ekmek ile cümle
ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ο αροτριων μηπως ολην την ημεραν αροτρια δια να σπειρη, διανοιγων και βωλοκοπων τον αγρον αυτου;
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Всегда ли земледелец пашет для посева, бороздит и боронит землю свою?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Орачът всеки ден ли оре за да посее? Всеки ден ли разтваря бразди и разбива буци на нивата си?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?הכל היום יחרש החרש לזרע יפתח וישדד אדמתו׃
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?هل يحرث الحارث كل يوم ليزرع ويشق ارضه ويمهدها.
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?那 耕 地 為 要 撒 種 的 、 豈 是 常 常 耕 地 呢 、 豈 是 常 常 開 墾 耙 地 呢
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?那 耕地 為要 撒種 的 、 豈是 常常 耕地 呢 、 豈是 常常 開墾 耙地 呢
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.als hij veel kinderen heeft, zullen die in de strijd sneuvelen en zijn nageslacht zal honger lijden.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Aunque sus hijos se hayan multiplicado, serán para la espada; y sus vástagos no se saciarán de pan
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Dacă are mulţi fii, îi are pentru sabie, şi odraslele lui duc lipsă de pîne.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Får han mange barn, så er de hjemfalt til sverdet; hans ætlinger får ikke brød å mette sig med.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jestli sa aj rozmnožia jeho synovia, rozmnožia sa pod meč, a jeho potomci sa nenasýtia chleba.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jeźli się rozmnożą synowie jego, pójdą pod miecz: a potomstwo jego nie nasyci się chleba.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jika anaknya banyak, mereka akan mati dalam perang dan anak cucunya akan hidup berkekurangan
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jos hänellä on paljonkin lapsia, ovat ne miekan omia; eikä hänen jälkeläisillään ole leipää ravinnoksi.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.그 자손이 번성하여도 칼을 위함이요 그 후에는 식물에 배부르지 못할 것이며
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Ko se mu množe otroci, množe se za meč, in potomci njegovi nimajo kruha dositega.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.megsokasulnak is az õ fiai, a kardnak [sokasulnak meg,] és az õ magzatai nem lakhatnak jól kenyérrel sem.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Nếu con cái hắn thêm nhiều, ấy để cho gươm giết; Còn dòng dõi hắn ắt không ăn cho no nê được.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Nếu con_cái hắn thêm nhiều , ấy để cho gươm giết ; Còn dòng_dõi hắn ắt không ăn cho no_nê được .
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Om hans barn bliva många, så är vinningen svärdets; hans avkomlingar få ej bröd att mätta sig med.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Rozmnoží-li se synové jeho, rozmnoží se pod meč, a rodina jeho nenasytí se chlebem.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Se ha molti figli, saranno per la spada e i suoi discendenti non avranno pane da sfamarsi
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Se os seus filhos se multiplicarem, será para a espada; e a sua prole não se fartará de pão.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.S`il a des fils en grand nombre, c`est pour le glaive, Et ses rejetons manquent de pain;
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Vokser hans Sønner, er det for Sværdet, hans Afkom mættes ikke med Brød;
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Εαν οι υιοι αυτου πολλαπλασιασθωσιν, ειναι δια την ρομφαιαν και οι εκγονοι αυτου δεν θελουσι χορτασθη αρτον.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Ако се умножават чадата му, умножават се за меч; И внуците му не ще се наситят с хляб.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Если умножаются сыновья его, то под меч; и потомки его не насытятся хлебом.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.אם ירבו בניו למו חרב וצאצאיו לא ישבעו לחם׃
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.ان كثر بنوه فللسيف وذريته لا تشبع خبزا.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.倘 或 他 的 兒 女 增 多 、 還 是 被 刀 所 殺 . 他 的 子 孫 必 不 得 飽 食
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.倘或 他 的 兒女 增多 、 還是 被 刀 所 殺 . 他 的 子孫 必不得飽食
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Albowiem kiedy mam jeść, wzdychanie moje przychodzi, a rozchodzi się jako woda ryczenie moje;
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Così, al posto del cibo entra il mio gemito, e i miei ruggiti sgorgano come acqua
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Denn wenn ich essen soll, muß ich seufzen, und mein Heulen fährt heraus wie Wasser.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.For mine sukk er blitt mitt daglige brød, og mine klager strømmer som vannet.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Gantinya makan aku mengeluh, tiada hentinya aku mengaduh
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Ik kan niet eten, want mijn keel zit dicht van het zuchten, mijn klachten vloeien als water over mijn lippen.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.나는 먹기 전에 탄식이 나며 나의 앓는 소리는 물이 쏟아지는 것같구나
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Lebo pred mojím pokrmom prichádza moje vzdychanie, a moje revania sa rozlievajú ako voda,
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Mert kenyerem gyanánt van az én fohászkodásom, és sóhajtásaim ömölnek, mint habok.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Mes soupirs sont ma nourriture, Et mes cris se répandent comme l`eau.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Nebo před pokrmem mým vzdychání mé přichází, a rozchází se jako voda řvání mé.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Pois em lugar de meu pão vem o meu suspiro, e os meus gemidos se derramam como água.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Porque antes de mi pan viene mi suspiro, y mis gemidos corren como el agua
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Sillä huokaukseni on tullut minun leiväkseni, valitukseni valuu kuin vesi.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Suckan har ju blivit mitt dagliga bröd, och såsom vatten strömma mina klagorop.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Suspinurile îmi sînt hrana de toate zilele, şi jalea mi se varsă ca apa.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Thi Suk er blevet mit daglige Brød, mine Ve råb strømmer som Vand.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Vì trước khi ăn , tôi đã than siếc , Tiếng kêu vang tôi tuôn tôi như nước .
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Vì trước khi ăn, tôi đã than siếc, Tiếng kêu vang tôi tuôn tôi như nước.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Zakaj kadar bi imel jesti, mi je zdihovati, in stokanje moje se razliva kakor voda.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Διοτι προ του φαγητου μου ερχεται ο στεναγμος μου, και οι βρυγμοι μου εκχεονται ως υδατα.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Вздохи мои предупреждают хлеб мой, и стоны мои льются, как вода,
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.Защото вместо ядене, дохожда ми въздишка; И стенанията ми се изливат като вода.
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.כי לפני לחמי אנחתי תבא ויתכו כמים שאגתי׃
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.لانه مثل خبزي ياتي انيني ومثل المياه تنسكب زفرتي
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.我 未 曾 喫 飯 、 就 發 出 歎 息 、 我 唉 哼 的 聲 音 湧 出 如 水
Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Su gibi dökülmekte feryadım.我 未 曾 喫飯 、 就 發出 歎息 、 我 唉哼 的 聲音湧 出 如水