Ana içeriğe geç
Sözlük

eksik ile cümle

eksik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bir divançede bu bölümlerden en az biri eksik olur.In realtà, una sezione di una delle sfere è mancante.
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.Tornati al motel, Selena chiese di nuovo alla Saldívar dei documenti finanziari.
Sinema eleştirmeni Jim Harper ise Wallace'ın senaryosunu "çok eksik" olarak nitelemektedir.Critici cinematografici come Jim Harper definirono la trama di Wallace «in gran parte difettosa».
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.La mancanza di sonno è stata associata allo sviluppo di diabete di tipo 2.
Kazuma neredeyse her karşılaşmalarında Ayano’yu yener ve ona dövüş sitilindeki eksikliklerini gösterir.Kazuma la batte in quasi tutti gli incontri sottolineando le sue debolezze nel suo stile di combattimento.
30 yıla yakın bir süredir Kyokushinkai stili karate çalışmalarını eksiksiz sürdürmektedir.Dal Kyokushinkai, nel corso degli anni, sono nati tutti gli altri stili di Full Contact Karate.
Rıhtım eksikliği, ordunun ve askeri ekipmanlarının boşaltılmasını zorlaştırdı.La scarsità di banchine portuali rese difficoltoso lo sbarco delle truppe e degli armamenti.
Bu taş her eksik taşın yerine kullanılabilmektedir.Tutta la costruzione è in pietra non squadrata.
Eksik sayıdaki Fransızlar özellikle Kızılderililere bağımlıydı.Nel Pays d'en Haut i francesi erano numericamente inferiori agli indiani.
Bu yüzden adam eksikliği vardı.Al contrario, all'uomo la mancanza appartiene.
Bir işlev veya değişkenin eksik olması.Non è previsto un ricambio o un cambiamento.
Latin Amerika'daki en eksiksiz toprak reformu Küba'da gerçekleştirilmiştir.Le più lunghe condotte idriche esistenti sono state costruite in Australia.
D vitamini eksikliğinde çocuklarda raşitizm,yetişkinlerde osteomalazi hastalıklarının oluşmasını sağlar.La carenza di vitamina D causa rachitismo nei bambini e osteomalacia negli adulti.
Ancak kombinasyon içinde yaptığı 3A eksik tur sayılmıştır.Manca CuP, mentre 3A è presente e ben definita.
Ancak bir parça alınmış olduğundan kalan eksikdir.Quanto resta a noi è solo una minima parte di quello che fu costruito.
Hep bir şeyler eksik sanki!"Ci manca ancora qualcosa..."
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Con Fascetti e Regalia sono rimasti rapporti d'amicizia.
Türk ordusunun büyük bir saldırıya girişmesi için büyük eksikleri vardı.L'esercito scozzese subì un forte contraccolpo.
Listede eksik isimler mevcuttur.Non erano permessi apparentamenti fra le liste.
Aşağıdaki tabloda bilgi eksiklikleri bulunmaktadır.Mancano dati sulla disoccupazione.
Burada eksik kalan görevler degil eksik hikâyeler gösterilir.La sua vita appare priva di avvenimenti degni di nota.
Bazı kısımları eksiktir.Alcune immagini sono mancanti.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Ciò non sminuisce affatto la rilevanza storica del suo gesto.
Ancak eksik anahtar kullanımı da sitenizin aramalarda çıkmamasını sağlar.L'unico modo per poter parlare di loro è renderle assenti.
Ben, bu nedenle, tarafınıza eksiksiz bir güven ile bu davadan çekiliyorum.In questo caso io conto con ragione sull'appoggio vostro...
Bu videonun eksik bölümüdür.Ma l'ultima pagina risulta mancante.
Mersiyeleri salt ağıt boyutuyla algılamak eksiklik olur.Gli enolati possono essere ossidati dalle solfonilossaziridine.
Ayrıca teknik eleman ve altyapı eksikliği de bulunmaktadır.Mancano tuttora, invece, istituti tecnici e professionali.
Tabloda daha sonraki eserlerinde görülen yüksek tansiyon eksiktir.Manca la tensione che si nota successivamente nelle sue composizioni.
