Ana içeriğe geç
Sözlük

eksiklik ile cümle

eksiklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.In het hoger beroep in 2005 werd deze uitspraak verworpen wegens onvoldoende bewijs.
Versiyonda birkaç eksiklikler düzeltildi.Aan versie 10 zijn enkele verbeteringen toegevoegd.
Havaalanında kapalı bir otoparkın mevcut olmaması büyük bir eksiklik kabul edilmektedir.W dalszym ciągu na lotnisku brakowało pewnych podstawowych udogodnień.
Ordunun eksiklikleri giderildi.Były jednak braki w kadrze oficerskiej.
L-Ksiluloz, L-ksiluloz redüktazındaki eksiklikten kaynaklanan pentozüri hastalarında idrarda birikir.L-Ksyluloza gromadzi się w moczu u pacjentów na pentosurię, z powodu niedoboru reduktazy L-ksylulozy.
Hinduizm'in eksiklikleri benim için oldukça belirgindi.Wady hinduizmu nie uchodzą mojej uwadze.
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.Viss oenighet råder om hur beteckningen bäst översätts.
Fakir ailelerde yokluğun verdiği eksiklik nedeniyle iç çatışmalar yaşanmaktadır.Deras känslor hade lidit avbräck på grund av avsaknaden av gemensamma barn.
Böyle olmakla birlikte listede eksiklikler bulunmaktadır.Утім, є дещо, чого бракує у цій ідилії.
Prototipte herhangi bir zamanda her an bir eksiklik olabilir.Процес може потерпіти невдачу в будь-який час.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Однак такий відхід від істини аж ніяк не зменшує цінності цього історичного джерела.
Diğer önemli eksiklik kruvazör tankları çok küçük kalibreli silah taşımaktaydı.Інші японські крейсера випустили незначна кількість снарядів.
Tiger'lar tasarım açısından bazı noktalarda önemli eksikliklere sahipti.Těžký tank Tiger měl v některých ohledech závažné nedostatky.
Ödünlemeye neden olan temel etken bireyde olan eksiklik ve yetersizliklerdir.Obojí se samo osobě blíží nezbytnému a nedostatečnému.
Birbirlerinden habersiz, başkalarıyla olsalar da hep bir eksiklik hissederler.Když budou myslet na ostatní - bude ho pořád dost.
Kaçınılmaz eksikliklerine rağmen bu girişim büyük oranda başarılı olmuştur.I přes drobné nedostatky při vlastní akci byl tento úkol úspěšně splněn.
Atomun gezegen modelinde iki önemli eksiklik vardı.Modelul planetar al atomului a avut două deficiențe semnificative.
Sosyal veya meslekî işleyişte rahatsızlık ya da eksiklik oluşturur.Este șomajul voluntar sau involuntar?
En sonunda bu eksiklikleri giderebilmek amacıyla 1933 Darülfünun devrimi yapılmıştır.În 1938 s-a anunțat începerea demolărilor în vederea deschiderii acestui ax.
Bu dezavantaj yakınlarda bir gözlemevinin olmamasının verdiği büyük eksikliktir.Aceste tablouri atât de frumoase ne fac să regretăm absența atât de lungă.
Gödel'in eksiklik kuramı).Gödel teljességi tétele).
Eksiksizlik Gödel'in Eksiklik TeoremiEbből a szempontból Gödel elmélete igencsak hiányos.
Bu noktada ‘olmak’taki eksiklik ‘sahip olmak’la ilişkili olarak cinsel bir boyut kazanacaktır.Úgy érzik, hogy hiba van ahhoz képest, amilyennek lennie „kellene.”
Ordunun eksiklikleri giderildi.Leszerelt a katonaságtól.
Atomun gezegen modelinde iki önemli eksiklik vardı.Rutherford atommodelljének két nagy hiányossága volt.
Böyle olmakla birlikte listede eksiklikler bulunmaktadır.Listassa on jotain puutteita.
Ordunun eksiklikleri giderildi.Aiemmasta osastosta puuttuivat Hr.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Betydningen har ikke vært mindre historisk sett.
Eksiklik belirtileri; Azot: Yetişme engellenir, bitkinin rengi sararır.Berikut contohnya, errar menjadi yerra (bukan ierra); oler menjadi huele (bukan uele).
Mendeleyev’in Tablosu’nun Eksiklikleri Tablo, soygazların varlığını tahmin etme konusunda eksik kalmıştır.Kekurangan dari tabel Mendeleev Tabel tidak dapat memprediksi keberadaan gas mulia.
