Bence burada bir çeviri eksikliği olabilir. fakat otoritelerce bu şekilde kabul edilmiş.أنا أعتقد أنها كانت ربما ترجمة سيئة فقط، لكن الناس يستندون على سلطات من هذا القبيل.
Bence burada bir çeviri eksikliği olabilir. fakat otoritelerce bu şekilde kabul edilmiş.人々はこのような権威を信じていたのです ボイルにしてみれば そんなの知ったことか
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.저는 주의력 결핍 장애의 19개 증상들 중에서 18개를 가지고 있습니다.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Am 18 din cele 19 semne din diagnosticul sindromului atenției deficitare.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Bei mir wurden 18 von 19 Anzeichen eines Aufmerksamkeits-Defizit-Syndroms diagnostiziert.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Bij mij zijn 18 van de 19 tekenen van concentratiestoornis onderkend.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Ho 18 dei 19 segni della sindrome da deficit di attenzione.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.- každý z podnikatelů - zápasil s výsledky ve škole. Já mám diagnostikováno 18 z 19 znaků poruchy pozornosti.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.lucharon con la escuela. Me diagnosticaron 18 de 19 signos de trastorno por déficit de atención.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Nálam a figyelemzavar 19 típusából, 18-at diagnosztizáltak.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.On m'a diagnostiqué 18 des 19 symptômes de l'hyperactivité.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Tenho 18 ou 19 sintomas diagnosticados do Distúrbio do Défice de Atenção.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Tôi được chẩn đoán có 18 trên tổng số 19 dấu hiệu rối loạn thiếu tập trung.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Zdiagnozowano u mnie 18 z 19 objawów ADHD.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Έχω διαγνωστεί με 18 από τα 19 σημάδια που υποδεικνύουν Διαταραχή Ελλειμματικής Προσοχής.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Имам 18 от 19 признака на диагностицирано разстройство с недостиг на внимание.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.Мені діагностовано 18 з 19 ознак розладу дефіциту уваги.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.У меня выявлено 18 из 19 признаков синдрома нарушения внимания.
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.אובחנתי ב-18 מ-19 התסמינים של הפרעת קשב
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.لقد حصلت على 18 من 19 في اختبار عدم التركيز
Bende dikkat eksikliği bozukluğunun 19 işaretinden 18"i var.こういうのを見るとぞっとします
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.Non voglio dire che non esiste il Disturbo da Deficit dell'Attenzione.
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.Pero esto muestra dos cosas. Una es que todos tenemos esta capacidad. y Dos, es que casi siempre se deteriora.
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.Saya tidak bermaksud mengatakan bahwa tidak ada hal seperti Attention Deficit Disorder.
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.Ustvarjalnost definiram kot proces v katerem išemo originalne ideje, ki imajo svojo vrednost.
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.Δεν λέω ότι δεν υπάρχει "Διαταραχή Ελλειματικής Προσοχής-Υπερκινητικότητα"
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.Я не намагаюсь сказати, що таке явище як СДУГ не існує взагалі.
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.Я не хочу сказать, что не существует такой вещи, как Синдром Дефицита Внимания.
Ben Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu diye bir şeyin olmadığını söylemiyorum.אני לא טוען שאין דבר כזה הפרעת קשב.
Ben hep eksik parçaydım.Az egyik fele hiányzott.
Ben hep eksik parçaydım.Ik kwam altijd een stukje tekort.
Ben hep eksik parçaydım.Mě vždycky kousek chybí.
Ben hep eksik parçaydım.Mie îmi lipsea mereu ceva.
Ben hep eksik parçaydım.Mir fehlte immer ein Stück.
Ben hep eksik parçaydım. Ne parçası?- A mí me faltaba un trozo. - ¿Qué trozo?
Ben hep eksik parçaydım.Εμένα πάντα μου έλειπε ένα κομμάτι.
Ben hep eksik parçaydım.А мне всегда не хватало какого-нибудь куска.
Ben hep eksik parçaydım.На мен едно късче не ми достигаше.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."C'est la nature humaine que de voir quelqu'un moi et de penser que j'ai perdu la boule.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."É da natureza humana olhar para alguém como eu e presumir que perdi alguns parafusos.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."E în firea umană să privești la unul ca mine și să presupui că mi-am pierdut mintea.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."E' normale per le persone osservare qualcuno come me e pensare che ci manchi qualche rotella.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Es ist menschlich, jemanden wie mich anzusehen und anzunehmen, mit mir stimme etwas geistig nicht.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Es muy humano que al ver a alguien como yo supongan que he perdido parte de mis encantos.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Het is menselijk om naar mensen als ik te kijken en te denken dat ik een slag van de molen heb gekregen.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Je přirozené, že když se lidé dívají na někoho jako já, myslí si, že jsem nějak postižený.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.Khi ai đó nhìn vào một người như tôi tự nhiên thôi họ sẽ nghĩ rằng tôi đã mất một vài giác quan nào đó.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.저 같은 사람을 보고 정상이 아니라고 생각하는 건 당연히 그럴 수 있습니다.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Sangat manusiawi untuk melihat orang seperti saya dan menyangka bahwa saya kehilangan beberapa sekrup.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Természetes reakció ránézni valakire, mint én, és azt feltételezni, hogy meg van hülyülve.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."To zupełnie naturalne, że kiedy ktoś na mnie patrzy, przyjmuje za pewnik, że trochę ześwirowałem.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."В човешката природа е, когато гледат някой като мен, да си мислят, че съм мръднал.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Людям свойственно, когда они смотрят на такого как я, думать, что у меня не всё в порядке с головой.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."זה הטבע האנושי להסתכל על מישהו כמוני ולהניח שאני קצת משוגע.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.من طبيعة النفس البشرية انها حينما تنظر الي تفترض انني فقدت قدراتي
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.輝きを失ったと推測するのは当然です 人に --
Benim için bu, robotların henüz eksik olduğu bir noktaydı.Bagi saya, itu adalah ruangan putih, yang belum bisa dilakukan oleh robot.
Benim için bu, robotların henüz eksik olduğu bir noktaydı.Đối với tôi, điều này là một lỗ hổng, là điều mà robot chưa thể làm được.
Benim için bu, robotların henüz eksik olduğu bir noktaydı.Für mich war das der Leerraum, das war es, was Roboter noch nicht tun konnten.
Benim için bu, robotların henüz eksik olduğu bir noktaydı.제게 그것은 빈칸이었고, 로봇이 아직까지 할 수 없는 것이었습니다.