Birleşik Krallık tarafından Afganistan'da yürütülen askeri operasyonlar Amerikalı diplomatlarca eleştiriliyor.Kritiek op de militaire operaties van het Verenigd Koninkrijk in Afghanistan.
"Düz okuma müptelası eleştiri erki ve Bir Bulut Olsam…".De buikvacht vormt een abrupte overgang met de rugvacht en is wit.
Varoluşundan beri feminizm birçok yönden eleştirilere maruz kalmıştır.De stroming heeft sinds haar opkomst blootgestaan aan kritiek uit diverse hoeken van de samenleving.
Carrefour'un çalışanlarına davranışı çeşitli defalar eleştiri konusu oldu.Poppers falsificationisme kreeg van verschillende kanten kritiek.
Feminist Edebiyat Eleştirisi, Magie Humm, Say Yayınları.In Lover, tijdschrift over feminisme, vol.
Albüm hakkındaki eleştiriler olumsuzdu.De recensies van dit album waren niet slecht.
Resident Evil 7 genel olarak olumlu eleştiriler almıştır.De recensies voor Resident Evil 5 waren over het algemeen positief.
Bu öneri şiddetle eleştirildi.Het boek werd destijds hevig bekritiseerd.
Bu dönemde yazılarında II. Abdülhamit'e ağır eleştirilerde bulundu.Volgens geschriften uit die tijd zou Bernhard II zeer dapper gevochten hebben.
Oyunla ilgili bir eleştiri yazısıArtykuł o grze Recenzja
Bu süreçte sık sık eleştirildi.Akcja była niekiedy krytykowana.
Albüm çok iyi bir satış yaptı ve olumlu eleştiriler aldı.Album sprzedał się bardzo dobrze i zebrał pozytywne recenzje.
Albüm The New York Times ve Rolling Stonedan olumlu eleştiriler almıştır.Album zdobył uznanie ze strony The New York Times i Rolling Stone oraz innych magazynów.
Herkesi eleştiriyor.Krytykuje wszystkich wokół.
Modern Warfare, birçok kurum tarafından olumlu eleştiriler aldı.Modern Warfare została pozytywnie przyjęta przez wielu krytyków.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).Courage mojej matki (pol.).
KBR tarafından yapılan mühendislik işleri de oldukça eleştirilmiştir.Wyniki kontroli były również krytyczne wobec KBW.
Devam oyunu 2015 yılında yapılan E3 2015 oyun tanıtımları ve eleştirileri etkinliğinde tanıtıldı.Gra została zapowiedziana podczas targów elektronicznej rozrywki E3 2015.
1859 yılında Marx Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, isimli ilk ciddi iktisat çalışmasını yayınladı.W 1859 roku Marks opublikował Przyczynek do krytyki ekonomii politycznej.
Chicago Tribune yazarı Greg Kot, albüme olumsuz eleştiri yaparak tekrara düşen alt yapıyı eleştirdi.Greg Kot z Chicago Tribune dał negatywną recenzję za zbyt częstą powtarzalność produkcji.
2B düzenlemesi çeşitli kesimlerce eleştiri konusu oldu.Kwestionariusz B zawierał pytania zabawne.
Kimi çevrelerce övgülerle karşılanan bu eser, kimileri tarafından sert bir dille eleştirildi.Dla tych, którzy czują się obrażeni, jest to w pewnym sensie pułapka.
Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü hakkında yayımlandığı dönemde çıkan eleştiriler genelde olumsuzdu.Ówczesne recenzje Przygód Artura Gordona Pyma były generalnie nieprzychylne.
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.On jednak krytycznie wyrażał się o umiejętnościach mnichów.
Bu karar eleştirildi.Wyrok ten został zaskarżony.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)Opublikował wtedy rozprawy Literatura i krytyka (t.
Küreselleşme ve neoliberal dünya görüşünün bir eleştirisi yapılır.Znany jest z antyglobalistycznych i wrogich neoliberalizmowi poglądów.
Hatta hükümete yaptığı eleştiri nedeniyle tutuklandı ve birkaç kez mahkûm edildi.Sprzeciwiał się jego rządom, za co był kilkakrotnie aresztowany.
Dışarıdan da eleştiriler vardır.Jest również wychodek na zewnątrz.
Buna rağmen tüm eleştiriler olumlu yönde değildi.Jednak nie wszystkie z tych zastosowań były pozycyjne.
1970'ten itibaren şiir yayınlamaktan vazgeçerek, eleştiri çalışmalarına daha ağırlık verdi.Mieszkając tam 6 lat, nie zaniedbując poezji, zajął się poważniejszymi badaniami naukowymi.
Kendisi bu yönü hakkında çeşitli eleştirilere de maruz kaldı.W podobny sposób przebiegała jego krytyka innych dowodów.
Dergide çeşitli şiirler, kitap eleştirileri ve öyküler yayımlamıştır.Tam opublikował on kilka wierszy, recenzji książek, krytyk i historii.
Ancak tarihçilerin anlatımları modern tarihçiler tarafından yanlı olmakla eleştirilmektedir.Poglądy te nie wytrzymują jednak krytyki współczesnych historyków.
Ama eleştiriler karışıktı.Krytyka była podzielona.
Eleştirileri geniş kapsamlı ve ekşiydi.Jego Kazanie pożegnalne było poważne i stonowane.
Film çok güzel eleştiriler toplamıştı.Film zbierał pochlebne recenzje.
Edebiyat Eleştiri 1992-1996 Sınırda 2004-20092003-2004 wersja elektroniczna
Ölümcül Oyuncaklar: Kemikler Şehri negatif eleştiriler aldı.Krytycy przyznali Piekłu miasta negatywne recenzje.
Aynı zamanda eleştiriler de olumluydu.Także opinie krytyków były przychylne.
Abasıyanık'a gelen en önemli eleştirilerden biri de dilinin savruk olduğu yönündedir.Najważniejszym językiem, z którego pochodzą hinduizmy jest sanskryt.
Film olumlu eleştiriler aldı ve Jolie birçok övgü aldı.Film w przeważającej mierze zebrał dobre recenzje, a kreacja Jolie była szczególnie chwalona.
Film, Amerikan sağlık sisteminin eleştirisini yapmaktadır.Film przedstawia zło amerykańskiego kapitalizmu.
Battlefield 2 olumlu yönde eleştiriler aldı.Borderlands 2 zostało pozytywnie odebrane przez media.
Film eleştirmenleri tarafından olumlu eleştiriler toplayan yapıt, birçok ödül de kazandı.Projekt zebrał pozytywne recenzje krytyków, otrzymał także szereg nagród filmowych.
Unutulma hakkı üzerine iki temel eleştirinin getirildiği görülmektedir.Opisuje w nim dwa podstawowe podejścia do wyzwolenia.
Ancak, sonuçlar hakkında yaptığı yorumlar daha sonra eleştirilmiştir.Jednakże jego konkluzje zostały później skrytykowane na gruncie metodologicznym.
Onun katılmayışına yönelik eleştiriler üzerine, "Tanrı biliyor, gelmeyi çok istedim ama gelemedim." dedi.Odpowiedział mu Jezus: Dokąd ja idę, ty teraz za mną pójść nie możesz, ale później pójdziesz.
Negatif eleştirilere rağmen albüm UK Chart'ta 4 Amerika'da 39 numaraya kadar çıktı.Pomimo pozytywnego przyjęcia przez krytyków, płyta dotarła zaledwie do 39. miejsca UK Albums Chart.
Bunun yanında, pozitif eleştiriler de vardır.Obok opinii pozytywnych pojawiała się także krytyka.
Eleştiriden kaçmak: Eleştiriye hiç dayanamazlar.Jest to łatwe, gdyż INFJ są niezbyt odporni na krytykę.
Ama bu uygulama eleştiriler almıştır.Stosowali oni metody Nowej krytyki.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.Na szczęście dla naszych bohaterów jego okrucieństwo idzie w parze z jego głupotą.
Otoriter yönetimi sık sık eleştiri konusu olduysa da, hiçbir başkan onu görevden uzaklaştırmayı göze alamadı.Nigdy nie traci swojego opanowania i nawet sędzia zdaje się być pod jego kontrolą.
Eleştiriler bilişsel dil bilgisi ve pragmatikteki yeni dil kuramlarının kavramlarını da etkiler.Współcześni badacze podkreślają nowość przekładu oraz samego podejścia tłumacza.
Take Care albümü eleştirmenlerden çok iyi eleştiriler aldı.Za granicą Tetro otrzymał dość dobre noty od krytyków.
Görüşlerine dair bazı eleştiriler gelmiştir.Opinie dotyczące jego wypowiedzi są jednak podzielone.
Çok sayıda genç yazar ilavede eleştiri ve tanıtım yazılarıyla yer alır.Niewielka część oryginalnych okładek została wysłana do dyskdżokejów i recenzentów jako materiał promocyjny.
Bu nedenle bu eleştiri pek mantıklı değildir.Z punktu widzenia logiki, takie działanie było pozbawione sensu.
İlk albümünü çıkardıktan sonra Atlantik'in her iki yakasında önemli eleştiriler aldı.Oficjalnym powodem była chęć wydania albumu równocześnie po obu stronach Atlantyku.