eksikli ile cümle

eksikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hornblend ve diğer koyu mineral eksikliği olduğu zaman leuco diorite (beyaz diyorit) denir.Các biến thể thiếu hornblend và các khoáng vật màu khác được gọi là leucodiorit.
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.Trong số có những bản dịch đó, có một bản dịch thành công nhất được gọi là Bài hiện hành.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Nhưng lượng thông tin bị mất này chưa đáng kể so với giai đoạn tiếp theo.
Bu eksikliği fark eden üreticiler çift koltuklu Kamov Ka-52 Timsah (Alligator) versiyonunu üretmişlerdir.Trực thăng này được xem là một phiên bản hai chỗ ngồi của loại Kamov Ka-50.
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.しかしチャゼルは彼らに同情的で、経験が少ないことに理解があり、ミスを全く気にしなかった。
Ayrıca teknik eleman ve altyapı eksikliği de bulunmaktadır.一方で優秀なテクニシャンが不足している現状もある。
Fakat yasal hakların eksikliğinden dolayı bu istek ertelendi.しかし後日、権利処理の不備が判明したため発売の延期が決定。
Köyde, ilköğretim(kapanmak üzere öğrenci yokluğundan dolayı artı olarak öğretmen eksikliği var.) okulu vardır.地元の事に対しては(教師として持ち上げられていることもあり)非常に疎い。
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.わずかな文字設定のみでイラストなどは存在しない。
Sağlık konusunda bunun önemli bir eksiklik olduğu düşünülmektedir.健康上の問題はほとんどないことが報告された。
Yalnız hububatlar ile beslemek vitamin eksikliği gibi problemlere yol açar.種子のみの食餌はビタミン欠乏のような健康上の問題を引き起こすことがある。
Thomas presesyondas negatif hiperbolik üçgen eksikliği olarak hiperbolik geometri içinde bir yorumlana var .Thomas precessionは双曲幾何学において負のhyperbolic triangle defectとしての表現を持つ。
Bilakis eksikliği sebebiyle kendisiyle alay edilir.出自の低さを嘲弄されてきた。
Bu da oyuna büyük eksiklikler taşıdı.実はこのゲームには大きな欠陥がある。
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.子供らは毅の贈物のチョコレートに有頂天になる。
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.だが計画には根本的な限界があった。
Nielsen Music Control arşiv eksikliğinden dolayı bu yola başvurulmuştur.Nielsen Music Control が発表する。
5. Muhafız Tank Ordusu’nun taarruz planında önemli eksiklikler vardı.しかし、第5親衛戦車軍の攻撃には多数の問題が発生していた。
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.死因は酸素の欠乏によるものだった。
Ürokanaz eksikliğine bağlıdır.老朽化により解体が決まっている。
Büyüme hormonu eksikliği saptanırsa büyüme hormonu replasman tedavisi yapılabilir.低身長に対しては、成長ホルモン補充療法の適応となる。
"En önemli darboğaz güçlü kurum ve yöneticilerin eksikliğidir."」、「一人でも最強、チームなら無敵。
Aksine; kendisini çeşitli eksikliklere karşı artan hoşgörü şeklinde gösterir.しかしそんな彼女には様々な困難が容赦なく降りかかる。
Balık tenyasında Vitamin B12 eksikliği saptanır.悪性貧血の場合、ビタミンB12の補給が行われる。
Böylece, iletişim eksikliğinden kaynaklanan yanlış anlaşılmaların da ortadan kaldırıldığı bir süreç yaşanır.いずれもコミュニケーション不足が招いた誤解だった。
Versiyonda birkaç eksiklikler düzeltildi.不十分な箇所の訂正を求めた。
Bu ameliyatı geçiren hastaların çoğu ömür boyu pasif ve motivasyon eksikliği yaşamışlardır.手術前の患者はいろいろな疑問、不安を抱えている。
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.他の言語との違いでもっとも成功している部分は、事態を表す基語が形態素として加えられていることである。
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.然而,查澤雷則十分支持他們,理解他們缺乏經驗而不在乎他們犯的錯誤。
Ancak, Scala'nın düşük derleme zamanını apaçık bir eksiklik olarak gösterdi.但是,他指出Scala的编译时间過慢这一明显缺陷。
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.儿童由于缺乏免疫力和相对较差的卫生,感染的风险较高。
Vakaların %7’sinin sebebinin, egzersiz eksikliği olduğu düşünülmektedir.也有學者相信,7%的病例可能是缺乏运动所致。
Dahası, bu ifadesinin "denklem eksikli olmadıkça" geçerli olduğunu ifade etmiştir.承祇一子,既出嗣,故曰“承遂无后”。
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.日晷曾有效的測量時間。
En önemli eksik telsiz ve iletişim araçlarının eksikliğidir.中止的最主要原因,是資金和電力的缺乏。
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.另外,睾酮缺乏与2型糖尿病也有很密切的关联。
En önemli eksikliklerden birisi şanzıman sistemiydi.落敗的一方最糟的下場就是死亡。
Ancak yorumcular, gelişmiş kullanıcılar için manuel kontrolün eksikliğine dikkati çekti.然而,評論家強調其缺乏給進階用戶使用的手動控制。
Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur.比起被友好对待,更希望别人怕自己。
Flaminius, aynı Sempronius gibi sabırsız, aşırı güven ve kendini kontrol etme eksikliği içindeydi.弗拉米尼的個性和塞姆普罗尼乌斯一樣,既浮躁、過分自信又缺乏自我控制。
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.供应的不足和墨西哥政府出人意料的顽强抵抗很快就迫使沃克撤退。
Fakat yasal hakların eksikliğinden dolayı bu istek ertelendi.但因为审判权缺失,此事在开庭前不了了之。
2006'da düzenlenen Dünya Kupası'nın aksine, bu kupada taraftar topluluklarının eksikliği hissedilmekteydi.2006年世界杯他更因球會表現不佳,而被剔出國家隊名單。
Demir eksikliğine, Demir Eksikliği anemisi (kansızlık) denir.아이스하키 요괴 성우 : 훔치리가 소환한 얼음 나라 최강의 요괴.
Çocuklarda dikkat eksikliği, okul başarısını düşmesine yol açabilir.어린이의 경우 저성장, 학습 장애를 일으킬 수 있다.
Hava problemleri, saatte 75 mil hızla gelen rüzgarlar, yağmur ve karın eksikliğiydi.T날씨는 시속 75마일(121 Km/h)의 바람과 비, 눈의 부족으로 많은 문제를 낳았다.
Dahası, bu ifadesinin "denklem eksikli olmadıkça" geçerli olduğunu ifade etmiştir.재난에 대해 모습을 드러내지 않는다는 (비판은) 적절치 않다”고 전했다.
Bu büyük bir eksikliktir.이것이 여러 해 묵은 큰 폐단입니다.
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.그는 질산이 발생한 것은 산소에 포함되어있는 불순물인 질소 때문이라고 생각하였다.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.전문화가가 아닌 일반 선비 중에서도 뛰어난 그림 솜씨를 가진 문인화가가 적지 않았다.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.이렇게 그는 고려 개국 초반에는 서부 전선에서 활약했던 것으로 보인다.
Ordunun silah ve teçhizattaki eksikliklerini tamamlanamamamış, yeterli eğitim ve tatbikat yaptırılamamıştı.문제는 이들이 훈련 및 장비가 부족했다는 점이다.
Okul eksikliği taşımalı sistemle giderilmektedir.우리는 학교가 소멸하는 미래를 생각해봐야 한다.
Ancak bir hakka engel bir eksikliği bilmek kötü niyetliliktir.사실의 착오가 있을 때 고의를 찾아내는 것은 어려운 일이다.
İyot eksikliğinin yol açtığı hastalıkların en yaygınlarından biri basit guatrdır.전염성 설사의 가장 흔한 원인 가운데 하나는 깨끗한 물의 부족이다.
Eksiksizlik Gödel'in Eksiklik Teoremi써클 내의 낙오적 존재.
Kapasitelerdeki eksiklikleri ölçülebilir bir şekilde analiz edin ve anlayın.목표물을 치밀하게 관찰하고 분석하여, 약점을 찾아내는 능력을 지니고 있다.
Bu nedenle İşçi'nin ve Köylü'nün Ordusu ilk başlarda deneyimli askerî liderlerin eksikliğini çekti.לפיכך, צבא הפועלים והאיכרים התמודד בתחילה עם מחסור בפיקוד צבאי מנוסה.
Richard Cromwell'in temel eksikliği orduya güvenmemesiydi.החולשה העיקרית של ריצ'רד קרומוול הייתה שלא היה לו את אמונו של הצבא.
Bu durum, grubun o zamanki deneyim eksikliği ile ilişkilendirilebilir.עיקר זאת ניתן לייחס לחוסר ניסיון הלהקה.

İlgili Sayfalar