Aksine; kendisini çeşitli eksikliklere karşı artan hoşgörü şeklinde gösterir.Yang kedua, menolak kesyirikan dengan berbagai macam bentuknya.
Atomun gezegen modelinde iki önemli eksiklik vardı.Model atom planet memiliki dua kekurangan yang signifikan.
Ancak, Scala'nın düşük derleme zamanını apaçık bir eksiklik olarak gösterdi.Tuy nhiên, ông chỉ ra rằng thời gian biên dịch quá chậm của Scala là một nhược điểm rõ ràng.
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Trong bữa ăn, họ thường "kể lể" về việc thiếu các mối quan hệ thân mật và quà tặng sô cô la.
Eksikliklerine rağmen Me 262 piston motorlu savaş uçağı devrinin kapanışının sinyalini vermiştir.Tuy nhiên với sự xuất hiện của Me 262 đã báo hiệu sự lỗi thời của máy bay động cơ piston.
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.Trong số có những bản dịch đó, có một bản dịch thành công nhất được gọi là Bài hiện hành.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Nhưng lượng thông tin bị mất này chưa đáng kể so với giai đoạn tiếp theo.
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.しかしチャゼルは彼らに同情的で、経験が少ないことに理解があり、ミスを全く気にしなかった。
Sağlık konusunda bunun önemli bir eksiklik olduğu düşünülmektedir.健康上の問題はほとんどないことが報告された。
Bu da oyuna büyük eksiklikler taşıdı.実はこのゲームには大きな欠陥がある。
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.子供らは毅の贈物のチョコレートに有頂天になる。
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.だが計画には根本的な限界があった。
5. Muhafız Tank Ordusu’nun taarruz planında önemli eksiklikler vardı.しかし、第5親衛戦車軍の攻撃には多数の問題が発生していた。
Aksine; kendisini çeşitli eksikliklere karşı artan hoşgörü şeklinde gösterir.しかしそんな彼女には様々な困難が容赦なく降りかかる。
Versiyonda birkaç eksiklikler düzeltildi.不十分な箇所の訂正を求めた。
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.他の言語との違いでもっとも成功している部分は、事態を表す基語が形態素として加えられていることである。
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.然而,查澤雷則十分支持他們,理解他們缺乏經驗而不在乎他們犯的錯誤。
Ancak, Scala'nın düşük derleme zamanını apaçık bir eksiklik olarak gösterdi.但是,他指出Scala的编译时间過慢这一明显缺陷。
En önemli eksikliklerden birisi şanzıman sistemiydi.落敗的一方最糟的下場就是死亡。
Bu büyük bir eksikliktir.이것이 여러 해 묵은 큰 폐단입니다.
Ordunun silah ve teçhizattaki eksikliklerini tamamlanamamamış, yeterli eğitim ve tatbikat yaptırılamamıştı.문제는 이들이 훈련 및 장비가 부족했다는 점이다.
Eksiksizlik Gödel'in Eksiklik Teoremi써클 내의 낙오적 존재.
Kapasitelerdeki eksiklikleri ölçülebilir bir şekilde analiz edin ve anlayın.목표물을 치밀하게 관찰하고 분석하여, 약점을 찾아내는 능력을 지니고 있다.
Aşağıdaki tabloda bilgi eksiklikleri bulunmaktadır.יש להשלים את המידע החסר בטבלה למטה!
Bu da oyuna büyük eksiklikler taşıdı.זה הביא קצת תגובות רעות למשחק.
Atomun gezegen modelinde iki önemli eksiklik vardı.Планетарният модел на атома има два сериозни недостатъка.
Bu eksiklik sonucunda çeşitli renklerin çevresindeki renkler ayırt edilemez.Какво се случва след това зависи от цвета на другите близки възли.
Kaçınılmaz eksikliklerine rağmen bu girişim büyük oranda başarılı olmuştur.Usprkos neizbježnim nedostacima pokušaj je bio u visokom stupnju uspješan.
Mendeleyev’in Tablosu’nun Eksiklikleri Tablo, soygazların varlığını tahmin etme konusunda eksik kalmıştır.Prítomnosť minerálov skupiny foidov vylučuje možnosť prítomnosti kremeňa.
Su-7, sadeliği ile sağlamdı, ancak eksiklikleri arasında kısa menzil ve düşük silah yükü bulunmaktaydı.Su-7 je bil trdoživ in preprost, vendar je pa imel kratek doseg in majhen bojni tovor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod