eksik ile cümle
eksik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Erişim tarihi: 14 Aralık 2007. Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım) ^ "Madonna 'adopts child in Africa'".Truy cập ngày 14 tháng 12 năm 2007. ^ “Madonna 'adopts child in Africa'”.
Hep bir şeyler eksik sanki!"Cứ như ngày thường là được!”
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Trong bữa ăn, họ thường "kể lể" về việc thiếu các mối quan hệ thân mật và quà tặng sô cô la.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Giữa khoảng sân có một chiếc đồng hồ mặt trời khổng lồ.
APG II 457 familya olarak gruplandırma yapmış olup, bu APG Sisteminden 5 familya eksiktir.APG II công nhận 457 họ, ít hơn 5 họ so với hệ thống APG.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.Thiếu ngủ được xác nhận có liên quan đến tiểu đường loại 2.
Heterokromi melanin (pigment) fazlalığı ya da eksikliği sonucudur.Loạn sắc tố là kết quả sự thừa hoặc thiếu đáng kể melanin (một sắc tố).
Eşitliği Temel Alan Yaklaşım Bu yaklaşıma göre eşitliğin olmadığı özgürlük eksik kalır.Kant cho rằng, sự tự do mà không hàm dung sự tự phục tòng này không phải là chân tự do.
Derste sarımsak eksik olmaz.Còn ở cấp xã không có ban nào.
11 yaşında kendisine büyüme hormonu eksikliği teşhisi konuldu.Vào năm 11 tuổi, anh được chẩn đoán gặp vấn đề với hormone tăng trưởng.
Eksikliklerine rağmen Me 262 piston motorlu savaş uçağı devrinin kapanışının sinyalini vermiştir.Tuy nhiên với sự xuất hiện của Me 262 đã báo hiệu sự lỗi thời của máy bay động cơ piston.
Bu bir eksik listedir.Đây là danh sách không đầy đủ.
Hornblend ve diğer koyu mineral eksikliği olduğu zaman leuco diorite (beyaz diyorit) denir.Các biến thể thiếu hornblend và các khoáng vật màu khác được gọi là leucodiorit.
Bu liste eksiktir, genişleterek yardımcı olabilirsiniz.Danh sách này không đầy đủ; bạn có thể giúp đỡ bằng cách mở rộng nó.
Liste eksiktir, tamamlanmasına yardımcı olunuz.Thanh Nhân đánh không được, đắp lũy để giữ.
Hızır da yanından eksik olmaz.Mất sớm không thừa tự.
Beyaz pirinçte eksik olan tiamin, sobada bulunmaktadır.Ô Mã Nhi bị chém tại sông Bạch Đằng...
İşçi temsilcilerin kurulu eksiksiz meydana geldi.Đội ngũ lãnh đạo của tổ chức làm việc không hiệu quả.
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.Trong số có những bản dịch đó, có một bản dịch thành công nhất được gọi là Bài hiện hành.
Hiç eksikleri olmadı.Họ chả ra gì!
M.Ö. 1. binyılda soyu tükenmiştir, buluntular eksiktir ve tam çözülenememiştir.Tại vòng bốn (vòng chung kết cá nhân A), mọi lỗi đều được xóa bỏ và bắt đầu tính từ không lỗi.
Yüzden bir eksik.Chỉ còn lại một điều.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Nhưng lượng thông tin bị mất này chưa đáng kể so với giai đoạn tiếp theo.
Listede eksik isimler mevcuttur.Anh không được ghi tên vào danh sách thực hiện.
Cilt 34, s. 751. Eksik ya da boş |başlık= (yardım) ^ Kuninaka A (1960).Journal of the Chemical Society of Japan 34: 751. |tựa đề= trống hay bị thiếu (trợ giúp) ^ Kuninaka A (1960).
Bu eksikliği fark eden üreticiler çift koltuklu Kamov Ka-52 Timsah (Alligator) versiyonunu üretmişlerdir.Trực thăng này được xem là một phiên bản hai chỗ ngồi của loại Kamov Ka-50.
Bu liste eksiktir, genişleterek yardımcı olabilirsiniz. ^ Bazı kaynaklar tarihi 1371 olarak gösteriyor.Loài này được Bernh. ex Spreng. mô tả khoa học đầu tiên năm 1827.
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.しかしチャゼルは彼らに同情的で、経験が少ないことに理解があり、ミスを全く気にしなかった。
Rüyalarında para, içki ve kadın eksik olmaz.酒と金と女に目がない。
Eksiksiz bir mermer kopyası bugün Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde bulunmaktadır.現存する大理石の複製はナポリ国立考古学博物館にある。
Ayrıca teknik eleman ve altyapı eksikliği de bulunmaktadır.一方で優秀なテクニシャンが不足している現状もある。
Hep bir şeyler eksik sanki!"何か、いつも〈外れてる〉という感じがありました」。
Fakat yasal hakların eksikliğinden dolayı bu istek ertelendi.しかし後日、権利処理の不備が判明したため発売の延期が決定。
İnsan erdemlerinin biri dahi eksik olsa o insan için şerefli insan denemez.) 不貴難得之貨 使民不爲盗 (得がたい財貨に価値を与えなければ、民に盗みをさせることもない。
Köyde, ilköğretim(kapanmak üzere öğrenci yokluğundan dolayı artı olarak öğretmen eksikliği var.) okulu vardır.地元の事に対しては(教師として持ち上げられていることもあり)非常に疎い。
Liste eksiktir, tamamlanmasına yardımcı olunuz.不具合が確認され提供中止。
Hızır da yanından eksik olmaz.なかなか強力な上、消滅しない。
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.わずかな文字設定のみでイラストなどは存在しない。
Sağlık konusunda bunun önemli bir eksiklik olduğu düşünülmektedir.健康上の問題はほとんどないことが報告された。
Yalnız hububatlar ile beslemek vitamin eksikliği gibi problemlere yol açar.種子のみの食餌はビタミン欠乏のような健康上の問題を引き起こすことがある。
Bu şiirlerden 197 tanesi Eksik Şiir kitabında yayınlanmıştır.197編の詩を書き4冊の詩集を出した。
Eksiksiz olarak da yayınlandı.号外も発行された。
Thomas presesyondas negatif hiperbolik üçgen eksikliği olarak hiperbolik geometri içinde bir yorumlana var .Thomas precessionは双曲幾何学において負のhyperbolic triangle defectとしての表現を持つ。
Bir işlev veya değişkenin eksik olması.サービス中止や変更が難しい。
Neyimiz eksik?不明点は?
Eksik hecelerin boşluğu hitap sözleriyle doldurulur.きれたる句は字を以て切るに不及。
Bilakis eksikliği sebebiyle kendisiyle alay edilir.出自の低さを嘲弄されてきた。
Yüzden bir eksik.ただ、どこか寂しげである。
Bu da oyuna büyük eksiklikler taşıdı.実はこのゲームには大きな欠陥がある。
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.子供らは毅の贈物のチョコレートに有頂天になる。
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.だが計画には根本的な限界があった。
Nielsen Music Control arşiv eksikliğinden dolayı bu yola başvurulmuştur.Nielsen Music Control が発表する。
5. Muhafız Tank Ordusu’nun taarruz planında önemli eksiklikler vardı.しかし、第5親衛戦車軍の攻撃には多数の問題が発生していた。
Verilen bu ikinci kararı da Askerî Yargıtay eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozdu.残りの2人については、医師の診断書を提出した正当な欠席であるため処分はされなかった。
Bir fatihanızı eksik etmezseniz sevindirirsiniz mevtalarımızı.もし私の主張を損なうことなく、この遺作を保存していただけましたら、存外の幸福です。
Hiç eksikleri olmadı.誤りも少なくない。
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.降雨はしばしばあるが激しいものではない。
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.死因は酸素の欠乏によるものだった。
Elinde aynası eksik olmaz.一部スーパーからもやしが無くなる。
Ürokanaz eksikliğine bağlıdır.老朽化により解体が決まっている。