Ekmek ve pilav da yemelisinTu devrais manger du riz, et du pain.
Ekmek ve pilav da yemelisinΠρέπει να τρως ρύζι, και ψωμί επίσης.
Ekmek ve pilav da yemelisinИногда надо бы есть рис или хлеб.
Ekmek ve pilav da yemelisinيجب أن تأكلي الأرز, و الخبز أيضاً
Ekmek ve pilav da yemelisinククスよりキュウリキムチを食べたくてきました すご~くオイシイです
Ekmek yabilir misiniz?Bạn thực sự có thể làm bánh mì?
Ekmek yabilir misiniz? Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?빵을 만들 수 있긴 한가요? 빵 한 덩어리를 만드는데 돈이 얼마나 드는지 알고 있습니까?
Ekmek yabilir misiniz? Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?האם תוכלו לאפות לחם? האם ידוע לכם כמה באמת עולה כיכר-לחם?
Ekmek yabilir misiniz? Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?هل يمكنك صنع الخبز؟ هل تعرف كم يبلغ حاليّا ثمن رغيف من الخبز؟
Ekmek yabilir misiniz? Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?私達は、自らが食べているパンが
Ekmek yabilir misiniz?Können Sie Brot backen?
Ekmek yabilir misiniz?Kun je brood bakken?
Ekmek yabilir misiniz?Potraficie upiec chleb?
Ekmek yabilir misiniz?Pouvez-vous faire du pain?
Ekmek yabilir misiniz?¿Pueden hacer pan?
Ekmek yabilir misiniz?Puteti sa coaceti paine?
Ekmek yabilir misiniz?Sabem fazer pão?
Ekmek yabilir misiniz?Sapete cuocerlo?
Ekmek yabilir misiniz?Tudnak egyáltalán kenyeret sütni?
Ekmek yabilir misiniz?Вы можете испечь хлеб?
Ekmek yabilir misiniz?Можете ли да печете хляб?
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.A kéz jönnek be főtt só marha-és almabor és az indiai kenyeret.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.As mãos estão chegando à carne sal cozido e maçã e pão indiano.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Các tay vào thịt bò muối, đun sôi và rượu táo và bánh mì Ấn Độ.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.De handen komen in om gekookt zout vlees en cider en Indiase brood.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Die Hände werden in zu gekochtem Pökelfleisch und Apfelwein und indisches Brot kommen.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Hænderne kommer ind på kogt salt oksekød og cider og indisk brød.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Händerna kommer in till kokt salt kött och cider och indiska bröd.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Kädet ovat tulossa sisään keitettyä suolaa naudanlihan ja siideri ja Intian leipää.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.바늘이 삶은 소금 쇠고기와 음료수 인도 빵에오고있다.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Las manos están llegando a la carne salada hierve y la sidra y el pan indio.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Le mani sono in arrivo alla carne di manzo salata e lessate sidro e il pane indiano.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Les mains sont à venir pour le boeuf salé cuit et le cidre et le pain indien.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Mâinile sunt vin pentru carnea de vită fiartă şi sare cidru de mere şi pâine indiană.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Ręce idą w celu gotowana wołowina soli i cydr i indyjski chleb.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Roke prihajajo se v kuhana govedina sol in jabolčnik in indijski kruh.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Ruce jsou na cestě do soli vařené hovězí maso a jablečného moštu a indický chléb.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Ruky sú na ceste do soli varené hovädzie mäso a jablčného muštu a indický chlieb.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Tangan yang datang untuk daging sapi rebus garam dan sari dan roti India.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Τα χέρια έρχονται για να βραστό βοδινό κρέας αλάτι και μηλίτη και της Ινδίας ψωμί.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Руки, поступающими в вареной говядины соль и сидра и индийского хлеба.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Руки, які надходять в вареної яловичини сіль і сидру та індійського хліба.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Ръцете са в варено говеждо месо, сол и сайдер и индийски хляб.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.הידיים באים כדי לבשר מלח מבושלים סיידר לחם הודי.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.يد تأتي في لحوم البقر الملح المغلي وعصير التفاح والخبز الهندي.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.なぜ男性はそう自分自身を心配するのだろうか?食べていない彼は仕事する必要はありません。
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""A legőrültebb az volt az egészben, hogy addig semmit nem láttam azok közül a kenyeret leszámítva."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Ce qui était dingue c'est que je n'avais rien vu de tout ça avant, à part le pain."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Das verrückteste daran war, dass ich nichts von dem kannte, außer dem Brot."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Det galnaste var att jag aldrig hade sett något av allt det där - förutom bröd.
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Điều điên khùng nhất là, Ba chưa bao giờ thấy những thứ đó, ngoại trừ bánh mì."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Drăcia era că nu mai văzusem nimic din astea înainte, cu excepţia pâinii".
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Hal yang paling gila adalah, saya tidak pernah lihat semuanya sebelumnya, kecuali roti."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Het meest gekke was dat ik dit allemaal nog nooit gezien had, op brood na."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""엄청났단다. 빵 말고는 그런 것들을 본 적이 없었지."라고 말했습니다.
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""La cosa più folle era che non avevo visto mai niente di simile, a parte il pane."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Lo más loco de todo es que yo nunca había visto nada de eso antes, salvo el pan".
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Najbláznivejšie bolo, že okrem chleba som nič z toho nikdy predtým nevidel."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Nejlepší na tom všem bylo to, že jsem až na chleba nikdy nic z toho neviděl!"
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""O mais incrível é que eu nunca tinha visto nada daquilo, exceto o pão."