Ana içeriğe geç
Sözlük

eleştiri ile cümle

eleştiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Albüm eleştirmenler ve dinleyicelerden pek de olumlu eleştiriler almamıştır.Debiuto plokštelė nesulaukė kritikų bei klausytojų dėmesio.
Çoğu olumsuz eleştiri ise oyunun yavaş akışı ve kararsız zorluğu ile ilgiliydi.Žaidimo siužetas dažnai sulaukė kritikos dėl per didelio sudėtingumo ir žanrui netinkamo niūrumo.
Bu nedenle bu eleştiri pek mantıklı değildir.Vadinasi, šis samprotavimas yra nepagrįstas.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Faktai naudojami kaip argumentas ginče (istoriniai, moksliniai faktai).
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Jokie metodai - spaudos draudimas, baudos, įkalinimas, ištrėmimas - nebegalėjo, atrodo, numalšinti kritikos.
Bu öneri şiddetle eleştirildi.Tačiau šis mėginimas buvo žiauriai numalšintas.
Ancak, klasik değerlendirme ölçütlerinin çoğu fazlaca eleştirilmektedir.Tačiau, kaip minėta, kritinių sekcijų apsauga yra labai brangi laiko atžvilgiu.
Analizden çıkarılan sonuç bir tartışma konusu olursa bu duruma eleştiri denir.Jeigu procesas užklausia ko nors, dėl ko jis turi palaukti, procesas yra užblokuojamas.
Bölüm için karışık eleştiriler yapıldı.Dalys suskirstytos į skyrius.
Eleştiri veya onaylanmamaya karşı aşırı duyarlılık.Neretas perdėtas jautrumas nepritarimui.
Gazete, hükümetin devletçilik ve ekonomi politikasını eleştiriyordu.Laikraštis kritikavo tautininkų vykdomą vidaus ir užsienio politiką.
Çok olumlu eleştiriler aldı ve ilk haftada 150.000 sattı.Albumas susilaukė teigiamų kritikų įvertinimų ir per pirmąją savaitę buvo parduota 412 tūkstančių kopijų.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album keskendus põhiliselt Bushi valitsuse kritiseerimisele terrorismivastase sõja osas.
Faydacılık sağduyu ile çeliştiği için de eleştirilmiştir.Ta vajab argumente terve mõistuse vastu.
Mackay’ın açıklanamayan çılgınlık nitelemesi 1980’lere kadar eleştirilmedi ve incelenmedi.Mackay käsitlust selgitamatust maaniast ei seatud kahtluse alla ega uuritud tõsisemalt kuni 1980. aastateni.
Bunun yanında, pozitif eleştiriler de vardır.Lisaks sellele sai see positiivset tagasisidet ka kriitikutelt.
Film hem eleştirisel hem de ticari başarı yakalamıştır.Filmi saatis kriitiline ja kaubanduslik edu.
İlk eleştiriler memnuniyet vericidir.Esmane väärtusfakt on rahuldus ise.
Bunlar hem eleştiri hem de destek olarak sonuçlar göstermiştir.Märk on pälvinud nii kriitikat kui ka heakskiitu.
Harper, eleştirilerinde yalnız değildi.Eesti ei olnud Vabadussõjas üksi.
Film eleştirmenler tarafından pek iyi eleştiriler almadı.Kummalegi filmile ei andnud kriitikud head hinnangut.
Bugün Alman İmparatoru II. Wilhelm'e yaptığı iğneleyici eleştirilerle hatırlanır.Tänapäeval on ta peamiselt tuntud Saksa keisri Wilhelm II vastase kriitika tõttu.
Brisingr birçok eleştiri almıştır.Redmi on saanud palju kriitikat.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Otsustuspuu analüüsi alustatakse terminaalsõlmedest (lehtedest).
Hepburn sürekli eleştirilere maruz kaldı.Harvey tööd on pidevalt kritiseeritud.
Bu çabaları, Çan Kay Şek'in iktidara gelmesinden sonra şiddetle eleştiri aldı.Avalikkus ja parlament kritiseerisid Chani viivitava hoiaku pärast SARS-iga võitlemisel.
Film, Amerikan sağlık sisteminin eleştirisini yapmaktadır.Film jutustab Ameerika kodusõjast.
"Tarz" kavramı Jacques Derrida tarafından eleştirilmiştir.Postmodernismi mõiste oli Jacques Derridale võõras.
Film karışık eleştiriler aldı.Film pälvis kriitikutelt vastuolulisi hinnanguid.
Bu varsayım daha sonra kapitalizm eleştirisi olarak kendini gösterecektir.Ta on tuntud kui kapitalismikriitik.
Hikâye ve karakterler genellikle eleştirildi.Tema lähenemine ja järeldused on sageli pälvinud kriitikat.
Bu baskın genel olarak çok aşırı bulunarak eleştirilmiştir.Selliseid väiteid on peetud tugevalt liialdatuteks.
Oyun eleştirmenlerden çoğunlukla olumlu eleştiriler ile karşılandı.Mäng võeti üldiselt kriitikute poolt hästi vastu.
Verilen bu ceza medyadan çokça eleştiri aldı.Ajakirjanduses pälvis selline otsus valdavalt hukkamõistu.
(Muhammed eleştirisi, ridde savaşları, Kureyza katliamı vb.)(Sõjapidamise rituaalidest, võitjate õigusest ja terrorismist.)
William Butler Yeats, Poe'yu çoğunlukla eleştiriyordu ve yazarı "avam" buluyordu.William Butler Yeats kirjutas poeemi "Leda ja luik".
Ancak, klasik değerlendirme ölçütlerinin çoğu fazlaca eleştirilmektedir.Kahjuks on kriitilise tähtsusega hinnangud sageli äärmiselt subjektiivsed.
Bu nedenle bu eleştiri pek mantıklı değildir.Selline ootus pole mõistlik.
Bu eleştiriler üzerine Çin'i terk etmek zorunda kaldı.Hiina võimud kritiseerisid seda valikut.
Getirilen bir diğer eleştiri ise, unutulma hakkının mâlî etkileri ile ilgilidir.Kui mõni teine kohustus seda üle ei kaalu, on ta moraalse kaalutluse pärisjäreldus.
Parti sıklıkla bölgedeki ABD politikalarını eleştirir.Maa tasandi poliitika mängib liitvabariigi poliitikas tihti suurt rolli.
Tarih boyunca birçok eleştiri mevcuttur.Ajaloos on jõuludesse suhtutud mitmeti.
"Mean" yayınlanmasının ardından pek çok olumlu eleştiri aldı."Low" sai pärast väljaandmist märkimisväärselt negatiivset kriitikat.
Eleştiriye açıktır.Kaudne kriitika.
Basında karikatürler sosyal ve siyasi eleştiri yapmak için sıklıkla kullanılırlar.Taagepera on võtnud sageli sõna ajakirjanduses ühiskondlikel ja poliitilistel teemadel.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.A számtalan kritika hatására a kormány úgy döntött, hogy visszavonja az indiai filmek tilalmának feloldását.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.Из-за большого потока критики, правительство решило отменить решение по снятию запрета на индийское кино.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.نظراً للانتقادات الشديدة تراجعت الحكومة عن قرارها برفع الحظر عن استيراد الأفلام الهندية.
Amerikan toplumunu daha etkin şekilde öz eleştiri yapmaya yardım eden biri olarak tanınıyorsunuz.Ma poi nell'antropologia arrivò il relativismo.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.Afrikában, Libanonban, a saját helyi lapunk esetében, az Apple üzletben.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.아프리카에서, 레바논에서 여러분이 사시는 그 지역의 신문에서 애플 컴퓨터 매장에서 그렇게 해야 합니다.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.באפריקה, בלבנון, בעיתון המקומי שלכם, בחנות אפל.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.في افريقيا، في لبنان، في جريدتك المحلية، في متجر بيع "أبل ماكينتوش".
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.地元の新聞上でも Appleストアでも どのようなコンテンツが提供されるかに対して
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Víme, že sympatizoval s osvícením a byl kritickým vůči monarchii.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Wiemy, że popierał Oświecenie i był krytyczny wobec monarchii.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Знаем, че той е бил съпричастен към Просвещението и критиките към монархията.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Насправді ми знаємо, що він був близьким за духом до Просвітництва і критики монархії.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.Jamais auparavant l'Occident n'a été autant observé.
Batı hiç bu kadar eleştirilmemişti.서구의 우리들은 여지껏 자세히 관찰되어본 적이 없습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eleştiri ile cümle - Sayfa 40 - eleştiri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App