Ana içeriğe geç
Sözlük

elbise ile cümle

elbise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Pembe elbiseli kız kimdir?¿Quién es la chica del vestido rosa?
Karım mavi bir elbise giyiyor.Mi esposa lleva un vestido azul.
Bu elbise ne kadar?¿Cuánto vale este vestido?
O güzel bir elbise.Ese es un bonito vestido.
Dikkat çekmek için abartılı elbise giyer.Ella usa ropa extravagante para llamar la atención.
Mary bir elbise satın almak istiyor.Mary quiere comprar un vestido.
O, kızına bir elbise aldı.Ella le compró un vestido a su hija.
O, şu anda güzel bir elbise giyiyor.Ahora lleva puesto un precioso vestido.
Annem bana beyaz bir elbise yaptı.Mi madre me hizo un vestido blanco.
Yeni bir elbise satın almak için o ondan biraz para istedi.Le pidió algo de dinero para comprarse un vestido.
O yeni elbisesinden memnun.Está contenta con su nuevo vestido.
Kızına yeni bir elbise satın aldı.Le compró un vestido nuevo a su hija.
Bana hem elbiseler hem de yiyecek verdi.Dame comida y ropa.
Tom'un kız kardeşinin elbiselerini giymemesini rica ettim.Le pedí a Tom que no se pusiera la ropa de su hermana.
Bu elbise sana uydu.Este vestido te queda bien.
Kızı için yeni bir elbise yaptı.Le hizo a su hija un vestido nuevo.
Yeni elbisesinin içinde çok güzel görünüyordu.Estaba muy guapa con su vestido nuevo.
Geçen Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.Mi madre me compró un bonito vestido el domingo pasado.
Elbiselerini giy.Vístete.
Elbiselerim orada.Mi ropa esta ahí.
O bize elbiseler verir.Nos da ropa.
Mary yeni bir elbise satın almak istiyor. Ne almak istiyorsun?Mary quiere comprarse un vestido nuevo. ¿Tú qué quieres comprar?
Sana o elbiseyi alamam.No puedo conseguirte ese vestido.
İhtiyacım olandan daha fazla elbiselerim var.Tengo más ropa de la que necesito.
O elbiseyi gerçekten beğeniyorum.Ese vestido me gusta mucho.
O kendi elbiselerini yapıyor.Ella se hace su propia ropa.
Açık mavi bir elbise giyiyor.Lleva puesto un vestido azul claro.
O benim elbisem.Ese es mi vestido.
Rock and Roll Hall of Fame tahnitçi Sergio Vigilato'ya elbiseyi koruması için $6.000 ödedi.El Salón de la Fama del Rock and Roll pagó $ 6,000 al taxidermista Sergio Vigilato para preservar el vestido.
Eğer özgürlüğüne kavuşursa yıkanır, efendisinin olmayan yeni elbiseler verilir ve özgür ilan edilirdi.Se le lavaría y vestiría con nuevas ropas, que no pertenecieran a su antiguo amo y declararía libre.
Soldaki kırmızı elbiseli kadının genelde Friedrich'in eşi Caroline olduğu düşünülür.La mujer vestida de rojo sería entonces la joven esposa de Friedrich, Caroline.
Don Magnifico girer ve Prens Ramiro'nun (yani elbise değiştirmiş uşağın) hemen gelmekte olduğunu bildirir.Entra Don Magnifico y Ramiro le dice que el príncipe llegará pronto.
Yeni elbisemi nasıl buldun?(«¿Te gusta mi suéter ajustado?
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.En la casa, Jack una vez más ve al hombre de traje y le persigue.
Şarkının ilk bölümünde Madonna, siyah bir Chanel elbise ve retro makyaj ile görünür.Durante la primera estrofa, Madonna usa un vestido negro de Chanel con maquillaje retro.
Elbisenin kumaşını Kapalıçarşı'dan aldı.Les impusieron las ropas de la abyección.
Cherubino hemen büyük elbise dolabı içine girip saklanır.Toshio entra y se esconde en su armario.
Çekimlerin ilk gününde Ronan dönem elbiseleriyle Enniscorthy'de görüntülendi.En el primer día de rodaje, Ronan fue visto en un traje de época en el set en Enniscorthy.
Kesik elbise bugün hale Topkapı Sarayı'ndadır.Ésta lápida hoy se encuentra en el patio de la Cámara de Comptos.
Kızların üzerinde kadife ve saten gece elbiseleri vardı.De ellos obtenían carne y lana para sus vestimentas.
Uçuş giysisi , tam bir vücut elbisesidir.Su moto es realmente un caballo disfrazado.
Savaş elbiseleri ortalama 39 kg.'dı.El traje pesaba aproximadamente sesenta kilos.
Fernandez elbisenin bakımlı olması için özellikle parça et kullandı.Fernandez eligió específicamente cortes para asegurarse de que el vestido se mantuviera bien.
2010 yılında Cadılar Bayramı'nda elbisenin imitasyonları New York'ta çok popülerdi.Esas camisetas fueron muy populares en Nueva York.
Takım elbiselerini ise Sarar karşılamaktadır.Sobre mis vestiduras echan la suerte.
Çok mukaddes bir renk olduğundan lacivert renkli elbiseler giyilmez.No utilizar vestimenta de colores demasiado brillantes.
Nitekim bu giydikleri elbise Arapça dilinde soffa veya suffa olarak anılmaktaymış.En estos se había profundizado el odio al español, ya fuera vestido de armadura o de sotana.
Daha sonra elbisenin arşivlenmeden önce tahnitlenerek kurutulmuş et şeklinde korunacağını açıkladı.Más tarde explicó que el vestido se conservaría y se convertiría en un tipo de cecina antes de ser archivado.
Elbiselerde (örn.Dengue (ropa).
İlk uzay elbiselerinden biri sayılmaktadır.Se le considera uno de los antecedentes del traje espacial.
Elbiseyle ilgili bir diğer tartışma da özgün olup olmadığı sorusuydu.Otra controversia en torno al vestido fue la cuestión de su originalidad.
Kış zamanlarında halk pamukla beslenmiş elbise giyerdi.En invierno se cubrían con un manto de pieles de nutrias.
Önceden ona yapılmış olan elbiseyi getirerek giydirirler.Ya se le notará el embarazo y deberá llevar ropa holgada.
Sadece tek tip bir takım elbise giyer.Aquí solo tiene un traje.
Cont Fabulous adında bir yarasası vardır ve ona küçük, şirin elbiseler giydirmeyi çok sever.Rebecca tiene un hermano mayor y le gusta vestirse de color rosa.
Beyaz elbiselidir.Pantalón blanco.
İason yeni elbisesi ile gelen Glauce'nin ve yeni elbisesinin güzelliğine hayran kaldığını ifade eder.Jasón admira la belleza de la nueva toga de Creúsa.
Elbiseler ve silahlar detaylı bir şekilde işlenmiştir.Roban algunos uniformes y armas, pero son descubiertos.
Kumaştan elbise yapan kadın ve ona bakan oğlu.Ella decidirá hacerle un disfraz de león a su pequeño hijo.
O anda Kontes'in elbiselerini giymiş Susanna da aynı yere gelir.Llega Lulú vestida con las ropas de la Condesa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod