Güzel elbise.Гарна сукня.
Mary'nin elbisesi pembe.Сукня Мері рожева.
Bu takım elbise siyah değil.Цей костюм не чорний.
Hanbok onların amaçlarına göre sınıflandırılır: günlük elbiseler, törensel elbise ve özel elbiseler.Hanbok je rozlišován podle účelnosti: každodenní oblečení, slavnostní šaty a speciální šaty.
Yolda bir eşek bulup, elbiselerimizi sırtına yükledik ve yola devam ettik."I své kvítí i své hloží odnesli jsme na soud Boží, pokoj máme v tomto hrobě, Bůh ho jednou dej i Tobě.
Takım elbise yapımcısı Hickey Freeman, Skarsgård'ı 2010 yılında model olarak seçti.Tvůrce obleků Hickey Freeman si vybral Skarsgårda jako tvář své nové kolekce z roku 2010.
Beyaz elbiselidir.Bílé punčochy.
Karargahta üzerindeki elbiseler çıkartıldı, arandı.Po zajetí byla vysvlečena do spodního prádla a odvlečena na velitelství.
Elbise hayvan hakları savunucularının eleştirilerine maruz kaldı.Závod byl terčem kritiky ze strany ochránců zvířat.
Kendisine, karısına ve çocuklarına elbise alır.Vyrábí oblečení pro muže, ženy i děti.
Sonradan bana bir takım elbiseler giydirmeye çalıştılar.Později začali nosit kombinézy.
Törensel elbiseler çocuğun ilk doğum günü (doljanchi), bir düğün veya bir cenazeyi içeren günlerde giyilir.Slavnostní šaty se nosí na slavnostních příležitostech jako jsou první narozeniny dítěte, svatba nebo pohřeb.
İnsanlık elbisesi giydim.Lidová oděvní kultura.
Elbiselerini çekiştirir ve saçıyla oynar.Nervózně si pohrává s oděvem nebo svými vlasy.
Elbiselerini kendisi tasarlıyor.I ona sama se věnovala navrhování oblečení.
Sovyet Krechet uzay elbisesi.Šaty kurfiřta Moritze Saského.
Dansa katılacak olan savaşçılar hayvan postu elbise ile kuş gagasından yapılma başlık giyerler.Setkáme se v nich s bojovníky, který mají na hlavě ptačí masku.
Kayken kadınlarca elbiselerinin altında saklı olarak taşınılırdı.Všechny otrávené děti byly nalezeny vedle sebe v nočních košilkách.
Bunlar değişik elbiselerle Elvira, Ottavio ve Anna'dir.Na oslavu se v maskách dostávají i Elvíra, Anna a Ottavio.
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Na konci se do ní můžete obléct.
Dikkatli bir şekilde bir süre takip ettikten sonra duruyor ve elbisesinin altında kıstırıyor.Udělají to, ale po chvíli se zase obléknou a cítí se trapně.
Kına gecelerinde erkekler tiyatro gösterisi için kadın elbisesi giyerler ve oynarlar.Na slavnostech či při návštěvách divadel muži nosili fraky.
Lady Gaga'nın çok sevdiği baloncuklu elbisesinin de tasarımcısıdır.Bylo rovněž oblíbeným divadlem dramatika Carla Goldoniho.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.Rytíři nosili bílý oděv s červeným řádovým křížem.
Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar.Obyvatelé vyráběli šaty, tkali a barvili.
Sözleşmeli Erlerin elbiselerinde herhangi bir rütbe bulunmaz.V oblečení postav najdeme nesrovnalosti.
Küçük siyah taşların yoğun şekilde işlendiği ithal satenden bir elbise giymişti.Nikdo si však nevšimne černě oblečeného motocyklisty, který postává opodál.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.Cavalerii teutoni purtau veșminte albe prevăzute cu o cruce neagră.
En güzel elbiselerimi giydireceksin.Ce rochie este mai frumoasa?
Elbisesi, arkasında yer alan bir yay ile pileli hâle geltirildi ve saçlarına bir bandaj takıldı.Rochia ei a devenit cutată cu o fundă la spate și ea purta o fundă în păr.
Böylece o elbiselerini çıkararak striptiz yapmaya başlıyor.Ea reușește să fugă, în timp ce detectivul începu-se să se dezbrace.
Frig erkek elbisesi.Costumul bărbătesc.
Sadece tek tip bir takım elbise giyer.El găsește doar piese de îmbrăcăminte .
Tarikat mensuplarının giymiş oldukları kolsuz elbiseye de denir.Numele provine de la culoarea cămășilor purtate de voluntari.
Kontes Susanna'nın elbisesini giymiş şekilde gelir.Contesa este nevoită să se ducă ea, dar îmbrăcată în hainele Susannei.
Modern kuşaklar genellikle takım elbiselerde ceketin altında giyilir.Actualmente profilul industrial este preponderent reprezentat de confecții.
Fakat bu sırada Leonore elbisesine sakladığı bir tabancayı çıkarır.În acest timp, Leonardo a putut să-și ascundă arma.
Sonra Öykü'nün elbiseleri pazarda satıyorlardı Gizem - Çok iyi biri.După asta o vedeam pe femeie în piață, îmbrăcată în doliu, vânzându-și lucrurile.
Altı kişilik bir ekip film için 15 takım elbise dikti.Un total de 46 de rochii au fost făcute pentru film.
Elbiseleri keçi yünü ya da derisinden yapılırdı.Îmbrăcămintea era făcută din lână de oaie și din cânepă.
Elbisesini kaldırdıktan sonra onun kendisinin küçük bir halinin olduğunu görüyor.Când s-a ridicat de la pământ, s-a văzut că avea forma unui omuleț.
Uçuş giysisi , tam bir vücut elbisesidir.Așadar coada este un organ vestigial.
Bu elbiseyi denemek istiyorum.Vreau să încerc această rochie.
Bu elbise komik görünebilir ama onu seviyorum.Această rochie poate părea comică, dar îmi place.
Bu elbiseyi yıkamak mümkün mü?Este posibil ca această rochie să fie spălată?
Bu elbise yıkanılabilir mi?Poate fi spălată această rochie?
Bu elbise bana çok iyi uyuyor.Această rochie mi se potrivește foarte bine.
Tom Mary'nin elbisesinin etkinlik için uygun olmadığını düşündü.Tom a considerat că rochia Mariei nu a fost adecvată pentru această ocazie.
O elbiseyi kendim yaptım.Eu însămi am făcut acea rochie.
Elbiselerimin altına mayomu giyiyorum.Port costumul de baie pe sub haine.
Bu mağaza, hem kadın hem de erkek için elbise ve ayakkabı satmaktadır.Acest magazin vinde îmbrăcăminte și încălțăminte, pentru bărbați și femei deopotrivă.
Bu mağaza, hem kadın hem de erkek için elbise ve ayakkabı satmaktadır.Acest magazin vinde îmbrăcăminte și încălțăminte atât pentru bărbați cât și pentru femei.
Bu elbise senin üzerinde iyi görünüyor.Această rochie arată bine pe tine.
Bu elbiseyi üzerimde denemek istiyorum.Vreau să încerc această rochie.
Allan fazladan para ve elbise göndermesine rağmen Poe'nun borçları arttı.Allan még több pénzt és ruhát küldött, de Poe adósságai tovább nőttek.
Yeni elbisemi nasıl buldun?Szereti a fehér taknyot?
Gaga et elbiseyi "Bad Romance" için kazandığı Yılın Video Klibi ödülünü almak için giydi.Gaga ebben a ruhában vette át a Bad Romance videoklipjéért járó, az „Év videója” elismerést.
Elbise açık yakalı ve asimetrikti.A ruha csuklyás nyakú és aszimmetrikus volt.
Önceden ona yapılmış olan elbiseyi getirerek giydirirler.Korábban ruhát is készítettek belőle.
Frig erkek elbisesi.Fűthető ruházat.