eksikli ile cümle
eksikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuklarda dikkat eksikliği, okul başarısını düşmesine yol açabilir.להתקפי ניתוק עלולה להיות השפעה שלילית על השכלתו של הילד.
Sağlık ocağı yoktur sağlık evi vardır, personel eksikliğinden dolayı atıl durumdadır.מבחינה רפואית, הייתה מרפאה עם מצבת כוח אדם חסרה.
Perspektif eksikliği.מה חסר בתמונה.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.מחסור בשינה הוא גורם נוסף שנקשר לסוכרת מסוג 2.
Bu ameliyatı geçiren hastaların çoğu ömür boyu pasif ve motivasyon eksikliği yaşamışlardır.מטופלים שעברו הליך זה לעיתים קרובות נהיו פאסיביים ואיבדו כל מוטיבציה.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.דימויו לחמור גרם אינו דימוי מחמיא ויש בו מן הזלזול.
Temel kaygı duygusu kişinin kendisinin yetersiz olduğu ve bu eksikliğini farkında olmasıdır.לא קיים שום בסיס אורגני לחששותיו של אותו אדם לגבי כך שהוא באמת חולה.
Bu yüzden adam eksikliği vardı.אך הוא הרגיש שמשהו היה חסר.
Çünkü sütsüz bir beslenme esansiyel gıda maddelerinin eksikliğine sebep olmaktadır.תת-תזונה בשל חוסר ספיגת מרכיבים תזונתיים הכרחיים.
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.חוסר משאבים והתנגדות חזקה מצד הממשל המקסיקני אילצו את ווקר לסגת.
Aşağıdaki tabloda bilgi eksiklikleri bulunmaktadır.יש להשלים את המידע החסר בטבלה למטה!
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.הסיכון לזיהום גבוה יותר אצל ילדים, בשל חוסר חסינותם היחסית והרגלי היגיינה ירודה.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.שעון שמש - שעון השמש הראשון היה פשוט מאוד.
Beriberi tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır.בריברי (Beriberi) היא מחלה מטבולית הנגרמת כתוצאה מחוסר בוויטמין B1 (תיאמין).
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.צפדינה היא מחלה הנגרמת ממחסור חמור בוויטמין C (חומצה אסקורבית).
Bu da oyuna büyük eksiklikler taşıdı.זה הביא קצת תגובות רעות למשחק.
Buradan da resimdeki idealize etme eksikliği fark edilebilir.אפשר גם לראות צילום של ההחלטה עצמה כאן.
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.Недостигът на тестостерон също се свързва с диабет тип 2.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.Липсата на достатъчно сън се свързва с диабет тип 2.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Рискът от инфекция при децата е по-висок поради липсата на имунитет и относително лошата хигиена при тях.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Пред храма е бил сложен слънчев часовник.
Atomun gezegen modelinde iki önemli eksiklik vardı.Планетарният модел на атома има два сериозни недостатъка.
Entourage'nın en büyük eksikliği, karmaşık HTML'yi işleme yeteneğinin bulunmamasıydı.Най-големият недостатък на HTML чата е бил неговата интерактивност.
Normanların karşı atağı, deniz savaşlarındaki tecrübe eksikliği sebebiyle başarısız oldu.Норманите контраатакуват упорито, но липсата им на опит в морски битки се оказва решаващ.
Eksikliğine rastlanmaz.Липсва им опит.
Bu eksiklik sonucunda çeşitli renklerin çevresindeki renkler ayırt edilemez.Какво се случва след това зависи от цвета на другите близки възли.
Kıskançlık özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır.Завистта е следствие от чувството за собствена непълноценност.
En önemli eksik telsiz ve iletişim araçlarının eksikliğidir.Основният недостатък на железопътния транспорт е липсата на гъвкавост и подвижност.
Bunu yapmanın nedenlerinden biri, soğutma eksikliği idi.Един от икономическите въпроси бил този за недостига на ресурсите.
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.Nedostatak testosterona se također povezuje s dijabetesom tipa 2.
Heterokromi melanin (pigment) fazlalığı ya da eksikliği sonucudur.Heterokromija je rezultat relativnog viška ili manjka melanina (pigment).
11 yaşında kendisine büyüme hormonu eksikliği teşhisi konuldu.Kad mu je bilo 11, dijagnosticiran mu je manjak hormona rasta.
Oligodonti, 6 ya da daha fazla sayıda diş eksikliğini tanımlamak için kullanılabilir.Također treba spomenuti oligodontciju, izraz koji označava odsustvo 6 ili više zuba.
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.Posljedica toga bila je da se Plinije ugušio zbog pomanjkanja kisika.
Empati gösteriminin eksikliği büyük ihtimalle Asperger sendromunun en önemli fonksiyon bozukluğudur.Nedostatak empatije vjerojatno je najdisfunkcionalniji aspekt AS-a.
Kaçınılmaz eksikliklerine rağmen bu girişim büyük oranda başarılı olmuştur.Usprkos neizbježnim nedostacima pokušaj je bio u visokom stupnju uspješan.
Ancak alt kademelerdeki tecrübe eksikliği büyük kayıplara yol açtı.Bol u donjem dijelu leđa uzrokuje velike gospodarske gubitke.
The Quietus'tan Emily Mackay albümde heves eksikliği olduğunu ve Madonna'nın risk almadığını belirtti.Emily Mackay iz The Quietus je primjetila "nedostatak ambicija" i optužila Madonnu za "igranje na sigurno".
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Opasnost od infekcije je veća kod djece zbog njihovog oslabljenog imuniteta i relativno slabe higijene.
Hava problemleri, saatte 75 mil hızla gelen rüzgarlar, yağmur ve karın eksikliğiydi.Vrijeme je bilo problematično, s udarima vjetra od 121 km/h, kišom i nedostatkom snijega.
Çünkü sefer boyunca ordu, sıcak ve su eksikliğinden dolayı hırpalanmıştır.Tijekom svoje prve godine često je sjedio na klupi zbog manjka tjelesne težine i visine.
Dizinin başlarında, tıbbı bilgi, tecrübe, ilaç ve malzeme eksikliği yüzünden biraz sıkıntı çekmiştir.Na začiatku seriálu je ohromená tým že na palube lodi je nedostatok znalostí, skúseností, liekov a zásob.
En önemli eksik telsiz ve iletişim araçlarının eksikliğidir.Veľkým nedostatkom okruhu však je chýbajúca infraštruktúra a nedostatočná cestná sieť.
Balık tenyasında Vitamin B12 eksikliği saptanır.Vitamín B6 je rozpustný vo vode.
11 yaşında kendisine büyüme hormonu eksikliği teşhisi konuldu.V 10 rokoch mu bol diagnostikovaný problém s rastovým hormónom.
Bu eksikliğin başlıca sebebi protein-kalori eksikliğine dayanmaktadır.Príčina tohto druhu malnutrície je nedostatok bielkovín v strave.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Predpokladá sa, že istý čas strávil aj na území Západorímskej ríše.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.Skorbut je choroba spôsobená nedostatkom vitamínu C v potrave.
Mendeleyev’in Tablosu’nun Eksiklikleri Tablo, soygazların varlığını tahmin etme konusunda eksik kalmıştır.Prítomnosť minerálov skupiny foidov vylučuje možnosť prítomnosti kremeňa.
Çinko EksikliğiNedostatok zinku
Su-7, sadeliği ile sağlamdı, ancak eksiklikleri arasında kısa menzil ve düşük silah yükü bulunmaktaydı.Su-7 je bil trdoživ in preprost, vendar je pa imel kratek doseg in majhen bojni tovor.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.A sončne ure ni bilo.
Beriberi tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır.Beribêri je bolezen, ki prizadene živčevje in srce in jo povzroči pomanjkanje vitamina B1 (tiamina).
Bazı eleştirmenler ise albüm için uyum eksikliğinden söz etti.Kritiki niso imeli najboljšega mnenja o albumu.
Bu kuşatmanın Emevilerin tedarik eksikliği yüzünden sona erdirilmesi.Najverjetneje z izdajanjem prenehajo zaradi pomanjkanja naročnikov.
Hornblend ve diğer koyu mineral eksikliği olduğu zaman leuco diorite (beyaz diyorit) denir.Različki s pomanjkanjem rogovače in drugih temnih mineralov se imenujejo levkodioriti.
Bu sırada düğünde lazım gelecek son eksiklikler de giderilir ve artık düğün hazırlıkları bitmiştir.Ali pa za tisto, na katero se že nekaj časa čaka, pričakovane poroke pa ni in ni.
Vitamin ve minerallerin eksikliği hastalıklara yol açmaktadır.Pomankanje nekaterih vitaminov in mineralov.
Hipodonti, bir ya da daha fazla sayıda diş gelişimi eksikliğidir.Limfadenitis (vnetje bezgavk) je akutna okužba ene ali več bezgavk.
Adam Smith'in Değer Teorisi'ni eksikliğini kendi Üretken Güçler Teorisi ile giderir.Kapitalistinėje santvarkoje veikia Adamo Smito suformuota nematomos rankos teorija.