1 Eksik bir kompozisyon.1沒有質因子。
Moseley’in çalışmaları atom numarası 43 ile 61 arasında olan elementlerin eksik olduğuna dikkat çekmiştir.莫塞莱的实验证实了两个尚未发现的元素的序数分别为43和61。
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.儿童由于缺乏免疫力和相对较差的卫生,感染的风险较高。
Pisidya dili ve Side dili (Pamfilyaca), eksik.」僧辯奇其言,乃宥之,還其麾下。
Kosa kimin evine girerse o eve bereket girer ve yıl boyunca eksik olmaz.後尋卒於家,卒年不詳。
Liste eksiktir, tamamlanmasına yardımcı olunuz.服除無缺,添註視事。
Çünkü buluntu yetişkin yaşta ölmüş bir dişinin hemen hemen eksiksiz iskelet kemiklerinin fosiliydi.象鮫那些幾乎沒有作用的牙齒在交配時可以穩定雄性的身體。
Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın.適歲饑,諸瑤益剽掠無虛日。
Vakaların %7’sinin sebebinin, egzersiz eksikliği olduğu düşünülmektedir.也有學者相信,7%的病例可能是缺乏运动所致。
Dahası, bu ifadesinin "denklem eksikli olmadıkça" geçerli olduğunu ifade etmiştir.承祇一子,既出嗣,故曰“承遂无后”。
1968 yazı itibarıyla eksiksiz bir plan hazırlanmıştı.1968年,他已经积累了一些未发表的手稿。
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.日晷曾有效的測量時間。
Bu taş her eksik taşın yerine kullanılabilmektedir.但是這特點只能用來分別未鑲嵌的寶石。
Bu da Sistemci görüşler açısından son derece eksik bulunur.基本上這也是視野不足的問題。
En önemli eksik telsiz ve iletişim araçlarının eksikliğidir.中止的最主要原因,是資金和電力的缺乏。
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.另外,睾酮缺乏与2型糖尿病也有很密切的关联。
Burada eksik kalan görevler degil eksik hikâyeler gösterilir.沒有編號的作品暫不列出。
Listede eksik isimler mevcuttur.名单中没有命名的名称以灰色显示。
En önemli eksikliklerden birisi şanzıman sistemiydi.落敗的一方最糟的下場就是死亡。
Aynı şekilde herhangi bir kuram, P ya da P'nin tersini içinde barındırıyorsa eksiksizdir.更簡單的說,對於任何命題 P,P 和 ¬ P 不能同時為真。
Ancak yorumcular, gelişmiş kullanıcılar için manuel kontrolün eksikliğine dikkati çekti.然而,評論家強調其缺乏給進階用戶使用的手動控制。
Tek eksiklerinin iyi bir baterist olduğuna karar verirler.他们唯一的缺点是他们对装甲兵种的攻击非常差。
Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur.比起被友好对待,更希望别人怕自己。
Flaminius, aynı Sempronius gibi sabırsız, aşırı güven ve kendini kontrol etme eksikliği içindeydi.弗拉米尼的個性和塞姆普罗尼乌斯一樣,既浮躁、過分自信又缺乏自我控制。
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.供应的不足和墨西哥政府出人意料的顽强抵抗很快就迫使沃克撤退。
Fakat yasal hakların eksikliğinden dolayı bu istek ertelendi.但因为审判权缺失,此事在开庭前不了了之。
Bu bir eksik listedir.这是一个不完整列表。
Lakin orade dahi her gün sürülme korkusu eksik değil idi."我實在無法忍受每天都得化妝的痛苦」。
2006'da düzenlenen Dünya Kupası'nın aksine, bu kupada taraftar topluluklarının eksikliği hissedilmekteydi.2006年世界杯他更因球會表現不佳,而被剔出國家隊名單。
Fakat bazı eksik yönleri vardır.“너에게 부족한 것이 하나 있다.
Fakat her realite görece (izafi) ve görelidir, veriteye kıyasla eksiktir.모든 것이 진짜와 가짜를 오가며 모든 것을 혼란에 빠뜨려간다.
Demir eksikliğine, Demir Eksikliği anemisi (kansızlık) denir.아이스하키 요괴 성우 : 훔치리가 소환한 얼음 나라 최강의 요괴.
Çocuklarda dikkat eksikliği, okul başarısını düşmesine yol açabilir.어린이의 경우 저성장, 학습 장애를 일으킬 수 있다.
Hava problemleri, saatte 75 mil hızla gelen rüzgarlar, yağmur ve karın eksikliğiydi.T날씨는 시속 75마일(121 Km/h)의 바람과 비, 눈의 부족으로 많은 문제를 낳았다.
Dahası, bu ifadesinin "denklem eksikli olmadıkça" geçerli olduğunu ifade etmiştir.재난에 대해 모습을 드러내지 않는다는 (비판은) 적절치 않다”고 전했다.
Hızır da yanından eksik olmaz.가속력도 결코 낮지 않은 편이다.
Bu büyük bir eksikliktir.이것이 여러 해 묵은 큰 폐단입니다.
1 Eksik bir kompozisyon.제1 범주 집합이 아니다.
Bu konferanstan aktarıldığı üzere; ‘’Başlangıçta her şey eksikti.이동욱은 이 때 연출한 경험을 후에 회상하며 "처음 하는 연출이라 모든 게 서툴렀다.
İki tarafın da belli başlı eksikleri vardır.두 명칭 모두 약간 오해의 소지가 있다.
Hep bir şeyler eksik sanki!"자주 텅 비어 있도다.’”라는 구절이 있다.
Ayrıca, "Hiçbir çağda yerin döndüğüne inananlar eksik olmamıştır." demiştir.그 이후에도 "반인반신이라는 생각에 변함이 없다"고 발언했다.
Bir işlev veya değişkenin eksik olması.변화 또는 변경에 약하다.
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.그는 질산이 발생한 것은 산소에 포함되어있는 불순물인 질소 때문이라고 생각하였다.
Yine de bazı eksikleri olduğunu kabul etmek gerek.하지만 근거가 부족하다고 보는 사람들도 있다.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.전문화가가 아닌 일반 선비 중에서도 뛰어난 그림 솜씨를 가진 문인화가가 적지 않았다.
One Plus or Minus One Bir Eksik veya Bir Fazla.즉, -1 이하이거나 1 이상인 분수이다.
Sandalyelerin sayısı oyuncuların sayısından her zaman bir eksiktir.괄호 안의 숫자는 각 선수단의 규모이다.
New Haven: Yale University Press. Eksik ya da boş |url= (yardım) ^ Conway, Erik M.New Haven: Yale University Press. |url=이 없거나 비었음 (도움말) 제트추진연구소 - 공식 웹사이트
Alfred Publishing. Eksik ya da boş |url= (yardım) ^ a b Hauner, Thomas (8 Nisan 2008).Alfred Publishing. |url=이 없거나 비었음 (도움말) Petridis, Alexis (2009년 1월 9일).
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.이렇게 그는 고려 개국 초반에는 서부 전선에서 활약했던 것으로 보인다.
Bu yönde bir belirti olmayınca açıklamalardaki ayrıntıları eksik kalmaktadır.그 운용에 대해서는 일절 데이터가 없어서 자세한 것은 불명이다.
Ordunun silah ve teçhizattaki eksikliklerini tamamlanamamamış, yeterli eğitim ve tatbikat yaptırılamamıştı.문제는 이들이 훈련 및 장비가 부족했다는 점이다.
Okul eksikliği taşımalı sistemle giderilmektedir.우리는 학교가 소멸하는 미래를 생각해봐야 한다.
(10 saniye eksik ya da fazla olabilir).(10량은 완전히 불가능하다.)
Ancak bir hakka engel bir eksikliği bilmek kötü niyetliliktir.사실의 착오가 있을 때 고의를 찾아내는 것은 어려운 일이다.
İyot eksikliğinin yol açtığı hastalıkların en yaygınlarından biri basit guatrdır.전염성 설사의 가장 흔한 원인 가운데 하나는 깨끗한 물의 부족이다.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.그의 원본 데이터 파일도 그의 컴퓨터에서 지워진 상태였다.
Eksiksizlik Gödel'in Eksiklik Teoremi써클 내의 낙오적 존재.
Emevilerin kötülüklerini gösteren bir listeyi yanından eksik etmezdi.당신들의 조상들이 박해하지 않은 예언자가 한 사람이나 있었습니까?