eksik ile cümle

eksik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.Smenassa ei ollut mitään niistä ominaisuuksista, joita tarvitaan hyvän kuvan ottamiseen.
D vitamini eksikliğinin de Sibirya histerisi’ne neden olduğu düşünülmektedir.D-vitamiinin puutos saattaa altistaa skitsofrenialle.
Bazı kısımları eksiktir.Puuttuvat osat on rekonstruoitu.
Eksik Parça Yayınları.Lehtiruusuke puuttuu.
Ordunun eksiklikleri giderildi.Aiemmasta osastosta puuttuivat Hr.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Vain kellotorni oli korjauskelpoinen.
Altı bölümden oluşur: Parça 1 (1-8 bölümler) günümüze eksik ulaşmıştır, başlangıcı kayıptır.Teksti on säilynyt nykyaikaan vain osittain; sen alkuosa puuttuu ja puhe tuntuu myös päättyvän kesken.
Çünkü sefer boyunca ordu, sıcak ve su eksikliğinden dolayı hırpalanmıştır.Vuosi toisensa jälkeen sen armeijat joutuivat vetäytymään puutteellisen huollon ja kulkutautien vuoksi.
Ruh bedende eksik olan şeydir, yani beden kendini imleyici bir eksik olarak sunar.Sen sijaan tulee syödä mitä tahansa, mikä tekee ruumiin haluttomaksi lemmentoimiin.
İki tarafın da belli başlı eksikleri vardır.Kummallakin on omat erilaiset heikkoutensa.
Çoğu akıllı telefonun bağlantı özellikleri eksiksizdir.Useimmat vedostusmenetelmät ovat epäsuoria.
Bu taş her eksik taşın yerine kullanılabilmektedir.Näin syvällä olevaa kiveä ei voida hyödyntää taloudellisesti.
Oyunun eksik yanı, sadece XBOX 360 için çıkmış olmasıdır.Peli on julkaistu vain Xbox 360:lle.
Benim çantalardan biri eksik.Yksi laukuistani puuttuu
Çinko EksikliğiSinkin Puute
Modern araştırma, büyük parçaların eksik olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.Σύγχρονοι ερευνητές έχουν αποδείξει ότι είναι πιθανόν να λείπουν μεγάλα κομμάτια.
Erişim tarihi: 2010-04-30. Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım) ^ Wout Broekema (April 2015).Ανακτήθηκε στις 2010-04-30. |first1= missing |last1= in Authors list (βοήθεια) Wout Broekema (April 2015).
100 den fazla iskelet fosili bulunmuştur ve bazıları neredeyse eksiksizdir.Έχουν βρεθεί πάνω από 100 σκελετοί, ενώ κάποιοι είναι ολοκληρωμένοι.
Benzeri bir veri eksikliği ısıtılmış nemli hava kullanımı için de geçerlidir.Υπάρχει παρόμοια έλλειψη δεδομένων για τη χρήση του θερμαινόμενου υγρού αέρα.
Hep bir şeyler eksik sanki!""Πάντα κάτι μένει".
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.Όταν επέστρεψαν στο ξενοδοχείο η Σελίνα απαίτησε ξανά τα οικονομικά αυτά αρχεία.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Ο κίνδυνος μόλυνσης είναι υψηλότερος στα παιδιά λόγω της έλλειψης ανοσίας και τη σχετικά ανεπαρκή υγιεινή.
Altı bölümden oluşur: Parça 1 (1-8 bölümler) günümüze eksik ulaşmıştır, başlangıcı kayıptır.Διαιρείται σε έξι τμήματα: Μέρος Α΄ (1-8): Η αρχή του δεν έχει σωθεί.
Eksik demektir.Είναι ελλειπτικό.
Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.Χαμηλά επίπεδα της σεροτονίνης εμπλέκονται στην εμφάνιση κατάθλιψης.
Bir işlemi yanlış veya eksik yapmak deriyi kullanılamaz hale getirebilir.Επομένως δεν μπορούν να χειριστούν την ορθή ή λανθασμένη εφαρμογή ενός ονόματος.
Eksik parçalara rağmen, uzunluğu yaklaşık 85 cm kadardır.Παρά τα κομμάτια που λείπουν, έχει μήκος πάνω από 85 εκατοστά.
İskorbüt, C vitamini (askorbik asit) eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık.Το σκορβούτο είναι ασθένεια που προκαλείται από έλλειψη στον οργανισμό της βιταμίνης C.
Elinde aynası eksik olmaz.Δεν αποπέμπεται ο υπουργός Άμυνας.
Abelisaurus’un bilinen tek kafatası fosili, özellikle sağ tarafı olmak üzere, eksiktir.Το ένα γνωστό απολιθωμένο κρανίο Αβελίσαυρου είναι ατελές, ειδικά στην δεξιά πλευρά.
Lakin orade dahi her gün sürülme korkusu eksik değil idi."«Δεν αντέχεται η καθημερινή χωματίλα».
Delillerin çoğu eksiktir, olanlar da fazla inandırıcı değildir.Και πάλι τα περισσότερα από αυτά ήταν ψεύτικα και σχεδόν κανένα δε θεωρείται αυθεντικό.
Bir işlev veya değişkenin eksik olması.Εάν όχι, πρέπει να τροποποιηθεί είτε το επιτόκιο είτε η περίοδος.
Bu bir eksik listedir.Οπωσδήποτε είναι ατελής κατάλογος.
Düğünlerde ise düğünden birkaç gün önce eksik giderme (biçim) yapılır.Η εγγραφή του γάμου (nikah,kəbin) γίνεται μερικές ημέρες πριν από το γάμο.
Vakaların %7’sinin sebebinin, egzersiz eksikliği olduğu düşünülmektedir.Η έλλειψη άσκησης θεωρείται ότι συνδέεται με 7% των περιπτώσεων.
Muhtemelen eksik olan eğitimini alıyordu.Υπέφερε από ένα σχολικό σύστημα στο οποίο δεν μπορούσε να εκφραστεί.
Oyunun eksik yanı, sadece XBOX 360 için çıkmış olmasıdır.Η έκδοση του παιχνιδιού για το Xbox είναι διαφορετική από την έκδοση για το Xbox 360.
Her zaman bir akvaryumdadır ve boynundan düdüğünü eksik etmez.Είναι πτητικό και δεν γίνεται μέρος του υμένα του χρώματος.
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.Το υπόλειμμα δεν αποδομήθηκε λόγω έλλειψης οξυγόνου.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.Η ποιητική του γραφή ήταν ελλειπτική χωρίς φανατισμούς και προσήλωση σε κάποιο αισθητικό ρεύμα.
İstihdam eksikliğinin yanı sıra toplumsal huzursuzluk ve endemik savaş getirdi.Μαζί με την πληθυσμιακή συρρίκνωση επήλθε κοινωνική αναταραχή και ενδημικοί πόλεμοι.
Anavatanımızı özgür ve eksiksiz görmek arzusuyla yaşadı.Υπηρέτησε την πατρίδα με άδολη προθυμία.
Ayrıca teknik eleman ve altyapı eksikliği de bulunmaktadır.Ωστόσο υπάρχει τεράστια έλειψη σε συνεργάτες αλλά και υλική βοήθεια.
Hiperprolinemi Tip 1 Prolin dehihrogenaz eksikliğidir.Αίτια της μη σπειραματικής αιματουρίας 1.
Çinko EksikliğiΑνεπάρκεια ψευδαργύρου
Bu keşifle birlikte periyodik tabloda bir gaz sınıfının tamamen eksik olduğunu fark ettiler.Med denne opdagelse indså de at en hel klasse af gasser manglede i det periodiske system.
Bu çatışma, malzeme eksikliği nedeniyle Kuşanların geri çekilmesiyle sonuçladı.Konflikten sluttede med, at kushanerne drog sig tilbage på grund af brist på proviant.
Top ve uçaksavar eksikliği vardı.Der var mangel på feltartilleri og antiluftskyts.
Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.Et underskud af serotonin vil derfor kunne bevirke en depression.
Okulu hakkındaki baş şikayeti fen ve matematik eksikliğiydi.Hendes væsentligste indvending mod skolen var den manglende undervisning i naturfag og matematik.
Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur.Ensomhed er en følelse af at være alene og af at savne nærhed med andre.
Fakat mürettebat olarak eksik kadroluydu.Desuden manglede de mandskab.
Ama bir divançede bu bölümlerden en az biri eksik olur.Og i de andre divisioner mangler et eller flere af disse karakterer.
Menoraji yaşayan kadınlar ise demir eksikliğine karşı daha hassastır.Kvinder, som oplever menorrhagi har større risiko for jernmangel end den gennemsnitlige person.
Bu videonun eksik bölümüdür.Dette afsnit mangler indhold.
Santral diabetes insipidus (SDI), vazopressin hormonu (antidiüretik hormon) eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Central diabetes insipidus, der skyldes mangel på antidiuretisk hormon (ADH, vasopressin).
Bu bir eksik listedir.Her er en ufuldstændig liste.
Yaz mevsimi esnasında yağmur eksik olmaz.Regn i sommerperioden forekommer ikke.
Eğer varlıklar eksiksiz olsalardı onlar da Tanrı olurdu.Hvis ikke det var Guds værk, var det en djævels.

İlgili Sayfalar