ekmek ile cümle

ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Có ánh mì, có dưa leo muối có oliu, có hành trắng.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Det fanns bröd, det fanns såna där små inlagda dillgurkor, det fanns oliver, såna där små vita lökar.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Er was brood, er waren van die inni mini kleine augurken, Er waren olijven en van die kleine witte uitjes.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Es gab Brot, da waren auch diese kleinen Mini-Dillgürkchen, es gab Oliven, diese kleinen weißen Zwiebeln.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Había pan, había de esos pepinillos bien pequeños, había aceitunas, cebollas blancas en conserva.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Havia pão, havia aqueles pequenos picles, havia azeitonas, cebolas brancas pequeninas.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.빵이 있었고, 작은 딜 피클이 있었습니다. 올리브와 하얀 양파가 있었죠.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Volt kenyér, apró kis salátauborka, olivabogyó, azok a kis gyöngyhagymaszemek.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Είχε ψωμί, είχε διάφορα τουρσί, είχε ελιές, κάτι μικρά λευκά κρεμμυδάκια.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.Имало хляб, малки кисели краставички, маслини, малки бели лукчета.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.היה שם לחם, היו שם מלפפונים חמוצים קטנים, היו זיתים, הבצלים הלבנים הקטנים האלה.
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.الكثير من انواع الخبز .. والكثير من المخللات .. وانواع الزيتون .. والبصل الابيض الصغير ..
Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış.オリーブやパールオニオンがありました サンドイッチ用のターキーや
Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.Để nhớ bên của đĩa bánh mì và đồ uống, hãy nghĩ đên B-M-W, giống hãng xe ấy.
Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.Pentru a ţine minte stânga şi dreapta la pâine şi băuturi, gândiţi-vă la B-M-W - automobilul.
Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.Untuk mengingat urutan makanan dan minuman dari kiri ke kanan, ingat merek mobil B-M-W.
Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için, B-M-W yi düşünün.За да запомните кое е вляво и кое вдясно при хляба и напитките, мислете си за B-М-W като колата.
Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için,빵이나 음료가 왼쪽인가 오른쪽인가를 기억하는 방법입니다.
Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için,כדי לזכור שמאל וימין עם הלחם והשתיה,
Ekmek ve içeceklerin soldan sağa yerleşimini hatırlamak için,車のブランドのようにB-M-Wと覚えましょう
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Ai fost aven't eatin" pâine şi brânză? " întrebă el, care deţine braţul invizibil.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi.절감. "당신은 빵을 치즈 '먹는되었습니다 aven't'?" 그는 보이지 않는 팔을 들고 물었다.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi.Bạn aven't eatin 'bánh mì và pho mát? " ông hỏi, giữ cánh tay vô hình.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Du aven't varit Eatin" bröd och ost? " frågade han och höll den osynliga armen.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Je aven't geweest Eatin 'brood met kaas?" vroeg hij, die de onzichtbare arm.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Jesteś aven't zostały eatin" chleb i ser? " zapytał, trzymając niewidzialną rękę.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Kau aven't telah eatin 'roti dan keju?" ia bertanya, memegang lengan terlihat.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Si 'aven't stato Eatin' pane e formaggio?" chiese, tenendo il braccio invisibile.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Sie wurden eatin aven't" Brot und Käse? " fragte er und hielt den unsichtbaren Arm.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Sinä" aven't ollut eatin "leipää ja juustoa?" hän kysyi, pitämällä näkymätön käsi.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Te" aven't volt eatin "kenyeret és sajtot?" kérdezte, kezében a láthatatlan kar.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Ti aven't je jedel kruh in sir?" je vprašal, ki imajo nevidno roko.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Usted ha aven't comiendo pan y queso?" -preguntó, sosteniendo el brazo invisible.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Você aven't foi comendo pão e queijo?" ele perguntou, segurando o braço invisível.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Vous aven't été eatin 'pain et du fromage?" il a demandé, en tenant le bras invisible.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Vy aven't bol stra" chlieb a syr? " spýtal sa drží neviditeľná ruka.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Vy aven't byl stra" chléb a sýr? " zeptal se drží neviditelná ruka.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Θα 'aven't έχουν eatin" ψωμί και τυρί; " ρώτησε, κρατώντας το αόρατο χέρι.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Ви були aven't їсть" хліб і сир? " спитав він, тримаючи невидимою рукою.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Вие aven't ядеш хляб и сирене?" - попита той, държейки невидимата ръка.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi."Вы были aven't ест" хлеб и сыр? " спросил он, держа невидимой рукой.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi.تماما. "' aven't تم eatin أنت الخبز والجبن؟ " سأل ، وعقد ذراع غير مرئية.
"Ekmek ve peynir eatin olmuştur aven't?" o görünmez kolunu tutarak istedi.彼は目に見えない腕を保持して、尋ねた。 "あなたは全く正しいです、そしてそれはかなりシステムに同化ではない。"
Ekmek ve pilav da yemelisinAr trebui sa mananci si orez si paine de asemenea.
Ekmek ve pilav da yemelisinCậu nên ăn cơm và bánh mì nữa chứ
Ekmek ve pilav da yemelisinDovresti mangiare anche il riso e il pane.
Ekmek ve pilav da yemelisinDu borde äta ris och bröd också.
Ekmek ve pilav da yemelisinDu solltest Reis, und auch Brot essen.
Ekmek ve pilav da yemelisinJe zou rijst moeten eten, en brood ook.
Ekmek ve pilav da yemelisin밥도 먹고 빵도 먹고 그래해야지
Ekmek ve pilav da yemelisinPowinnaś jeść także ryż i chleb.
Ekmek ve pilav da yemelisinSeharusnya kau makan nasi dan roti juga.
Ekmek ve pilav da yemelisinTu devrais manger du riz, et du pain.
Ekmek ve pilav da yemelisinΠρέπει να τρως ρύζι, και ψωμί επίσης.
Ekmek ve pilav da yemelisinИногда надо бы есть рис или хлеб.
Ekmek ve pilav da yemelisinيجب أن تأكلي الأرز, و الخبز أيضاً
Ekmek ve pilav da yemelisinククスよりキュウリキムチを食べたくてきました すご~くオイシイです
Ekmek yabilir misiniz?Bạn thực sự có thể làm bánh mì?
Ekmek yabilir misiniz? Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?빵을 만들 수 있긴 한가요? 빵 한 덩어리를 만드는데 돈이 얼마나 드는지 알고 있습니까?
Ekmek yabilir misiniz? Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?האם תוכלו לאפות לחם? האם ידוע לכם כמה באמת עולה כיכר-לחם?

İlgili Sayfalar