elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yaptığının cezası olarak da Thor un çekici Mjolnir'i elinden alarak dünyaya sürgün eder.Inoltre, all'apice della lotta, Thor presterà a sua volta il suo martello magico Mjolnir a Superman.
Bonservisi elinde bulunmaktadır.L'unicorno si difende.
Mevcut araştırma o zamanlarda kalenin Haşhaşilerin elinde olduğunu gösterir.Testimone del passato spicca oggi il Castello.
Ama tüm iktidar gücü kendi elinde idi.Il potere era ormai nelle sue mani.
Ayrıca Japon kara kuvvetlerinin elindeki uzaktan atılan tanksavar silahları bulunmuyordu.Nel campo delle forze armate giapponesi non risulta esistessero veicoli similari.
Jerry onu Tom'a yem etmemek için elinden geleni yapar.Ma questa non avrà successo su Jerry e scatterà invece su Tom.
Her ne murad ederse, elinden geliyor.Ovunque andrà, qualunque cosa farà, loro lo sapranno.
Çiçek açan her bitkinin yönetimi onun elindedir.Alla base di ogni fiore sono presenti delle brattee.
I. Henry 1135'te ölünce İngiltere Krallığı sanki kapanin elinde kaldi.Quando nel 1135 re Enrico I d'Inghilterra morì i rapporti con gli inglesi si ruppero.
Bu müdürlüğün elinde az sayıda küçük gemi ve personel bulunuyordu.Questa regione forniva pochi marinai e poche navi.
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.Farà di tutto per riconquistare la sua fiducia.
Flag Mummy Zombie: Elinde bayrak olan bir mumyadır.Zombi veterano Zombi Mummia portabandiera (Flag Mummy Zombie): lo seguirà un'orda di zombi sabbiosa.
Albüm, bir haftada en yüksek dijital satış rekorunu elinde bulunduran çıkış albümüdür.L'album ha raggiunto in una settimana il secondo posto nella classifica degli album più venduti.
Bonservisi Milan'ın elindedir.L'Inter risponde al Milan.
O da, elinden geldiğince bana yardımcı oluyor.Cerca sempre di aiutare tutti quelli che può.
Yedi Yıl Savaşı sırasında Fransızların elinden Kanada alındı.È ricordato soprattutto per le sue vittorie in Canada sui francesi durante la guerra dei Sette Anni.
Piyade Tümeni'nin elinde kalmasına izin sağlamıştır.Caserma: consente di reclutare i soldati di fanteria.
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.Kate prende l'arma a Sawyer e Sayid le spiega come disarmarla.
Aynı zamanda, kilit işlevlerin açıkça Moskova'nın elinde olacağı yeni bir merkezi federal hükûmet yaratıldı.In parole povere un nucleo federale europeo dovrebbe esistere all'interno dell'attuale Unione europea.
Gözü iyileştikten sonra, 20 Aralık 2014 tarihinde elinden sakatlanmıştır.Dopo un intervento, è stato dichiarato completamente guarito nel settembre 2014.
Ayrıca Corbin'in yetkisi elinden alındı.Deluse anche il comportamento della Brabham.
Güney Afrika doğumlu,atlet kendi ülkesinin rekorunu 6.93 dereceyle elinde bulunduruyor.L'australiano attacca poi il record olimpico a 5,96.
Solaklık, doğal olarak kişinin sol elini sağ elinden daha iyi kullanabilmesi özelliği.Destro naturale, è in grado di usare indistintamente il sinistro.
Bunun için de elinden geleni yapmaya hazırdır.Così può sfruttare al meglio le sue capacità.
Partinin amblemi elinde güneş tutan emekçi, partinin marşı da 1 Mayıs Marşı'ydı.Anche per sé aveva composto un epitaffio: La sua festa ricorre l'11 dicembre.
Çiçek - Ford: Bir oyuncunun koz elinde sıfır alması durumda hanesine çizilen şekil.Madame Leota: il volto di un'attrice è proiettato su una forma di testa in plastica.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türkiye'de kâğıt para basma hakkını tek başına elinde bulundurmaktadır.La Banca è stata investita del privilegio esclusivo di emettere banconote in Turchia.
Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.Том сделал все возможное, чтобы не встречаться взглядом с Мэри.
Jane geyiğin arkasından elinden geldiği kadar hızlı koştu.Женя бежала за оленем так быстро, как это возможно.
Elinden geliyorsa beni durdur.Останови меня, если сможешь!
Neden elinde bir bıçak var?Почему у тебя в руке нож?
Şu elindeki nedir?Это что в руках у тебя?
1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu Adriyatik kıyıları Manuil'in elindeydi.Таким образом, к 1168 году практически всё восточное побережье Адриатики принадлежало Мануилу.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Бери власть в свои руки.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Трепетно ​​относится к Харви и она делает то, чтобы помочь ему.
İnşallah bir sonraki, inananların elinden olur."Малынича, распались и оставшиеся группы верующих".
Avantaj İngilizler'in elindeydi.Победа была на стороне англичан.
Universal Müzik Şirketi halen elinde 1 milyondan fazla eserin telif hakkına sahiptir.Музейная коллекция и насчитывает более миллиона предметов.
Nebukadnezar; "İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.И сказал ему Господь : за то всякому, кто убьет Каина, отмстится всемеро.
Sol elinde o PPŞ-41 tutuyor, sağ elinde kırmızı bayrak uçuyor.В левой руке он держит ППШ-41, в правой руке — древко, на котором развевается красный флаг, развёрнутый влево.
Kadın elindeki mektubu dikkatlice okumaktadır.Ждем с нетерпением письма от Вас.
Bunun için de elinden geleni yapmaya hazırdır.Ради них он готов сделать всё, что в его силах.
1951-60 yılları arasında Uganda ağır sıklet boks şampiyonluğunu elinde tuttu.В 1951—1960 годах он был чемпионом среди боксёров-тяжеловесов Уганды.
Sol kıyısı ise Rusların elindeydi.Второй гребень остался в руках русских.
Genellikle elinde komik bir maske (gülen bir yüz ifadesi) ile resmedilmiştir.Лицо обычно скрывала смешная выразительная маска.
Nisan ayında elindeki kırık nedeniyle sezonu erken kapadı.В октябре преждевременно завершил сезон из-за повреждённой правой руки.
Sağ elinde içinde su olan bir çömlek, sol elinde ise bir söğüt dalı bulunmaktadır.Они держат в правой руке чашу, а в левой кинжал.
Galaksinin kaderi onların elinde.Решающее сражение за судьбу Галактики ещё впереди.
Tom elindeki baltayla Jerry'in kuyruğunu bastırır.Джерри привязывает к ноге Тома верёвку.
Canavarlar Denizi'nden Kıvırcığı kiklobun elinden kurtarmaya çalışırlar.Вместе они пытаются остановить морского монстра.
Kanada İngiltere'nin elinde kaldı.Впоследствии вся Канада была захвачена Англией.
Ayrıca 43,5 milyon £ karşılığında, satın alma opsiyonunu elinde bulundurmaktadır.«За 4,25 GBP вы приобретёте часы удовольствия.
Ama elindeki defter sahtedir.Рукопись фальшивая.
Şehrin Portland Adası nerdeyse tamamen onun elindedir.Стэйт-Айленд находился полностью в его руках.
Yemi tam vuracakken Eko elinden silahı alır ve yaşlı adamı öldürür.Чтобы спасти Йеми, Эко сам взял пистолет и застрелил старика.
Birden telefonu elinden düşürür.Не отрывается от телефона.
Katılmadan önce Charlie uyuşturucu alır, elindeki uyuşturucu azalmaktadır.Находясь в депрессии, Чарли начинает принимать наркотики.
İstasyon düşman elinde.Отделение атаковало врага.
Elinde bir kitap var.Девушка держит в руках книгу.
Elinden geldiğince eminti ve yaptı.Трудился и служил, сколько мог и как умел.

İlgili Sayfalar