Ana içeriğe geç
Sözlük

ekmek ile cümle

ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.유월절 양을 잡을 무교절일이 이른지라
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Le jour des pains sans levain, où l`on devait immoler la Pâque, arriva,
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Llegó el día de los panes sin levadura, en el cual era necesario sacrificar la víctima pascual
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Men de usyrede Brøds Dag kom, på hvilken man skulde slagte Påskelammet.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Niin tuli se happamattoman leivän päivistä, jona pääsiäislammas oli teurastettava.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Op de eerste dag van het Paasfeest moest in ieder gezin een lam of een geitje worden geslacht.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Ora, chegou o dia dos pães ázimos, em que se devia imolar a páscoa;
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Potom prišiel deň nekvasených chlebov, v ktorý bolo treba zabiť baránka.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Pride pa dan presnih kruhov, ko je bilo treba klati velikonočno jagnje.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Så kom de usyrede brøds dag, da påskelammet skulde slaktes.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Så kom nu den dag i det osyrad brödets högtid, då man skulle slakta påskalammet.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Tedy přišel den přesnic, v kterémžto zabit měl býti beránek.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Tedy przyszedł dzień przaśników, którego miał baranek być zabity.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Tibalah harinya dalam Perayaan Roti Tidak Beragi bahwa domba untuk makanan Paskah disembelih
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Venne il giorno degli Azzimi, nel quale si doveva immolare la vittima di Pasqua
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Ziua praznicului Azimilor, în care trebuiau jertfite Paştele, a venit.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Ηλθε δε ημερα των αζυμων, καθ' ην επρεπε να θυσιασωσι το πασχα,
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.И той се съгласи, и търсеше сгоден случай да Го предаде, когато би отсъствувало множеството.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Настал же день опресноков, в который надлежало заколать пасхального агнца ,
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.Прийшов же день опрісноків, як треба було колоти пасхове ягня.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.ויבא יום המצות אשר זבוח יזבח בו הפסח׃
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.وجاء يوم الفطير الذي كان ينبغي ان يذبح فيه الفصح.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.除 酵 節 、 須 宰 逾 越 羊 羔 的 那 一 天 到 了
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.除 酵節 、 須宰 逾越 羊羔 的 那 一 天 到了
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.(36:25) Я был молод и состарился, и не видал праведника оставленным и потомков его просящими хлеба:
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.Fui moço, e agora sou velho; mas nunca vi desamparado o justo, nem a sua descendência a mendigar o pão.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.J`ai été jeune, j`ai vieilli; Et je n`ai point vu le juste abandonné, Ni sa postérité mendiant son pain.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.내가 어려서부터 늙기까지 의인이 버림을 당하거나 그 자손이 걸식함을 보지 못하였도다
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.Mlad jsem byl, a sstaral jsem se, a neviděl jsem spravedlivého opuštěného, ani semene jeho žebrati chleba.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.Mlad sem bil in sem se postaral, a nisem videl pravičnega zapuščenega, ne otrok njegovih prositi kruha.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.Mladý som bol aj som sa zostarel, ale som nevidel spravedlivého opusteného ani jeho semena žobrať chleba.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.Trước tôi trẻ , rày đã già , Nhưng chẳng hề thấy người công_bình bị bỏ , Hay_là dòng_dõi người đi ăn_mày .
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.Trước tôi trẻ, rày đã già, Nhưng chẳng hề thấy người công bình bị bỏ, Hay là dòng dõi người đi ăn mày.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.Νεος ημην και ηδη εγηρασα, και δεν ειδον δικαιον εγκαταλελειμμενον ουδε το σπερμα αυτου ζητουν αρτον.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.Млад бях, ето, остарях, Но не съм видял праведният оставен, Нито потомството му да проси хляб.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.נער הייתי גם זקנתי ולא ראיתי צדיק נעזב וזרעו מבקש לחם׃
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.‎ايضا كنت فتى وقد شخت ولم ار صدّيقا تخلي عنه ولا ذرية له تلتمس خبزا‎.
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.我 從 前 年 幼 、 現 在 年 老 、 卻 未 見 過 義 人 被 棄 . 也 未 見 過 他 的 後 裔 討 飯
Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.我 從 前 年幼 、 現 在 年老 、 卻未見過義人 被 棄 . 也 未 見過 他 的 後裔 討飯
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.ale toto je chlieb, ktorý sostupuje z neba, aby z neho jedol človek a nezomrel.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.C`est ici le pain qui descend du ciel, afin que celui qui en mange ne meure point.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Ðây là bánh từ trời xuống , hầu cho ai ăn chẳng hề chết .
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Ðây là bánh từ trời xuống, hầu cho ai ăn chẳng hề chết.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Dette er det Brød, som kommer ned fra Himmelen, at man skal æde af det og ikke dø.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.dette er det brød som kommer ned fra himmelen, forat en skal ete av det og ikke dø.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Dies ist das Brot, das vom Himmel kommt, auf daß, wer davon isset, nicht sterbe.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Este é o pão que desce do céu, para que o que dele comer não morra.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Éste es el pan que desciende del cielo, para que el que coma de él no muera
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Ez az a kenyér, a mely a mennybõl szállott alá, hogy kiki egyék belõle és meg ne haljon.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.이는 하늘로서 내려오는 떡이니 사람으로 하여금 먹고 죽지 아니하게 하는 것이니라
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Maar met dit brood uit de hemel is het anders. Wie hiervan eet, zal niet sterven.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Men med det bröd som kommer ned från himmelen är det så, att om någon äter därav, så skall han icke dö.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Mutta tämä on se leipä, joka tulee alas taivaasta, että se, joka sitä syö, ei kuolisi.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Pînea, care se pogoară din cer, este de aşa fel, ca cineva să mănînce din ea, şi să nu moară.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.questo è il pane che discende dal cielo, perché chi ne mangia non muoia
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Ta je kruh, ki prihaja iz nebes, da ne umre, kdor jé od njega.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Ten jest on chleb, który z nieba zstępuje; jeźliby go kto jadł, nie umrze.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Tetapi tidak demikian dengan roti yang turun dari surga; orang yang makan roti itu tak akan mati
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.Totoť jest chléb ten s nebe sstupující. Kdožť by koli jej jedl, neumřeť.
Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.ουτος ειναι ο αρτος ο καταβαινων εκ του ουρανου, δια να φαγη τις εξ αυτου και να μη αποθανη.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod