Ana içeriğe geç
Sözlük

ekmek ile cümle

ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir. (Gülüşme)(笑)
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Ha Isten fel akarna vágni, akkor nem sajtos kenyéren mutatná meg magát.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Je veux dire, si Dieu doit se montrer, il ne va pas le faire sur une tartine de fromage.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.하나님께서 나타나시려 한다면, 치즈빵위에 나타나시지는 않을겁니다.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Porque si El ha de aparecerse, No lo va a hacer en un pan de queso.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Sapete, se Dio decide di manifestarsi, non lo farà su una fetta di pane.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Ştiţi, dacă Dumnezeu se va arăta, nu se va arăta pe plăcinta cu brânză.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Víte, když se bude chtít Bůh ukázat, nebude to na toustovém chlebu.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Wenn Gott sich wirklich zeigen will, dann wird er sich nicht gerade auf einem Käsebrot zeigen.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Wiecie, jeżeli Bóg będzie zamierzał zdemaskował się, nie zdemaskuje się na bułce serowej.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Ξέρετε, αν ο Θεός είναι να εμφανιστεί, δεν θα εμφανιστεί πάνω σε τυρόψωμο.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Знаете, ако Бог иска да се покаже, той няма да се покаже на хляб.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Знаете, если Бог собирается появиться, Он не появится на хлебе с сыром.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Знаєте, якщо Бог і має прийти, то він не зробить це через сирний хліб.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.אתם יודעים, אם אלוהים יופיע, הוא לא יופיע על פרוסה.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.تعلمون، إذا كان الخالق سيظهر، فإنه لن يظهر على رغيف بالجبن.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.A sör igazából folyékony kenyér vagy a kenyér szilárd sör.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Berea este în esenţă pâine lichidă, sau pâinea este bere solidă.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Bia là bánh mỳ lỏng, hoặc bánh mỳ là bia đặc.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Bier is eigenlijk vloeibaar brood; brood is bier in vaste vorm.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Bier ist im Wesentlichen flüssiges Brot, oder Brot ist festes Bier.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Bir pada dasarnya adalah roti cair, atau roti adalah bir padat.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.맥주를 액체 빵이라고 하기도 하고 빵을 고체 맥주라고도 합니다.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.La bière est en gros du pain liquide, ou le pain est de la bière solide.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.La birra è essenzialmente pane liquido, o il pane è birra solida.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.La cerveza es en principio pan líquido, o bien el pan es cerveza sólida.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Бирата по същество е течен хляб, или хлябът е твърда бира.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Пиво практически жидкий хлеб, или хлеб — твёрдое пиво.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.בירה היא בעצם לחם נוזלי, או שהלחם הוא בירה מוצקה.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.ان شراب الشعير هو خبز سائل ! او ان الخبز هو شراب الشعير متصلب
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.あるいはパンは固体のビールです そして
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Das Netzwerkgesetz wirkt - bedeutet, je mehr man hat, desto mehr bekommt man.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.De netwerk-effectenregel betekent dat hoe meer je hebt, hoe meer je krijgt.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Efekty sieciowości narzucają wówczas reguły, co oznacza, że im więcej posiadasz, tym więcej dostajesz.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.E l'effetto "network" domina- nel senso che più ne hai, più ne prendi.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.És a hálózati hatás uralkodik: minél több mindennel rendelkezel, annál többet kapsz.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Et les effets du réseau font loi -- c'est à dire que plus vous avez, plus vous obtenez.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Iar efectele rețelei stăpâne - adică cu cât aveți mai mult, cu atât primiți mai mult.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.그리고 네트워크 효과가 적용될 겁니다. 즉, 많이 가질수록 더 얻는다는 거죠.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Nätverkseffekten kommer att regera -- vilket innebär att ju mer du har, desto mer kommer du att få.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Verkko vaikuttaa -- mitä enemmän sinulla on, sitä enemmän saat.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Y rige el efecto de red -- es decir que entre mas tienes, mas obtienes.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Το δίκτυο επηρεάζει τον κανόνα, πράγμα που σημαίνει ότι όσα περισσότερα έχετε, τόσο περισσότερα κερδίζετε.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.И в сила е мрежовия ефект -- което значи, че колкото повече имате, толкова повече получавате.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Правило сетевой собственности — чем больше у вас есть, тем больше вы получаете.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.וחוק אפקט הרשת כלומר שככל שיש לך יותר כך אתה מקבל יותר.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.وأثر الشبكة على القاعدة -- بمعنى لديك كثير، ستجد أكثر.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.多くを持つ者ほど多くを得るという法則です 最初のFAX機を買った人は間抜けです
Biraz ekmek istermisin?¿Quieres un panecillo?
Biraz ekmek istermisin?Vrei o bucata de paine?
Biraz ekmek küfü de oluştu.곰팡이도 자랐네요.
Biraz ekmek küfü de oluştu.Một số mốc bánh mì cũng đã phát triển.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.예비한 첫 장막이 있고 그 안에 등대와 상과 진설병이 있으니 이는 성소라 일컫고
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Lebo ustrojený bol prvý stánok, v ktorom bol svietnik a stôl a predloženie chlebov, a ten sa zovie svätyňa.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Nebo udělán byl stánek první, v kterémž byl svícen, a stůl, a posvátní chlebové, a ten sloul svatyně.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả , một đền tạm đã dựng lên : phần thứ nhứt gọi_là nơi thánh , có chơn đèn , bàn và bánh bày ra ;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả, một đền tạm đã dựng lên: phần thứ nhứt gọi là nơi thánh, có chơn đèn, bàn và bánh bày ra;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Споруджено бо перву скиню, а в ній сьвітильник і стіл і предложеннє хлібів, котра зветь ся: Сьвята.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.כי הוקם המשכן החיצון אשר בו המנורה והשלחן ומערכת הלחם והוא נקרא קדש׃
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.لانه نصب المسكن الاول الذي يقال له القدس الذي كان فيه المنارة والمائدة وخبز التقدمة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod