ekmek ile cümle
ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Dualarını duydum ve ekmeklerini yedim.Чух тяхната молитва и ядох техния хляб.
Dualarını duydum ve ekmeklerini yedim.Я слышала их молитвы и ела их хлеб.
Dualarını duydum ve ekmeklerini yedim.Я чула їхні молитви і їла їхній хліб.
Dualarını duydum ve ekmeklerini yedim.פגשתי אנשים צנועים. שמעתי את התפילות שלהם
Dualarını duydum ve ekmeklerini yedim.استمعت الى صلواتهم واكلت خبزهم
Dualarını duydum ve ekmeklerini yedim.彼らと一緒に生活しました そして20年間、東側諸国を歩き続けました
Dualarını duydum ve ekmeklerini yedim.我聽到佢哋唧祈禱, 我食佢哋食唧麵包。
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››A póki ziemia trwać będzie, siew i żniwo, i zimno, i gorąco, i lato, i zima, i dzień, i noc nie ustaną.
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Cît va fi pămîntul, nu va înceta sămănatul şi seceratul, frigul şi căldura, vara şi iarna, ziua şi noaptea!``
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Dokler bode zemlja, ne preneha setev in žetev, ne mraz in vročina, ne leto in zima, ne dan in noč.
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Ennekutánna míg a föld lészen, vetés és aratás, hideg és meleg, nyár és tél, nap és éjszaka meg nem szünnek.
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Enquanto a terra durar, não deixará de haver sementeira e ceifa, frio e calor, verão e inverno, dia e noite.
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Finché durerà la terra, seme e messe, freddo e caldo, estate e inverno, giorno e notte non cesseranno»
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Herefter skal, så længe Jorden står, Sæd og Høst, Kulde og Hede, Sommer og Vinter, Dag og Nat ikke ophøre!"
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››땅이 있을 동안에는 심음과 거둠과 추위와 더위와 여름과 겨울과 낮과 밤이 쉬지 아니하리라
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Nýbrž dokavadž země trvati bude, setí a žeň, studeno i horko, léto a zima, den také a noc nepřestanou.
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Solange die Erde steht, soll nicht aufhören Saat und Ernte, Frost und Hitze, Sommer und Winter, Tag und Nacht.
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››впредь во все дни земли сеяние и жатва, холод и зной, лето и зима, день и ночь не прекратятся.
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››Догде съществува земята, сеитба и жътва, студ и горещина, лято и зима, ден и нощ няма да престанат.
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››עד כל ימי הארץ זרע וקציר וקר וחם וקיץ וחרף ויום ולילה לא ישבתו׃
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››مدة كل ايام الارض زرع وحصاد وبرد وحرّ وصيف وشتاء ونهار وليل لا تزال
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››地 還 存 留 的 時 候 、 稼 穡 、 寒 暑 、 冬 夏 、 晝 夜 、 就 永 不 停 息 了
‹‹Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sıcak, soğuk, Yaz, kış, Gece, gündüz hep var olacaktır.››地還 存留 的 時候 、 稼穡 、 寒暑 、 冬夏 、 晝夜 、 就 永 不 停息 了
Duramazlar. Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.나는 저항하지 수 있습니다. 내 갈색 빵들은 사라질 것입니다.
Duramazlar. Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.אני לא יכול להתנגד. לחם חום שלי תלך בקרוב.
Duramazlar. Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.لا أستطيع مقاومة. قريبا خبزي البني أن يكون قد انتهى.
Duramazlar. Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.私は喜んであなたとすぐに行くでしょうが、私はちょうど深刻な瞑想を締結しています。
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.Así que nos fijamos en esto y pensamos, vale,
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.Chúng ta nhìn vào nó và nghĩ, làm thủ công thật tuyệt, trang phục, bánh mì, đồ mĩ nghệ.
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.저희가 이 모든 생각을 하고 내린 결론은 옷 수선, 제빵, 공예품 제작에는 장인이 가장 뛰어난 실력을 가졌겠지만,
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.אז הסתכלנו על זה, וחשבנו, אוקיי, עבודת יד היא דבר מצויין, אתם יודעים, בבגדים שלכם, בלחם וביצירות אמנות, אבל
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.لذا نحن ننظر لهذا، ونفكر، حسناً، الحرفية رائعة، لملابسك ولخبزك وللصناعات اليدوية الأخرى ولكن
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.職人技は服飾や パンや工芸に関しては素晴らしいのですが 幹細胞に関しては 向いていません
Eđer kahve üzerinde düţünürseniz, ţarap, ekmek, çikolata, bira, iskoç viskisi trendlerini de düţünebilirsiniz.Pokud přemýšlíte o kávě, můžete přemýšlet o trendech ve víně, chlebu, čokoládě, pivu, skotské.
Eđer kahve üzerinde düţünürseniz, ţarap, ekmek, çikolata, bira, iskoç viskisi trendlerini de düţünebilirsiniz.Якщо подумати про каву, можна подумати про тенденції щодо вина, хліба, шоколаду, пива, віскі.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Albowiem jednym chlebem, jednym ciałem wiele nas jest; bo wszyscy chleba jednego jesteśmy uczestnikami.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Denn ein Brot ist's, so sind wir viele ein Leib, dieweil wir alle eines Brotes teilhaftig sind.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Fordi der er eet Brød, ere vi mange eet Legeme; thi vi få alle Del i det ene Brød.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Fordi der er ett brød, er vi ett legeme, enda vi er mange; for vi har alle del i det ene brød.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Ker je en kruh, smo eno telo mnogi, kajti vsi smo deležni tega enega kruha.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.떡이 하나요 많은 우리가 한 몸이니 이는 우리가 다 한 떡에 참예함이라
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Lebo jeden chlieb, jedno telo sme my mnohí. Lebo všetci máme svoj podiel z toho jedného chleba.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Mert egy a kenyér, egy test vagyunk sokan; mert mindnyájan az egy kenyérbõl részesedünk.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Nebo jeden chléb, jedno tělo mnozí jsme; všickni zajisté z jednoho chleba jíme.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Pois nós, embora muitos, somos um só pão, um só corpo; porque todos participamos de um mesmo pão.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Want al zijn wij met velen, wij zijn één lichaam omdat we allemaal van dat ene brood eten.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.διοτι εις αρτος, εν σωμα ειμεθα οι πολλοι επειδη παντες εκ του ενος αρτου μετεχομεν.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Бо один хлїб, одно тїло ми многі; всї бо від одного хлїба причащаємось.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Всичко, що се продава на месарницата, яжте без да изпитвате за него заради съвестта си;
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Один хлеб, и мы многие одно тело; ибо все причащаемся от одного хлеба.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.כי לחם אחד הוא לכן גם נוף אחד אנחנו הרבים באשר לכלנו חלק בלחם האחד׃
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.فاننا نحن الكثيرين خبز واحد جسد واحد لاننا جميعنا نشترك في الخبز الواحد.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.我 們 雖 多 、 仍 是 一 個 餅 、 一 個 身 體 . 因 為 我 們 都 是 分 受 這 一 個 餅
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.我 們雖 多 、 仍 是 一 個餅 、 一 個 身體 . 因為 我 們 都 是 分 受這 一 個餅
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Anda tidak harus telah menempatkan dalam dengan pisau roti. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Du ska inte har lagt in den med bröd kniv. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '빵 - 칼로 그것을 넣어도.
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Nemali by ste jej dalo sa chleba nožom. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Neměli byste jí dalo se chleba nožem. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Sie sollten nicht haben steckte es in mit dem Brot-Messer. "