Ana içeriğe geç
Sözlük

eleştiri ile cümle

eleştiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eleştiri Yayınevi.Publicysta Krytyki Politycznej.
1944 ve 1946 yılları arasında Vakit gazetesinde eleştiriler ve tanıtma yazıları yazmıştır.O swoich wizytach w latach trzydziestych, czterdziestych i w czasie okupacji pisze w swoich Dziennikach.
Jedi Academy Eylül 2003'te yayınlandı ve % 81'lik toplam puan elde ederek olumlu eleştiriler aldı.Jedi Academy släpptes i september 2003 och fick positiva recensioner, resulterat i en total poäng på 81%.
Batman & Robin, 20 Haziran 1997 tarihinde gösterime girdi ve yine olumsuz eleştiriler aldı.Batman & Robin hade premiär den 20 juni 1997 och fick främst negativa recensioner.
Eleştiriler, Şaron’un, ziyaretinin şiddeti tetikleyeceğini bildiğini ve ziyaretinin politik olduğunu belirtti.Kritiker menar att Sharon visste att besöket skulle leda till våld och att målet med hans besök var politiskt.
Bu sebeple Nero popülerlik takıntısı olmakla eleştirilmiştir.Nero kritiserades till och med för att vara besatt av att vara populär.
Tarih Taksiratınızı Affetsin (Eleştiri ve polemik yazıları.)För litteraturtidskriften, se Kritiker (tidskrift).
Kitap Genç Hegelciler ve o tarihte akademik çevrelerde çok tutulan düşüncelerinin eleştirisidir.I boken kritiserar de unghegelianerna, vars idéer var väldigt populära i akademiska kretsar vid tiden.
Opera iyi eleştiriler aldı.Operan fick bra recensioner.
Spec Ops: The Line, video oyun eleştirmenleri tarafından olumlu eleştiriler aldı.Spec Ops: The Line fick mestadels positiva recensioner.
Oyun çoğunlukla olumlu eleştirilerle karşılandı. ^ "Öksüzler / Orphans".Lyckans ost mottog i de flesta fall positiva recensioner. ^ ”Lyckans ost”.
Ama eleştiriler karışıktı.Kritiken var blandad.
Ekonomi Politiğin Eleştirisi alt başlıklı kitap, Karl Marx'ın en önemli yapıtlarındandır.Kritik der politischen Ökonomie, var Karl Marx viktigaste ekonomikritiska verk.
Roman, Stalinizmin eleştirisidir.Samuelsson var en kritiker av stalinismen.
John Ridley'in Stray Dogs romanından baz alınan film genellikle olumlu eleştiriler aldı.Filmen baserades på novellen Stray Dogs, skriven av John Ridley och bemöttes positivt av recensenter.
Engellenme sebebi olarak hükümetin çalışmalarının makalelerde eleştirilmesi gösterilmiştir.När det gäller själva konflikten kritiserades regeringarna i väst för sin roll.
Litt., pp. 357 eleştirisi).För talet, se 357 (tal).
Çok olumlu eleştiriler aldı ve ilk haftada 150.000 sattı.Den mottog bra kritik, sålde 150 000 exemplar första veckan och blev en bestseller i Europa.
Kitap iyi eleştiriler aldı.Boken fick goda recensioner.
Buna rağmen tüm eleştiriler olumlu yönde değildi.Kritiken var dock inte odelat positiv.
Eleştirilerde Swift'in artık olgunlaştığı ve bunu şarkılarına da yansıttığından söz edildi.Kritikerna har även berömt Swift för hennes sätt att sätta stämningen i sången.
Yapıtları eleştiri, mizah ve ironi barındırır.Här finns en önskan om att befria sig från nuet genom humor och ironi.
Bu sözleri Bekir Coşkun tarafından eleştirilmiştir.Ordet är besläktat med fräta.
Bu afetin ardından FEMA, eleştirilerin odağı oldu.Lyckligtvis har dock FEMA anlänt.
OLPC projesi çok övgü ve eleştiri konusu oldu.Volapük fick både beröm och mycket kritik.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.Han besvarar deras förakt med brutalitet och godtyckliga bestraffningar.
İslam'ın eleştirisi değişik şekillerde yapılmıştır.Haram uttrycks i Koranen på olika sätt.
Kitabına karşı getirilen eleştirileri blog adresinde cevaplamıştır.Samtliga recensioner finns dokumenterade på bokens blogg.
Yazar, sağ ve sol kesim tarafından birtakım eleştirilere maruz kaldı.DN Debatt har kritiserats för att vara både höger- och vänstervriden.
Aynı zamanda Irak'ta kurulmuş olan hükümete karşıda ciddi eleştirileri bulunmaktadır.Även utanför Pakistan är bygget kontroversiellt.
Hikâye bir modern toplum eleştirisidir.Romanen är en kritik av det moderna konsumtionssamhället.
Bu değişim, bazı eleştirmenler tarafından takdir edilmiş bazıları tarafından olumsuz yönde eleştirilmişti.Förändringen orsakade en viss kritik från andra journalister.
Eleştirilerini zaman zaman Eusebius ve Florestan gibi takma adlarla yayınladı.Mot det talar samma invändningar som för Frosta/Frosti.
2B düzenlemesi çeşitli kesimlerce eleştiri konusu oldu.Grupp B avgöjordes på att annat sätt.
Bu nedenle oyun Azerbaycan'da eleştirilmiştir.Matcherna spelades i Azerbajdzjan.
Bu yönüyle pek çok eleştiri aldı.Många kritiserade honom för detta.
Varoluşundan beri feminizm birçok yönden eleştirilere maruz kalmıştır.Den kontinentala feminismen har blivit kritiserad på flera punkter.
Krallar Kitabında babası Ahab'ın yolundan gittiği için eleştirilmiştir.Författaren till Första Kungaboken kritiserade honom för att han följde i fadern Ahabs fotspår.
Bu öneri şiddetle eleştirildi.Förslaget fick snabbt hård kritik.
Eserlerinde sıklıkla Marksizm eleştirisi yaptığından ötürü Soğuk Savaş liberali olarak adlandırılmıştır.Den politiska situationen sedan delningen brukar betecknas som ett kallt krig.
Kurgudaki bu olay eleştiriye maruz kalmıştır.Attendo tillbakavisade kritiken.
Çoğunlukla olumlu eleştiriler aldı.Den fick mestadels positiva recensioner.
Bu son şarkı, dünyadan olumlu eleştiriler alırken, albüm çoğu albüm listesinde hala zirvedeydi.Överlag såg de flesta musikkritiker positivt på albumet, som hamnade på många av albumlistorna världen runt.
Film gişe hasılatı hayal kırıklığı yarattı ve eleştirmenlerden olumsuz eleştiriler aldı.Filmens framgång blev en stor flopp och fick negativa recensioner av kritiker.
Şarkıya yapılan eleştiriler karışık oldu.Sången blev kontroversiell.
Birleşik Devletler'de film karışık eleştiriler almış, gişede de başarılı olamamıştır.I USA kunde även höga politiker ses gå på den filmen utan att skämmas.
Nero ve imparatorluk makamının bu eleştirisi, belki de yasaklanmasının nedenidir.De grunda ingångarna till både svarta och röda havet kan vara anledningen till denna frånvaro.
Fakat film olumsuz eleştiriler ile karşılaştı.Filmen möttes av negativ kritik.
Beyazlara ait iş yerleri ve bölgedeki beyazlar onu eleştiriyordu.Han fick stöd av de vita fackföreningarna och många ur den vita arbetarklassen i städerna röstade på honom.
Eleştiriler çok haksız.Kritiken är inte helt obefogad.
Schrader bu filminde de modern Amerikan toplumundaki yozlaşmayı eleştirir.Norberg tar i filmen starkt avstånd från den globaliseringskritiska rörelsen.
TEM otoyolunun yanında inşa edilen bu yaya yolunun bitiminin otoyola çıkması ise eleştiri konusu oldu.Upplysningsskylt om slut på tätbebyggt område eller slut på motorväg innebär denna hastighet.
Bu da İzlenimcilik konusundaki eleştirilerini güçlendirdi.Det gjorde att polisen utökade sina kontroller.
Bu durum birçok kilise tarafından eleştirilmiştir.Dessa protester organiserades i många fall av kyrkorna.
Oblomov aslında yazarın Rus aristokrasisine bir eleştirisidir.Oblomov har ansetts som en av den ryska litteraturens klassiska arbeten.
Wright, eserlerinde şiddete odaklandığı için eleştirildi.Bentley kritiserades för att använda våld vid mötena.
Kitap, Svenska Dagbladet'teki Hjalmar Söderberg'den iyi eleştiriler aldı.Boken fick goda recensioner av Hjalmar Söderberg i Svenska Dagbladet.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Здавалось, що жодна цензура, штрафи, ув'язнення та депортація не зможе зупинити критику.
Katawa Shoujo çokça olumlu eleştiri aldı.Katawa Shoujo отримала в цілому позитивні відгуки.
The Witcher 3: Wild Hunt, birçok site tarafından olumlu eleştiriler aldı.The Witcher 3: Wild Hunt отримала повсюдне схвалення критиків.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod