Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.Chúng ta nhìn vào nó và nghĩ, làm thủ công thật tuyệt, trang phục, bánh mì, đồ mĩ nghệ.
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.저희가 이 모든 생각을 하고 내린 결론은 옷 수선, 제빵, 공예품 제작에는 장인이 가장 뛰어난 실력을 가졌겠지만,
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.אז הסתכלנו על זה, וחשבנו, אוקיי, עבודת יד היא דבר מצויין, אתם יודעים, בבגדים שלכם, בלחם וביצירות אמנות, אבל
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.لذا نحن ننظر لهذا، ونفكر، حسناً، الحرفية رائعة، لملابسك ولخبزك وللصناعات اليدوية الأخرى ولكن
Düşündük ki kıyafetlerinizde, ekmekte veya el işlerinde sanatçılık harika bir şey.職人技は服飾や パンや工芸に関しては素晴らしいのですが 幹細胞に関しては 向いていません
Eđer kahve üzerinde düţünürseniz, ţarap, ekmek, çikolata, bira, iskoç viskisi trendlerini de düţünebilirsiniz.Pokud přemýšlíte o kávě, můžete přemýšlet o trendech ve víně, chlebu, čokoládě, pivu, skotské.
Eđer kahve üzerinde düţünürseniz, ţarap, ekmek, çikolata, bira, iskoç viskisi trendlerini de düţünebilirsiniz.Якщо подумати про каву, можна подумати про тенденції щодо вина, хліба, шоколаду, пива, віскі.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Albowiem jednym chlebem, jednym ciałem wiele nas jest; bo wszyscy chleba jednego jesteśmy uczestnikami.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Denn ein Brot ist's, so sind wir viele ein Leib, dieweil wir alle eines Brotes teilhaftig sind.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Fordi der er eet Brød, ere vi mange eet Legeme; thi vi få alle Del i det ene Brød.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Fordi der er ett brød, er vi ett legeme, enda vi er mange; for vi har alle del i det ene brød.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Ker je en kruh, smo eno telo mnogi, kajti vsi smo deležni tega enega kruha.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.떡이 하나요 많은 우리가 한 몸이니 이는 우리가 다 한 떡에 참예함이라
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Lebo jeden chlieb, jedno telo sme my mnohí. Lebo všetci máme svoj podiel z toho jedného chleba.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Mert egy a kenyér, egy test vagyunk sokan; mert mindnyájan az egy kenyérbõl részesedünk.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Nebo jeden chléb, jedno tělo mnozí jsme; všickni zajisté z jednoho chleba jíme.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Pois nós, embora muitos, somos um só pão, um só corpo; porque todos participamos de um mesmo pão.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Want al zijn wij met velen, wij zijn één lichaam omdat we allemaal van dat ene brood eten.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.διοτι εις αρτος, εν σωμα ειμεθα οι πολλοι επειδη παντες εκ του ενος αρτου μετεχομεν.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Бо один хлїб, одно тїло ми многі; всї бо від одного хлїба причащаємось.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Всичко, що се продава на месарницата, яжте без да изпитвате за него заради съвестта си;
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.Один хлеб, и мы многие одно тело; ибо все причащаемся от одного хлеба.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.כי לחם אחד הוא לכן גם נוף אחד אנחנו הרבים באשר לכלנו חלק בלחם האחד׃
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.فاننا نحن الكثيرين خبز واحد جسد واحد لاننا جميعنا نشترك في الخبز الواحد.
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.我 們 雖 多 、 仍 是 一 個 餅 、 一 個 身 體 . 因 為 我 們 都 是 分 受 這 一 個 餅
Ekmek bir olduğu gibi, biz de çok olduğumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeği paylaşıyoruz.我 們雖 多 、 仍 是 一 個餅 、 一 個 身體 . 因為 我 們 都 是 分 受這 一 個餅
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Anda tidak harus telah menempatkan dalam dengan pisau roti. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Du ska inte har lagt in den med bröd kniv. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '빵 - 칼로 그것을 넣어도.
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Nemali by ste jej dalo sa chleba nožom. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Neměli byste jí dalo se chleba nožem. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Sie sollten nicht haben steckte es in mit dem Brot-Messer. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Sinun ei pitäisi ovat ottaneet sen kanssa leivän veitsellä. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Δεν θα πρέπει να το έβαλα με το ψωμί-μαχαίρι ".
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Ви не повинні поставили його з хлібом-ніж ".
Ekmek bıçağı ile koyduk. '"Вы не должны поставили его с хлебом-нож ".
Ekmek bıçağı ile koyduk. 'יש לשים אותו עם סכין הלחם. "
Ekmek bıçağı ile koyduk. 'وقد وضعت في مع سكين الخبز ".
Ekmek bıçağı ile koyduk. '三月うさぎの時計を取り、むっつりとそれを見て:そして彼は彼のコップにそれを浸漬
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.300年前に この通りで何が運ばれていたのかお分かりでしょう もちろん 魚も同じです
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.그 곳에서 3백년 전에 무슨 일이 벌어지고 있었는지 알 수 있죠.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Bread Street, bạn có thể thấy chuyện gì đang diễn ra cách đây 300 năm.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Bread Street (Brotstraße), wissen sie, was sich dort vor 300 Jahren abgespielt hat.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Bread Street, for eksempel, kan man se hvad der skete dér for 300 år siden.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Bread Street ["la strada del pane"], potete capire cosa succedeva lì 300 anni fa.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Bread Street, podemos adivinar lo que sucedía allí hace 300 años.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Bread Street (Strada Pâinii), ne putem da seama ce se întâmpla acolo în urmă cu 300 de ani.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Bread Street ("ulica chlebowa"), to od razu wiemy co znajdowało się na niej 300 lat temu.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Bread Street, vous pouvez dire ce qui s'y passait il y a 300 ans.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Brood Straat, dan kun je zien wat daar 300 jaar geleden gebeurde.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Chlebová, je vám jasné, co se tam před 300 lety odehrávalo.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Jalan Bread (Roti), kau akan tahu apa yang terjadi di sana 300 tahun lalu.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Kenyér utca, látszik, hogy mi zajlott ott 300 évvel ezelőtt.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Rua do Pão, podemos ver o que lá se passava há 300 anos.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Μπρεντ (Ψωμί) Στριτ, μπορούμε να μαντέψουμε τί γινόταν εκεί πριν από 300 χρόνια.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Бред (хлеб) Стрит, вы поймете что там происходило 300 лет назад.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Хлебна, става ясно какво се е случвало там преди 300 години.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.Хлібна вулиця, ви зможете сказати, що відбувалося там 300 років тому.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.אם כן, רומא עיצבה את העורף שלה על סמך התיאבון שלה.
Ekmek Caddesi, 300 yıl önce orada neler olup bittiğini söyleyebilirsiniz.شارع الخبز , بإمكانكم أن تعلم ماذا كان يحدث هناك قبل 300 سنة.