Ana içeriğe geç
Sözlük

eleştiri ile cümle

eleştiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Sosyal medya kullanıcıları eleştirilerinde laflarını sakınmadı.Usuários de redes sociais expressaram suas críticas.
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu.현재 마이크로소프트의 회장인 스티브 발머는 몇년 전 리눅스를 비판했죠. 말인 즉슨,
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Steve Ballmer, agora CEO da Microsoft, criticou a Linux há uns dois anos e disse:
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Steve Ballmer, el actual CEO de Microsoft, criticaba Linux unos años atrás, y decía:
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Steve Ballmer, gerade der CEO von Microsoft, kritisierte vor einigen Jahren Linux, und er sagte:
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Steve Ballmer, nu de CEO van Microsoft, had een paar jaar geleden kritiek op Linux.
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Steve Ballmer, obecnie CEO w Microsofcie, krytykował Linuxa kilka lat temu mówiąc:
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Steve Ballmer, ora amministratore delegato di Microsoft stava criticando Linux un paio di anni fa, e disse:
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Steve Ballmer, teraz CEO Microsoftu, pred pár rokmi kritizoval Linux:
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Ο Στηβ Μπάλλμερ, τώρα Διευθύνων Σύμβουλος της Microsoft, έκανε κριτική στα Linux πριν μερικά χρόνια, και είπε,
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu. Şöyle dedi:Стийв Балмър, настоящ ИД на Майкрософт, преди години критикуваше Линукс с думите:
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu.סטיב באלמר, כעת מנכ"ל מיקרוסופט, מתח ביקורת על לינוקס לפני כמה שנים, והוא אמר,
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu.إستيف بالمر، الآن المدير التنفيذي لمايكروسوفت، كان ينتقد لينكس قبل سنتين مضت ، وقال،
Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, daha bir kaç sene önce Linux'u eleştiriyordu.何年か前Linux を批判して言っていました Linux に貢献する何千という
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Att tidningarna var kritiska för att de agerade som filtret, och att den journalistiska etiken utvecklades.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Che i giornali erano fondamentali perché agivano da filtro, e poi è nata l'etica del giornalismo.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Gazety były istotne, bo działały jak filtr, a potem etyka dziennikarska się rozwinęła.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.신문이 필터로서 작용했기 때문에 매우 중요했고, 그리고 나서 기자의 윤리가 발전했습니다.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Koran sangat penting, karena mereka bertindak sebagai filter, dan akhirnya etika wartawan terbentuk.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.La început ziarele criticau și filtrau, dar apoi s-a dezvoltat etica jurnalistică.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Noviny byly kritické, protože fungovaly jako filtr, a tak se vyvinula novinářská etika.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Que los periódicos eran críticos porque actuaban de filtro y entonces nace la ética periodística.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Que os jornais eram críticos, porque estavam a agir como filtro, e aí desenvolveu-se a ética do jornalismo.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Rằng những tờ báo là quan trọng, bởi vì chúng đóng vai trò như 1 bộ lọc, rồi đạo đức nhà báo được nâng lên.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Uvedomili si, že noviny boli kritické, pretože fungovali ako filter, a preto sa rozvinula novinárska etika.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.Че вестниците били жизнено важни, защото те действали като филтър, и после журналистическата етика се развила.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.שהעיתונים היו דבר קריטי, היות והם פעלו בתור מסננים, וכך התפתחה אתיקה עיתונאית.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.أن الصحف كانت خطيرة، لأنها كانت تعمل كمرشح، فتطورت أخلاقيات الصحفيين.
Şu gazeteler eleştirilsel idi, çünkü onlar filtre rölünde idiler, ve sonradan gazetecilik ahlakı geliştirildi.そしてジャーナリズムの倫理ができました 完璧ではありませんでしたが
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Az egyetlen kritikám, hogy a számítógépeik kezdenek kicsit elavulni."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Jedyne zastrzeżenie, jakie mam to to, że Pana komputery są już trochę za stare".
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi."근데 한 가지 걸리는데 학교 컴퓨터들이 약간 낡은 것 같아요."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.La sola critica è che i tuoi computer sono un po' vecchi."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Ma seule critique est que vos ordinateurs sont un peu vieux."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Mein einziger Kritikpunkt ist, das die Computer etwas alt werden."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Mijn enige kritiek is dat je computers wat achterhaald zijn."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Mi única crítica es que sus computadoras se están poniendo viejas."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Singura mea critică este despre calculatoarele voastre care s-au învechit".
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Единствената ми критика е, че компютрите ви изглеждат малко остарели."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.Моё единственное замечание — ваши компьютеры уже немного устарели".
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi."הביקורת היחידה שלי היא שהמחשבים שלך קצת מיושנים."
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.انتقادي الوحيد هو ان كمبيوترك قديم قليلا"
Tek eleştirim bilgisayarlarınızın biraz eskimiş olması" dedi.私は「あなたのお仕事は何です?」 と聞きました
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.Ed ho ricevuto molte critiche per questo, a Cambridge.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.Et on me le reproche souvent à Cambridge.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.Het levert me een hoop kritiek op in Cambridge.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.In Cambridge ernte ich dafür viel Unverständnis.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.I zgarniam przez to masę krytyki w Cambridge.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.이것에 대해서 캠브리지로부터 많은 비난을 받기도 했습니다.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.Og, jeg får en masse kommentarer for det i Cambridge.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.Por esto se hacen muchos comentarios sobre mí en Cambridge.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.Şi primesc multe critici din cauza asta în Cambridge.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.И получавам доста критики за това в Кеймбридж.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.ואני מקבל הרבה תגובות על זה בקיימברידג'.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.ولذلك , ألقى الكثير من الانتقاد بهذا الشأن في كامبريدج
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.「副業に使うような時間はない」 といったような意見です
Ve çıkan bu sonuçları yayınlayalım. Bunun için eleştiri kesinlikle şeffaf olmalıdır.Transparantie is hierbij uiterst bepalend.
Ve çıkan bu sonuçları yayınlayalım. Bunun için eleştiri kesinlikle şeffaf olmalıdır.Transparenţa este absolut necesară în aces proces.
Viktorya Londra'da Dickens'ın eleştirileriyle reform için korkunç ihtiyacı ortaya çıkarır.Dickens przez swoją krytykę, przedstawia palącą potrzebę reform w wiktoriańskim Londynie.
Viktorya Londra'da Dickens'ın eleştirileriyle reform için korkunç ihtiyacı ortaya çıkarır."e através da sua crítica, Dickens expõe a desesperada necessidade de reforma "na Londres vitoriana."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod