Ana içeriğe geç
Sözlük

ele geçirme ile cümle

ele geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.В первую очередь чудовище атакует Японию.
Assurlular bu bölgenin denetimini ele geçirmek istiyorlardı.С инструкциями для осмотра в этом районе.
Güç ve para düşkünü olan Tenpenny, Los Santos'ta kontrolü ele geçirmek istemektedir.Тенпенни имеет большую власть и влияние на преступников Лос-Сантоса.
XII. Karl, 1716 yılında Norveç'i ele geçirme planları yapmaya başladı.В 1716 году Карл XII вторгся в Норвегию.
Bunun Emevilerin Mekke'yi ele geçirme sırasında verdikleri hasarla ilgili olduğu düşünülmektedir.هو ممن يُشتبه بهم عندما يدخل ماكايي.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.«تدقيق العناية في تحقيق الرواية».
Chemosh onu baştan çıkartarak dünyayı ele geçirmek için kullanmayı planlamıştır.كاميكازي" لامتلاكه؛ حتى يسخره للسيطرة على العالم.
Ele geçirme başarısız olur.كل ذي نصرة سيخذل.
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.ظلت الولايات المتحدة في الصدارة حتى ظهرت اليابان .
1552, Rusların Kazan şehrini ele geçirmeleri.تم القبض عليه في أغسطس 1552 عندا أخذ القوات الروسية كازان.
Bu ele geçirme sırasında şehir sakinlerinden gelen savunma, kanlı bir şekilde bastırılmıştır.ونتيجة لتلك الحماية، تجنب أهل المدينة عائلة ترسكوت.
Bu, Karahanlıların Horasan'ı ele geçirmek için yaptıkları son büyük teşebbüs oldu.وكان هذا أخر أمل كبير قام به الكرخانيين للسيطرة على خرسان.
Pavlov'un evi önünde, Paris'i ele geçirmek için ölen Alman'dan daha fazla Alman öldüğünü söylerdi.تشويكوف عبر مازحا أن الألمان الذين ماتوا محاولين احتلال منزل بافلوف أكثر من الذين ماتوا لاحتلال باريس.
İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus'un boğdurulmasını emretti.وخشى الملك الجديد من أن يقوم رومولوس وريموس باستعادة العرش، ولذلك كان لا بد من اغراقهم.
Demir Tahtı'ı ele geçirmek üzere başlayan iç savaş daha da karmaşık bir hale gelir.A guerra civil para conquistar o Trono de Ferro se torna mais complexa.
Bu bayrağı ele geçirmek oldukça zor olacak.Vai ser difícil segurar essa onda.
528'de Persler, doğu Lazika'da kaleleri ele geçirmek için İberya'dan bastırdı.Em 528, os sassânidas se lançaram a partir da Ibéria com o objetivo de capturar os fortes na Lázica oriental.
1296 yılında, kardeşi Sempad, gücü ele geçirmek için, Toros'u boğarak öldürdü, Hetoum'u kör etti.Em 1296, o irmão dos dois, Sempad estrangulou Teodoro e cegou Hetum para chegar ao poder.
Dr. Proton isimli çılgın bilim adamı, dünyayı kendi tasarladığı robotlar ile ele geçirmek istemektedir.Dr. Proton, é um louco determinado a dominar o mundo com seu exército de Techbots.
Amaçları Nusayri köyü olan Maa'yı ele geçirmekti.Quando tem alguma ideia para capturar o vilão.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.O soberano de Jerusalém também culparia Raimundo pelo fracasso em tomar Arçufe.
Bu, Karahanlıların Horasan'ı ele geçirmek için yaptıkları son büyük teşebbüs oldu.Foi a a última grande ação dos flibusteiros.
Bu tarihten itibaren Eflak'ı yeniden ele geçirme planları yaptı.Após esses fatos, reorganizou o movimento.
Kontrol Noktaları haritalarında, iki takım kazanmak için tüm noktaları ele geçirmelidir.Em alguns mapas, o objetivo de ambos os times é capturar todos os pontos.
Ele geçirme başarısız olur.O sequestro acaba sem sucesso.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Het belangrijkst is niet, om veroverd te hebben, maar om goed gevochten te hebben."
Savaş kesinlikle adaları ele geçirmek gayesiyle yapılmamıştı.De invasie richtte zich niet direct op de verovering van havens.
Bu bayrağı ele geçirmek oldukça zor olacak.Dit maakt herkenning van een dergelijke vlag moeilijk.
Yeni görevi Stalingrad'ı ele geçirmekti.Hij maakte de Slag om Stalingrad mee.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Hij heeft maar een doel: het heelal vernietigen.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Ook smeedde hij er zijn plan om de wereld te veroveren.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.Terwijl Bohemund weg was, zond Alexios troepen om Antiochië en steden in Cilicië te bezetten.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.In 1799 vluchtte Napoleon terug naar Parijs om daar de macht in Frankrijk te grijpen.
Şahraplakan, dağ geçitlerini ele geçirmek amacıyla Sünik'e kadar toprakları geri aldı.Szahraplakan odzyskał ziemie aż do Sjunik, by zająć przełęcze górskie.
Bu politikanın başlıca amacı; XII. Louis'nin 1513'te kaybettiği Milano bölgesini yeniden ele geçirmekti.Jego celem było odzyskanie utraconego przez Ludwika XII w roku 1512 Księstwa Mediolanu.
Chigurg ise parayı ele geçirmek istemektedir.JCVD musi zdobyć pieniądze.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.Prace z historii sztuki", t.
Burada onu öldürüp, mirası ele geçirmek istemişlerdir.Mają nadzieję, że w ten sposób przejmą jego majątek.
Acımasız ve zalimdir ve en büyük isteği dünyayı ele geçirmektir.Zimny, bez litości, chce być panem wszechświata.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Jego celem był podbój naszego świata.
Yeni görevi Stalingrad'ı ele geçirmekti.Armii w zdobyciu Stalingradu.
Rusya ise Azak Kalesi'ni ele geçirmekle beraber Azak Denizi'nde donanma bulunduramayacaktı.Rosja dążyła do zdobycia na wschodzie niezamarzającego portu morskiego.
Bu planlar; annesi Lois Griffin'i öldürmek ve dünyayı ele geçirmektir.Samtidigt hyste han agg mot sin mor Lois Griffin och ville döda henne.
Ele geçirme başarısız olur.Men kuppen misslyckas.
Ne yazık ki mücahitlerin Afganistan'ı ele geçirmeleri uzun sürmez.Det är en tidsfråga hur länge Ukraina klarar sig utan nya nödlån.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Organisationens mål är att ta över världen.
Bundaki gayeleri personelinin denizaltıyı terk etmesini sağlamak ve batmasına izin vermeden ele geçirmekti.Militären begärde, och fick, tillstånd från överbefälhavaren att dra loss ubåten från grundet.
Bayrağı Ele Geçirme Modunda ise 5 tane üssü ele geçirip,korumak ve diğer düşmanları öldürmektir.Fortet hade till uppgift att antingen försvara eller förstöra tre nyckelbroar.
Burada onu öldürüp, mirası ele geçirmek istemişlerdir.Там її вірмени й розшукали та викупили.
Yaklaşık 5 ay boyunca Ruslar, bu kasabayı ele geçirmek için savaştı.Через 5 місяців облоги місто було взяте росіянами.
Carnage'in diğer süperkötülerin gösterdiği tipik zenginlik ya da dünyayı ele geçirme gibi istekleri yoktur.Карнидж не проявляє інтересу до таким бажанням суперлиходіїв, як багатство і світове панування.
İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus'un boğdurulmasını emretti.Новий цар боявся, що Ромул і Рем відберуть назад трон, тому наказав їх утопити.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Його основна ціль – заволодіти світом.
Ele geçirme başarısız olur.Його захопити не вдалося.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Мета його життя — підкорити світ.
İdari ve adli yargıyı ele geçirmek.Правосуддя і судове адміністрування.
Floransalıların Pisa şehrini tek başlarına ele geçirme isteği ise başarısızlık ile sonuçlanmıştır.Політика Фрідріха III стосовно Швейцарської конфедерації також виявилась неефективною.
Bunları ele geçirmek için hava desteği ve takım çalışması şart.Potřebuje pevnou ruku a výcvik.
Bu grubun amacı Wolverine'i ele geçirmek ve eğitmektir.Delta Force Volka chytí a vyslýchají.
1552, Rusların Kazan şehrini ele geçirmeleri.1552 dobylo carské Rusko Kazaňský chanát.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod