elinde ile cümle

elinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Erkek bir elini karısının omzuna koymuş, diğer elinde ise bir rulo tutmaktadır.Su victoria postura es más bien femenina, sosteniendo con una mano en sus caderas, y la otra a su cara.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.Se trata de un ave muy elusiva y tímida, que nunca abandona la cobertura forestal durante el día.
KİA’nın kullanımı ve idaresi, iktidar seçkinlerinin elindedir.El Estado y la construcción identitaria durante los primeros gobiernos electivos.
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.Puedes conseguir su coche.
Bunu aşmak için de elinden geleni yapmaktadır.Él ha hecho todo lo posible para evitarlo.
Elinde siyah bir çanta var.Como tal, lleva un guante negro en esa mano.
Gücümüzü senin elinden alıyoruz.Nuestra seguridad está en sus manos.
Yaptığın bir şeyde elinden geleni yap.Fai del tuo meglio in ogni cosa che fai.
Tom'un elinde bir şey var.Tom ha qualcosa in mano.
Her birimiz elinden geleni yapmalı.Tutti dovremmo fare del nostro meglio.
Elinden geleni yap, Tom.Fai del tuo meglio, Tom.
Elindeki bu otoriteyi servetini artırmak için kullanmıştı.Egli usò il suo incarico per aumentare i suoi beni.
Kral bu istekleri sağlamak için elinden geleni yapacağını söylemiştir.Il re rispose che avrebbe fatto quello che sarebbe stato in suo potere per venire incontro alle richieste.
Kilise, İngiltere’de toplam beşte bir ile üçte bir arasında bir miktar toprağı elinde bulundurmaktaydı.La Chiesa possedeva a quel momento tra un quinto e un terzo di tutte le terre inglesi.
Enstitü, Freire arşivlerini elinde bulundurmaktadır.L'istituto accoglie gli archivi personali dello stesso Freire.
Bu antlaşma ile Fransa, sadece birkaç limanı elinde tutma hakkıyla yetinecekti.Come risultato del trattato, la Francia fu in grado di garantirsi solo alcuni porti costieri sul Mediterraneo.
Çünkü insanı hapseder ve onun özgürlüğünü elinden alır.”Insegnategli il Corano e lasciate libero il prigioniero ."
Fakat elindeki güçle şehir surlarını yarıp şehri ele geçirmesinin imkansızdı.La città non lo ha rafforzato, ma lo ha fatto traballare e lo ha estraniato.
Genellikle elinde oklar ve yanında bir keçi ile resmedilmiştir.Solitamente si trova vicino ad una capra.
Biri diğerinin elinde ölecek.Morirà per mano di quest'ultima.
İngiltere pazarının %80'i ise Tommy Atkins kültür türünün elindedir.Al momento l'80% dei mango che sono in vendita in Gran Bretagna appartengono alla cultivar Tommy Atkins.
Bunların elinde birer Osmanlı kılıcı bulunmakladır.Tra di essi vi è una spada che inaspettatamente si spezza.
Üstelik elinde hiç ihtiyat yoktur.Anche perché non ha altro.
Sağ elindekini at da, onların yaptıklarını yutsun.Cambiarlo alla mano destra: ma come osi?
Her oyuncunun elinde 25 kart bulunur.Ogni caricatore contiene 25 colpi.
Sonrasında, 695 yılında yetkileri elinden alındı ve önce Hazarlar'a, sonra Bulgarlar'a sığındı.Egli fu cacciato dal potere nel 695, e si rifugiò prima presso i Cazari e poi presso i Bulgari.
Knorr-Bremse, raylı ve ticari araç fren sistemleri üretiminde dünya liderliğini elinde bulundurmaktadır.Knorr-Bremse è leader mondiale nei sistemi frenanti nell'ambito ferroviario e dei veicoli industriali.
Daha önce Almanya'nın elinde bulunan Pasifik adaları da Japon egemenliğine girmiştir.Anche le isole del Pacifico che prima appartenevano alla Germania vennero poste sotto mandato giapponese.
Hayati'ninse elinde sadece hayalleri kalmıştır...Probabilmente inseguì solo i resti dei Suebi.
Sağ elinde ise çubuğu vardır.Nella mano destra tiene il balteus.
Halen 3000 metre Avrupa rekorunu elinde tutmaktadır.Detiene il record nazionale dei 3000 metri siepi.
Tam birbiriyle elveda etmeye hazırlanırken Renato gelir ve elindeki kamayı Riccardo'ya saplar.Mentre si accingono all'addio, giunge Renato e pugnala il Conte.
Boeing şirketinin elinde Lockheed Martin şirketine ait olan patentli belgelerin olduğu ortaya çıktı.Boeing fu trovata in possesso di documenti di proprietà di Lockheed Martin.
Konsey, Rick'in kötü liderliği gerekçesiyle Rick'in liderliğini elinden alır.Il trio vuole sostituire Rick alla guida del gruppo a causa della sua scarsa leadership.
Artık mafyababaları polisin elindedir.La polizia è già sulle loro tracce.
Galaksinin kaderi onların elinde.Vivono a Colli Galaxy.
Yerel yönetimler tamamen Türklerin elindedir.Le istituzioni locali, tuttavia, restarono nelle mani degli haitiani.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Infine, saluta Michael dandogli un bacio sulla guancia.
Evlilik yüzüğünü sağ elinde taşıyor.Alla mano sinistra indossa un anello.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Il potere legislativo spetta al Parlamento.
İmparator, elinde bugün tahrip olmuş olan bir mızrak tutmaktadır.Nella sua mano sinistra, doveva tenere un caduceo che è scomparso oggi.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Nina ammira molto Ayu e farebbe di tutto per aiutarla.
Unnur ondan boşandıktan sonra, Unnur'un babasıyla dövüştükten sonra aldığı çeyizi elinde tutmaya devam eder.Dopo che Unnur ebbe divorziato da lui, Hrútur trattenne la dote sfidando il padre di Unnur a combattere.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.La divisione era comunque nominale; il potere reale rimase nelle mani di Graziano.
Ona özel yapılmış bir türbede elinde bir testere ile yaşar.La vede con un altro specializzando.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Quindi sparò loro con una Luger da 9 mm.
Şimdi elinde dört tüy vardır.Ha quattro dita per mano.
Oskar töreninde elinde bir Oskar heykelciği kazanmış olarak görülmektedir.Nella casa di Hopkins si vede una statuetta da Oscar.
Ancak dövdükçe ayaklanır ve elindeki crossbow'la ok atmaya başlar.Nonostante sia timido, riesce ad entrare nei litigi con Crow e Aion.
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.Il personaggio è riuscito solamente due volte a liberarsi dal potere di Saruman.
Yine kendisinin elinden çıkan kısa ve alaycı bir biyografisinin dişında hakkında pek az bilgi vardır.Di lui si hanno poche notizie, quantomeno dal punto di vista biografico.
Bu sayede Maksim, Rada'yı gezginin elinden kurtarabilecektir.Tocca quindi a Link salvare il Reame.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.Il suo unico obiettivo è quello di divertirsi il più possibile al college.
Moğolistan 1919 yılından bu yana Çinli cumhuriyetçi güçlerin elinde bulunmaktaydı.Nel 1919, la Mongolia venne occupata dalle forze repubblicane cinesi.
Elindeki bir fotoğrafa bakar.Vedi foto sopra.
Örgüt elinde pek az silah vardı.La polizia aveva pochi elementi a disposizione.
Elinde bir lamba tutmaktadır.Attacca in un lampo.
Kemeri en uzun süre elinde tutan, Bruno Sammartino olmuştur.Ebbe un lungo feud di successo con Bruno Sammartino.
Kemeri 3 ay elinde tuttuktan sonra Michael Shane'e kaybetti.Tre mesi dopo perse la cintura contro Mike George prima di trasferirsi altrove.
Girişim sonucu Papa II. Ioannes Paulus, elinden ve karnından vurulmuştur.Sia morte a Giovanni Paolo II per mano tua...

İlgili Sayfalar