Albüm ismi Fransızcada eksik olan, orada bulunmayan anlamına gelir.La traduzione del titolo è Se non ti ho con me.
Heykel, küçük bir sayıdaki eksik heykelsel parçalara göre 700 den fazla eserle temsil edilir.Un catalogo pubblicato poco dopo la sua scomparsa gli attribuisce circa 700 quadri.
Bu eksiklik her alyuvarın yüzeyinin yaklaşık 5 defa daha büyütülmesi ile giderilmiştir.Questo consente di ridurre la superficie interessabile dall'attacco di circa 5 volte.
Ben formayı hak ettiğime inanıyordum ama hocama göre demek ki eksiklerim vardı.Certo, mordermi la lingua, ma per questo è necessario avere forze e io ero debole...
Eksik hecelerin boşluğu hitap sözleriyle doldurulur.Le desinenze grammaticali sono messe a fine parola.
Entourage'nın en büyük eksikliği, karmaşık HTML'yi işleme yeteneğinin bulunmamasıydı.Il problema maggiore fu l'incapacità di Jordá di realizzare adeguate prove d'orchestra.
Versiyonda birkaç eksiklikler düzeltildi.Questa versione però presenterebbe molte lacune.
Bu ortaklık, az ya da çok eksiktir (kopya tam ve yetkin değildir).Evidenza o immediatezza (manca il termine medio).
Sorun para eksikliği.Проблема — отсутствие денег.
Tom'da kendine güven eksikliği var.Тому не хватает уверенности в себе.
Bıçak eksik.Отсутствует нож.
Sen bende her daim bir eksik buluyorsun.Ты всегда находишь во мне какой-нибудь недостаток.
Bu saygı eksikliği.Это отсутствие уважения.
Bir bu eksikti!Этого еще не хватало!
Lumia 720 ve 920 arasındaki en büyük fark, daha genç modeldeki 4G modül eksikliğidir.Основным отличием Lumia 720 от 920 является отсутствие в младшей модели модуля 4G.
Heterokromi melanin (pigment) fazlalığı ya da eksikliği sonucudur.Она является результатом относительного избытка или недостатка меланина (пигмента).
Bu ameliyatı geçiren hastaların çoğu ömür boyu pasif ve motivasyon eksikliği yaşamışlardır.Пациенты, подвергнувшиеся этой операции, во многих случаях становились пассивными и теряли мотивацию.
"Comparing the Living Elephants". ss. 36-51. Eksik ya da boş |başlık= (yardım) --- Shoshani, J.Shoshani, J. Comparing the Living Elephants. — P. 36–51.
Tabloda daha sonraki eserlerinde görülen yüksek tansiyon eksiktir.В картине отсутствует высокая напряжённость, которая проявляется в его последующих работах.
One Plus or Minus One Bir Eksik veya Bir Fazla.Тычинок шесть, реже меньше или больше.
Eksikliğinde çeşitli hastalıklarla karşılaşılabilir.Встречается при целом ряде заболеваний.
Neyimiz eksik?Чего не хватает?
Bu liste eksiktir, genişleterek yardımcı olabilirsiniz.Этот список, очевидно, неполный, вы можете помочь, расширив его.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Украшением дома были солнечные часы.
Sanatçı, adeta tabiatın eksik bıraktığı şeyleri tamamlar.Таким образом, искусство пополняет недостающее в природе.
Cilt 34, s. 487-492. Eksik ya da boş |başlık= (yardım) ^ a b Yamaguchi S (1998).34: 487—492. |title= пусто или отсутствует (справка) Yamaguchi S (1998).
Eksik olabilir.Может отсутствовать.
Erişim tarihi: 2010-07-08. Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)Информация получена 2010-08-01. |first1= missing |last1= in Authors list (help) 6.
Bu liste en çok hasılat yapan konser turnelerinin yer aldığı eksik bir listedir.Это неполный список самых лучших по сборам концертных туров.
Not 2: Red Kit'in maceralarının tamamı henüz Türkiye'de eksiksiz olarak yayımlanamadı.Таблица 1: Все НПЗ России, За неё больше не стыдно.
Ayrıca teknik eleman ve altyapı eksikliği de bulunmaktadır.Даже несмотря на дефицит мощной техники и квалифицированных кадров.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod