eksikli ile cümle

eksikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sigara içenlerde A vitamini eksikliği ile amfizem arasında bir ilişki bulunmuştur.Cukrus prieš tai pamirkomas absente ir padegamas.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.Skorbutas – liga, kurią sukelia vitamino C trūkumas.
Çinko EksikliğiՑինկի Պակասություն [խմբագրել]
Çinko EksikliğiCinko trūkumas
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.Testosterooni puudus on ka seotud II tüübi diabeediga.
Richard Cromwell'in temel eksikliği orduya güvenmemesiydi.Richard Cromwelli suurim nõrkus oli aga Uue Musterarmee usalduse puudumine.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.2009. aastal mõistis kohus ta kuriteokoosseisu puudumise tõttu õigeks.
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.Sõnaline osa programmis peaaegu puudus.
Testin eksikliklerini bilen bir kişi gözleminde kişiler bireysel olarak testi doldurabilir.Seega võib süsteemi, mis suudab seda testi läbida, lugeda inimeseks.
Böyle olmakla birlikte listede eksiklikler bulunmaktadır.Taas oli päevakorras ruumipuudus.
Konuyla ilgili uzmanlar, taslağa şüpheyle baktılar ve birçok eksikliği olduğunu düşündüler.Neil katseisikutel oli vähe enesekindlust ning nad olid väga kahtlevad.
İyot eksikliği dünya genelinde bu durumun en sık sebebidir ancak başka nedenler de etken olabilirler.Hea tahe on ainus asi, mille tõttu maailm on alati parem paik, hoolimata tagajärgedest ja saavutustest.
Bu kuşatmanın Emevilerin tedarik eksikliği yüzünden sona erdirilmesi.Piiramine venis vajaliku varustuse puudumise tõttu.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.30년대 미시시피주의 펠라그라 질병과 비슷합니다.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Cela ressemble à l'épidemie de la pellagre au Mississippi, dans les années 30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Den liknar pellagraepidemin i Missisippi på trettiotalet.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor. Diğer besinsel hastalıklara benziyor.Podobá se pelagře v Mississippi ve 30. letech, je podobná jiným chorobám způsobeným špatnou výživou.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.É semelhante à epidemia de pelagra, no Mississippi, nos anos 30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.E' simile alla pellagra, nel Mississippi degli anni 30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Es similar a la pelagra en Misisipi, en los años 30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Este similară cu pelagra din Mississippi, din anii 30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Ini mirip dengar pellagra di Mississippi, tahun 30an.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Je podobná pellagre v Mississippi, v tridsiatych rokoch.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Jest podobna do epidemii pelagry w Missisipi w latach 30-tych.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Mint a pellagra volt Mississippi-ben, a '30-as években.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Nó giống như bệnh pellagra ở Mississippi vào những năm của thập niên 30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Sie ist ähnlich wie die Pellagra im Mississippi in den 30er Jahren.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Ze lijkt op de pellagra in Mississippi, in de jaren 30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Είναι παρόμοια με την επιδημία πελάγρας στο Μισσισιπή τη δεκαετία του '30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Оно похоже на пеллагру в районе Миссисипи 30-х годов.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Симптоми подібні до епідемії пелагри в районі Міссісіпі у 30-х роках.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.Това е сходно като пелагра в Мисисипи, през 30-те.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.היא דומה לפלגרה שהיתה במיסיסיפי בשנות ה-30.
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.انه مشابه للحصاف في المسيسبي في الثلاثينات
30'larda Mississipi'deki vitamin eksikliği salgınına benziyor.他の栄養疾患にも似ています
57 performansı ve su kayıpları hakkında bilgi eksikliği vardır (57 aan informatie over de eigenlijke prestaties en verliezen (
57 performansı ve su kayıpları hakkında bilgi eksikliği vardır (57 czy rzeczywiście funkcjonuje i ile sprzętu trzeba naprawić lub wymienić (
57 performansı ve su kayıpları hakkında bilgi eksikliği vardır (57 informaţii despre performanţele reale şi despre pierderi (
57 performansı ve su kayıpları hakkında bilgi eksikliği vardır (57 sítích (
57 performansı ve su kayıpları hakkında bilgi eksikliği vardır (57 информация за действителните резултати и загуби (
57 performansı ve su kayıpları hakkında bilgi eksikliği vardır (Systémy infraštruktúry sú často staré a je nedostatok informácií o ich skutočnom výkone a stratách (57
57 performansı ve su kayıpları hakkında bilgi eksikliği vardır (Οι περιβαλλοντικές προκλήσεις σε ένα παγκόσμιο πλαίσιο
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.Nous entendons par 'stupidité'
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.Prostie inseamna, lipsa de informatii in privinta anumitor tipuri de probleme.
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.Невежество - это нехватка у людей информации относительно определенного рода проблем.
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.Нежество означава липсата на информация за конкретни проблеми.
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.טיפשות משמעותה, חוסר במידע ביחס לסוגים מסוימים של בעיות.
Ahmaklık, belirli tip sorunlar karşısında bilgi eksikliği olması anlamına gelir.نقص المعلومات بشأن أنواع معينة من المشاكل.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.-baklänges, från det sista ordet till det första.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.시가 완전히 거꾸로 적혀서, 마지막 글자부터 시작했다고 했어요.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.אבל אחורה, מהמילה האחרונה אל הראשונה.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.لكنها معكوسة، من الكلمة الأخيرة إلى الأولى.
Ama bir eksiklikle: Tersten, son kelimeden ilkine doğru.(会場 笑)
Ama bizim eksikliğini gördüğümüz siyah karbon yani kül gibi diğer başka emisyonların da piyasada olması.Aber hier fehlen die anderen Emissionen, wie schwarzer Kohlenstoff, Ruß.
Ama bizim eksikliğini gördüğümüz siyah karbon yani kül gibi diğer başka emisyonların da piyasada olması.Ami kimaradt az néhány másfajta kibocsátás, mint a fekete szén-dioxid, vagyis a koromszemcsék.
Ama bizim eksikliğini gördüğümüz siyah karbon yani kül gibi diğer başka emisyonların da piyasada olması.Apa yang hilang di sini adalah emisi lainnya seperti karbon hitam, jelaga.
Ama bizim eksikliğini gördüğümüz siyah karbon yani kül gibi diğer başka emisyonların da piyasada olması.Dar ignorăm de asemenea şi alte emisii ca funinginea - carbonul negru.
Ama bizim eksikliğini gördüğümüz siyah karbon yani kül gibi diğer başka emisyonların da piyasada olması.Jednak pominęlismy inne emisje, jak "czarny węgiel" czyli sadza.
Ama bizim eksikliğini gördüğümüz siyah karbon yani kül gibi diğer başka emisyonların da piyasada olması.우리가 빼놓은 다른 형태의 배기물이 있는데 흑색탄소, 즉 그을음입니다.
Ama bizim eksikliğini gördüğümüz siyah karbon yani kül gibi diğer başka emisyonların da piyasada olması.Maar we missen ook andere emissies zoals 'zwarte koolstof': roet.

İlgili Sayfalar