Ana içeriğe geç
Sözlük

el ile cümle

el kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çok sıcak. Bu elbiseler seni öldürecek!It's very hot, these clothes are going to kill you!
Bu elbiseyi sana kim aldı?Who bought you this dress?
Bu elmayı yiyebilir miyim?May I eat this apple?
Elim soğuktan o kadar uyuşmuş ki parmaklarımı hareket ettiremiyorum.My hand is so numb with cold that I can't move my fingers.
Bizim elma ağacı çiçek açıyor.Our apple tree is blooming.
Benim bir elektro-gitarım var.I have an electric guitar.
Hidrojen en hafif elementtir.Hydrogen is the lightest element.
Yemeden önce elmayı soy.Peel the apple before you eat it.
Elbisesini bir dal yırttı.She ripped her dress on a branch.
Onun elbisesini bir dal yırttı.She ripped her dress on a branch.
Onu eleştirmek senin haddine mi?Who are you to second guess him?
Onu eleştirmek sana mı düşmüş?Who are you to second guess him?
Ben kim oluyorum da onu eleştireyim?Who am I to second guess him?
Onu eleştirmek ne haddime!Who am I to second guess him?
Bay Eliot'un kız yeğeni bir kadınlar üniversitesine gidiyor.Mr. Eliot's niece goes to a women's college.
Bay Eliot'un asistanı olarak çalışmaktayım.I work as Mr. Eliot's assistant.
Babam oyuncağımı ellerimden çekip aldı.My dad took my toy out of my hands.
Eliza ağlıyor.Eliza is crying.
Lütfen bana ne olduğunu söyle, laf aramızda elbette.Please tell me what happened, off the record of course.
Bu, Mary'nin kendisi tarafından yaptığı elbise.This is a dress that Mary made by herself.
Bunlar Mary'nin kendi başına yaptığı elbiseler.These are clothes that Mary made by herself.
Ben ellerimi yıkayacağım.I'm going to wash my hands.
"Ben elimden geleni yapacağım" sık sık "Ben bir şey başlatmayacağım" anlamına gelir."I'll do my best" often means "I won't initiate anything".
Geç geldiğim için beni eleştirdiler.They criticized me for coming late.
Elmaların yarısı çürümüştü.Half of the apples were rotten.
Onu eleştirmedim.I didn't criticize him.
Nintendo DS popüler bir elde taşınabilir oyun konsoludur.The Nintendo DS is a popular handheld game console.
Kelebek ele kondu.The butterfly landed on the hand.
Tom bir elektrikli araba satın aldı.Tom bought an electric car.
Kraliçe 1. Elizabeth 1603 yılında öldü.Queen Elizabeth died in 1603.
Bu Ryo'nun el yazısı ile bir mektup.This is a letter in Ryo's handwriting.
Topu her iki elinle tut.Hold the ball with both hands.
O, elli yıldır serviste.He's been in the service for 50 years.
Tom Mary'nin elini öptü.Tom kissed Mary's hand.
Geçen Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.My mother bought me a nice dress last Sunday.
Mary elbiselerini çıkarmaya başladı.Mary started taking her clothes off.
Mary, Tom ve Conchita'yı el ele tutuşurlarken gördü.Mary saw Tom and Conchita holding hands.
Elvis'in şu anda yaşadığına inanıyorum.I believe Elvis yet lives.
Elvis'in hâlâ hayatta olduğuna inanıyorum.I believe Elvis is still alive.
O en fazla elli dolar ödeyecek.She will pay up to fifty dollars.
Jack White ve Karen Elson boşanıyorlar.Jack White and Karen Elson are divorced.
Kaç tane kimyasal element, suyu oluşturur?Of how many chemical elements is water composed?
Su kaç tane kimyasal elementten oluşur?Of how many chemical elements is water composed?
Elena sınıftaki en uzun kız.Elena is the tallest girl in the class.
Profesör sakince ellerini yıkadı.The professor calmly washed his hands.
Elektrikli gitar çalamam.I can't play the electric guitar.
Buradan elimizden geldiği kadar çabuk kaçmalıyız.We should get away from here as quickly as we can.
Mary ve Tom tren istasyonunda bize el sallamak için geldiler.Mary and Tom came to wave us good-bye at the train station.
Parasının çoğunu elbiselere harcar.She spends most of her money on clothes.
Yapay ışık elektrikle üretilir.Artificial light is produced by electricity.
Sana bir elektronik posta gönderdim.I sent you an email.
Elektriği tasarruf etmeliyiz.We must save electricity.
Biri her şeyde elinden gelenin en iyisini yapmalı.One has to do one's best in everything.
Sıkılmış bir yumrukla kimsenin elini sıkamazsın.You can't shake someone's hand with a clenched fist.
Almancada en sevdiğim kelime eldivenler için 'handschuhe'dur.My favourite word in German is the word for gloves: 'Handschuhe'.
Kral, elbisesini çıkardı.The king took his clothes off.
Zengin bir adam olsaydım sana elmas bir yüzük alırdım.If I were a rich man, I would buy you a diamond ring.
Bana veda etmek için elini salladı.She waved goodbye to me.
Köpeğimi kısırlaştırmak için elli dolar harcadım.I spent fifty dollars to get my dog spayed.
Evimizin arkasında küçük kırmızı elmaları olan üç güzel elma ağacı var.Behind our house there are three beautiful apple trees with little red apples.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod