Ana içeriğe geç
Sözlük

el ile cümle

el kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şimdi elektrik kesintisi olursa ne olur?What will happen if there's power failure now?
Şimdi biraz elim dar ve böyle pahalı bir yemeğe gücüm yetmez.I am a bit hard up now and I can't afford such an expensive meal.
Derhal ellerini yıka.Wash your hands right now.
Eğer şimdi elinden gelenin en iyisini yaparsan mutluluk sana gelecektir.If you try your best now, happiness will come to you.
Eğer şimdi elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, mutluluk size gelecektir.If you try your best now, happiness will come to you.
Bu sabahtan beri elektrik kesik.The power has been cut off since this morning.
Bugünlerde el yapısı ürünler çok pahalı.Handmade goods are very expensive nowadays.
Elmalar bugün indirimli.Apples were on sale today.
Bugün elektrik olmadan iyi bir yaşam süremeyiz.Without electricity we can't live a good life today.
Bu yıl iyi bir elma hasatı oldu.There has been a good apple harvest this year.
Bu yıl elma ağaçları erken çiçek açtı.The apple trees blossomed early this year.
Uzun elbiseler bu yıl moda oldu.Long dresses have come in fashion this year.
Benim sol elimde biraz uyuşma var.I have some numbness in my left hand.
Ben sol elimle yazmaya çalıştım.I tried to write with my left hand.
Sol elinde ne varsa bana göster.Show me what you have in your left hand.
Sol elinizi kaldırın.Raise your left hand.
Ben son zamanlarda Elizabeth ile ilgili bir şey görmedim.I have not seen anything of Elizabeth lately.
O, sonuna kadar elinden geleni yaptı.He did his best to the last.
İlk elektrikli hesap makinesi 19.yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktı.The first electric calculator came into existence toward the end of the 19th century.
Ben elimden gelenin en iyisini yapmış olsaydım, başarabilirdim.Had I done my best, I might have succeeded.
Elinden geleni yap ve başarılı ol.Do your best, and you will succeed.
Elinizden geleni yapın!Do your best!
Elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, başarılı olursunuz.If you do your best, you will succeed.
Elinden geleni yap ve daha sonra üzülme.Give it your all, and you won't be sorry later.
Karısını sevindirmek umuduyla, Tom ona güzel elmas bir gerdanlık aldı.Hoping to cheer up his wife, Tom bought her a beautiful pearl necklace.
Dün Ellen'e yazdım.Yesterday I wrote to Ellen.
O dün giydiği aynı elbiseyi giyiyordu.She is wearing the same dress that she had on yesterday.
Geçen yıl en az elli film seyrettim.Last year, I saw at least fifty films.
Geçen yıl en az elli film izledim.Last year, I saw at least fifty films.
El sanatının giysisi olmalı, ama gerçek çıplak gitmeyi seviyor.Craft must have clothes, but truth loves to go naked.
Tabak elinden kaydı ve yere düştü.The plate slipped from her hand and crashed to the floor.
Yamada ve benim aramdaki kazanç-kayıp kaydı elli ellidir.The win-loss record between Yamada and me is fifty-fifty.
Eğer çocuklara göz kulak olursan, temizlenecek takım elbiseni alacağım.If you'll keep an eye on the kids, I'll take your suit to be cleaned.
Çocuk annesinin elini tuttu.The child took her mother's hand.
Elimde olmadan güldüm.I could not help laughing.
Gülmemek elimde değildi.I could not help laughing.
Kahkahayla gülmek elimde değildi.I couldn't help laughing out.
Elimde olmadan kahkahayla güldüm.I couldn't help laughing out.
Elini benden çeker misin?Will you take your hand off me?
Elimde olan şey fosil bir deniz kabuğu.What I have in my hand is a fossil seashell.
Ona elli peni teklif ettim ve o kabul etti.I offered him fifty pence and he accepted.
Adınızı söylediğimde elinizi kaldırın.Raise your hand when I call your name.
Her birimiz elinden geleni yapmalı.Each one of us should do his best.
Okulumuz elli yıllıktır.Our school is fifty years old.
Elektrikli ısıtıcımız iyi çalışmadı.Our electric heater did not work well.
Beş saatlik gezi yüzünden elimizi kaldıracak halimiz kalmadı.We felt dead from the five-hour trip.
Jane ve Ellen'ı davet edeceğiz.We are going to invite Jane and Ellen.
Allah elimizden gelen her şeyi yaptığımızı biliyor.Heaven knows we've done everything we can.
Birkaç elma yedik.We ate some apples.
Genellikle basit mesajları iletmek için el hareketlerini kullanırız.We often use gestures to convey simple messages.
Davranışı için onu eleştirdik.We criticized her for her behavior.
Fotoğrafçıyı ilk önce çocuğu kurtarmadığı için eleştirdik.We criticized the photographer for not rescuing the child first.
Biz elimizden geleni yapacağız.We will do our best.
Kurbanlara yiyecek ve elbise sağlamalıyız.We must provide the victims with food and clothes.
Bütün yapabileceğim elimden geleni yapmaktır.All I can do is to do my best.
Yeni bir bisiklet almaya bütçem elvermez.I cannot afford to buy a new bicycle.
Tokyo'da böyle bir ev kiralamaya bütçem elvermez.I can't afford to rent a house like this in Tokyo.
Sadece yapraklarım ve elmalarım var.I have only leaves and apples.
Bana el sallayan adam benim amcamdır.The man who is waving to me is my uncle.
O, bana bir takım elbise yaptı.He made me a suit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
el ile cümle - Sayfa 12 - el kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App