Ana içeriğe geç
Sözlük

eleştiri ile cümle

eleştiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Mai prima d'ora siamo stati così tanto sotto giudizio.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Meitä länsimaita ei ole koskaan ennen syynätty näin tarkasti.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Niciodată nu am fost scrutinizați astfel în vest.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Niemals zuvor wurden wir im Westen so unter die Lupe genommen.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Nigdy wcześniej nie analizowano nas, ludzi Zachodu, tak dokładnie.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Nooit is het westen zo nauwlettend in de gaten gehouden.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Nunca, aqui no Ocidente, fomos tão esquadrinhados.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Occidente nunca había sido tan escrutinado.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Ποτέ πριν δεν έχουμε βρεθεί τόσο πολύ στο μικροσκόπιο.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Никога досега ние, на запад, не сме били оглеждани толкова внимателно.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Никогда прежде нас здесь на Западе так пристально не рассматривали как сейчас.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.מעולם במערב לא בחנו ביסודיות משהו עד כדי כך.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.لم يحدث لنا من قبل نحن في الغرب هذا التمحيص.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.我々の価値観 そんなものがあるのか?
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Alcuni critici dicono: "Oh, il software è bloccato."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Algunos críticos dicen: "Oh, el software está atascado en el lodo."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Alguns críticos dizem: "O software está preso na lama".
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Beberapa kritikus berkata, "perangkat lunaknya tenggelam dalam lumpur."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Certains critiques disent, "Oh, bah le logiciel est échec et mat"
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Egyek kritikusok azt mondják: "Ó, a szoftverek megakadtak."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Einige Kritiker sagen: "Nun ja, die Software ist irgendwie hängen geblieben."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."일부 비평가들은, "아, 소프트웨어는 그 쪽에서는 완전 꽉 막혔어."라고 합니다.
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Krytycy mówią: "No cóż, rozwój oprogramowania utknął."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Někteří kritici říkají "Vývoj softwaru se vyvíjí hlemýždím tempem"
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Nogle kritikere siger "Men softwaren hænger fast i dyndet."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Sommige critici zeggen: "Ach ja, software zit vast in de modder."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Unii critici spun, "Oh, ei bine softul este împotmolit."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Κάποιοι επικριτές λένε, "Τα λογισμικά έχουν κολλήσει στη λάσπη."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Некоторые критики говорят: "Программное обеспечение безнадёжно отстало".
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."Някои критици казват: "Оу, ами софтуерът е заседнал в блатото."
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."חלק מהמבקרים אומרים: "המ.. התוכנה תקועה ולא מתקדמת"
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."قال بعض النقاد "آه، البرمجيات عالقة بالوحل"ـ
Bazı eleştiriler diyor ki, "Ah, yazılım çamura saplanıp kaldı."しかし私たちは、人間の脳について多く研究し続けています
Ben bu eleştiriyi çok seviyorum çünkü aslında kafamda, yapmaya çalıştığım şey bu.저는 이 말을 좋아하는데, 이것이 제가 적어도 제 머릿속에 있는 것을 목표로 한다는 것이기 때문입니다
Ben görünmez olduğumu olur. It'sa sıkıntı eleştirilmiştir ama ben.내가 투명 인간이있어 발생합니다. 즐기는이 성가신을 엿 먹이고,하지만 난입니다.
Ben görünmez olduğumu olur. It'sa sıkıntı eleştirilmiştir ama ben.يحدث ابن غير مرئية. إنها مرتبك ازعاج ، ولكن أنا.
Ben görünmez olduğumu olur. It'sa sıkıntı eleştirilmiştir ama ben.つまり、私はIping内のすべての愚かな山出しで粉々につついてはならない理由ないです。
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Ami persze a következőt jelenti: "Kriticizmus, Visszautasítás, Seggfejek és Feszültség".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Care bineînţeles înseamnă "Critică, Respingere, Nesimţire şi Presiune."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Ce qui signifie bien entendu: "la Critique, le Rejet, les Trous Duc et la Pression."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Čo samozrejme znamená "Kritiku, Odmietnutie, Blbcov a Tlak".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Což samozřejmě znamená "kritiku, odmítnutí, parchanty a tlak."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."CRAP은 "비판, 거부, 더러운 일 그리고 압박"을 의미합니다.
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."CRAP sebagai singkatan). yang tentu saja berarti "kritk, penolakan, brengsek dan tekanan."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler." (Gülüşmeler)O que significa "Criticismo, Rejeição, Parvalhões e Pressão" (Risos)
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Kar seveda pomeni "kritike, zavrnitve, kretene in pritiske".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Những thứ kiểu như "Sự chỉ trích, sự chối bỏ, những tên khốn và áp lực."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Przez co oczywiście rozumiem krytykę, odrzucenie, dupków i stres. (Śmiech)
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Som selvfølgelig betyder: "Kritik, Røvhuller, Afvisning og Pres."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Und Dreck bedeutet hier Kritik, Ablehnung, Druck und Arschlöcher.
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Vilket förstås betyder "kritik, avfärdande, skitstövlar och stress."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Το οποίο φυσικά σημαίνει "Κριτική, Απόρριψη, Βλακείες και Πίεση".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Звичайно, це означає — критику, відштовхування, дурнів та тиск.
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Което разбира се означава "Критика, Отхвърляне, Задници и Напрежение."
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."Конечно, это означает — "Критика, Отторжение, Дураки и Давление".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."שזה, כמובן, "ביקורת, אידיוטים, סירוב והלחצה".
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."والذى يعنى بالطبع " النقد و الرفض و المتسكعون و الضغط"ـ
BERElenme, yani"Baskı, Eleştiri, Reddedilmek ve Eşşoğlueşşekler."(笑い声)
Bir süre sonra, Elijah Mohammad'in ailesi tarafından bazı eleştiriler gelmeye başladı.잠시 후, 우리 가족, 몇몇 rumblings 했다 통보 하기 시작 했다 엘리야 무하마드의 가족.
Bir yandan Batıyı eleştiriyor,Abbiamo criticato l'Occidente,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod