Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La variedad puede ser la salsa de la vida, pero la brevedad es el plato principal.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La varietà può anche essere il sale della vita, ma la brevità è il pane quotidiano.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La variété est peut-être le sel de la vie, mais la brièveté est sa tartine.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Rozmanitosť je možno korením života, ale stručnosť je jeho základom.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Różnorodność może nadać życiu pikanterii, ale zwięzłość to chleb powszedni.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Sự phong phú là gia vị của cuộc sống, nhưng sự súc tích là bánh mì và bơ.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Variatie geeft het leven smaak, bondigheid maakt het eetbaar.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Varietatea poate că e savoarea vieții, dar concizia e pâinea cu unt.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Vielfalt mag die Würze des Lebens sein, aber die Kürze ist das tägliche Brot.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Η ποικιλία ίσως να είναι το αλάτι της ζωής, αλλά η λακωνικότητα είναι το ψωμί και το βούτυρο της.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Разнообразието може да е подправката на живота, но краткостта са хляба и маслото.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.גיוון הוא אולי התבלין של החיים, אבל קיצור הוא הלחם והחמאה.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.長ったらしい言葉は
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?¿Acaso para sembrar, el labrador sólo ara, rompe y deshace los terrones de tierra durante todo el día
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ainako kyntäjä vain kyntää, kun olisi kylväminen, ainako vakoaa ja äestää maatansa?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ali neprestano orje oratar za setev? brazdi li in vlači vedno zemljo svojo?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ara forse tutti i giorni l'aratore, rompe e sarchia la terra
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Bliver Plovmanden ved med at pløje til Sæd, med at bryde og harve sin Jord?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Cel ce ară pentru sămănătură, ară oare necontenit? Necontenit îşi brăzdează şi îşi grăpează el pămîntul?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Celui qui laboure pour semer laboure-t-il toujours? Ouvre-t-il et brise-t-il toujours son terrain?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Či azda každého dňa orie oráč, aby sial, brázdi a bráni svoju zem?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Hát mindig szánt-é a szántó, hogy vessen, és barázdálja és boronálja-é földét?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Izali każdego dnia oracz orze, aby siał? przegania brozdy, a włóczy rolę swoję?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Kẻ cày để gieo , há hằng ngày cứ cày luôn sao ? Há chẳng vỡ đất và bừa hay_sao ?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Kẻ cày để gieo, há hằng ngày cứ cày luôn sao? Há chẳng vỡ đất và bừa hay sao?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?파종하려고 가는 자가 어찌 끊이지 않고 갈기만 하겠느냐 그 땅을 개간하며 고르게만 하겠느냐
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?När åkermannen vill så, plöjer han då beständigt och hackar upp och harvar sin mark?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Når plogmannen vil så, holder han da alltid på med å pløie, åpne og harve sin jord?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Pflügt zur Saat oder bracht oder eggt auch ein Ackermann seinen Acker immerdar?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Porventura lavra continuamente o lavrador, para semear? ou está sempre abrindo e esterroando a sua terra?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Seorang petani tak akan terus-menerus membajak, mencangkul dan menggaruk tanahnya untuk ditanami
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Zdaliž každého dne oře oráč, aby sel, prohání brázdy, a vláčí rolí svou?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ο αροτριων μηπως ολην την ημεραν αροτρια δια να σπειρη, διανοιγων και βωλοκοπων τον αγρον αυτου;
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Всегда ли земледелец пашет для посева, бороздит и боронит землю свою?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Орачът всеки ден ли оре за да посее? Всеки ден ли разтваря бразди и разбива буци на нивата си?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?הכל היום יחרש החרש לזרע יפתח וישדד אדמתו׃
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?هل يحرث الحارث كل يوم ليزرع ويشق ارضه ويمهدها.
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?那 耕 地 為 要 撒 種 的 、 豈 是 常 常 耕 地 呢 、 豈 是 常 常 開 墾 耙 地 呢
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?那 耕地 為要 撒種 的 、 豈是 常常 耕地 呢 、 豈是 常常 開墾 耙地 呢
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.als hij veel kinderen heeft, zullen die in de strijd sneuvelen en zijn nageslacht zal honger lijden.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Aunque sus hijos se hayan multiplicado, serán para la espada; y sus vástagos no se saciarán de pan
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Dacă are mulţi fii, îi are pentru sabie, şi odraslele lui duc lipsă de pîne.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Får han mange barn, så er de hjemfalt til sverdet; hans ætlinger får ikke brød å mette sig med.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jestli sa aj rozmnožia jeho synovia, rozmnožia sa pod meč, a jeho potomci sa nenasýtia chleba.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jeźli się rozmnożą synowie jego, pójdą pod miecz: a potomstwo jego nie nasyci się chleba.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jika anaknya banyak, mereka akan mati dalam perang dan anak cucunya akan hidup berkekurangan
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Jos hänellä on paljonkin lapsia, ovat ne miekan omia; eikä hänen jälkeläisillään ole leipää ravinnoksi.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.그 자손이 번성하여도 칼을 위함이요 그 후에는 식물에 배부르지 못할 것이며
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Ko se mu množe otroci, množe se za meč, in potomci njegovi nimajo kruha dositega.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.megsokasulnak is az õ fiai, a kardnak [sokasulnak meg,] és az õ magzatai nem lakhatnak jól kenyérrel sem.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Nếu con cái hắn thêm nhiều, ấy để cho gươm giết; Còn dòng dõi hắn ắt không ăn cho no nê được.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Nếu con_cái hắn thêm nhiều , ấy để cho gươm giết ; Còn dòng_dõi hắn ắt không ăn cho no_nê được .
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Om hans barn bliva många, så är vinningen svärdets; hans avkomlingar få ej bröd att mätta sig med.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Rozmnoží-li se synové jeho, rozmnoží se pod meč, a rodina jeho nenasytí se chlebem.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Se ha molti figli, saranno per la spada e i suoi discendenti non avranno pane da sfamarsi
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Se os seus filhos se multiplicarem, será para a espada; e a sua prole não se fartará de pão.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.S`il a des fils en grand nombre, c`est pour le glaive, Et ses rejetons manquent de pain;
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Vokser hans Sønner, er det for Sværdet, hans Afkom mættes ikke med Brød;
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Εαν οι υιοι αυτου πολλαπλασιασθωσιν, ειναι δια την ρομφαιαν και οι εκγονοι αυτου δεν θελουσι χορτασθη αρτον.
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.Ако се умножават чадата му, умножават се за меч; И внуците му не ще се наситят с хляб.