Ana içeriğe geç
Sözlük

ekmek ile cümle

ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因 為 有 豫 備 的 帳 幕 、 頭 一 層 叫 作 聖 所 . 裡 面 有 燈 臺 、 桌 子 、 和 陳 設 餅
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因為 有 豫備 的 帳幕 、 頭 一 層 叫作 聖所 . 裡面 有 燈臺 、 桌子 、 和 陳設餅
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Abruptamente, ele chicoteou para baixo o pão e queijo, e Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Äkillisesti hän kermavaahdon alas leipää ja juustoa, ja Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Đột ngột, ông đánh xuống bánh mì và pho mát, và Ông Hall chỉ nắm con dao trên bảng trong thời gian để lưu nó.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.갑자기 그는 빵과 치즈를 채찍질하고, 홀씨가 칼을 파악
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Nagle porywał się chleb i ser, i pan Hall po prostu chwycił nóż na stole w czasie, aby go zapisać.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Najednou Prudce dolů chléb a sýr, a pan Hall jen nepochopili nůž na stůl včas zachránit.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Plötsligt han piskade ner bröd och ost, och Mr Hall bara förstått kniven på bordet i tid för att spara den.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Zrazu Prudko dolu chlieb a syr, a pán Hall len nepochopili nôž na stôl včas zachrániť.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Внезапно он взбитыми вниз хлеб и сыр, и г-н Холл просто схватил нож
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Раптово він збитими вниз хліб і сир, і пан Хол просто схопив ніж
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.جلد فجأة نزل الخبز والجبن ، والسيد عادل قاعة اغتنامها السكين
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.時間内のテーブルに保存する。オフには、見知らぬ人の左の手袋を来たとWAS
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Hirtelen vert meg a kenyeret és sajtot, és Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Nenadoma je stepeno navzdol kruh in sir, in g.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Een stuk brood kan je honger stillen en als je hoop hebt, vind je brood om je in leven te houden.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Egy darab kenyér csillapíthatja az éhséged és a remény elhozhatja a keresett kenyeret, hogy életben maradj.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Ein Stück Brot kann Ihren Hunger stillen und Hoffnung wird Ihnen Brot geben, um Sie am Leben zu erhalten.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kawałek chleba zaspokoi głód, a nadzieja przyniesie chleb potrzebny, aby przeżyć.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.빵 한 조각은 배고픔을 달랠 수 있고 희망을 가지면 목숨을 연명할 빵을 찾을 수는 있습니다.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kus chleba zažene hlad a naděje vám přinese chléb, který vás udrží naživu.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kúsok chleba vám môže zahnať hlad a pokiaľ budete mať nádej ten kúsok chleba vás pridrží pri živote.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.O bucată de pâine poate să-ţi potolească foamea, şi dacă speri, vei găsi pâinea care să te ţină în viaţă.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Sepotong roti dapat memuaskan rasa lapar Anda, dan harapan akan membawakan roti itu agar Anda tetap hidup.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Um pedaço de pão pode satisfazer-vos a fome e ter esperança pode trazer-vos o pão para se manterem vivos.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un bout de pain peut satisfaire votre faim, et avoir l'espoir vous apportera du pain pour rester vivant.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un pedazo de pan puede satisfacer su hambre y tener esperanza les traerá pan para mantenerlos vivos.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un pezzo di pane può sfamarvi, e avere speranza farà sì che il pane vi tenga in vita.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Кусочек хлеба может удовлетворить ваш голод, и надежда даст вам хлеб, чтобы продолжать жить.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Шматок хліба може задовільнити ваш голод, і надія принесе вам хліб, щоб допомогти вам жити.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.חתיכת לחם יכולה להשביע את רעבונך, ותקווה תביא לך לחם כדי להשאיר אותך בחיים.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.قطعة من الخبز تستطيع تلبية جوعك و الأمل يجلب لك الخبز ليبقيك حياً
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.一片麵包可以令你消除飢餓感 擁有希望可以為你帶嚟食物 令你繼續生存落去
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.希望があれば パンを手に入れて 生き続けられます 自信を持って言えるのは
Birime göre değişir. Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.1 hộp, 4 gói, 8 cái bánh.
Birime göre değişir. Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.Jedno pudełko, kilka opakowań i dwa razy więcej batoników.
Birime göre değişir. Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.Una scatola, quattro confezioni, otto dolci.
Birime göre değişir. Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.Одна коробка, 4 упаковки, 8 выпечек.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz."El día 14 del mes primero tendréis la Pascua, fiesta de siete días, y se comerá panes sin levadura
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Il quattordici del primo mese sarà per voi la pasqua, festa d'una settimana di giorni: mangeranno pane azzimo
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월 십 사일에는 유월절 곧 칠일 절기를 지키며 누룩 없는 떡을 먹을 것이라
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày; phải ăn bánh không men.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười_bốn tháng_giêng , các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày ; phải ăn bánh không men .
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, no dia catorze de mês, tereis a páscoa, uma festa de sete dias; pão ázimo se comerá.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.På den fjortende Dag i den første Måned skal I fejre Påskefesten: syv Dage skal I spise usyret Brød;
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Prvního měsíce, čtrnáctého dne, budete míti Fáze, svátek sedmi dnů, chlebové přesní jísti se budou.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca praznujte pasho, sedemdnevni praznik; opresnike jejte.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשון בארבעה עשר יום לחדש יהיה לכם הפסח חג שבעות ימים מצות יאכל׃
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر يكون لكم الفصح عيدا. سبعة ايام يؤكل الفطير.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正 月 十 四 日 、 你 們 要 守 逾 越 節 、 守 節 七 日 . 要 喫 無 酵 餅
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正月 十四日 、 你 們 要 守 逾越節 、 守節 七日 . 要 喫無 酵餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월에 그 달 십사일 저녁부터 이십일일 저녁까지 너희는 무교병을 먹을 것이요
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, chiều lại, các ngươi sẽ ăn bánh không men cho đến chiều ngày hai mươi mốt tháng đó.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, aos catorze dias do mês, � tarde, comereis pães ázimos até vinte e um do mês � tarde.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca zvečer boste jedli opresnike do edenindvajsetega dne istega meseca zvečer.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשן בארבעה עשר יום לחדש בערב תאכלו מצת עד יום האחד ועשרים לחדש בערב׃
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر مساء تاكلون فطيرا الى اليوم الحادي والعشرين من الشهر مساء.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正 月 十 四 日 晚 上 、 直 到 二 十 一 日 晚 上 、 你 們 要 喫 無 酵 餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正月 十四日 晚上 、 直到 二十一日 晚上 、 你們 要 喫無 酵餅
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ekmek ile cümle - Sayfa 29 - ekmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App