eksikli ile cümle
eksikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ordunun eksiklikleri giderildi.Были убраны наборы армий.
Bu büyük bir eksikliktir.Это преодолимый недостаток.
IGF-I özellikle BH eksikliğinde tarama testi olarak kullanılabilir.В общем виде тест OIG можно даже использовать в невербальных вариантах.
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.Тем не менее, Шазелл сочувствовал актёрам, понимая их неопытность в танцах и не обращая внимания на ошибки.
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.Но в системе имелся очень значимый недостаток.
Birbirlerinden habersiz, başkalarıyla olsalar da hep bir eksiklik hissederler.Им обоим кажется, что в их жизни не хватает кого-то или чего-то.
Hipodonti, bir ya da daha fazla sayıda diş gelişimi eksikliğidir.Неполнозубость (олигодонтия) — отсутствие одного или нескольких зубов.
Santral diabetes insipidus (SDI), vazopressin hormonu (antidiüretik hormon) eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Голодание снижает экспрессию аквапорина независимо от вазопрессина (антидиуретического гормона).
Günde 100 mikrogram olanlarda bile eksiklik görülmemektedir.При пероральном приёме не более 100 мг в день.
"En önemli darboğaz güçlü kurum ve yöneticilerin eksikliğidir."Даже несмотря на отчаянную нужду в энергичном правителе».
Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.У Фионы начинается полоса депрессии.
Kapasitelerdeki eksiklikleri ölçülebilir bir şekilde analiz edin ve anlayın.قم بتحليل وتفهم نقاط ضعفك في حدود إمكانياتك بشكل قياسي.
Kurt Godel'in Eksiklik Teoremi matematikte çok önemli bir yere sahiptir.واحتلت نظرية (النقص) ل(كورت جودال) مكانة هامة في علم الرياضيات.
Göstericiler elektrik ve su eksikliği yüzünden valinin istifasını istedi.وطالب المتظاهرون باستقالة حاكم الإقليم بسبب الافتقار إلى الخدمات الأساسية مثل الكهرباء والمياه.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.تم ربط قلة النوم بالسكري من النمط 2.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.إذ أنها تمثل ساعة شمسية.
Beslenmenin esas olarak tahıllara dayanması, demir eksikliğinin önemli bir nedeni olarak görülmektedir.و لا ينتهي التشخيص هنا بل يجب البحث عن المسبب الأساسي لنقص الحديد.
Diğer araştırmalar da travmanın ve beslenme eksikliklerinin olası etkilerini incelemiştir.بحث آخر قام بدراسة الدور المحتمل للنقص الغذائي أو الصدمات النفسية.
Eksiksizlik Gödel'in Eksiklik Teoremiانظر إلى مبرهنات عدم الاكتمال لغودل.
Ancak Ashley Montagu tarafından kaynağın izi sürüldüğünde, doğrulanabilir bir bağlantı eksikliği bulundu.ومع ذلك، عندما تتبعت الباحثة آشلي مونتاجو مصدرها، وجدت أنها تفتقر لأي صلة يمكن التحقق منها أنها لهوك.
Bunu yapmanın nedenlerinden biri, soğutma eksikliği idi.وكان هذا يتم جزئيًا نتيجة الحاجة فلم تكن هناك مبردات.
Ancak, gözlenen birçok etki özellikle E vitamini eksikliği nedeniyledir.ومع ذلك، فإن العديد من الآثار التي لوحظت تكون بسبب نقص فيتامين هـ على وجه الخصوص.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.يحدث الأسقربوط بسبب نقص فيتامين ج.
Büyüme hormonu eksikliği saptanırsa büyüme hormonu replasman tedavisi yapılabilir.وإذا حدث الاختلال في الغدد النخامية، فمن الممكن حدوث اضطرابات في النمو وسوف يتطلب الأمر علاج هرمون النمو.
Menoraji yaşayan kadınlar ise demir eksikliğine karşı daha hassastır.وبشكل عام النساء أكثر عرضة من الرجال للإصابة بفقر الدم بعوز الحديد.
Negatifler ise normal işlevlerde azalma, eksiklik gösteren belirtilerdir.أخطاء التشغيل وأي سلوك غير متوقع لم تعد عيوب بسيطه، هي عيوب قاتلة.
Oyun sosyal ortam için futbol yönetimi oyunlarının eksikliğini gidermek amacıyla tasarlanmıştır.O jogo foi concebido para fazer frente à falta de jogos de gestão de futebol nas redes sociais.
Richard Cromwell'in temel eksikliği orduya güvenmemesiydi.Richard Cromwell era incapaz de sustentar o governo.
Bu yüzden adam eksikliği vardı.No entanto, faltava um baixista.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.Escorbuto é uma doença causada pela falta de vitamina C (ácido ascórbico).
Bunun sebebi, dünyanın doğru bir lider ulusun eksikliğini çekmesidir.A razão é porque o mundo não tem uma nação que possua uma verdadeira liderança.
1930'da yayınlanmış olup inanç eksikliği olan kişinin inanç edinmesine değinir.Publicado em 1930, diz respeito ao dilema de alguém que, lhe faltando a fé, a encontra.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.O risco de infecção é maior em crianças devido à sua pouca defesa imunitária e relativa falta de higiene.
Eksiksizlik Gödel'in Eksiklik TeoremiVer também teorema da incompletude de Gödel.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.No centro do pátio havia um relógio de sol.
Bu konudaki eksiklik Hıristiyanlaşma süreci başladığından beri görülmüştür.Desde o início do Cristianismo parece ter havido fraudes.
Bu döneme ait belge ve bilgi eksikliğini o dönemin canlı tanıkları ile konuşarak tamamladı.Promessa feita e perfeitamente cumprida, afirmam testemunhas desta história.
Buna sebep olarak ise verdikleri önemli kayıplar ve mühimmat eksikliğini gerekçe göstermiştir.Eles foram surpreendidos e se renderam por falta de munições.
Çünkü sefer boyunca ordu, sıcak ve su eksikliğinden dolayı hırpalanmıştır.Neste último caso, o exército não se preparou para suportar um calor intenso e falta de água.
Eksikliğinde Pernisyöz Anemi görülebilir.O dente central poderá estar ausente.
Diyetle alınan B12'nin eksikliği non-pernisyöz megaloblastik anemiye neden olur.Falta de B9 ou B12 causa anemia megaloblástica.
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.A falta de suporte material e a resistência inesperada dos mexicanos forçariam Walker a recuar..
5-alfa redüktaz eksikliği benzeri bir etki yapmaktadır.Çünkü tip 2 DHT sentezi bloke edilmektedir.3.Be3? é ruim, pois bloqueia o peão de e2.
"En önemli darboğaz güçlü kurum ve yöneticilerin eksikliğidir."E já não seriam mais necessárias as leis, nem necessários seriam os mestres".
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.Eles culpam Moisés pela falta d'água.
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.O facto de ter traduzido metade deles é a melhor das minhas memórias.
İç başarısızlık maliyetleri, müşteri beklentilerini karşılama eksikliği açısından şu şekilde sıralanır.O balanço dos custos é por vezes feito com base no efeito da própria insatisfação dos clientes.
Eksikliğine rastlanmaz.Hun afwezigheid wordt opgemerkt.
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.Bij hem ontbrak nog echter een duidelijk model.
Fosfor eksikliğinde, yerine arsenik kullanabilmektedir.Soms komt een fosfaation voor in plaats van een arsenaat.
1986'da bütçe eksikliğinden durdurulan arkeolojik kazılara tekrar başlanmıştır.Archeologische opgravingen op de vindplaats werden in 1986 gestopt wegens gebrek aan fondsen.
Madde, bütün kötülüklerin, eksikliklerin kaynağıdır.Het thema is kwaadspreken als bron van alle kwaad.
Benzeri bir veri eksikliği ısıtılmış nemli hava kullanımı için de geçerlidir.Er is ook te weinig bekend over het nut van toepassing van verwarmde bevochtigde lucht.
Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.De hypothese stelde dat een tekort aan serotonine de oorzaak van een dergelijke depressie zou zijn.
Belirsizlik: Tamamıyla belirli olma eksikliği, yani, bir olasılığının birden fazla olma durumu.Absolute schaarste: als er te weinig van een bepaald goed is.
Ancak alt kademelerdeki tecrübe eksikliği büyük kayıplara yol açtı.Gebrek aan gevechtservaring leidde tot enkele grote verliezen.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.In het hoger beroep in 2005 werd deze uitspraak verworpen wegens onvoldoende bewijs.
Büyük bir talep eksikliği yaşanıyordu çünkü insanların satın alma gücü çok düşmüştü.Dat faalde omdat er te veel mensen tegen het voorstel waren.
Son yıllarda "eksiklik sendromu" giderek artan biçimde ilgi çekmektedir.De laatste jaren lijkt de aandacht in het sensorisch onderzoek langzaam te verschuiven.
Bu çatışma, malzeme eksikliği nedeniyle Kuşanların geri çekilmesiyle sonuçladı.Het terughalen van deze bestanden werd door het ontbreken van een externe back-up ernstig bemoeilijkt.