورة البلد، الآية 20).
Elinde barsom veya kitap ile tasvirleri de vardır.عذاب القبر والجنة والنار والميزان وقراءة الكتب حق.
Kaza sırasında başından kaskı, elinden eldivenleri çıktı.انه فقد قبعته في الحلقة نرفع قبعاتنا بي.
Elinden yapacak bir şey gelmez.لا يمكنك أن تفعل أفضل من ذلك.
Sanat eserlerinde, papa kıyafetlerini giymiş, elinde kitap tutan tasvirleri mevcuttur.في الفن، يتم تصويره في الثواب البابوي، ويمسك معه كتاب.
Elindeki yayıyla yavaşça Kuru Kadı'nın arkasına dokundu. — Ahmak, dedi, neye gördüğünü halka söyledin?فازداد وجهه تربُّداً واسودَّ اسوداداً حتى خفته، ثمَّ قال: فمَن كان فقيه الشام؟ قلت: مكحول.
Ama gerçek iktidar gücü ona Atabek olarak atanan Seyfeddin Kutuz'un elindeydi.ولكن خطره الحقيقي في هبوطه القوي كالرعد.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.O Rei respondeu que faria o possível para atendê-los.
Renkli çizimi Barbarossa Harekatı başladığında Kızıl Ordunun elinde 508 adet KV tankı bulunuyordu.No início da Operação Barbarossa, o Exército Vermelho foi equipado com 508 blindados KVs.
1141' de Selçuklular tarafından esir alındı ve bir yıl onların elinde esir kaldı.Em 1141, foi capturado pelos turcos seljúcidas e permaneceu prisioneiro por um ano.
Elinde bir tabanca sallayıp düzeni sağlamak için kullanmakla tehdit ederken görülmektedir.Ele é mostrado apontando sua arma e ameaçando usá-la para manter a ordem.
3. Ordunun elinde 74.057 tüfek, 77 makineli tüfek ve 180 topçu vardı.Havia 74.057 rifle, 77 metralhadoras e 180 peças de artilharia.
Sersemlemiş durumdaki Barton, elinde hâlâ paket olduğu halde plaja gider.Atordoado, Barton passeia em uma praia, ainda carregando o pacote.
Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.O comitê substitui Rick enquanto líder, devido à sua fraca liderança.
Abruzzi elinde silahla motel odasının dışında yürümektedir.Descaradamente, Abruzzi sai do quarto de motel com uma arma na mão.
Madonna'nın elinde albüm için yazılmış bazı şarkılar vardı; Timberlake bunları görünce şaşırdı.Madonna tinha um grande número de faixas escritas para o álbum, e Timberlake ficou espantado com isso.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Foi expulso do poder em 695, e se exilou primeiro junto dos cazares e posteriormente dos búlgaros.
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.Ele respondeu: "Você amaldiçoam freqüentemente e sãoingratas com os vossos maridos.
Şehir 1282'de Sırpların elinde idi.A cidade foi tomada pelos sérvios em 1282.
Arkasında ise gözleri tülbentlerle bağlanmış, elinde sopa tutan üç erkek ve üç kadın dansçı durur.E levantou os seus olhos, e olhou, e eis três homens em pé junto a ele.
Charlie elinden geldiğince Claire’i rahatlatmaya çalışır.Charlie tenta remediar seu relacionamento com Claire.
Ardut elinde padişahın yazılı bir fermanı ve yanında korumaları ile birlikte Şam kadısına müracaat etmiştir.Ele um dos servos de Naga e age passando suas mensagens aos seus servos.
Chaplin bu filmde gardiyanların elinden kaçmayı başaran bir suçluyu canlandırmaktadır.Chaplin interpreta um foragido que escapa dos guardas da polícia.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.A divisão, no entanto, era meramente nominal e a autoridade real ficou por completo nas mãos de Graciano.
İflas: Elindeki tüm parayı kaybetmektir.Caso contrário, você perde todas as suas moedas.
Mehmet Şehu, İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar elindeki gücü Enver Hoca ile paylaştı.Mehmet Shehu dividiu o poder com Enver Hoxha a partir do final da Segunda Guerra Mundial.
Galaksinin kaderi onların elinde.No Coração das Galáxias.
Daha önce Almanya'nın elinde bulunan Pasifik adaları da Japon egemenliğine girmiştir.Semelhantemente, as antigas ilhas alemãs no Pacífico foram passadas para o domínio japonês.
Sağ elindekini at da, onların yaptıklarını yutsun.Geralmente é interpretado dedilhando-se as cordas com a mão direita e formando os acordes com a mão esquerda.
Doğarken elinde bir kan pıhtısı vardır.Tu não achas que ele tem as mãos manchadas de sangue?
Elinde dönen markadan kalmayan oyuncu, koz oynanıyorsa; İsterse koz atar.A cada pato que jogador erra, ele ri.
Yakup, "Şilo gelene kadar Krallık asası Yahuda'nın elinden çıkmayacak..." demiştir.Jacó afirma que "o cetro não se afastará de Judá... até que venha Siló".
Görevi sırasında halk ile politika arasındaki uçurumu azaltmak için elinden geleni yaptı.Durante a guerra esforçou-se por minimizar os danos para com a sociedade.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
elinde ile cümle - Sayfa 30 - elinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App