Ana içeriğe geç
Sözlük

eksik ile cümle

eksik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ne eksik?Que manque-t-il ?
Uyku eksikliği beden için kötüdür.Le manque de sommeil est mauvais pour le corps.
Bu fotoğrafta kim eksik?Qu'est-ce qui fait défaut dans cette photo ?
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.Dans le motel, Selena demande les documents manquants.
Saldívar motele döndü ve Selena eksik finansal kâğıtları tekrar istedi.Saldívar retourne au motel, Selena demande à nouveau les documents manquants.
Altı bölümden oluşur: Parça 1 (1-8 bölümler) günümüze eksik ulaşmıştır, başlangıcı kayıptır.Il est divisé en six parties : Partie 1 (chapitres 1-8) qui est incomplète, comme son début a été perdu.
Kapasitelerdeki eksiklikleri ölçülebilir bir şekilde analiz edin ve anlayın.Analyser et comprendre les lacunes de ses capacités de façon quantifiable.
Bunun sebebi, dünyanın doğru bir lider ulusun eksikliğini çekmesidir.La raison est que le monde manque d'une nation possédant une véritable attitude à diriger.
Mangan eksikliği olan topraklar bu tuzla düzeltilir.Les sols manquants de manganèse sont enrichis grâce à ce sel.
DNA dizilimi verileri M. hominis için eksiktir.Données de séquence d'ADN sont incomplètes pour mycoplasma hominis.
Eksiklerini iyi niyetiyle telafi ediyor.Corrige tous les torts avec une même intention.
Phocylides'e göre, cisimler atomlardan ve atom eksikliğinden oluşur.Selon Phocylides, les corps sont constitués d'atomes et de vide.
Bu liste eksiktir, genişleterek yardımcı olabilirsiniz.Cette liste est incomplète, vous pouvez aider en l'élargissant.
Ayasofya nüshasının sonu eksiktir.La fin du parchemin est manquante.
Üçüncü azı dişi saymazsak, eksik kalıcı dentisyon nüfusun %3.5-6.5'unda görülüyor.En dehors des troisièmes molaires, l'hypodontie de la dentition permanente touche de 3,5 à 6,5 % des gens.
Hinduizm'in eksiklikleri benim için oldukça belirgindi.Les défauts de l'hindouisme me sont bien visibles.
"En önemli darboğaz güçlü kurum ve yöneticilerin eksikliğidir."“Le goulot d'étranglement critique est la pénurie d'institutions fortes et de managers.”
Bunu yapmanın nedenlerinden biri, soğutma eksikliği idi.L'absence de manchon de refroidissement était un défaut.
Eğer varlıklar eksiksiz olsalardı onlar da Tanrı olurdu.Sans ces défauts, l'univers serait Dieu lui-même.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.En revanche, le carnet compromettant a disparu de son sac.
Geçiş eksiksiz olarak tamamlanmış ve köprü düzenli bir şekilde yerine oturmuştur.Le gué temporaire est devenu définitif et le pont n'a jamais été réparé.
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.Il souligne toutefois les insuffisances de son programme.
Tüm dişlerin eksik olması durumu ise, süt dişi ya da kalıcı diş, anodonti olarak bilinir.Si toutes les dents sont manquantes, (de lait et/ou définitives), on parle d'anodontie.
Profesör, Berkeley'in çalışmalarını pek çok açıdan eksik ve bazen de yanlış buluyordu.Les renseignements de Bertrand sont partiels et parfois erronés.
Bu konferanstan aktarıldığı üzere; ‘’Başlangıçta her şey eksikti.Case à remplir : Elle est vide au départ.
(10 saniye eksik ya da fazla olabilir).Clivage (010) plus ou moins distinct.
Neyimiz eksik?De quoi manque-t-on ?
Hızır da yanından eksik olmaz.Mais ils ne tardent pas à se perdre.
Bu eksikliği gidermek maksadıyla 21 Mayıs 1904 tarihinde Paris'te FIFA kurulmuştur.Malgré leur défiance, la FIFA est créée à Paris en mai 1904.
Sağlık ocağı yoktur sağlık evi vardır, personel eksikliğinden dolayı atıl durumdadır.L'École navale exige une santé qu'il n'a pas, à cause d'une déficience cardiaque.
Böyle olmakla birlikte listede eksiklikler bulunmaktadır.Mais, la perfection manque à la liste.
Fakat günümüz itibarıyla kendisinin eksiksiz bir bibliyografyası hazırlanmamıştır.En revanche, ils ne croient pas à son Immaculée Conception, qui n'a pas de fondement biblique.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Plusieurs éléments de l'horloge manquent.
Firebird veritabanı çok iyi bir desteğe sahiptir ve hızla eksiklerini kapatmaktadır.Plíšková possède un très bon service et vise à conclure rapidement les points.
Buffy ve Angel ise artık eksiksiz bir ilişkileri olduğuna karar verirler.Buffy et Angel s'expliquent sur leur relation qui semble donc bel et bien terminée.
Fakat bazı eksik yönleri vardır.Elle présente cependant certains défauts.
Bu büyük ölçüde ticaretle ilişkili eksikliklerdi.Ça manquait complètement de clients sérieux.
Perspektif eksikliği.Perspective dépravée.
Hiç eksikleri olmadı.Elles ne manquent pas.
Tutarsızlık Gödel'in Eksiklik TeoremiCet inexistence se déduit du théorème d'incomplétude de Gödel.
Elinde aynası eksik olmaz.Le patronyme est inexistant.
Süt dişi eksik olarak insanların %30-50'sinin kalıcı dişi eksik oluyor.Leur action est définitivement arrêtée dès que l’humidité du bois descend sous 30-35 %.
Yüzden bir eksik.Manquerait plus que ça !
Böylece, iletişim eksikliğinden kaynaklanan yanlış anlaşılmaların da ortadan kaldırıldığı bir süreç yaşanır.Ou la difficile communication sur un moyen de communication disparu.
Aşağıdaki tabloda bilgi eksiklikleri bulunmaktadır.Ailleurs, les données manquent.
Eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan bir ruh hali görülür.Elle se manifeste par une dyspnée, une fatigue.
1988 yılında oyuncu eksikliği nedeniyle çıkan sorunlar organizasyonun tüm yapısını değiştirmesine neden oldu.En 1986, les conditions météorologiques déplorables forcent les organisateurs à interrompre la course.
7. Tümen eksik kadroludur.Le 7e corps est hors de combat.
Bunun sebebini eksiklik duygusu olarak görür.Il ressent cette carence comme une véritable malédiction.
Bu eksikliğin giderilmesi için Tekirdağ'daki 3. Kolordu'nun Gelibolu'ya kaydırılmasına karar verilmiştir.Il est évidemment très favorable à cette extension du bassin de diffusion de Couleur 3.
Yılın son grand slami Amerika Açık'tan fitness eksikliği nedeniyle çekildi.Elle se qualifie pour le dernier Grand Chelem de l'année à l'US Open sans perdre de set.
Bazı kısımları eksiktir.Certains passages sont manquants.
Bu eksiklik sonucunda çeşitli renklerin çevresindeki renkler ayırt edilemez.Il est à noter, cependant, que les différentes palettes de couleurs ne sont pas comptées ici.
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.La pluie tombe toujours.
Bu yüzden adam eksikliği vardı.D'ailleurs, les effectifs manquaient pour cela.
Tek eksikleri kuvvet ve ve tecrübe.Merveilles de la force et de l'adresse.
Darbeye eksik teşebbüs sebebiyle verilen ceza ağırlaştırılmış müebbetten 20 yıla düşürüldü.Il sera condamné à vingt ans de bagne pour un crime qu'il n'a pas commis.
Bunlara ek olarak SM'in temel birçok eksik tarafı vardır.Dans le cas de la première, McCartney compose certaines parties manquantes.
Eksiklik de yapılan sözleşmede , sözleşmenin tüm gereklerinin yerine getirmemesi durumudur.Mais tout retard ou tout usage non conforme au contrat n'est pas un détournement.
Kaba yapılı vücudunun sanki yarısı eksikmiş gibi görünmektedir.Le relèvement de la partie écroulée lui parait une demi-mesure inacceptable.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod