Ana içeriğe geç
Sözlük

el ile cümle

el kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.Tom bends over backwards to make Mary happy.
Bana bir elma ver.Give me an apple.
Ellerimi silmek için o küçük nemli havlulardan birini alabilir miyim?Could I get one of those small damp towels for wiping my hands?
Bugün ben de elimden geleni yapmaya çalışacağım.I'll try my best today, too.
İridyum en ender elementlerden biridir.Iridium is one of the rarest elements.
O, elmayı iki parçaya kesti.He cut the apple in half.
O ikinci el.It's second-hand.
Elmalar nerede?Where are the apples?
Gerçekten sana yardım etmek isterim, ama ellerim bağlı.I would really like to help you, but my hands are tied.
Ben yeni bir bloğa başladım. Sürdürmek için elimden geleni yapacağım.I started a new blog. I'll do my best to keep it going.
Gerçekten önemli olan tek şey, sizin elinizden geleni yapıp yapmamanızdır.The only thing that really matters is whether or not you did your best.
Elimden geleni yaptım.I did my best.
Eğer elmaya benziyorsa ve elme gibi tadı varsa, o, muhtemelen bir elmadır.If it looks like an apple and it tastes like an apple, it's probably an apple.
Tom elmaya benzer bir şey yerken bankta oturuyordu.Tom was sitting on a bench eating something that looked like an apple.
Bizim Japonya'da yediğimiz armutlar neredeyse elmaya benziyorlar.The pears we eat in Japan look almost like apples.
Japonya'da yediğimiz armutlar neredeyse elmaya benziyorlardı.The pears we eat in Japan look almost like apples.
John elbiseleri hakkında kayıtsız.John is indifferent about his clothes.
Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilir.Electronic components can be cleaned using pure isopropyl alcohol.
Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilirler.Electronic components can be cleaned by using pure isopropyl alcohol.
Yeni elbisen üzerinde çok iyi görünüyor.Your new dress looks very good on you.
Tom'un elleri buz gibi.Tom's hands felt like ice.
Elimde ninemin sadece bir resmi var.I have only one picture of my grandmother.
İlk elektronik bilgisayarlar 1945 yılında faaliyete geçti.The first electronic computers went into operation in 1945.
Xueyou'nun eli bir Pekin haritası tutuyor.My schoolmate is holding a map of Beijing in his hand.
Bir elma yedi.She ate one apple.
Şu elma gerçekten lezzetliydi.That apple was really tasty.
Profesör, öğrencileri tarafından eleştirildi.The professor was criticized by the students.
Bahçeme elma ağacı diktim.I planted an apple tree in my garden.
Ruslar Fransız yollarını kopyalar, ancak daima elli yıl sonra.The Russians copy the French ways, but always fifty years later.
Kadınlar gerçekten ellerinden geleni yaptılar.The women really gave it their utmost.
Elimi salla.Shake my hand.
Temizlenecek elbiselerimi aldım.I took my clothes to be cleaned.
Lütfen yemekten önce ellerinizi uygun biçimde yıkayın.Please wash your hands properly before eating.
Eldeki serçe çalılıktaki keklikten iyidir.A bird in the hand is worth two in the bush.
Aaron, Elizabeth'i öldürdü.Aaron killed Elizabeth.
Elister'ın öldürdüğü Barbara'ydı.It was Barbara who Elister killed.
Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.Elizabeth killed Alister in cold blood.
Tanrı dünyamızda yoksa, öyleyse Tanrı'yı kendi ellerimle yaratacağım.If God doesn't exist in our world, then I will create God with my own hands.
O, alanı elininin arkası gibi bilir.He knows the area like the back of his hand.
O ikinci el bir araba almalıydı.She should have bought a used car.
Elini indir.Put your hand down.
Elinde bir tabancası olan bir kadına asla güvenme.Never trust a woman with a pistol in hand.
O emin ellerde.It's in good hands.
Tuvaletten çıkarken ellerimizi yıkayalım!Let's wash our hands when leaving the toilet!
Elmalar kırmızı veya yeşildir.Apples are red or green.
Bu çocuğun cebinde bir elma var.There's an apple in this boy's pocket.
Yüzünü ve ellerini yıka.Wash your face and hands.
Elinden geldiğince sıkı çabala.Try as hard as you can.
Elinden geldiği kadar yapmaya çalış.Try to do it to the best of your abilities.
Bütün ülkelerin başkentte elçilikleri var.All countries have their embassies in the capital.
Yarım kilo elma alabilir miyim?Can I have half a kilo apples?
Bunu çok dikkatli elle.Handle this very carefully.
O elbiseler satın alır.He buys clothes.
Onun daha fazla elmaları bile var.He has even more apples.
Ellerimi yıkayacağım.I am going to wash my hands.
Kirli ellerim olduğu için ellerimi yıkıyorum.I am washing my hands because I have dirty hands.
Elmayı portakaldan daha çok severim.I like apples more than oranges.
Kırmızı elbiseyi beyaz olandan daha çok seviyorum.I like the red dress more than the white.
El losyonuna ihtiyacım var.I need hand lotion.
Öğle yemeğinden önce ellerimi yıkarım.I wash my hands before lunch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod