eksik ile cümle
eksik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyüme hormonu eksikliği saptanırsa büyüme hormonu replasman tedavisi yapılabilir.低身長に対しては、成長ホルモン補充療法の適応となる。
"En önemli darboğaz güçlü kurum ve yöneticilerin eksikliğidir."」、「一人でも最強、チームなら無敵。
Ancak burada Diyalektik mantığa göre Sentez eksiktir.ただし複合語は文法的に名詞なので、当てはまらない。
IUCN Kırmızı Liste'sinde alaca yunusu "eksik bilgi" sınıfında listeler.IUCNのレッドリストでは他のウスイロイルカ類とともに「情報不足」 (Data Deficient:DD) に分類されている。
Bunlara ek olarak SM'in temel birçok eksik tarafı vardır.RCUには当然ながら短所もある。
Tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim.神様は君等に福を与えることを惜しまないものだ。
1 Eksik bir kompozisyon.^ 1名欠場。
Aksine; kendisini çeşitli eksikliklere karşı artan hoşgörü şeklinde gösterir.しかしそんな彼女には様々な困難が容赦なく降りかかる。
Balık tenyasında Vitamin B12 eksikliği saptanır.悪性貧血の場合、ビタミンB12の補給が行われる。
Fakat bunlar da eksik uygulandı.これも実用されたのではない。
Böylece, iletişim eksikliğinden kaynaklanan yanlış anlaşılmaların da ortadan kaldırıldığı bir süreç yaşanır.いずれもコミュニケーション不足が招いた誤解だった。
Burada eksik kalan hizmet sahibi Tarıkçıdır.没になった設定での主人公だった。
Versiyonda birkaç eksiklikler düzeltildi.不十分な箇所の訂正を求めた。
Midelerinde kırkbayır bölümü eksiktir.頭頂部分は欠損している。
İlk kategori sosyal kavramada görülen eksikler üzerine yoğunlaşır.上位中産階級とは、社会集団に関する社会学上の概念である。
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.少なくとも11個体の化石が発見されており、骨格のほとんどの要素が見つかっている。
Bu ameliyatı geçiren hastaların çoğu ömür boyu pasif ve motivasyon eksikliği yaşamışlardır.手術前の患者はいろいろな疑問、不安を抱えている。
5. Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)EPISODE.1 「君はダレ?
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.他の言語との違いでもっとも成功している部分は、事態を表す基語が形態素として加えられていることである。
Bazı şeylerimiz eksik.足りないものがあります。
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.然而,查澤雷則十分支持他們,理解他們缺乏經驗而不在乎他們犯的錯誤。
Ancak, Scala'nın düşük derleme zamanını apaçık bir eksiklik olarak gösterdi.但是,他指出Scala的编译时间過慢这一明显缺陷。
Bu liste eksiktir, genişleterek yardımcı olabilirsiniz.这个列表可能不完整,你可以帮助完善它。
Eksik olabilir.可以無乏。
1 Eksik bir kompozisyon.1沒有質因子。
Moseley’in çalışmaları atom numarası 43 ile 61 arasında olan elementlerin eksik olduğuna dikkat çekmiştir.莫塞莱的实验证实了两个尚未发现的元素的序数分别为43和61。
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.儿童由于缺乏免疫力和相对较差的卫生,感染的风险较高。
Pisidya dili ve Side dili (Pamfilyaca), eksik.」僧辯奇其言,乃宥之,還其麾下。
Kosa kimin evine girerse o eve bereket girer ve yıl boyunca eksik olmaz.後尋卒於家,卒年不詳。
Liste eksiktir, tamamlanmasına yardımcı olunuz.服除無缺,添註視事。
Çünkü buluntu yetişkin yaşta ölmüş bir dişinin hemen hemen eksiksiz iskelet kemiklerinin fosiliydi.象鮫那些幾乎沒有作用的牙齒在交配時可以穩定雄性的身體。
Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın.適歲饑,諸瑤益剽掠無虛日。
Vakaların %7’sinin sebebinin, egzersiz eksikliği olduğu düşünülmektedir.也有學者相信,7%的病例可能是缺乏运动所致。
Dahası, bu ifadesinin "denklem eksikli olmadıkça" geçerli olduğunu ifade etmiştir.承祇一子,既出嗣,故曰“承遂无后”。
1968 yazı itibarıyla eksiksiz bir plan hazırlanmıştı.1968年,他已经积累了一些未发表的手稿。
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.日晷曾有效的測量時間。
Bu taş her eksik taşın yerine kullanılabilmektedir.但是這特點只能用來分別未鑲嵌的寶石。
Bu da Sistemci görüşler açısından son derece eksik bulunur.基本上這也是視野不足的問題。
En önemli eksik telsiz ve iletişim araçlarının eksikliğidir.中止的最主要原因,是資金和電力的缺乏。
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.另外,睾酮缺乏与2型糖尿病也有很密切的关联。
Burada eksik kalan görevler degil eksik hikâyeler gösterilir.沒有編號的作品暫不列出。
Listede eksik isimler mevcuttur.名单中没有命名的名称以灰色显示。
En önemli eksikliklerden birisi şanzıman sistemiydi.落敗的一方最糟的下場就是死亡。
Aynı şekilde herhangi bir kuram, P ya da P'nin tersini içinde barındırıyorsa eksiksizdir.更簡單的說,對於任何命題 P,P 和 ¬ P 不能同時為真。
Ancak yorumcular, gelişmiş kullanıcılar için manuel kontrolün eksikliğine dikkati çekti.然而,評論家強調其缺乏給進階用戶使用的手動控制。
Tek eksiklerinin iyi bir baterist olduğuna karar verirler.他们唯一的缺点是他们对装甲兵种的攻击非常差。
Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur.比起被友好对待,更希望别人怕自己。
Flaminius, aynı Sempronius gibi sabırsız, aşırı güven ve kendini kontrol etme eksikliği içindeydi.弗拉米尼的個性和塞姆普罗尼乌斯一樣,既浮躁、過分自信又缺乏自我控制。
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.供应的不足和墨西哥政府出人意料的顽强抵抗很快就迫使沃克撤退。
Fakat yasal hakların eksikliğinden dolayı bu istek ertelendi.但因为审判权缺失,此事在开庭前不了了之。
Bu bir eksik listedir.这是一个不完整列表。
Lakin orade dahi her gün sürülme korkusu eksik değil idi."我實在無法忍受每天都得化妝的痛苦」。
2006'da düzenlenen Dünya Kupası'nın aksine, bu kupada taraftar topluluklarının eksikliği hissedilmekteydi.2006年世界杯他更因球會表現不佳,而被剔出國家隊名單。
Fakat bazı eksik yönleri vardır.“너에게 부족한 것이 하나 있다.
Fakat her realite görece (izafi) ve görelidir, veriteye kıyasla eksiktir.모든 것이 진짜와 가짜를 오가며 모든 것을 혼란에 빠뜨려간다.
Demir eksikliğine, Demir Eksikliği anemisi (kansızlık) denir.아이스하키 요괴 성우 : 훔치리가 소환한 얼음 나라 최강의 요괴.
Çocuklarda dikkat eksikliği, okul başarısını düşmesine yol açabilir.어린이의 경우 저성장, 학습 장애를 일으킬 수 있다.
Hava problemleri, saatte 75 mil hızla gelen rüzgarlar, yağmur ve karın eksikliğiydi.T날씨는 시속 75마일(121 Km/h)의 바람과 비, 눈의 부족으로 많은 문제를 낳았다.
Dahası, bu ifadesinin "denklem eksikli olmadıkça" geçerli olduğunu ifade etmiştir.재난에 대해 모습을 드러내지 않는다는 (비판은) 적절치 않다”고 전했다.
Hızır da yanından eksik olmaz.가속력도 결코 낮지 않은 편이다.