Bu sırada düğünde lazım gelecek son eksiklikler de giderilir ve artık düğün hazırlıkları bitmiştir.Ali pa za tisto, na katero se že nekaj časa čaka, pričakovane poroke pa ni in ni.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.2009. aastal mõistis kohus ta kuriteokoosseisu puudumise tõttu õigeks.
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.Sõnaline osa programmis peaaegu puudus.
Testin eksikliklerini bilen bir kişi gözleminde kişiler bireysel olarak testi doldurabilir.Seega võib süsteemi, mis suudab seda testi läbida, lugeda inimeseks.
Böyle olmakla birlikte listede eksiklikler bulunmaktadır.Taas oli päevakorras ruumipuudus.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.-baklänges, från det sista ordet till det första.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.시가 완전히 거꾸로 적혀서, 마지막 글자부터 시작했다고 했어요.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.אבל אחורה, מהמילה האחרונה אל הראשונה.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.لكنها معكوسة، من الكلمة الأخيرة إلى الأولى.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.(会場 笑)
Ama düşündüğünüzde, negatif(eksi) 100 büyük bir eksiklikk olduğu anlamına gelir.לדוגמה, אם יש לי ...
Ancak ciddi bilgi eksikliklerinin ve belirsizliklerin olduğunu da belirtmektedirler.He kuitenkin tunnustavat, että on olemassa epävarmuustekijöitä ja vakavia aukkoja tietämyksessä.
Ancak ciddi bilgi eksikliklerinin ve belirsizliklerin olduğunu da belirtmektedirler.Sie räumen jedoch ein, dass es schwerwiegende Wissenslücken und Unsicherheiten gibt.
Ancak ciddi bilgi eksikliklerinin ve belirsizliklerin olduğunu da belirtmektedirler.Uznávají však, že stále zde existují závažné nedostatky ve znalostech a nejistoty.
Ancak ciddi bilgi eksikliklerinin ve belirsizliklerin olduğunu da belirtmektedirler.Εντούτοις, οι επιστήμονες αναγνωρίζουν την ύπαρξη σοβαρών γνωστικών ελλείψεων και αβεβαιοτήτων.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.Abbiamo cominciato con questo materiale dando loro visibilità gratuita in rete
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.E começámos a tornar isto disponível oferecendo espaço de prateleira na rede.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.I zaczęliśmy udostępniać takie materiały poprzez oferowanie miejsca na wirtualnych półkach.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.그리고 이 자료들을 온라인에 배포해서 이용이 가능하도록 만들기 시작했습니다.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.On a donc commencé par rendre cette musique disponible en offrant un espace sur les étagères du net.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.Și am început să le facem pe acestea disponibile oferind spațiu pe rețea.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.Und wir haben angefangen, diese erhältlich zu machen, indem wir ihnen einen Platz im Netz geboten haben.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.Và chúng tôi đã bắt đầu thay đổi nó bằng cách vận hành và cung cấp kệ hàng trên mạng.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.We zijn begonnen met deze beschikbaar te stellen door ze webruimte op het internet te geven.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.Y hemos empezado a hacerlo disponible ofreciendo espacio de publicación en la red.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.Και αρχίσαμε να τα κάνουμε διαθέσιμα προσφέροντας ηλεκτρονικά ράφια στο διαδίκτυο.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.И мы уже начали делать их доступными для продажи в сети.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.І почали викладати ці записи у мережі.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.Ние започнахме да правим достъпни тези неща, като предлагаме лавично пространство в мрежата.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.והתחלנו להעשות אותן זמינות על ידי כך שהלכנו והצענו מקום איכסון באינטרנט.
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.و بدأنا بجعلها متاحة بالذهاب و تأمين مساحة رف على الشبكة
Buna istinaden, bu eksiklikleri gidermek amacıyla gittik ve internet üzerinden özel raf yeri teklif ettik.私たちはそれぞれのサブカルチャーを公開しています アメリカでは 寄付することは費用がかからないですよね?
Çerçeve programı, değişen durumlarla birlikte uyarlanır veya eksiklikleri tamamlanır.Az Unió tevékenységei során figyelembe kell venni a projektek potenciális gazdasági életképességét.
Çerçeve programı, değişen durumlarla birlikte uyarlanır veya eksiklikleri tamamlanır.Programul-cadru se adapteazăori se completeazăîn funcţie de modificările survenite.
Çerçeve programı, değişen durumlarla birlikte uyarlanır veya eksiklikleri tamamlanır.Rámcovýprogram sa prispôsobuje alebo dopĺňa podľa toho, ako sa mení situácia.
İş güvenliği müfettişi, işvereni iş yerinde bulunan iş güvenliği eksikliklerini gidermekle mükellef kılabilir.Työsuojeluviranomainen voi velvoittaa työnantajan korjaamaan työpaikalla esiintyvät työturvallisuuspuutteet.
İş güvenliği müfettişi, işvereni iş yerinde bulunan iş güvenliği eksikliklerini gidermekle mükellef kılabilir..劳动安全监察员有权对任何单位进行监察,并查看劳动安全保障措施的文件。劳动安全保障机关有权责令用人单位对劳动安全隐患进行整改。
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin.Antes de comprar una vivienda, compruebe si tiene defectos.
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer,Ennen kuin ostat asunnon, tarkista, onko asunnossa vikoja. Et voi myöhemmnin vaatia virheestä korvausta, jos
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer,Vous ne pourrez pas réclamer le dédommagement d'un défaut ultérieurement, si
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer,لذلك يستحسن بك أن تستوضح عيوب المسكن قبل شرائه، لأنك لن تستطيع المطالبة بالتعويض عن العيب إذا:
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin. Eğer,购房前,购房者有义务对房屋状况进行全面检查。下列情况中,购房者无权日后要求赔偿
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin.Ennen kuin ostat asunnon, tarkista, onko asunnossa vikoja.
Konut satın almadan önce, konutta kusurlar ve eksiklikler olup olmadığını kontrol edin.Granska om det finns fel i bostaden innan du köper en bostad.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Da sie Perfektion verlangen, weigern sie sich, menschliche Unvollkommenheit zu tolerieren.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.De kräver perfektion och vägrar tolerera mänskliga brister.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Đòi hỏi sự hoàn hảo, họ từ chối khoan dung cho những gì không hoàn hảo của con người.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Door perfectie te eisen, weigeren ze de menselijke onvolkomenheid te tolereren.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Esigono la perfezione, si rifiutano di tollerare l'imperfezione umana.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Exigeant la perfection, ils ne tolèrent pas l'imperfection humaine.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Exigen perfección, se niegan a tolerar la imperfección humana.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Exigindo perfeição, recusam-se a tolerar a imperfeição humana.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.완벽함을 요구하며 인간의 불완전성을 용인하지 않으려고 합니다.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Menuntut kesempurnaan, mereka menolak untuk menoleransi ketidaksempurnaan manusia.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Nároční na dokonalosť, odmietajú tolerovať ľudskú nedokonalosť.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Oczekując doskonałości, odrzucają tolerancję ludzkiej niedoskonałości.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Pretinzând perfecțiune, ei refuză să tolereze imperfecțiunea umană.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Tökéletességet követelvén, nem tolerálják az emberi tökéletlenséget.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Zahtevajoč popolnost zavračajo človeško nepopolnost.
Mükemmeliyete olan bu rağbet, onların insanın eksikliklerine tahammül etmesini engelliyor.Απαιτώντας την τελειότητα, αρνούνται να ανεχθούν τις ανθρώπινες ατέλειες.