Ana içeriğe geç
Sözlük

eksik ile cümle

eksik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kapasitelerdeki eksiklikleri ölçülebilir bir şekilde analiz edin ve anlayın.목표물을 치밀하게 관찰하고 분석하여, 약점을 찾아내는 능력을 지니고 있다.
Bu nedenle İşçi'nin ve Köylü'nün Ordusu ilk başlarda deneyimli askerî liderlerin eksikliğini çekti.לפיכך, צבא הפועלים והאיכרים התמודד בתחילה עם מחסור בפיקוד צבאי מנוסה.
Richard Cromwell'in temel eksikliği orduya güvenmemesiydi.החולשה העיקרית של ריצ'רד קרומוול הייתה שלא היה לו את אמונו של הצבא.
Eksik Parça Yayınları.ספרי ירח חסר.
Zararın maliyeti, eksiksiz bir nükleer silahın patlamasının açacağı yıkıma eşit olurdu (yan etkileri hariç).מחיר הנזק שווה־ערך להרס המוחלט הנגרם מפצצה גרעינית (אם כי ללא השפעות הלוואי של פצצה כזו).
Bu durum, grubun o zamanki deneyim eksikliği ile ilişkilendirilebilir.עיקר זאת ניתן לייחס לחוסר ניסיון הלהקה.
Bu videonun eksik bölümüdür.וכן הפרק חסר.
Listede eksik isimler mevcuttur.כעת נראה שיש מספר חסר ברשימה.
Çocuklarda dikkat eksikliği, okul başarısını düşmesine yol açabilir.להתקפי ניתוק עלולה להיות השפעה שלילית על השכלתו של הילד.
Sağlık ocağı yoktur sağlık evi vardır, personel eksikliğinden dolayı atıl durumdadır.מבחינה רפואית, הייתה מרפאה עם מצבת כוח אדם חסרה.
Şekil olarak demokrasiye çok benzer fakat eksik yönleri vardır.הדמוקרטיה הליברלית דומה לדמוקרטיה, אך שונה ממנה.
Fakat bunlar da eksik uygulandı.אך אלו לא התממשו.
Perspektif eksikliği.מה חסר בתמונה.
Ayrıca bazı kelimelerin harflerini de eksik olarak kullanırlar.יחסרו כמה וכמה מהאותיות.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.מחסור בשינה הוא גורם נוסף שנקשר לסוכרת מסוג 2.
Bu ameliyatı geçiren hastaların çoğu ömür boyu pasif ve motivasyon eksikliği yaşamışlardır.מטופלים שעברו הליך זה לעיתים קרובות נהיו פאסיביים ואיבדו כל מוטיבציה.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.דימויו לחמור גרם אינו דימוי מחמיא ויש בו מן הזלזול.
Temel kaygı duygusu kişinin kendisinin yetersiz olduğu ve bu eksikliğini farkında olmasıdır.לא קיים שום בסיס אורגני לחששותיו של אותו אדם לגבי כך שהוא באמת חולה.
Eksik bile.וכן חסר.
Oyunun eksik yanı, sadece XBOX 360 için çıkmış olmasıdır.בניגוד לשנים האחרונות, המשחק הזה לא יצא בגרסת Xbox 360.
Bu yüzden adam eksikliği vardı.אך הוא הרגיש שמשהו היה חסר.
Çünkü sütsüz bir beslenme esansiyel gıda maddelerinin eksikliğine sebep olmaktadır.תת-תזונה בשל חוסר ספיגת מרכיבים תזונתיים הכרחיים.
Tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim.וְדוֹר רְבִיעִי יָשׁוּבוּ הֵנָּה כִּי לֹא שָׁלֵם עֲו‍ֹן הָאֱמֹרִי עַד הֵנָּה.
Film hem eksik hem çarpıtılmıştır.הסרט נכשל קופתית וביקורתית.
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.חוסר משאבים והתנגדות חזקה מצד הממשל המקסיקני אילצו את ווקר לסגת.
Aşağıdaki tabloda bilgi eksiklikleri bulunmaktadır.יש להשלים את המידע החסר בטבלה למטה!
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.הסיכון לזיהום גבוה יותר אצל ילדים, בשל חוסר חסינותם היחסית והרגלי היגיינה ירודה.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.שעון שמש - שעון השמש הראשון היה פשוט מאוד.
24 saatlik zamanın bazı gösterimsel nitelikleri eksiktir: Elektronik saatlerle uygun değildir.לשיטת השעון בן 24 השעות יש כמה מגרעות ובעיות מעשיות: היא אינה מתאימה לשעונים אנלוגיים, שרובם מראים רק 12 שעות.
Hep bir şeyler eksik sanki!"תמיד יש עדיין משהו לעשותו ".
Beriberi tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır.בריברי (Beriberi) היא מחלה מטבולית הנגרמת כתוצאה מחוסר בוויטמין B1 (תיאמין).
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.צפדינה היא מחלה הנגרמת ממחסור חמור בוויטמין C (חומצה אסקורבית).
Bu da oyuna büyük eksiklikler taşıdı.זה הביא קצת תגובות רעות למשחק.
1997 yılında eksik rotasyonlarını tamamlamak üzere Şişli Etfal Hastanesi'ne atandı.בשנת 1997 הוקם באילת מתקן התפלה בשיטת האוסמוזה ההפוכה.
55. kitap oldukça eksiktir.הספר מורכב מ-55 פסוקים.
31 (3), s. 62–63. Eksik ya da boş |başlık= (yardım) ^ "Achievement Awards: Rookie".התרחש בפרק 30 (עונה 2, פרק 10) א' - "שום דבר לא בחינם" / "No Free Rides".
Buradan da resimdeki idealize etme eksikliği fark edilebilir.אפשר גם לראות צילום של ההחלטה עצמה כאן.
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.Недостигът на тестостерон също се свързва с диабет тип 2.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.Липсата на достатъчно сън се свързва с диабет тип 2.
( Durumda eksik olan birleştirici bir güçtür. )Към 2010 г. църквата е в лошо състояние.]]
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Рискът от инфекция при децата е по-висок поради липсата на имунитет и относително лошата хигиена при тях.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Пред храма е бил сложен слънчев часовник.
55. kitap oldukça eksiktir.55 е нечетно число.
Atlas Kitabevi. Eksik ya da boş |başlık= (yardım)Aut Caesar, aut nihil. – Или всичко или нищо.
Atomun gezegen modelinde iki önemli eksiklik vardı.Планетарният модел на атома има два сериозни недостатъка.
Entourage'nın en büyük eksikliği, karmaşık HTML'yi işleme yeteneğinin bulunmamasıydı.Най-големият недостатък на HTML чата е бил неговата интерактивност.
Normanların karşı atağı, deniz savaşlarındaki tecrübe eksikliği sebebiyle başarısız oldu.Норманите контраатакуват упорито, но липсата им на опит в морски битки се оказва решаващ.
Eksikliğine rastlanmaz.Липсва им опит.
Bu bir eksik listedir.Този списък е непълен.
Bu liste eksiktir, genişleterek yardımcı olabilirsiniz.Забележка: Този списък е непълен – можете да помогнете за попълването му.
Jefferson Çiftlik Kitabı'ndaki eksik sayfaları ve silintileri kimse açıklamamıştır.Няма сведения за иконописците и автора на стенописа.
Bu eksiklik sonucunda çeşitli renklerin çevresindeki renkler ayırt edilemez.Какво се случва след това зависи от цвета на другите близки възли.
Kıskançlık özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır.Завистта е следствие от чувството за собствена непълноценност.
En önemli eksik telsiz ve iletişim araçlarının eksikliğidir.Основният недостатък на железопътния транспорт е липсата на гъвкавост и подвижност.
Müziksever bir ailesi vardı, annesi ud çalıyordu ve evde Türk müziği hiç eksik olmazdı.Майка му пеела значително и домът им не страдал от липса на музика.
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.При дъждовно време те често напълно липсват.
Mükemmellik, eksiksiz ve kusursuz olma durumunu ifade eden bir kavramdır.За прекрасно започва да се счита това, което е ясно, разумно и лишено от прекалена сложност.
Eksik bir Wi-Fi logosundan dolayı, tamamen standartdan bir sapma olmamaktadır.Все пак липсата на Wi-Fi лого не винаги означава, че устройството е Wi-Fi несъвместимо.
Burada eksik kalan hizmet sahibi Tarıkçıdır.Парите, които са в гаража липсват.
Bunu yapmanın nedenlerinden biri, soğutma eksikliği idi.Един от икономическите въпроси бил този за недостига на ресурсите.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod